Bursa dijital dönüşüme hazırlanıyor!

Bursa dijital dönüşüme hazırlanıyor!

Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden Bursa şu sıralar heyecan verici bir teknoloji dönüşümü yaşıyor. Bursa’nın endüstri devrimini kentin önde gelen CIO’ları anlattı.
Derya COŞKUN SAYIN
Bursa’nın, hatta Türkiye’nin en önemli Endüstri 4.0 uygulama merkezi olarak planlanan TEKNOSAB üretimde inovasyonu ön plana çıkaracak. Rekabet gücünün yanında ciddi ekonomik kaynak da getirmesi öngörülen teknoloji üssü, kent için yeni bir dönemin başlangıcı olurken, bu noktada IT liderlerine de farklı roller düşüyor. Bursa’nın Endüstri devrimini bölgenin önde gelen CIO’ları değerlendiriyor…

TEKNOSAB’ın endüstri devrimi sürecinde teknoloji sembolü olacağı inancındayım
Endüstrinin gelişiminin dünya çapında, gerek birey gerekse toplumlar üzerinde büyük etkiler yarattığını söyleyerek sözlerine başlayan Has Tavuk IT Yöneticisi Tayfun Sönmez, “Bu etkilere kurumlar olarak kayıtsız kalmak mümkün değil. Mobil cihazlardan tutun en gelişmiş aygıtlara kadar tüm uç noktalar, bu ağın bir parçası. İnsanoğlunun bilgiye olan merakı tarihsel bir evrime dayanmaktadır ve bu eğilim hiçbir zaman azalmayacaktır. Verilerin toplanması, anlamlı bilgiye dönüştürmesi, tahminler oluşturulması, karar destek sistemlerine girdi vermesinden de öteye geçen, kendi kendine öğrenen, öngörüler yapan yapay zekâ ve otonom sistemler kurulmakta. Uzun yıllar önce başladığım üretimden veri toplama projeleri, kişisel uzmanlık alanlarımdan bir tanesi. O zamanlarda kullandığımız maliyeti yüksek, tedariki zor aygıtlar yerine şimdi geldiğimiz noktadaki aygıtları ve hatta internet erişim imkânlarını kıyasladığımda, çok yol kat edildiğini görmekteyim” diyor.
Faaliyet gösterdikleri sektörde, Endüstri 4.0 kullanım alanlarını inceleyerek projeler yapmayı hedeflediklerini kaydeden Sönmez, “Yakın zamanda çiftliklerden veri toplanması projesine de odaklanacağız. Hayvan sağlığı, verimi ve refahına katkıda bulundukça ürün ve hizmet kalitemizi arttıracağımıza inanıyoruz. 1972 yılında kurulan ve bir Bursa firması olan kurumumuzun vizyonunda her zaman en yeni teknolojileri uygulamak var. Üretim tesislerimiz sahip olduğu ve Avrupa’da Altın Buluş ödülü kazanmış teknoloji ile dünyada üç firmadan biridir. Sağlıklı nesiller yetişmesi için teknoloji uygulamalarımıza he zaman devam edeceğiz” diye konuşuyor.
Bursa’nın sadece Türkiye’nin değil, gerçekleştirdiği ithalat ve ihracat hacmi ile tüm dünyanın ticaret odağında olan önemli bir şehir olduğunu ifade eden Tayfun Sönmez, şöyle konuşuyor: “İpek yolu zamanlarından beri böyle süregelen bir öneme sahip. TEKNOSAB’ın, Türkiye’nin endüstri devrimi sürecinde, teknoloji sembolü olacağı inancındayım. Üretimde teknoloji kullanımı, entegre üretim sahaları oluşturulması, eğitim kampüsleri, yaşam alanları düşünüldüğünde, Bursa, organize sanayi kavramını ülkemizle tanıştıran şehir olarak öncü vizyonunu devam ettirecektir. Ülkemizde üretim yapmayı hedefleyen yüksek teknoloji firmaları için imkân sağlanmış olacak. Mevcut yatırımlara ek olarak kurulacak işletmeleri de düşündüğünüzde Türkiye ekonomisine etkisi azımsanmayacak dereceyi bulacaktır. Türkiye’nin kişi başı milli gelir hedefinin yakalanmasına da katkı sağlayacak bu gelişmeler içerisinde Bursa’nın hedefi 35 bin dolar/kişi şeklinde.”
