Milyon dolarlık kuşlar

Milyon dolarlık kuşlar

 

İyi fikirlerin karmaşık olmasına gerek yoktur. Geçenlerde twitter üzerinden paylaştığım bir karikatürde olduğu gibi, insanlık yepyeni cihazlar keşfedecek, teknoloji çok daha karmaşık hale gelecek, ancak tırnak makasının tasarımı, sadeliği, çalışma prensibi hiç değişmeyecek.

Uzun süredir girişim toplantıları, konferans ve panellerinde anlatmaya çalıştığımı bu vesileyle tekrarlamakta fayda var; işe yarar ama basit şeyler yapın.

Birkaç haftadır devam eden Flappy Bird meselesini duymuşsunuzdur. Vietnamlı bir gencin geliştirdiği cep telefonu oyunu, bir anda fenomen haline geldi. Oyuncuların bir kuşu demir borular arasından uçurmaya çalıştığı ve tek parmakları ile oynayabildikleri oyun, yapımcısına günde 50 bin dolar kazandırmaya başlamıştı. Yapımcısı o kadar basit bir oyun yapmıştı ki, oyunda kullandığı görselleri bile doğrudan Nintendo’nun Super Mario isimli oyunundan almıştı. Haliyle Nintendo’dan dava tehditleri almakta gecikmedi. Flappy Bird geçtiğimiz hafta içerisinde tüm uygulama mağazalarından yapımcısının talebi doğrultusunda kaldırıldı. Vietnamlı yapımcı Dong Nguyen, oyunun fazla bağımlılık yaptığını ve vicdan azabı çektiğini söylüyor. Kimilerine göre ise açılabilecek davalardan çekindi. Şimdilerde Flappy Bird kurulu telefonlar satıldığını, oyunun korsanlarının yapıldığını görüyoruz. Birkaç haftalık macera içerisinde oyun milyonlarca akıllı telefona indirildi, hakkında web siteleri açıldı, kullanıcılar videolarını ve skorlarını paylaştılar. İnternet ve mobil dünya sayesinde Vietnamlı bir oyun geliştiricisi, muhtemelen hayal dahi edemeyeceği bir servetin sahibi oldu.

Aslında tek örnek Flappy Bird değil. Örneklere kuşlardan gideceğim ancak bu konuda adını anmadan olmaz; Angry Birds oyunu da basit ve sade fikrin en önemli temsilcilerinden. Bir sapanla kuşları sağa sola fırlatmak fikri, diğer yapılan oyunlarla kıyaslandığında çok basit geliyor. Ancak o da yapımcısına milyonlarca dolar kazandırdı. Peki, şu aralar Facebook’u kasıp kavuran Candy Crush’a ne demeli? 8 milyon kullanıcıya sahip olan Candy Crush günde yaklaşık 700 bin dolarlık gelire sahip. Üstelik bu rakama koleksiyon ürün satışlarının geliri dahil değil.

Türkiye’de uygulama geliştirmeyi desteklemek, programcılık öğretmek için onlarca sosyal sorumluluk projesi başlatıldı. Girişimciliği destekleyen programların sayısı ise bunlardan çok daha fazla. Ancak helen geliştirilen uygulamalar, çözümler çok karmaşık ve dar bir pazara hitap ediyor. Aylarca ve hatta yıllarca ter döken programcılar, belki birkaç akşamda yapabilecekleri basitlikte oyunları, uygulamaları ıskalıyorlar.

Girişimcilik ve uygulama geliştirme işin zor tarafı gibi görünebilir, ancak daha da zor olan, herkesin beğenisini kazanacak, kolay, anlaşılabilir ve bir standart haline gelecek olan fikri bulmaktır. Bu yüzden girişimcilerimize yalnızca programcılık ve iş dersleri vermek yeterli değil, daha basit ve yalın düşünme, toplumun her kesimine hitap edebilecek fikirler bulma konusunda eğitim verilmeye başlanmalı. O zaman tüm dünyayı kasıp kavuran uygulamaların ülkemizden de çıktığını görebiliriz.

Categories: GÖRÜŞLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*