Perakendecilikte “Şok” Yaklaşımı

Ülkemizin perakende devi Migros, perakende sektöründeki en büyük oyunculardan biri. Bu yazı yayına hazırlanırken son rakamlara göre 1068 adet Şok mağazası, 66 ildeki faaliyetlerini dinamik bir ağ altyapısı üzerinden gerçekleştiriyor.


Migros, Macrocenter, 5M, Şok ve Tansaş gibi beş farklı mağaza formatına sahip olan Migros, tüm mağazalarının ihtiyacı olan birçok IT çözümü için, güçlü bir ağ altyapısına ihtiyaç duyuyor. Bu alanda da ağ ile sıkı bir işbirliği gerçekleştirilmiş durumda. Hızla artan mağaza sayılarının altyapı ihtiyaçlarını Koç.net ve Migros çalışanları hızlı bir şekilde oluşturuyor.
İki şirketin geçtiğimiz nisan ayında başladığı “Her gün bir Şok mağazası açılması” hedefi ise, belki de perakende alanında Avrupa’da gerçekleştirilen en büyük projelerden bir tanesi olma özelliğini taşıyor. Proje kapsamında 600’ün üzerinde mağazanın altyapısı yenilenmiş, 1000’in üzerinde mağazanın ise iki kat daha hızlanması sağlanmış durumda. Siz bu satırları okurken bu rakamların sürekli bir şekilde arttığından da hiç şüpheniz olmasın.
Migros CIO’su Kerem Tatlıcı, 17 yıllık bir Migros çalışanı. Migros’un IT departmanının yöneticisi. Yazılım tabanlı bir geçmişe sahip. Şu andaki görevinin içerisinde yazılım, ağ gibi perakendenin tüm IT adımlarının bulunduğunu söylüyor. Migros’un altında beş ayrı marka bulunduğuna (Migros, Tansaş, Şok, 5M ve Macrocenter) dikkat çekiyor. Tatlıcı, bu beş marka içerisinde yer alan Şok mağazalarının ise, sayı olarak en hızlı büyüyen marka olduğunu belirterek şunları kaydediyor: “Biz 2008 yılında 300’e yakın, 2009 yılında ise 400’e yakın mağaza açtık. 2010’da da böyle devam etmek istiyoruz. Şunu da unutmamak lazım, bizim Şok mağazası sayımız 1068 Türkiye’deki illerinin yaklaşık olarak yüzde 80’inde varız. Şu anda 66 ildeyiz. Trabzon’da bir Şok marketi kuruyoruz ve Trabzon’a da diğer bölgelerde de aynı standartlarda mağaza kuruyoruz, İstanbul’da Kadıköy’de de aynı standartta yapıyı kuruyoruz. Antalya’nın çok ilginç bir yayla bölgesine de Şok mağazası kuruyoruz. Ancak standartlarımız aynı oluyor. Bu mağazaların tamamını hem GPRS hattı hem de karasal hattı ayağa kadırıyoruz ve Koç.net’in oradaki ekibinin ne kadar yetenekli olduğunu biz düşünmüyoruz.”

