CIO’lar 4.5G’nin iş süreçlerine katkısını anlattı!

CIO’lar 4.5G’nin iş süreçlerine katkısını anlattı!

Yeni iletişim teknolojisi olarak adlandırılan 4.5G, Nisan ayında, bilmediğimiz birçok önemli ayrıntı ile günlük hayatımıza girdi. GSM operatörlerinin ve şirketlerin yoğun çalışmalarıyla birlikte kısa süre önce kullanmaya başladığımız 4.5G teknolojisinin, sağladığı birçok avantajın yanında iş süreçlerine de önemli etkileri olacak.
Derya COŞKUN
Mobil iletişim teknolojisinin hızla gelişimini devam ettirdiği günümüzde, 1 Nisan tarihi itibariyle kullanmaya başladığımız 4.5G teknolojisi dijital dünyada yeni bir dönemi de beraberinde getiriyor. Yeni teknoloji ile ‘hız’ kavramının değiştiği yeni dönemde, iletişim artık hiç olmadığı kadar hızlanıyor.
4.5G ile ortalama 5-6 dakika gibi kısa bir sürede film indirilebilirken, bilgisayar oyunlarında ise oldukça önemli bir ilerleme kaydedileceği öngörülüyor. Görüntülü konuşma uygulamalarında görüntü kalitesi artarken, bant genişliği ile erişimde yaşanan problemlerin de ilerleyen dönemlerde ortadan kalkacağı biliniyor.
Birçok sektörde büyük değişimlerin önü açılıyor

Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Derneği’nden (TÜTED) alınan verilere göre; mobil haberleşme teknolojileri 9-10 yılda bir evrilerek yenileniyor ve 16-20 yıl kadar da hizmet vermeye devam ediyor. Mobil haberleşme teknolojilerinin bu süreçleri geçirmesindeki en önemli neden olarak, teknolojinin bu süreçte olgunlaşması gelirken, ikinci olarak da bu süre, işletmecilerin bir önceki nesil için yapmış oldukları yatırımları geri kazanabilmesi için gerekli olduğu düşünülen süreye tekabül ediyor.
TÜTED verilerine göre, bu tespitten hareketle 4.5G teknolojisinin 2030’lara kadar varlığını sürdüreceği tahmin ediliyor. 4.5G teknolojisi ile daha yüksek veri hızlarını ve daha düşük gecikme sürelerini sunmak mümkün olurken, bu sayede bulut servisler ve mobil cihazlar üzerinden video izleme deneyimine, akıllı ev ve şehir altyapılarından mobil ofislere, yüksek boyutlu dosyaların paylaşılmasından mobil sağlık ve mobil eğitim servislerine kadar çok farklı sektörlerde büyük değişimlerin de önü açılıyor.

Nesnelerin interneti döneminde her geçen gün daha fazla makinenin birbiriyle konuşması, daha yüksek veri transfer kapasitesi ve düşük gecikme süreleri gerektirirken, 4.5G’nin akıllı şehirlere giden yolda ihtiyaç duyulan yüksek veri trafiğini rahatlıkla karşılayabileceği belirtiliyor.

Toplam veri trafiğinin yüzde 55’i mobil olarak gerçekleşti
Öte yandan, Cisco’nun Raporu’na göre, geçen yıl küresel mobil veri trafiği yüzde 74 oranında büyüme gösterirken, mobil veri trafiği artışı son 10 yılda 4 bin kat, son 15 yılda 400 milyon kat büyüdü. Yine geçen yıl 4G veri trafiği ise tüm veri trafiğinin yüzde 47’sini oluşturdu. Ayrıca bu sonuçlar gösterdi ki, 4G trafiği 3G veri trafiğini de geçti.
Rapora göre, sadece geçen yıl 563 milyon adet mobil cihazın eklendiği pazarda, toplam veri trafiğinin yüzde 55’inin mobil olarak gerçekleştirildiği belirtildi. Önümüzdeki yıl ise pazarı yeni teknolojilerin ışığında ilginç gelişmeler bekliyor. 2017 yılında tüm dünyada ortalama mobil bağlantı hızının 3Mbps’ı geçeceği tahmin edilirken, 2020 yılında 4G bağlantıları toplam mobil bağlantılar içinde yüzde 40,5’lik bir oranla en büyük paya sahip olacak. Yine 2020 yılında yüzde 40,5 paya sahip olan 4G’nin yaratacağı trafik, toplam trafiğin yüzde 72’ini oluşturacak. Ayrıca, 2020 yılında mobil veri trafiğinin yüzde 75’ini videolar oluştururken, mobil ağa bağlanan cihazların yüzde 75’ini ‘akıllı’ cihazlardan oluşacak.
Bütün bu rakamlara bakıldığında Türkiye’yi 2023 hedeflerinin arasında hizmet üretmeye odaklanmamızı sağlayacak yeni bir süreç bekliyor. Teknoloji, internet, geniş bant stratejileri, inovasyon, Ar-Ge gibi birçok alanda stratejik adımlar atılması gerekirken, Türkiye’nin teknoloji üreten bir ülke konumuna gelmesi ise kaçınılmaz olacak.

