CIO Kahvaltıları Devam Ediyor…

CIO Kahvaltıları Devam Ediyor…

CIO Dergisi ev sahipliğinde, IBM Türk’ün farklı sektörlerin önde gelen CIO’larını konuk ettiği CIO Kahvaltıları etkinliğinde, veri bilimi ve yapay zeka konuşuldu. IBM Türk bu alandaki vizyonunu paylaşırken, konu kapsamında özel çözümlerini de anlattı.
Yapay zekanın her geçen gün daha fazla hayatımıza girdiğini söyleyerek sözlerine başlayan IBM Hibrit Bulut Satış Müdürü Serdar Gere, IBM olarak bu alanda popüler ürünleri Watson’ı bir kez daha hatırlattı. “IBM olarak yapay zekaya yaklaşımımız veriden başlıyor. Veri olmadan yapay zeka olmaz, bunu bir söylem olarak kabul ediyoruz” diyen Gere, yapay zekanın günümüzde hesaplama gücü yüksek makinelerle, çok daha doğru sonuçlar üreten versiyonlarının okullarda öğrenildiğini belirtti. Bu noktada artık hayatımızda daha fazla yer alan yapay zeka teknolojisinin doğru kullanılabilmesi için doğru verinin gerekliliğine işaret eden Serdar Gere, “IBM olarak da bizim çıkış noktamız da bu… Kesinlikle doğru bir verinizin olması gerekiyor” dedi.

Önce veri, sonra yapay zeka…
Türkiye’de çok çeşitli yapay zeka kullanım alanları olduğunu ifade eden Gere, bu farklı uygulama alanlarının içerisinde kendilerinin önceliğinin veri olduğunu dile getirdi. “Biz veriden başlamayı öneriyoruz” diyen Serdar Gere, “Aslında büyük resim birkaç yıl önce büyük veri kavramıyla başladı. Dünyadaki verilerin yüzde 90’ı son birkaç yılda üretildi. Bu verilerin de yüzde 80’ine erişemiyoruz ki, burasının bir altın madeni olduğu düşünülüyor. Dolayısıyla ne kadar kazınca neyin çıkacağını bilmek imkânsız. Bu noktada da ilk mesaj elbette ‘verinin büyümesi’ oldu. Evet, veri hızla büyüyor. Veri büyürken önemli bir nokta da teknolojik anlamda bir limitin olmaması… Yani; verinin nerede olduğu, hangi formatta olduğu hiç önemli değil. İster geçmişe yönelik bir analiz, isterseniz mevcut durumun analizini yapmak artık çok kolay. Bütün araçlara sahibiz. İşte makine öğrenimi ve yapay zeka bu noktadan sonra başlıyor. Zira bu olgunluğa eriştikten sonra yapabileceklerimizin de limiti artıyor” diye konuştu.

IT pazarının 1,2 trilyon dolarlık dev bir pazar olduğunu hatırlatan Serdar Gere, yapay zekanın da dahil olduğu yeni nesil teknolojilerin bu pazarı büyük ölçüde değiştireceğini kaydetti. Gere şöyle devam etti: “2020 yılına kadar IT pazarının yüzde 65’ini bulut platformlarının oluşturacağından bahsediliyor. Bu IT endüstrisinin yeni teknolojilere doğru gidiş hızını bize göstermesi açısından oldukça güzel bir örnek. Tabi belli bir süre var ama geminin gidiş rotası net olarak görünüyor diyebilirim.”

“Yapay zeka merdivenini çıkmak için doğru bir veri mimarisi şart!”
Değişen teknolojiyle birlikte yapay zeka merdiveninin basamak basamak çıkılması gerektiğini vurgulayan Gere, “Makine öğrenimi olmadan yapay zeka mümkün değil. Analitik olmadan makine öğreniminin olmadığı düşünülürse analitik olması için de veri gerekiyor.

İşte yapay zeka merdiveni dediğimiz şey de bu. Bu merdiveni çıkmak için doğru belirlenmiş bir veri mimarinizin olması gerekiyor ki, yapay zekaya erişebilesiniz. Biz de tüm ürünlerimizi bu strateji çerçevesinde üçe böldük. Öncelikle istiyoruz ki, veri bağlantısını sorunsuz olarak yapın. Verinizin nasıl ve nerede olduğunun sizin için önemli olmaması gerekiyor. İkinci kısım da verinin hayat döngüsü ile ilgili ürünler… Verinin doğduğundan öldüğü güne kadar olan dönemden bahsediyorum. Bununla ilgili tüm ürünler KVKK kapsamında. Biz resmin her alanında müşterimiz ile çalışabilir, destek olabiliriz. Gerek uçtan uca danışmanlık gerekse analitik projelerde IBM Türk’ün desteğini bulabilirsiniz” dedi.

Categories: ETKİNLİKLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*