Yazılım dünyasında gelişen (değişen) gelir modelleri

Yazılım dünyasında gelişen (değişen) gelir modelleri

Dünyamızda farklı zamanlarda farklı sektörler yükselişe geçiyor, gelir modelleri oluşturuluyor, bir süre sonra bu modeller yüzünden hukuksal süreçler başlıyor, nihayetinde ise şirketler altın yumurtlayan tavuklarından oluyorlar.

Bir zamanların demiryolu, ardından petrol, sonrasında telefon şirketleri farklı yollardan geçip altın yumurtlayan tavuklarından oldular. Tekelleşerek bir yandan diğer şirketleri oyundan çıkmaya zorladılar, diğer yandan istedikleri fiyatlama ile gelerek haksız kazanç ile sermaye transferlerini hayli hızlandırdılar. Günümüzün gözdesi ise data ve yazılım şirketleri. Önceleri kurumlarda muhasebe yazılımı olarak başlayan uygulamalar şirketlerin en ücra noktalarına kadar erişmiş durumda. Elektrik kesildiğinde jeneratör devreye giriyor ama yazılım durduğunda sorunlar başlıyor. Bunun için planlarını yapmış olan donanım ve yazılım dünyasının küresel oyuncuları kendilerini sürekli yeniliyorlar. Her dönem farklı lisanslama (gelir) modelleri ile geliyorlar.
Özellikle büyük kurumlarda çalışmak istemeyen girişimciler kendi geliştirdikleri yazılımlar ile büyüklerin yazılımlarındaki veriyi kullanarak özgün uygulamalar geliştiriyorlar.

Devlerin de gözü bu uygulama ‘şirketcik’lerini daha büyürken görmek ve onları bünyesine katarak daha fazla nemalanmak. Zira devlerin denizinde sular çekiliyor, gemi karaya oturabilir. Bu durumda AVM’lerdeki kira uygulaması benzeri modellerle gelmek istiyorlar. Datayı bünyelerine almak için bedel, tuttukları datanın dışarı çıkmasında bedel, okuma için ayrı bedel, silme için ayrı bedel vb. Oysa AVM bir cazibe merkezi ve oradaki dükkâna insan gelmesi için faaliyetlerde bulunuyor ve buna bağlı olarak sabit kiranın dışında oluşan cirodan da pay alıyor. Yazılım şirketi cironun artması için nasıl faaliyette bulunuyor, hangi mesnetle bu ek kira bedelini istiyor dersiniz? Suyun başındaki kurt misali niyet yemek olunca derenin altında da olsan fark etmiyor.

Dev şirketler uygulamalarda arka kapılar bırakarak, platform üzerindeki alıcı-satıcı zincirlerini analiz ediyor. Bu analizlerde; kim, neyi, nereden, nasıl temin ediyor ve neyin, nereye, ne kadara gönderildiğini saptıyorlar. Sonrasında ya ilgili mercilere bedeli mukabili raporlama yapıyorlar ya da o işletmenin iş modelini kopyalayıp kendileri pazara oyuncu olarak giriyorlar.

Üstün el ve hâkim güç olma niteliğini kullanarak haksız kazanç elde etme peşinde olan yüzyılın kara altın şirketlerinin “yenilikçi gelir kalemleri” uygulamalarının önüne bölünme ile geçilebilir mi? Standart Oil, AT&T davaları gibi hâkimlerini emekli edecek davalar serisi yakında başlayabilir mi? Göreceğiz…

Categories: GÖRÜŞLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*