Suat AKKAN

 

“Çoklu kanal hizmetlerimiz 4.5G üzerinden çeşitlenecek”
4.5G ile birlikte işlerin çok fazla değişmeyeceğini; ancak iş uygulamaları ve süreçlerini modellemek için çok daha fazla olasılık olacağını ifade eden Glaxo SmithKline CIO’su Suat Akkan, “Dijital dönüşüm firmamızda zaten bir süredir devam ediyor. Mobile First stratejisi kapsamında çalışanlarımızın mobil cihazlar üzerinden tüm uygulamalarımıza ulaşmalarını ve iş süreçlerimizi mobil erişime tam uyumlu olarak dönüşümünü tamamlamak üzereyiz. Bundan sonra çalışmalarımıza ve paydaşlarımıza nasıl daha fazla değer katabileceğimize odaklanacağız” diyor.
Şirket olarak, yeni genişbant imkânlarından nasıl ve ne yönde yararlandıklarını da anlatan Akkan, şöyle konuşuyor: “Özellikle çoklu kanal hizmetlerimizi 4.5G üzerinden çeşitlendirme planlarımız bulunuyor. Çalışanlarımızın mobil olarak erişeceği eğitim programlarını daha interaktif hale getirmeyi, yaptığımız broadcast ve webinar’larda görüntü kalitesini yükseltmeyi planlıyoruz. 4.5G ile birlikte, Endüstriyel İnternet ve Nesnelerin İnterneti alanlarında uçtan uca çözüm sunan firmalar kendilerine rekabet avantajı sağlayabilirler.”

“Çalışma şekillerinin mobil sürekliliğe uygun hale getirilmesi gerekiyor”
Odeabank CIO’su Tayfun Küçük konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 4.5G ile birlikte iş süreçlerinde neler değiştiğini bizimle paylaştı. İnternet paketi ile birlikte mobil cihaz kullanımının da her geçen gün arttığını söyleyen Küçük şöyle konuştu: “ 4.5G ile kullanıcıların kullandıkları uygulamalarda internet tarafındaki hız artıyor. Bu sayede uygulamalar daha hızlı çalışıyor, izlediğimiz videolar yüksek kalitede ve donmadan izlenebiliyor. Görüntülü görüşme yayınları yüksek kalitede gerçekleşiyor. Aynı anda müzik dinlerken, başka uygulamaları kullanmak artık hiçbir sorun olmuyor. Bu sayede internet tarafındaki data ihtiyacı duyulan durumlarda üreticiler artık daha korkmadan geliştirmeleri yapıyor ve internet kullanım boyutunda daha rahat davranıyor. Sonuç olarak her yerde video izleme, görüntülü görüşme, internet üzerinden sesli görüşme yapıları daha fazla kullanılıyor, demo’lar interaktif hale geliyor.”

