GPS Hayvanları Kurtarıyor
Aşırı nüfus artışı, susuzluk ve güçleşen ekonomik koşullar Kenya’da insanların hayvan alanlarına daha fazla girmesine neden oluyor. Ölen veya yaralanan insanlar için ödenen tazminatlar her sene artıyor. Afrika hükümetleri, insan hayvan karşılaşmasını en aza indirmek için teknolojiden yararlanıyor.
The Africa Wildlife Foundation (Afrika Vahşi Hayat Vakfı – AWF) GPS teknolojisini vahşi hayvanlar ve insanlar arasındaki çatışmayı azaltmakla birlikte kaçak avcılarla ilgili süregelen sorunları çözmek için kullanmanın yeni bir yolunu akıl etti.
Afrika hükümetleri her sene, vahşi hayvanlar tarafından öldürülen veya sakat bırakılanların yakınları tarafından gittikçe yükselen tazminat talepleriyle karşı karşıya kalıyor. Bu yükselen talepler kalabalıkları hayvanlarla kaynaklar için rekabet etmeye iten ve bu süreç esnasında şiddetli karşılaşmalara neden olan nüfus artışının, kuraklığın ve zorlu ekonomik koşulların bir sonucu.
Steven Kiruswa, Maasi Steppe Heartland AWF yöneticisi, vahşi yaşam ve insan grupları arasındaki etkileşimi takip edebilmek için AWF’nin, bir vahşi hayvana hareketini görüntüleyebilmek için GPS cihazının takıldığı tasma teknolojisini kullandığını söyledi.
Örneğin filler, hep aynı göç yollarını takip etmeleriyle ün salmış canlılar. Üstelik yollarına evler, ekinler çıksın veya çıkmasın kesinlikle rotalarını değiştirmiyorlar. Bu da göç yollarındaki yerleşim birimlerinin, sakinlerinin ve ekinlerin üzerlerinden geçildiği ve yok edildikleri anlamına geliyor.
Bu teknoloji filler, aslanlar ve zebralarla birlikte 11 Afrika ülkesindeki diğer tehlike altındaki türleri de görüntülemek için kullanılıyor. Doğu Afrika’da tasma, Kenya’daki Amboseli Ulusal Parkında ve Tanzanya’nın Kilimanjaro bölgesindeki Tarangire Ulusal Parkı’nda kullanılıyor.
“Kenya ve Tanzanya arasında göç eden hayvanlar çok büyük bir mücadele ile karşı karşıya kalıyor çünkü Kenya tarafındaki göç yolları kapanmış halde ki bu da karşılaşmalara yol açıyor” diye ekliyor Kiruswa.
Aslan, fil ve zebralar gruplar halinde hareket ettiğinden, tasmalar grubun sadece bir üyesine takılıyor ve bu şekilde vahşi yaşam korucuları, bir saldırı durumunda çabucak harekete geçebiliyor.
İnsan gruplarına, hayvanlar yerleşkelere çok yaklaşacak olurlarsa koruculara haber verebilmelerini sağlayan çift-yönlü telsizler de tedarik ediliyor. Bir kez bir durum bildirildi mi, vahşi yaşam koordinatörü en yakın korucu ekibini bölgeye gönderip hayvanı korkutup kaçırabiliyor.
Kiruswa ayrıca şunu söylüyor: “Tasma, hayvanların hareketlerini görüntülemenin dışında, birçok tehlike altındaki türün karşı karşıya olduğu kaçak avcı tehlikesine açık olup olmadığını belirlemekte de yardımcı oluyor”.
AWF Doğu Afrika’da, yerel av izcilerinin Maasi yöre halkı arasından işe alındığı Hifadhi Network (Hifadhi çalışma ağı) altında, topluluklar, hükümetler ve özel sektörle birlikte çalışıyor. Bu izciler, vahşi hayatın et için kanunsuzca avlandığı anahtar bölgelerde devriye geziyor ve kaçak avcıları yakalıyor. Çalışma ağı 2003’ten bu yana 50 avcıyı tutukladı.
Şu anda bu teknoloji, Kenya, Uganda, Tanzanya, Ghana, Zambiya, Mozambique, Zimbabwe, Güney Africa, Botwsana ve Sierra Leone’de aslan, zebra, fil ve gergedanlar için kullanılıyor.
GPS tasma teknolojisi Zambiya, Zimbabwe ve Mozambique’te, Zambezi merkezi bölgesinde, Afrika’nın en büyük fil nüfuslarından birinin (23.000 fil) hareketini görüntülemekte kullanılıyor.
AWF’deki bir araştırmacı olan Alfred Kikoti, AWF’ye filler için Heartland genişliğinde bir strateji oluşturmakta üç ülkeden vahşi yaşam otoritelerini bir araya getirerek yardımcı olan U.S. Fish and Wildlife Service’in (Amerika Balık ve Vahşi Yaşam İdaresi) fonlaması ile tasma takma sürecini yürütmüş.
“Tasma projesi, bölgedeki hayvanların ekolojisini daha derinden anlamayı ve topluluklar içinde muhafaza programları başlatmayı hedefliyor” diyor Kikoti.
AWF’deki bir diğer araştırmacı bilimadamı Bernard Kissui ise elektrik çit ve zincir halkalarının kullanımı gibi önleyici mekanizmaların da, aslanların çiftlik hayvanlarına saldırmalarını engellemek için yerleştirildiğini söylüyor.
Kissui, vahşi yaşam topluluklara saldıracak ve çiftlik hayvanlarını öldürecek olursa; mızrak, silah ve zehir kullanılarak karşı saldırıların yapıldığını da ekledi.
İLGİLİ DİĞER KONULAR:
TweetBu makale 12 kez okundu