IT’den Çok Ciddi Beklentiler Var
Projenin sadece data altyapısı ile ilgili olmadığına da değinen Tatlıcı, aynı zamanda ses altyapısını da ilgilendirdiğini bunların yanı sıra tabi olmak zorunda oldukları hukuksal gerekliliklerinin de olduğunu belirtiyor. Tatlıcı sözlerini şöyle sürdürüyor: “Perakende ciddi talepleri olan bir sektör. Bizim içimizdeki satış departmanının, lojistik departmanının ya da finans departmanının IT anlamında çok ciddi beklentileri var. Data’nın güvenli gelmesi, hızlı gelmesi veya  tutarlı gelmesi önemli konular, dolayısıyla bizim hat yavaşlığına tahammülümüz yok. Bu tahammülsüzlüğü yakalayabilmek için, çok ciddi bir şekilde teknoloji altyapınızın verimli ve ciddi kullanılması lazım. Migros’un Türkiye’deki yaygınlığı, farklılığı, saha yaygınlığı ve bir de bilinirliği çok farklı. Şok’ta da öyle, Tansaş’ta da öyle. Dolayısıyla güvenli bir teknoloji ortağınız olması lazım. Yani sadece ucuz diye çok güvenmediğiniz biri ile işi yapmıyor olmamanız gerekiyor. Küçük detaylar var. Ancak çarpan bin olunca, büyük sorunları çözmeniz gerekiyor. Bizim pilot uygulamalarımız Türkiye’deki perakende oyuncularının toplam mağaza sayılarından fazla olabiliyor. Bazı perakende şirketlerin tamamını kapsayabilecek pilot uygulamalar hayata geçirebiliyoruz. 200 mağazalık pilot projeler yapıyoruz. Biz projeyi yaptığımızda 600-700’e yakın Şok mağazası vardı, ancak şu an çok daha fazla.”
Migros’un üç yıl önce Tansaş zincirini satın aldığını ve 217’ye yakın mağazanın tamamını yaklaşık bir ayda kendi ağ’larınaağ aldıklarını hatırlatan Tatlıcı, bu projenin gerçekten güven veren bir proje olduğunu vurguluyor; “Yani bu projeyi yapabiliyorsanız, siz yılda 400 mağazayı da açarsınız. Bir ayda hatta 25 günde, ki Tansaş büyük bir mağaza, bir tane Tansaş dört ya da beş tane Şok mağazası büyüklüğünde.”
Yılda 400 mağaza açmak hedefi, bir çok firma için büyük bir hedef. Ancak, Migros ve Koç.net için bu doğal bir sürece dönüşmüş durumda. Böyle bir hedefle ilerlerken, her yeni açılacak mağazada duyulacak ağ altyapısı ihtiyacı da çok önemli. Altı farklı departmana sahip olan mağazalarda, her bir departmanın da farklı bir ağ ihtiyacı olduğuna dikkat çekiyor Tatlıcı ve “Türkiye’de hatta belki de Avrupa’da perakende konusunda en iyi projeleri yapan grup” olduklarını söylüyor. Jet Kasa, CRM uygulamaları, mağaza içinde müşteri bazlı indirimler, reklam uygulamaları, kasa uygulamaları ve web’den alışveriş gibi süreçlerin hepsinin altında sağlam bir ağ altyapısı bulunuyor.
1985 yılında çalışma hayatına başlayan ve 1996 yılına kadar değişik firmalarda teknik tabanlı çalışmalar yapan ve şu anda da Koç.net Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olan Harun Tiftikçi’ye göre, hayata geçirilen projenin büyük olması sadece gerçekliği ifade ediyor. Migros’un büyüme konusunda, özellikle Şok mağazaları tarafındaki büyüme hedefini Tiftikçi şu şekilde açıklıyor: “Migros konsepti içerisinde Şok mağazaları bir ‘discount’, yani indirim marketi ve kendi içerisinde ufak, anlamlı ve hızlı büyümeyi hedefleyen bir yapıya sahip. Tabii böyle bir yapının alacağı hizmetlerin kendi içerisinde de birçok katma değeri barındırması, maliyetlerinin uygun olması ve de çok hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor.”
Koç.net’in projede bunları hedeflediğini, Migros ile böyle bir işbirliğinin hayata geçirildiğini ve Şok mağazalarının bu şekilde ayağa kaldırıldığını da vurgulayan Tiftikçi, sözlerine şöyle devam ediyor: “Güvenlik, veri iletişimi, yedeklilik ve bir de ses hizmetini katarak bu yapı üzerinden bir sürü programı, aralarında sadece Migros’a ait programları da koşturabiliyoruz. Tabii bunları yaparken, unutulmaması gereken önemli bir noktada Şok mağazalarının bir indirim marketi olması, müşterilere kaliteli ve çeşitli hizmetler verirken aynı zamanda bunların maliyetleri de çok önemli bir unsur oluyor. Mağazaların seste ya da data iletişiminde veya güvenlikte elde ettiği hizmetleri olabilecek en uygun fiyatlarla vermeye çalışıyoruz.”
Migros ağ ve Bilgi Güvenliği Müdürü Lütfi Karagöz’de süreç içerisinde Koç.net’in perakende sektörünü çok iyi tanıdığını belirterek, Koç.net’in satış ve proje ekiplerinin oldukça iyi bir şekile koordine olduğunu kaydediyor. Karagöz şöyle devam ediyor: “Koç.net’in diğer birimleride bu koordinasyon sayesinde iyi gidiyor. Bizim tarafımızdan gelen talepleri ve bütün projenin özellikle saha uygulamaları burdaki projelerde en zoru saha hususu, yani bir binayı dev bir plazanın altyapısını yapmak inanıyorum ki daha kolaydır bizim projelere göre… Mağazalarda gerçekleştirilen dönüşüm mağaza çalışırken yapılıyor. Mağazanın çalışmalarını minimum kesmek zorundasınız, mağazadaki 10 dakikalık bir kesinti bile bizim için ciro kaybı ve biz bu kesintiyi hissettirmeden orada koordineli bir şekilde mağaza müdürü, müdür yardımcısı veya müşteriye kadar varan bir ilişki zinciri içerisinde hissedilmeden mağaza dönüşümü yapılıyor, bu da mağaza yapısını iyi tanımakla olabiliyor. Hakikaten bu anlamda hayata geçirilen proje konusunda da çok başarılı bir projedir. 700-800 lokasyonu 3 faza ayırdık. Çünkü bu proje bir çok yönden Türkiye’de ilk olan teknik alt yapı projesiydi ve benzer büyüklükte bir proje daha yok.”
Mağaza sayılarının 2008 Haziran’ından bu yana çok ciddi bir şekilde arttığını vurgulayan Karagöz, günde bir mağaza açmaya başlanınca, bir mağazaya iki tane karasal hat çekmenin çok zor bir süreç olduğunu kaydediyor. Karagöz sözlerine devam ediyor: Tam bir yedekleme yapıyoruz. ağ çok önemli. Projede karasal hatlardan birini hem yedeklilik manasında hem de yüksek erişebilirlik manasında hayati bir önemi var. Teknolojileri araştırdık, o sırada da 3G’ler konuşlamaya başlanmıştı. Bizde 3G’yi de kullanabileceğimiz bir altyapıyı planladık, mevcut karasal hattın yanına bir GPRS hat ekleyerek tam bir yedeklilik sağladık ve bu bize mağaza açılışlarında büyük fayda sağladı. Sinyal aldığımız her yerde data iletişimi sağlayabiliyoruz. GPRS altyapısını da Koç.net’in tecrübesiyle kurduk. Yani şu an karasal hatlarımızda bir problem olduğunda GPRS şebekesi üzerinden mağaza tüm iletişimine devam edebiliyor.”
Migros ve Koç.net neredeyse 10 yıllık bir süredir birlikte çalışıyor. Koç.net, 10 yıldır kesintisiz olarak Migros’a bu hizmetleri sunuyor ve altyapıyı sağlıyor. Tiftikçi’nin tahminine göre, ortalama olarak her iki ya da iki buçuk yılda gerçekleşen projeler tekrara ele alınıyor ve hem maliyet hem de teknoloji açısından değerlendirilerek yatırıma  hız kazandırılıyor.