Tayfun Sönmez, TEKNOSAB ile ortaya konan yüzde 2,5’luk Ar-Ge harcamalarının da üstüne çıkılmasının gerekliliğini savunurken, “Tüm bu gelişmelerde yine en önemli rollerden birisi IT sektörüne düşmekte, bu görev sektörümüz için oldukça iyi bir fırsat. Üretime sunulacak teknolojik imkânlar ile IT sektörü olarak bizde bu dönüşüme destek vereceğiz. Bursa’nın IT alanında da çok daha ileriye gitmesi gerektiği düşüncesindeyim. Yatırım öncesi durumdan daha önemlisi ortaya koyulan vizyon ve hedef olduğuna inanıyorum. TEKNOSAB, bilgi ve inovasyona dayalı üretim hedefiyle uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak, dünyanın önemli pazarlarına 3 saat uçuş mesafesi ve otoyol, demiryolu ve liman projelerine bağlantısıyla lojistik maliyetlerini düşürecek, akıllı fabrika binaları ve güvenilir/yenilenebilir enerji kaynakları sayesinde enerjisinin büyük bölümünü kendi üretecek ve sanayi bölgelerinin dışında kalan tesislerin çevreye verdiği zararı ortadan kaldıracak. Organize ticaret merkezi, Ar-Ge ve mükemmeliyet merkezleri, BTSO Teknoloji Üniversitesi, güçlü fiber optik yapısı ve tam entegre lojistik köyüyle teknoloji, inovasyon, lojistik ve sürdürülebilir enerjiyi bir araya getirerek Bursa’yı kilogram başına 8 dolarlık ihracat ve kişi başına yıllık 35 bin dolarlık gelir hedeflerine taşıyacağına inanıyorum” şeklinde konuşuyor.

TEKNOSAB, Türkiye’nin gelecek 100 yılını şekillendirecek ileri teknoloji üretim metodlarına geçişte en büyük rolü oynuyor
Bursa Teknik Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Razik Cınkavuk ise, Endüstri 4.0’ın temel olarak bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getirmeyi hedeflediğini hatırlatarak, “Ana bileşenlerinden yeni nesil yazılım ve donanım; sistemlerin daha düşük maliyetli, daha az yer kaplayan, daha az enerji harcayan ve daha az ısı üreten, ancak bir o kadar da yüksek güvenilirlikte çalışmasını sağlayacaktır. Diğer bileşen ise cihaz tabanlı internettir. Cihaz tabanlı internet ile, yeryüzündeki tüm cihazlar birbiriyle bilgi ve veri alışverişi için kullanılabilecek, her türlü araç ve gerece entegre edilebilecek, sensör ve işleticilerle donatılacak ve internet bağlantılı akıllı erişim sağlanacaktır. Şu an internetin çevremizdeki her şey ile temasta olduğu bir dönemdeyiz. Bundan dolayıdır ki; makineler arası iletişim kaçınılmaz olacaktır. İnsanoğlunun yaptığı işlerin çoğunu robotlar devralacak ve neredeyse tüm üretim süreçlerini makineler yönetir hale gelecektir. Bu ekonomik ve sosyal dönüşüm, doğal olarak birtakım etik tartışmalara da yol açacak” diyor.
Yeni başlayan 4. Endüstriyel süreçte akıllı makineler ve yapay zekânın devreye gireceğini ifade eden Razik Cınkavuk, internete bağlı her nesnenin üretim alanında daha fazla kullanımı sağlanarak endüstriyel alanda köklü değişimler yaşanacağını kaydediyor. Cınkavuk, “Yakın gelecekte birbiri ile sürekli haberleşen akıllı makineleri hayatımızda daha sık görmeye başlayacağız. Endüstri 4.0; bilişim ve internet süreçlerinin üretim aşamalarına entegrasyonunu ve süreçler arası ağların oluşturulmasını sağlayacak. Endüstri 4.0 ile sanayide üretim miktarı ve kalite artarken ham madde atıkları azalacak, enerji ve su gibi kit kaynakları gereğinden fazla kullanılmayacak, çevre ve doğa daha az kirlenecektir. İş hataları azalacak, üretim, kalite ve verim artacak. Bütün işleri, yönetilebilen robotlar yapacağından iş hataları azalacak, daha kaliteli üretim gerçekleşecek. Birbiriyle konuşan makineler, üretim sürecindeki hataları daha hızlı tespit edecek, ürünün kalite kontrolünü yapacak ve tüm bu sürecin yönetildiği akıllı fabrikalarda çok daha verimli üretimler gerçekleşecek” diye konuşuyor.
