Blockchain otomotiv endüstrisini nasıl değiştirecek?

Blockchain otomotiv endüstrisini nasıl değiştirecek?

Blockchain ile teknolojinin kullanım biçimini ve endüstrilere olan etkilerini son üç senedir belirli periyodlarla sizlere aktarmaya gayret ediyorum. Bu ay bilhassa Blockchain’in otomotiv endüstrisinde neleri değiştirdiğine ve nasıl bir potansiyele sahip olduğuna göz atacağız.

Otomotiv endüstrisinin son yıllardaki öncelikli teknoloji odağının otonom ve bağlı araçlar (Connected Cars) olduğunu ifade edebiliriz. Gerek otonom sürüş, gerek araç içi uygulamalarda aracın kendi bileşenleri, servis sağlayıcıları ve diğer bağlı araçlarla olan etkileşimini göz önüne alırsak önümüzde güvenli veri paylaşımından, ödeme uygulamalarına ve hatta üretime kadar uzanan geniş bir ihtiyaç listesi geliyor.

Blockchain ise bütün bu uygulamalar için en esnek, güvenli ve uygulanabilir tek teknolojik alternatif.

Toyota, BMW, ZF, Daimler, Renault ve Bosch dahil endüstrinin bütün büyük oyuncuları farklı projelerle blockchaini kullanmaya başladılar.

Donanım Yönetimi

Otomotiv şirketleri için en problemli konulardan biri araç içerisindeki donanımların yönetimi ve bu donanımların en güvenli standartlarla çalışması.

Motor ve şanzıman kontrol ünitelerinin güvenliği başta olmak üzere araçlardaki ek donanımların kontrolü de ekonomik ve güvenlik açısından hayati öneme sahip.

Çoğunluk halen donanımlar ile ilgili ek bir geliştirmeye sahip değilken BMW gibi bazı üreticiler araç üzerindeki farklı donanımları ürettiği merkezi sertifikalarla yönetmeye çalışıyor. Fakat bu yöntemin de farklı uygulamalarla (donör araç vb) atlatılabildiğini biliyoruz.

Porsche bu problemleri aşmak amacıyla otomobillerinde blockchain test eden ilk üreticilerden oldu.

XAIN şirketiyle yaptıkları bir dizi test uygulamasıyla başta araç kilitleme, kilitleme ve açma fonksiyonunu şifreli olarak başka kişilere delege etmek olmak üzere çeşitli senaryoları başarılı biçimde uyguladılar.

Yine Alman innogy şirketi araçlar üzerindeki parçaların dijital ikizlerini yönettiği uygulamalarıyla araçlar üzerindeki değişen parçalara ait güvenlik bilgilerini blockchain ile yönetme imkanı veriyor.

Renault ise 2017 yılında Microsoft Azure Blockchain platformunu kullanarak bir aracın bakım bilgilerinden değişen parçalarına kadar farklı bilgilerini saklamak amacıyla bir proje başlattı. Renault’un bu proje ile temel hedefi araçların potansiyel 2. El alıcıları için araçlar hakkındaki en tutarlı ve doğru veriyi tek merkezden sağlamaktı.

Yurtdışında araç geçmişi ile ilgili blockchain temelli girişimler çoğalmaya başladı. Bunlardan en çok bilineni carVertical yine benzer biçimde araçların geçmişlerini blockchain uygulamaları ile saklayıp daha sonra ilgili partilerle paylaşmak üzere bir platform oluşturup ICO’ya çıkarak önemli miktarda yatırım elde etti.

Akıllı Kontratlar ve Ödemeler

Otomotiv endüstrisinin geleceği aynı zamanda abonelik bazlı kullanım, araç paylaşımı ve buna benzer farklı ticari modelleri de barındırıyor.

Leaseplan’in 2017 senelik raporunda potansiyel Car-as-a-Service pazarını 68 Milyar Euro ve ikinci el pazarını da yaklaşık 65 Milyar Euro olarak adreslemişti.

Bugün BMW, Mercedes, Audi ve Volvo gibi üreticilerin neredeyse tümünün abonelik ile araç sahipliği uygulamaları çalışır halde. Yine Leaseplan gibi dünyanın en büyük araç kiralama şirketleri de değişen pazar koşulları ile kendi abonelik servislerini duyurdular.

Araç sahipliğinin dışında, sigortadan, şarj istasyonlarına, köprü ve otoyol geçişlerinin ödemelerine kadar farklı işlemler için blockchain temelli akıllı kontratlar ve ödeme uygulamaları temel ihtiyaç haline gelmiş durumda.

En büyük otomotiv teknolojisi sağlayıcılardan Bosch bu senenin başında özellikle otonom araçlardaki mikro ödemeler için IOTA ile bir anlaşma yapıp pilot uygulamalar geliştirdi.

Yine bir diğer büyük üretici olan ZF aynı ödeme işlemleri için kısa süre önce IBM ile ortaklaşa bir sanal cüzdan çözümü duyurdu.

Ayrıca 2017 yılında Mercedes’in de sahibi olan Daimler AG’nin Hyperledger’e üye olması önemli gelişmelerden.

Categories: GÖRÜŞLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*