tayfun-kucuk-odeabank

Tayfun Küçük, mobil çalışmanın yaygınlaşmasıyla birlikte meydana gelecek değişiklikler hakkında ise şunları söyledi: “Her geçen gün daha mobil oluyoruz. Eskiden bir yazılı posta ile şirketler arası veya müşterilere yapılan bildirimlerin iletimi ve geri dönüşümüne dair bir süre ifade etmek bile zorken, artık e-posta, SMS, mesajlaşma uygulamaları ile anında iletişim kuruluyor. Hem çalışanlar hem de kullanıcılar mobil oldukça, yapılan iletişim ve çalışma şeklinin mobil sürekliliğe uygun hale getirilmesi gerekiyor. Buna paralel olarak tüm iş süreçleri ve çalışma yapıları mobil cihazlardan erişime ve kullanıma uygun olarak baştan tasarlanıyor ve yenileniyor. Mobil cihazlar ilk çıktığındaki boyutundan uzun bir süre daha da ufak boyutlara doğru geldiğini ve hatta bir dönem parmak boyutu kadar telefonlara ulaştığını hatırlarsınız. Bununla birlikte cihazların bilgisayar gibi kullanılabilecek şekilde işlemcilerinin artması, ekranların dokunmatik olması ve internet hızlarının artması ile aslında ekran boyutlarının da buna paralel olarak büyüdüğünü görüyoruz. Sadece internet hızı olarak bakılması doğru olmamakla birlikte, genişbant kullanımı, işlemci hızı gibi daha yüksek performanslı çözümler sayesinde kullanıcıların daha büyük ekranlı cihazlara yöneldiğini görüyoruz.”

Küçük, Odeabank olarak tüm personellerinin kendi cep telefonları üzerinden bankalarına erişim sağlayabildiklerini, internet, ana bankacılık uygulaması, e-postaları gibi masa başı dışında ihtiyaç duydukları bilgi ve işlemlere mobil olarak da erişebildiklerini anlatırken, “ Ayrıca müşterilerimize Odeabank mobil uygulaması üzerinden 2015 yılından beri sunduğumuz görüntülü görüşme imkanı ile müşterilerimiz bağlı oldukları portföy yöneticileri ile veya iletişim merkezimiz ile görüntülü olarak görüşme sağlayabiliyor, işlemlerini görüntülü/sesli olarak internet bağlantısı üzerinden gerçekleştirebiliyorlar. Odeabank olarak uyguladığımız görüntülü arama hizmetleri pek çok diğer kurum tarafından da kullanılacağını düşünüyoruz” diyor.

Altan ÇINAR

“VR teknolojisinin 4.5G ile birleşmesiyle yeni iş kolları kendini gösterecek”
Data aktarım hızındaki artış ile büyük veriler aktarmanın artık çok daha kolay olacağını ve optimizasyon yaparak fedakarlık yapılan birçok hizmette artık bunlar sorun olmaktan çıkacağını ifade eden Morhipo CIO’su Altan Çınar ise, ekiplerinin mobilite ihtiyaçlarını da karşılayabilecek kapasitelere ulaşabileceklerini kaydediyor. Çınar şöyle konuşuyor: “Artık ofislere bağlı bir ekip ile çalışmak zorunda kalmayacağız. Sahaya yayılmış ekipler ya da tedarikçilerimiz ile sürdürülen toplantılar arasında 4.5G’nin yenilikleri ile ofis ortamına yüksek hızlarda bağlanarak acil iş süreçlerini kontrol edebilecekler. Yüksek hızdan faydalanmak isteyen kullanıcılar ve çalışanlar bu bilinç ile 4.5G’yi destekleyen mobil cihazlara yöneleceklerdir. Kimse daha iyi hizmeti aynı ücret ile alabilme fırsatı varken bu fırsatı kaçırmak istemez. Mobil cihazların yaygınlaşma hızı, bu cihazların kullanım ve teknolojiye duyarlılığımız göz önünde bulundurulursa kesinlikle kaçınılmaz bir durum olacaktır. Türkiye’deki mobil cihaz piyasasında uygun fiyat ve yüksek teknolojili cihazlar sunabilen firmalar pazarını büyütecek” diyor.
İş dünyasının 4.5G’nin sunduğu teknolojik imkânları nasıl fırsata dönüştürebileceğini sorduğumuz Altan Çınar, şöyle yanıtlıyor: “ Yüksek hız ile birlikte önemli olan GSM şirketlerinin kullanıcılara verdiği kotalar olacaktır. Kotalar beklentilerin altında kaldığı sürece istenilen verimin ve yaygınlaşmanın 4.5G’den beklenmesi doğru olmaz. GSM şirketlerinin paket ve ücretlendirmelerinde yapacağı revize ile istenilen kullanım seviyelere ancak gelinebilir ve yakın zamanda bunlarında olduğunu göreceğiz. Özellikle VR teknolojisinin 4.5G ile birleşmesiyle ile birlikte yeni iş kollar, yeni üretim olanakları, yeni hizmet seçenekleri kendini göstermeye başlayacaktır. Şimdiden geleceği görüp pozisyon alırsak ve alt yapılarımızı buna göre dizayn edersek, 4.5G ile artan internet hızı şirketlerimizin de büyüme hızını artıracaktır.”