Perakende Sektöründe Müşteriye Yakın Olan Kazanıyor
Perakende alanında dünya ölçeğinde şirketlerin müşterilerine daha yakın olduğu gözlemleniyor. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de de benzer gelişmeler yaşanıyor. Kerim Tatlıcı, bu konuyla ilgili, Türkiye’de müşteriye belki de en yakın perakendecilerden birinin kendileri olduğunu kaydediyor. 1997 yılından beri yürttükleri CRM uygulamasının bu konuda öncü uygulamarlardan bir tanesi olduğunu söyleyen Tatlıcı, bu konuda Amerika’da Computerworld tarafından ödül aldıklarını da vurguluyor.
Migros tarafınfan yürütülen bunca uygulamanın doğru, hatasız ve en önemlisi kesintisiz çalışabilmesi çok önemli. Mağazaların en ufak bir kesintiye tahamülleri yok. Bu açıdan bakıldığında da ne kadar güçlü bir ağ altyapısına ihtiyaç duyulduğu ortada. Böyle bir altyapının maliyetlerinin de iyi olması gerektiğini vurguluyor Tatlıcı; “Çünkü neticede perakende de maliyetler çok önemli. Yani sadece iyi bir altyapı geliştirip iyi bir para vermek yeterli değil. Ucuza ve hızlı bir şekilde de yapmak gerekiyor. Çünkü Şok konepti bir indirim marketi ve 15 günde bir karar verip mağaza açtığımız yerler var. Dolayısıyla bazı haftalarda, özellikle ayların son haftalarında 20 mağaza birden açtığımız oluyor. Yani, 5 günde 20 mağaza açtığımız yerler oldu.”
Bu kadar hızlı büyüyen ve hemen hemen her uygulaması için güçlü bir ağ altyapısına ihtiyaç duyan Migros’un Şok mağazasının bu alanda Koç.net ile yaptığı işbirliği büyük bir öneme sahip. Bu öneme dikkat çeken Tatlıcı, Koç.net’in saha ekipleri, telekom ilişkileri ve ağağağağağ tecrübelerinin kendileri için ne denli önemli olduğunun altını kalın çizgilerle çiziyor. Şok mağazalarının büyümesinde özellikle bu işbirliğine güvendiklerini de belirten Tatlıcı, şöyle devam ediyor: “Biz bu iş birliğine güvenerek büyüyebiliyoruz. Özellikle mağaza kuruluşunda teknik olarak neler yaşıyoruz veya neler yapıyoruz gibi konularda belli bir yerden sonra, Koç.net saha ekibi ile aynı ekipteymişiz gibi davranıyoruz. Bizim ve Koç.net’in sahadaki elemanları sanki aynı şirkette iç içe çalışıyorlar gibi. Zaten böyle bir yapı olmasa biz bu kadar mağazayı açamayabiliriz. 2 gün icerisinde tüm teknik unsurları bir araya getirip mağaza açılışı gerçekleştirdiğimiz örnekler var. Hatta ayda beş ya da 10 kadar mağazayı böyle açıyoruz.”
Ekiplerin iç içe çalışması ile ilgili olarak Tiftikçi’de şunları kaydediyor: “Aslında bu noktada şu çok önemli, uzun zamandır ekipler birbirini tanıyor. Dolayısıyla perakende sektöründe, özellikle de indirim marketi alanında nasıl bir ihtiyacın olduğunu iyi bilen bir ekip. Bu alanda nasıl hızlı bir performans ihtiyacı olduğu da keza bilinen bir konuydu. Ekipteki insanların birbirlerini tanıması önemli, burada ne kadar teknoloji kullansanızda insan kaynağı faktörünü bir anda yok sayamazsınız. Bu bizim en güçlü yanımız oldu. Zaten hayata geçen projeyi Migros ve Koç.net ekipleri oturup beraber tasarladılar. Kullanılacak en ufak güvenlik cihazından, ses geçitlerine kadar herşeyi tek tek hazırlayıp, bu altyapının nasıl bir mimarinin üzerine oturtulması gerektiği belirlendi ve dolayısıyla en ufak mağazada veya yapıda alternatiflerin neler olacağı bilinerek, yılların verdiği tecrübeyle nerede olursa olsun Şok marketlerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretildi ve hızlı bir şekilde hayata geçirildi.”