Bu noktada, TEKNOSAB konusunda görüşlerini de paylaşan Razik Cınkavuk, “Endüstri 4.0’la birlikte Bursa’da Teknoloji Sanayi Bölgesi (TEKNOSAB) projesi çalışmaları başlamış ve bu proje ile Bursa, akıllı fabrikaların ürünlerini dünyanın dört bir yanına ihraç eden bir merkez haline gelecektir. Bursa her dönem olduğu gibi bu yeni dönemde de Türkiye ekonomisine çok büyük katkılar sağlamaya devam edecektir. TEKNOSAB ile akıllı fabrika sayısında artış olacak, böylece en efektif şekilde üretim yapılabilecektir. Bu tür innovative projeler sayesinde global firmaların ilimize daha çok yatırım yapmasının önü açılacaktır. TEKNOSAB, Bursa’nın ve ülkemizin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak, coğrafi konumu itibarıyla dünyanın dört bir tarafına olan ulaşım maliyetlerini azaltacak, enerjisinin büyük bölümünü kendi üretecek ve sanayi bölgelerinin dışında kalan tesislerin çevreye verdiği zararı ortadan kaldıracaktır. TEKNOSAB, sadece Bursa’nın değil, ülkemizin de gelecek 100 yılını şekillendirecek ileri teknoloji üretim metodlarına geçişinde en büyük rolü oynamaya devam edecektir” diye konuşuyor.
Bursa’nın bugün sanayi tesislerinin sayısı ve kurulu güç kapasitesi miktarı itibarıyla “Türkiye’nin Sanayi Üssü” durumunda olduğunu belirten Cınkavuk şöyle devam ediyor: “Sanayi üssü özelliğine sahip ilimize özel ek bir sanayi bölgesi oluşturulup, yeni kurulacak bu alana sadece akıllı fabrikaların kurulması önerilebilir. Mevcut özellikleri ile ilimiz tüm teknolojik yatırımlara ve yeniliklere de hazır durumdadır. Tüm bu sektörlerde ayakta kalabilmek, Türkiye ekonomisine katkıda bulunabilmek, yeni teknolojilerle üretimi gerçekleştirmek ve sürekliliğini sağlamak için iyi bir inovasyon gücünüzün olması gerekiyor. Bursa bu inovasyon atağını zamanında yapmıştır.”

Bursa inovasyona hazır olmaktan öte inovasyona mecbur!
Penguen Gıda IT Müdürü Hasan Demir, Endüstri 4.0 ile makine kontrollü üretim daha da arttığında, üretim alanlarında iş gücü sıkıntısının azalacağını vurgulayarak başlıyor sözlerine… Demir, “İşin içine teknoloji girdiğinde elde edilen veriler, kapasite ve verimliliğimizi arttıracaktır, bu sayede tüketiciye daha hızlı ulaşabiliyor olacağız. Bursa da TEKNOSAB’ın kurulması şüphesiz ki, başta Bursa olmak üzere Türkiye’de hem bakış açısının gelişmesi hem de ülke kalkınması için anahtar olacaktır. Bursa sanayisi ile yaşayan bir büyük şehir ve Bursa’daki sanayicilerin çoğu 20 -30 yıllık firmalar bu sürede şehir dışına kurulan firmalar dahi şehir içinde kaldılar ve fabrikalar kolay revize edilemediği için yenilikleri entegre etmenin güç olduğunu düşünüyorum. TEKNOSAB’ın kurulmasını fırsat olarak görüyorum. Fabrikaların bu sayede teknoloji altyapıları sağlam ve yeniliklere hazır olacaklardır. TEKNOSAB oluşturduğu teknolojik katma değer yanında oluşturduğu lojistik ağ sayesinde ihracatta da yüksek kazanım sağlayacak” diyor.
