Daha fazla veri, daha fazla bulut, daha fazla BT talebi – 2019’a hoş geldiniz

Daha fazla veri, daha fazla bulut, daha fazla BT talebi – 2019’a hoş geldiniz

CTO’ların, kuruluşlarındaki en havalı işe sahip oldukları tartışılır. Aynı anda pek çok görevimiz vardır ve bunlardan biri de teknoloji alanındaki bir sonraki büyük atılımların, müşterilerimiz için yeni fırsatları nasıl ortaya çıkaracağını tahmin etmektir.

Dell EMC Türkiye Genel Müdürü

Sinan Dumlu

Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi, 5G, Bulut, Artırılmış ve Sanal Gerçeklik ve Blok zincirinin kendi ekiplerimiz ve müşterilerimizin en çok konuştukları konular arasında yer aldığı geçtiğimiz yıl, teknolojik yenilikler konusunda en ufak bir eksiklik yaşanmadı. Bu, teknoloji tutkunları için heyecan verici bir dönem ama asıl soru şu: bu bizim ve müşterilerimiz için ne anlama geliyor ve onları avantaj sağlamaları için nasıl hazırlayabiliriz? Bu sorunun kısa yanıtı şu… Veri Çağında mevcut tüm veri sermayesinden yararlanmak için dijital dönüşüm hayati önem taşıyor.

2019 yılının gelişi ile birlikte, önümüzdeki 12 ayın bize neler getireceği konusunda inanılmaz heyecanlıyız ve gelecekte, daha da ileride bizi nelerin beklediğini planlıyoruz… 2030’u düşünün. Dell Technologies 2019 tahminlerini yayınladı. Burada önümüzdeki yılla bağlantılı olduğu için, bu en son teknoloji yeniliklerinin etkilerini biraz daha detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Veri tahminleri buluta yönelik çok katmanlı bir yaklaşım gerektiriyor ve bu da, modern veri merkezinin çehresini değiştiriyor

Uçtaki veri miktarının ve Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi iş yüklerini desteklemek için gerekli gerçek zamanlı, güçlü bilgi işlem gücü gereksiniminin artmasıyla birlikte, veri merkezi resmen dağıtılmış bir hale geliyor. Çoklu ve hibrit bulut benimseme modelleri daha da gelişecek ve bulut bilişim yeteneklerini, veri yolculuğunun her katmanına yerleştirerek her katmanda doğal olarak bulunan benzersiz gereksinimleri hedef alacak. Bu uca yakın değişim, tesis içi bulutun bir uzantısı olarak çekirdeğin dışındaki analiz ve veri yönetimini destekleyecektir. Çok katmanlı bulutu gerçeğe dönüştüren genel, özel ve hibrit bulut modellerini bir araya getirmek yeni bir standart haline geldi. Ancak şimdi çok büyük ölçekte genel veri merkezlerinden atanmış, optimize kurumsal veri merkezlerine, gerçek zamanlı uç nokta buluta ve bu çok katmanlı bulut BT modeline entegre edilen daha akıllı uç nokta cihazlara dağıtım yapılmaya başlandı.

Yapay Zeka ve makine öğrenimi sadece insanlar için değil, makineler için de yıllardır gördüğümüz en büyük verimlilik artışlarını sağlayacak

Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi uygulamaları hem teknoloji hem de insan faktörünün karmaşıklığını azaltarak kullanıcı deneyimini geliştirecek ve dönüştürecektir. İnsan ve makine görevleri arasındaki çizgi değişecek ve her şirketin ve sistemin düşünmeye ilişkin süreçlerinin büyük bölümü makine zekası tarafından yönlendirilecektir. Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi her gün kullandığımız uygulamaları ve cihazları optimize edecek, daha fazla verimlilik ve öngörü sağlamak için veri akışından yararlanmaya devam edecektir. Bilgisayarlar, kullanım örgülerine dayalı olarak güç tüketim gereksinimlerini tahmin ederken uygulamalar, kullanıcı tercihleri ve davranışlarını öğrenmeye devam ederek daha kişiselleştirilmiş deneyimler sunabilecekler. Büyük ölçekli kurumsal sistemler bile daha fazla otomasyon ve zeka sunmak için Yapay Zeka ve Makine Öğrenimini kullanacak ve peta ölçeğinden ekza ve zeta ölçeğine geçiş yaptığımız bir dönemde bu da insanların öngörüler toplamalarını ya da verilere dayalı stratejik kararlar vermelerini kolaylaştıracaktır. Gartner 2021 yılında, Yapay Zeka artışının 2,9 trilyon Amerikan Doları tutarında iş değeri üreteceği ve 6,2 milyar saatlik iş gücü verimliliğini geri kazandıracağı tahmininde bulunmaktadır.