“Organize Perakende Oranı Çok Düşük”
İnternet’in hayatımızda oynadığı büyük rolü ve perakende mağazalarının mağaza sayısını artırmak yerine internet üzerinde büyüdüklerine tanık oluyoruz. Bu anlamda perakende sektöründe yaşananları Kerim Tatlıcı şöyle değerlendiriyor: “Türkiye’nin şu anki yapısında organize perakende oranı çok düşük Avrupa’ya göre. Türkiye genişledikçe, ekonomisi büyüdükçe organize Pazar da büyüyecek. Perakende de Avrupa’da bunu görüyoruz, Doğu Avrupa’da da gördük. Amerika zaten çok ilerde, bizim gördüğümüz on yıl içinde Türikye’de perakende çok büyüyecek ve bu büyümeyi aslında hangi şirket büyüyebilirse organize olarak burdaki pazar payı da büyüyecek. Bizde dolayısıyla bütün formatları büyüterek aslında Türkiye’nin ekonomisinin büyümesinden pay almak istiyoruz ve aldığımızıda görüyoruz. Özellikle Ege ve Marmara bölgesinde her açtığımız mağaza iş yapıyor. Çünkü Türkiye’nin ekonomiside büyüyor, insanların gelir düzeyide artıyor. Avrupa Birliği entegrasyonu sayesinde kurallar değişiyor artık bakallarda veya pazarlarda alışveriş yapmak kolay olmayacak, gıda ürünlerinde özellikle. Siz ne kadar yaygınsanız organizasyonunuz ne kadar çabuk yayıldıysa ve kurulduysa gelecekte büyük avantajınız olacak bizde şirket olarak bunu kullanmak istiyoruz. Şu anda büyüme trendi içindeyiz, çünkü yatırım yapmak kolay şu anda kriz sonrası olduğu için yer bulmak kolay istihdam yaratmak kolay. Onu kullanmak istediğimiz için bizde büyümek istiyoruz ve büyümenin şu an faydalı olduğunu düşünüyoruz. Yabancı gruplarda aynısı düşünüyor aslında, ancak bizim buradaki avantajımız birden fazla format içeriğimizin olması. Biz bir yere gittiğimizde o lokasyonun ticari yapısı metrekare büyüklüğü sosyo ekonomik yapısına göre uygun bir formatımız mutlaka var. Oraya açıcak bir mağazımız mutlaka var bizim. Yeterki teknik altyapıyı kuralım.”

İLGİLİ DİĞER KONULAR:

“Bir Kez Keşfet, Daima Kullan”
GPS Hayvanları Kurtarıyor
Çocuklara Robot Desteği

Siz de Birşeyler Söylemek İster misiniz?

Bu yazımız hakkında söyleyecek şeyleriniz mi var?
Altta yer alan formu kullanarak siz de yazı hakkında bir yorum bırakabilirsiniz.

";