Hasan Demir’e göre; Bursa inovasyona hazır olmaktan öte inovasyona mecbur! “Sanayilerin bir alanda yüksek kapasitede üretim yapmasını sağlayacak ülkemizden firmaların dünyada adını duyurabileceği bir zemin hazırlamak en güzel yatırımlardan diye düşünüyorum” diyen Demir, bu anlamda TEKNOSAB’ın güzel bir örnek teşkil ettiğini söylüyor. Demir şöyle konuşuyor: “Bursa şuanda büyük şehirler arasında teknolojiyi en efektif kullananlardan ve Pazar lideri bir çok sanayi firmasını barındırıyor. TEKNOSAB bir vizyon bu gerçekleştiğinde Bursa katma değerini büyük oranda artıracak yüksek teknoloji kullanıp üretecektir; bu da güçlü bir Sanayi güçlü bir Bursa oluşturacaktır.”

Endüstri 4.0’a hazırlık yeterli değil, tedarikçilerinizi de bu çember içine almanız şart!
Karsan Bilgi Sistemleri Yöneticisi Mehmet Can da genel anlamıyla Endüstri 4.0 kavramına imalat sanayisini bilgisayarlaşma yönünde teşvik etmek ve yüksek teknolojiyle donatma projesi olarak bakılabileceğini hatırlatarak, “Doğal olarak bu yeni endüstri yapılanmasından beklenti; uyum, kaynak verimliliği ve ergonominin hem müşteriler hem de iş-değer sürecindeki iş ortaklarının entegrasyonunu gerçekleştirmektir. Dünya geneline baktığımızda zaman içinde yapılan inovasyonlar, kaçınılmaz olarak üretim sistemlerini bir eşik atlatarak 4. seviyenin başlangıcına kadar getirmekte kalmadı aynı zamanda toplumsal, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan da değişimleri beraberinde getirdi. 90’lı yılların başından itibaren şekillenmeye başlayan dijital dünyamıza baktığımızda günümüzde akıllı cihazlar ve fabrikalar, nesnelerin interneti ve giyilebilir teknolojilerden 3 boyutlu yazıcılara kadar bir sürü inovasyon çözümleri karşımızda durmakta” diyor.
Karsan’ın da bu noktada dijitalleşmeyi hedeflediğini ve kendi ekosistemini yaratarak entegre çözümler sunduğunu ifade eden Can, “Sahip olduğu teknolojik ve güvenli sistemsel altyapı olanakları ve yetkin kadrosuyla müşterileri ile uçtan uça entegrasyon yapabilmekte, üretim hatlarını anlık izleyebilmekte, yan sanayii tedarikçisi ile direkt üretim hattından bilgi paylaşabilmekte, akıllı depo çözümleri ile stoklarını yönetebilmekte ve web tabanlı çözümleri vasıtasıyla bayi ve servis noktalarına bir tür bulut çözümleri sunmaktadır. Endüstri 4.0, kendi eko sistemini önümüzdeki 10 – 20 yıl içinde tamamlayacağı öngörüldüğünde gerek Karsan özelinde gerek Türkiye’miz için daha çok yapılacak işimizin olduğunu ve başaracağımızı düşünmekteyim” diye konuşuyor.
Endüstri 4.0 platformunun tüm süreçlerinin uçtan uça yaşatılacağı Teknoloji Sanayi Bölgesi’nin (TEKNOSAB) ilkinin Bursa’da kurulmasının mevcut uzman işgücü ve teknolojik kapasitenin yanı sıra ekonomik katkısını katlayarak artıracağını kaydeden Mehmet Can, “Yerel yönetim ve devlet katkısının arkasında olduğu bu oluşumda bana göre gözden kaçırılmaması gereken 2 husus; Bursa’da var olan 22 OSB’nin de altyapısının kapsam dahilinde değerlendirilmesi, taşınma veya entegrasyon yöntemi ile Bursa’da Teknoloji Sanayi Bölgeleri eko sisteminin oluşturulması ve özellikle, yaşanacak istihdam ihtiyacının karşılanması sonucu oluşacak insan göçünün yaratacağı şehirsel problemlerin çözümlerinin öngörülmesi” diyor.
Bunun yanında çok daha inovatif çözümler de geliştirilmesinin gerekliliğini savunan Can, eksik noktalara da vurgu yapıyor. Mehmet Can, “Sanayi -üniversite işbirliğinin olduğundan daha fazla seviyelere getirilmesi, çok daha uygun altyapı ve ekonomik olanaklar içeren teknokentlerin oluşturulması, bu teknokentlerde teknolojik çözümlerin daha hızlı oluşturulduğu start-up şirketlerinin yer almasının teşvik edilmesi, sahip olacağı TEKNOSAB avantajını iyi kullanarak Bursa’nın şehir üst ve altyapısının akıllı yönetim sistemleri için gözden geçirilmesi ve son zamanlarda geliştirilen ulaşım sistemlerinde eko sisteminin oluşturulması gerekir” diye konuşuyor.