5G; verileri, web uygulamalarını ve yazılım tanımlı BT’ye geçişi hızlandıracak

5G hiç şüphesiz 2019 ile ilgili birçok tahminde yer alıyor ama net olmayan şey, yazılım tanımlı BT stratejileri gereksinimini nasıl daha önce hiç olmadığı kadar çok yönlendirdiğidir. 5G yazılım tanımlı bir şebeke ve yeni dağıtılmış bilgi işlem modelleri gerektirir. Sonuç olarak bunun, tüm verilerin bir yandan hızlı biçimde ve büyük ölçekte taşınırken diğer yandan da yönetildiği, analiz edildiği, depolandığı ve korunduğundan emin olmak için kapsamlı bir yazılım tanımlı veri merkezi yelpazesi ile desteklenmesi gerekecektir. Kuruluşların yeni yazılım kodlarını ve API’leri, gerektiğinde hemen uygulayabilmeleri için 5G altyapılarını kolayca ve ustaca yönetme becerisine ihtiyacı olacaktır. Otomasyon ve zeka önemli olacaktır ama yazılım tanımlı veri merkezlerinin, ölçeklendirilebilir NVMe yapıları ve SD-WAN ile birlikte göz kamaştırdığı yer burasıdır.

Ayrıca, 5G’nin düşük gecikmeli ve yüksek bant genişliğine sahip verileri; Artırılmış Gerçeklik, Sanal Gerçeklik, oyunlar ve Nesnelerin İnterneti için mobil uygulamaları destekleyebilen daha güçlü görsel deneyimler getirecek ve uçta artan içerik talebine yön verecektir. Tüm o yüksek tanımlamalı deneyimleri daha fazla yerdeki daha fazla insana ulaştıran, İşletim Sistemi ve cihazdan bağımsız ilerici Web uygulamalarına geçişe şahit olacağız.

Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik iş yerine daha fazla tesis içi öğrenme ve yaratıcılık olanakları getirecek

Daha sürükleyici, gelişmiş görsel deneyimler yaratmak için 2018 yılında Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik (AR/VR) alanlarında atılımlar oldu ve bunun sonucunda, 2019 yılında iş yerinde bu teknolojilerin daha fazla benimsenmesine şahit olacağız. İş yerinde eğitim fırsatları ve verilere uçta gerçek zamanlı olarak erişebilmek, sadece belirli meslekler ve sektörlerdeki beceri boşluğunu doldurmakla kalmayacak, aynı zamanda iş gücüne iş yerinde bağımsız biçimde, işlerini en iyi şekilde yapmaları için daha fazla özgürlük verecektir. Dahası, çalışanlar sanki fiziksel olarak birlikte çalışıyorlarmış gibi, herkesi tek bir sanal ortamda bir araya getiren Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik deneyimleri aracılığıyla gerçek zamanlı olarak iş birliği yapabilecek ve yaratıcı olabilecektir.
Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçekliği mümkün kılan en büyük eğilim, kullanıcı ara yüzü değil, Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçekliği tamamen sürükleyici bir deneyim haline getirmek için gerekli veri beslemesi, işlem kapasitesi ve performansı sağlayacak veri merkezi ve bulut altyapılarındaki gelişmeler olacaktır. Bu, Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçekliğin bağımsız bir deneyim olarak düşünülmesinden ziyade, artık modern veri merkezinin yapay zeka güdümlü öngörüsünün gelişmiş kapasitelerinin ve genişleyen veri havuzlarının sunum ara yüzü olarak görüleceğine dair bir işaret olacaktır.

İş birliği, toplantı daveti kısıtlamasından kurtuluyor

9-5 arası çalışma kavramı, en uzak noktalarda bile bağlantı kurma ve verimli olma imkânlarının olduğu bir dünyada çok uzun zaman önce yok olmuş olsa da nerede ve ne zaman toplanacağımızı hala takvim davetleri belirliyor. Ancak görüntülü aramalar yapmamızı ve dosyaları gerçek zamanlı paylaşmamızı sağlayan yeni iş birliği araçları sayesinde, deniz aşırı bir yerdeki meslektaşımızla hemen bağlantı kurma şansı yakaladığımız bir dünyada, tüm bunlar değişiyor. Daha fazla sayıda kuruluş web tabanlı iş birliği araçlarını benimsedikçe ve cihaz teknolojileri daha fazla şeyi birlikte daha iyi, daha hızlı yapmak için wi-fi bağlantısı ve bilgi işlem gücündeki gelişmelerden yararlandıkça 2019 yılı, iş birliğinin geliştiği yıl olacak.

Blok zinciri, zincirleme reaksiyon yaratacak

Kuruluşların, işlerine nasıl fayda sağlayabileceğini incelemeye devam ettikleri blok zinciri, teknoloji sektöründe heyecan yaratmaya devam ediyor. Birçok kuruluş bu teknolojiyi hemen benimsemenin faydalı olup olmadığını ve tedarik zincirlerine ya da finansal işlemlerine güvenlik ve güven unsuru katıp katmayacağını değerlendirmeye devam edecek. Kuruluşlar, blok zincirinin kendileri için şu anda doğru olup olmadığını ve bunu destekleyecek altyapıları, sistemleri ve hizmetleri olup olmadığını anlamaya çalışıyor ve 2019 yılı, blok zincirine yönelik pratik uygulamanın gelişeceği yıl olacak. Artık dijital muhasebe defterlerinin, dağıtılmış güven ve veri değişmezliği hususlarının önem taşıdığı, faydalı araçlar olduğunu anlayacak olgunluğa erişiyoruz. Bu ise bu yeni teknolojinin daha hedefe yönelik ve faydalı uygulamalarıyla sonuçlanacaktır.
Veri Çağına girmek üzere olduğumuz bu dönemde, 2019 yılının teknoloji meraklıları ve tüketiciler için heyecan verici bir yıl olacağına hiç şüphe yok.

Categories: GÖRÜŞLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*