Taksi plakaları çöp olur mu?

Taksi plakaları çöp olur mu?

1980 yılında Sony firması ilk Walkman ürününü piyasaya çıkardığında aslıdan müzik endüstrisinde de bir devrim yaratmıştı.


Artık herkes yürüyerek müzik dinleyebiliyor, daha fazla kaset satın alıyordu. Müzik endüstrisinin devleri hızlı bir şekilde artan satışlarından o kadar emindiler ki, kendilerine bu kadar büyük karlılık getiren teknolojinin bir gün sonları olacağını tahmin edemediler. 21 yıl sonra Apple firması iPod’u piyasaya sürerek dijital müzik endüstrisinin tamamen değiştirmeye başladı. Bu aşamadan sonra kasetçalarların ve analog müzik cihazlarının sonu gelmeye başladı. Daha da önemlisi tüm dağıtım şirketleri birer birer iflas etmeye başladı. Türkiye’de de bunun etkisini gecikmeli olsa da görmüş olduk. Müzik piyasasının devleri artık yoklar.

Teknoloji yayıncılığı, pazarlamayı, finansı ve daha birçok sektörü kökten değiştiriyor. Bir zamanların liderleri birkaç yıl içerisinde yok oluyorlar. Üstelik çoğu zaman bu sektörler teknolojinin nimetlerinden yararlanmaya çalışırken, onları kendileri için faydaya dönüştürmek isterken iflas ediyorlar.

Peki, aynı durum ulaşım sektörü için de geçerli olabilir mi? Günümüzde otomobiller, otobüsler ve diğer kara taşıtları ile ulaşım imkânı sunan şirketler teknoloji sayesinde araçlarını takip edebiliyor, yolcularına eğlence sunabiliyor ya da daha az yakıt tüketiyorlar. Aynı teknoloji şimdi tehdit olmaya başlıyor.

Geçtiğimiz haftalarda hem Google hem de Uber firmaları insansız araçlarını yollara çıkardılar. Amaçları otonom olarak hareket eden ve ticari alanda kullanılacak bir ulaşım endüstrisi oluşturmak. Yani taksiye bindiğinizde muhtemelen sohbet edebileceğiniz bir şoför olmayacak. Araç sizi A noktasından B noktasına hızlı ve güvenli bir şekilde götürecek. Bunu yaparken de sensörlerini kullanarak hem kurallara uyacak, hem de sizin talebinize uygun olarak en kısa ve en trafiksiz yolu tercih edecek. Bilimkurgu filmlerinde görmeye alışkın olduğumuz robot şoförlere ulaşmamıza aslında çok az kaldı. Bu durumda tüm ulaşım endüstrisi kökten bir değişim yaşayabilir. Aslında şimdiden yaşamaya başladı bile. Mobil cihazlar üzerinden ulaşım paylaşımı, taksi çağırma ve Uber gibi servisler sayesinde özellikle taksiciler için ciddi rakipler oluşmaya başladı. Bir sonraki adımın gelmesi ise çok uzak değil.

İngiltere başta olmak üzere birçok ülkede şimdiden akıllı yol teknolojileri test edilmeye başlandı bile. Yollara yerleştirilecek olan sensörler yardımıyla artık araçlar otonom bir şekilde daha rahat gidebiliyorlar. Hatta bu araçlar için özel şeritler konması da gündemde. Yani ulaşım sektöründe yalnızca şehir içi değil, şehirlerarası büyük taşımacılığın da insansız araçlar üzerinden yürütülmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Muhtemelen tren katarı gibi arka arkaya dizilmiş tırlar bir şehirden bir başka şehire insansız olarak yük taşıyacaklar.

Geleceğe dair öngörüler eskiden yıllara yayılır ve çoğu zaman da gerçekleşmezdi. Şimdi ise YouTube’da izlediğiniz herhangi bir yeni teknoloji videosunu birkaç yıl içerisinde teknoloji marketten satın almaya başlıyorsunuz. Otonom otomobilleri de bundan birkaç yıl önce yalnızca tanıtım videolarında görürdük. Şimdi birçok araç kendi kendine fren yapıyor, şeridi takip ediyor. Dolayısıyla insansız araçlar ile ilgili görmüş olduğunuz videoları çok uzak bir gelecek olarak görmeyin. Birkaç yıl içerisinde Havalimanında insansız bir taksiye binmeye başlayabilirsiniz. Hiç de fena olmaz.

Categories: GÖRÜŞLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*