Mehmet Can şöyle devam ediyor: “Bildiğiniz gibi sektör veya ilgilendiğiniz alan ne olursa olsun, hedeflenen çalışmanın sonunda mutlaka bir eko sistem yaratılması gerekiyor. İşletme olarak sadece kendinizin inovatif çözümler geliştirmeye çalışmanız veya Endüstri 4.0’a hazırlanmanız yeterli değil, aynı zamanda faaliyetlerinize büyük oranda girdi sağlayan tedarikçilerinizi de bu çember içine almanız gerekiyor. Dünyanın geldiği teknolojik seviyeyi göz önünde bulundurduğumuzda öncellikle Bursa özelinde ve Türkiye genelinde şirketlerin faaliyetlerini uçtan uça yönetebilmeleri için kurumsal iş sistemlerine sahip olma fazını tamamlamaları gerekiyor. Aksi durumda karlı ve sürdürülebilir büyüme, müşteri memnuniyeti, şirket hafızası, var olan verinin çok hızlı analiz edilmesi ve Endüstri 4.0’a geçme gibi konularda ilerleme sağlamak olanaksızdır. Bursa’da iyi umutlarla TEKNOSAB’ın kurulması, Marmara bölgesindeki diğer iller ve işletmeler için bir cazibe merkezi oluşturacak. TEKNOSAB’ın teknolojik altyapısından yararlanacak işletmelerin çok daha fazla inovasyona yönelecekleri ve katma değerli ürün ve hizmetler sunacaklarına inanmaktayım ve bölgemize ciddi anlamda kaynak girdisi ve ekonomik fayda sağlayacak.”

TEKNOSAB, yatırım ve teşviklerle teknoloji dönüşümünü destekleyecek kritik bir paydaş olacak
Endüstri 4.0 ve inovasyon kavramlarının şirketlerinin odağında ve ana hedefinde bulunduğunu vurgulayan Bosch Bursa Fabrikaları Bilgi Teknolojileri Direktörü Emel Tural, “Bursa’da fabrikalarımızın ana stratejilerinden biri olarak tanımlanan ‘dijital dönüşüm’ projelerimiz; başta üretim ve lojistik olmak üzere tüm bölümlerimizde hızla devam ediyor” diyor.
Emel Tural şöyle konuşuyor: “TEKNOSAB’ın kurulması Bursa için oldukça önemli, yapılacak yatırım ve teşvikler ile teknoloji dönüşümünü destekleyecek kritik bir paydaş olacaktır. Türkiye’nin I4.0 devrimini yakalayabilmesi ve ekonomiye teknolojinin katkıda bulunabilmesi için; IT sektörünün, yatırımcının ve kamunun ortak paydada buluşması ve ortak hedeflere ulaşması adına olumlu gelişmeler var. Bursa’nın en büyük avantajı, inovasyona yatkın genç bir nüfusu ve otomotiv sektörünün liderlerinin şehrimizde bulunmasıdır. Otomotivde inovasyon dünyanın gündeminde ve yaratıcı çözümler ile Bursa’daki otomotiv üreticileri ve yan sanayii dijital dönüşüme ayak uydurmanın ötesinde liderlik etmeye hazır motivasyonda. Bu noktada eğitim ve kurumlar arası sinerji konusunda gelişim alanımız olduğunu söyleyebiliriz. Yetkin insan gücü için yeni teknolojiler ve inovatif bakış açıları ile eğitimin sürekliliğin sağlanması gerekli. Üniversite-sanayi iş birlikteliğinin artarak devam etmesini ve eğitimin sürekliliğinin sağlanmasını hedeflemeliyiz. Dijital dönüşümle kurumlar, paydaşları/iş ortakları ve hatta bazen rakipleri ile farklı iş modelleri geliştirerek başarılı olabilecekler. Birlikte çalışma kültürünün artırılmasına yönelik çalışmaları yaygınlaştırmamız gerekecek. Bazı iş alanlarında rekabet ettiğimiz şirketler ile farklı projelerde iş birlikteliği oluşturmamız gerekeceği için bakış açımızı değiştirip daha fazla iletişime ihtiyacımız olacak.”

TEKNOSAB yatırımı Bursa’yı San Francisco yapacak!
