IT ve Hukuk dünyası

IT ve Hukuk dünyası

Her IT şirketi farklı zamanlarda farklı ürünler üretir, hizmet ettikleri alanlar değişir. Doğal olarak o dönem için hukukçuları da farklıdır. Bir bankadaki hukuk müşavirinin bilgi ve görgüsü ile medya şirketininki farklıdır.
IT şirketlerinde her 5 senede bir ürüne göre farklı bilgi ve birikim gerekebilir. Örneğin; Apple ilk Apple Watch’a başladığında işe aldığı avukatlar ile Apple Pay’e başladığında işe aldığı avukatları arasında fark vardır. Bu yüzden küçük ya da büyük IT şirketlerinin de avukatlarının şirketin iştigal konusunda deneyim kazanmış hukukçularla çalışması daha uygundur.
Öte yandan hukuk sadece hukukçuların bilmesi gereken bir konu olarak düşünülmemelidir. Kime neden imza açması gerektiğini bilmeyen, paraf ile imzanın ne anlama geldiğini bilemeyen, parafımı attım ama imzalamadım diye söylenen, şerhli imzayı bilmeyen, derkenar da ne diyen, imzanın getireceği sorumluluğu bilmeyen çalışanlar, kişisel veri koruma, fikri mülkiyet vb. nedir diye sormayanların yarın kendilerine de kuruma da zarar verebileceği unutulmamalıdır.
Temel hak ve hürriyetlerimizi düzenleyen kuralları, ödevlerimizi ve haklarımızı öğrenmeli, öğretmeliyiz. İlkokuldan itibaren ödevler ve haklar tekrarlanır, kimi kanunlardan bahsedilir ama mühendislik okuluna gelindiğinde kimi okullarda artık hukuk başka fakültenin dersi olmuştur ve bundan bahsedilmez. Oysa tüm mühendislik okullarına temel hukuk dersi konulmalı, şirketler ise çalışanlarını konuları ile ilgili temel hukuk derslerine göndermelidir. Özellikle fikri mülkiyet, veri koruma konularında IT çalışanlarının bilgilendirilmesi gerekir. İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki Mühendislik eğitimim sırasında Türkiye’de iş hukuku, borçlar kanunu ve medeni kanunun içinde olduğu dersleri almamız zorunlu idi. Türkiye’de Amerikan tipi eğitimi özümsemiş diğer mühendislik okullarında ise bu yoktu ve bu okullardan mezun olanlar uzun yıllar sonra hukuk ile tanışıyorlardı. Bu yüzden de hukuk ve IT arasında ping-pong oynanıyordu. Oysa her iki alanda temel konulara hâkim çalışanların olması işlerin daha hızlı yürümesine neden olacaktır, anlamsız çatışmaların önüne geçilecektir.

Öte yandan Türkiye’de kod yazabilen kaç tane avukat ya da hâkim vardır? Mahkemelerimizde bilirkişi olarak başvuran ve çalışanların IT ve hukuk birikimi buna ne kadar yeterlidir? İhtisas mahkemelerinin hâkimleri kararlarını verirken konuyu ne kadar bilmelidir? Oracle-Google davasında Kuzey Kaliforniyalı hâkimin eski bir amatör radyocu ve Quick Basic de kod yazan amatör programcı olması kararın hızla çıkmasına neden olmuştu. Bizde de hukukçularımızın IT dünyasına giriş dersleri almaları yerinde olacaktır.
Dünya artık yazılım dünyasına dönüşüyor. 100+ yıllık General Electric kendisini “yazılım” şirketi olarak konumlandırmaya çalışırken bizlerin de eğitimlerimizi yarına göre şimdiden ayarlamamız gerekecektir.

Categories: GÖRÜŞLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*