“Bir Kez Keşfet, Daima Kullan”
Hızlı büyüme ve büyümeyi kontrol etme Rolls-Royce mühendislerinde, üreticilerinde ve teslimat sistemlerinde değişime zorladı. Yepyeni bir anlayış ve çalışma ile karşınızda Rolls-Royce…
Genel olarak kişisel alanlar özel işleyiş türleri ile kontrol edilir. Ancak Rolls-Royce’nin büyümesi ve küresel pazarda yer alması bu anlayışın ötesinde, şirket yöneticilerinin daha fazla esneklik sağlamasını gerektirdi. Sonuç olarak 2004 yılında, şirketin şu anda bile devam eden ciddi bir değişim sürecine girerek işleyiş sürecini standart haline getirme ve teknoloji araçlarında genel bir düzenlemeye gittiği yenilenme dönemi ortaya çıktı.
Ama Rolls-Royce’nin değişim süreci bir IT projesi değil. Daha çok tasarım yönünü ele alan, yeni ürünlerin kullanımını test eden ve veri yönetim işlemlerini ele alan bir süreç. 400 civarında mühendisin çalışması ve birbirinden iddialı 100 IT ekibinin dahil olduğu değişim oldukça kapsamlı. Değişimin teknoloji ile sağlanması her ne kadar kritik bir konu olsa da, şirketin değişimle ilgili aldığı ilk karar dahi yaklaşım olarak farkını ortaya koyuyor.
Global Entegrasyon
Bugün Rolls-Royce yüzde 40’ı Asya ve Orta Doğu’dan gelen 94 milyar dolarlık sipariş hacmine sahip. Şirketin ihtiyacı olan sistemlerin zamanında teslimat, yüksek kaliteli servis gibi vazgeçilmez ve zor konuları aşması gerekiyor. Dahası, ortaya konulan yeniliklerin küresel anlamda tüm işleyiş ve üretim yeteneklerini etkilemesi de son derece önemli.
Fakat Rolls-Royce şirketin tüm birimlerinin hedef alındığı bir sürece girmedi. Sadece üst düzey yeniliklere yönelerek değişim gerçekleştirdi. Pazarlama ve üretkenlik konusundaki etkinliği ve hızı arttırmayı hedefleyen Rolls-Royce, “bir kez keşfet, daima kullan” yaklaşımıyla işleyiş, tasarım ve sistem yeniliklerini hayata geçirdi.
Aslında pratik anlamda bu yaklaşım Boeing 777’nin kullandığı Trent anlayışı ile benzerlik gösteriyor. Tıpkı bir deniz altı tasarımı veya elektrik üretimi konusundaki endüstriyel bir tesis gibi uygulamalar tamamıyla entegre edilmiş global mühendislik, üretim, tedarik ve sistem anlayışı gerektirmesi gibi.
Rolls-Royce ciddi bir felsefe ile tasarım ve ürün veri yönetim sürecinde değişiklikleri gerçekleştirdi. Şu anda ise yapılan değişiklik sonrasında konfigürasyon yönetimi ve standartlaştırılmış üretim açıklamaları konusunda çalışıyor. İlk kez geçtiğimiz yıl, Kuzey Amerika’daki, Avrupa’daki ve Asya’daki mühendisler bir araya gelerek, genel süreçleri kullanarak tasarladıkları modellerle ilgili paylaşımlarda bulundular. Bu yıl Rolls-Royce, yapılan yenilikleri ürün yönetim konfigürasyonuyla veri paylaşım ve kontrol sistemini destekledi. Yapılan destekle birlikte yenilenen entegrasyon şirket içerisindeki çalışmaların yanında farklı çalışma ortaklarının dahil olduğu bir platform olarak kullanılıyor.
IT-Kurum Bağlantısı
Rolls-Royce bu değişiklikleri kullanılabilir hale getirirken PLM tasarımı ve üretim sistemlerinin belirli iş akışları çerçevesinde ilerlediği bir yayılma politikası izledi. Yani, şirket kullandığı konfigürasyon yönetim işlemi ile tanımladığı PLM sistemiyle şirket, üretim ve veri akışı arasında direkt bağlantı sağlayabiliyor.
Yeni uygulamalar ve işlemler ise küresel anlamda Rolls-Royce’nin ilk kez kullandığı dört aşamalı mimariyi gerektiriyor. İyi yapılandırılmış sistem performansı için, ağ altyapısında yükseltme ve ürün mühendisleri konusunda daha disiplinli bir oluşumla, veri organizasyonu daha verimli hale getirildi. Bu tarz değişikliklerle birlikte dışa aktarım konusunda kısıtlamalar bulunan veri iletişimi ve paylaşımıyla ilgili değişiklikler de göz ardı edilmedi. Bahsettiğimiz süreç ve sistemler Rolls-Royce’nin Boeing 787 Dreamliner uçağı ile benzer şekilde oluşturulan yeni Trent 1000 işleyişinin yemelini oluşturuyor. Rolls-Royce oluşturduğu küresel tasarım ortamı ile elde ettiği yeni işleyiş gelişmelerini daha önceden hiç olmadığı kadar hızlı hale getirmiş durumda.
İLGİLİ DİĞER KONULAR:
TweetBu makale 8 kez okundu