Çilek Mobilya İnsan Kaynakları ve Bilgi Teknolojileri Direktörü Sezer Selim, Endüstri 4.0’ın doğmasını ve geliştirilmesini hızlandıran etmenlerden birinin, işgücü maliyetleri ve işgücünün arz eksikliği olduğunu söyleyerek başlıyor konuya… Selim, “Uzakdoğu’nun düşük iş- gücü maliyetleri ile başa çıkma zorunluluğu ve batıda nüfusun yaşlanması nedeniyle yeteri kadar çalışan bulamama problemleri, Endüstri 4.0 ile çözülmek isteniyor. Mobilya sektörüne Endüstri 4.0, daha hızlı, ful otomasyon ve robotik işlemlerden oluşan proje bazlı yeni nesil hatlarla üretim süreçlerine girmiş durumda. ‘Akıllı Fabrika’ konsepti önümüzdeki günlerde yoğun olarak konuşacağımız konulardan biri olacak. Bu bilinçle biz de Çilek olarak, Endüstri 4.0 kapsamında yeni teknolojileri hem ürünlerimizde hem de üretim sistemimizde aktif olarak kullanmaya ve makinelerimizle bilgisayar sistemlerimizi birbiriyle konuşturmaya devam edeceğiz. Üretim makinelerimizdeki verilerimiz otomatik olarak SAP ERP sistemine aktarılmakta, bu sayede de geliştirilmiş ara yüz programları ile performans göstergelerimizi bilgisayarlarımızdan ve internet aracılığı ile fabrika dışında cep telefonlarımızdan takip edebiliyoruz” diyor.
İnovasyonu şirket kültürü olarak benimsediklerinin altını çizen Sezer Selim, belirli periyotlarla İnovasyon Atölyesi çalışmaları yaptıkları bilgisini veriyor. “Bu atölyelerden çıkan fikirler değerlendirmeye alıp, süreç veya yazılım başlığında projelendirerek hayata geçiriyoruz. Böylelikle inovasyon ile ilgili fikirlerimizi sürekli canlı tutuyoruz” diyen Selim, bu bakış açılarının yansımasını da ödüllerle taçlandırmaktan gurur duyduklarını sözlerine ekliyor.
Sezer Selim şöyle konuşuyor: “Türkiye’nin ileri teknolojili üretime geçişinin ve yeni sanayi devriminin sembolü olacak TEKNOSAB’ın Bursa’yı; bilgi ve inovasyona dayalı üretim hedefiyle uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak, akıllı fabrikaların ürünlerini dünyanın dört bir yanına ihraç eden bir merkez haline getireceğine inanıyoruz. Bu proje ile Türkiye’nin 2023 hedeflerinden olan orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrasya’nın üretim üssü olmaya bir adım daha yaklaşacak.”
Bursa’da sanayisinin amiral gemileri olan; tekstil, otomotiv, otomotiv yan sanayi, makine üretimi ve mobilya firmalarının sahip olduğu Ar-Ge sayısının 48 olduğunu söyleyen Selim, Türkiye’den yapılan ihracatın yüzde 10’unu Bursa’nın gerçekleştirdiği düşünüldüğünde, şehirdeki Ar-Ge sayısının düşük kaldığına da işaret ediyor. Selim şöyle devam ediyor: “Bu sayının artması ile hem üniversite-sanayi işbirliği daha fazla artacak, Ar-Ge merkezleri daha fazla inovatif fikirler çıkmaya başlayacaktır. Yüksek teknoloji çıktılı üretim yapacak tesisler kuruldukça yetkin personel ihtiyacı doğacağından eğitimin her kademesinde inovasyon eğitimleri verilmeli ve atölye çalışmaları ile bu eğitimleri taçlandırmalıdır. TEKNOSAB yatırımı Bursa’yı mevcut sanayi üretiminden, San Francisco ve Baden-Württemberg’i bölgeleri gibi katma değerli üretim gücü yüksek bir şehir olmasına imkân sağlayacaktır. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili ve katma değerli ürünlerin geliştirilmesine katkısının yanında bilgi ve inovasyona dayalı üretim ile uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracaktır. TEKNOSAB’ın, Bursa’nın gelecek 100 yılını şekillendirecek ileri teknolojili üretime geçişi sağlayacak çok önemli proje olduğunu düşünüyorum.”

Categories: DOSYA KONULARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*