Kemal KAPLAN

“Yeni teknoloji ile asıl değişim uygulama tarafında olacak”
Acıbadem Sağlık Grubu CIO’su Kemal Kaplan da “Sadece Sağlık Sektöründe değil hayatımıza dokunan tüm uygulama ve süreçlerde değişimler yaşıyor olacağız. Daha çok işi, daha hızlı ve kaliteli olarak akıllı telefonlar ile yapıyor olmanın altyapısı hazır hale geldi. Uygulamalar yanında veriye ulaşma ve görsellik bakımından çok daha zengin uygulamalar kısa süre sonra yaşamımızda olacak. Hız, kalite ve performans kaygısı yaşanmadan birçok uygulama geliştirilecek” diyor. Uygulamaların sağlık alanında da birçok değişimi beraberinde getireceğini söyleyen Kaplan, akıllı telefonların kişisel bir cihazın yanı sıra sağlık takibinde de kullanılacağını belirtiyor. 4.5G teknolojisinin iş süreçlerine olan etkisini değerlendiren Kaplan, “Çalışanlarımız uzun süredir iş uygulamalarına yer ve zaman bağımsız olarak erişebiliyorlar. Ancak bunun çok hızlı olması etkinliği ve konforu artıracaktır. Bu olanak misafirlerimiz (hastalarımız) için uzun süredir var. Mobil sağlık uygulamalarımızdan tüm sağlık verilerine ulaşmak, randevu almak gibi birçok işlem yapılabiliyor. Temel fonksiyonlar bakımından cihaz tarafında çok büyük değişimler şu an için ön görülmüyor. Cihaz üretim sektörü uzun süredir bir gelişim hızı yakaladı. Asıl değişim uygulama tarafında olacak” diye konuşuyor.

Kullanıcıların hızlı erişimini ve yaptıkları işi hızlı yapabilmelerini önemsediklerini ifade eden Kemal Kaplan şöyle devam ediyor: “Uygulamalarda hıza bağlı performans kaygısı olmadan geliştirmeler yapabilmenin avantajını bir süre sonra görüyor olacağız. Hızın ve performansın etkisi çok önemli, kullanıcılar uygulamalardan daha çok keyif alacaklar. Bu da mobil kullanıcı ve kullanılan uygulama sayısını artıracak. İş dünyası, bireyler, teknoloji adamları ve özellikle yeni nesil, uzun süredir bu alanda müthiş çalışmalar gerçekleştiriyor. Hız ve performans gençlerin yeni fikirler ile birleştiğinde çok daha katma değerli işler görüyor olacağız. İş dünyası bu alanda korkmadan gençleri dinlemeli ve aykırı önerileri işe çevirmeli.”

Dilek DUMAN

“Yazılım ve donanım teknolojilerinin doğru seçimi hızlı aksiyon alınabilmesi için önemli!”
“4.5G bize tüm alanlarda özgürlük getiriyor” diyen Denizbank CIO’su Dilek Duman, bundan sonraki süreçte lokasyon bağımsız çalışabilme, lokasyon bağımsız müşteriye hizmet sunabilme, lokasyon bağımsız müşteri ihtiyaçlarını karşılayabilme şansı doğduğunu belirtiyor. Duman, her alanda dijital hizmeti çok hızlı, müşteri beklentisine uygun sunabileceklerini söylüyor. Dilek Duman şöyle devam ediyor: “Dijital çağa uygun tasarlanan iş süreçlerimiz ile artık çok daha hızlı, müşteriye her yerden ulaştırabileceğimiz, hem de gerektiğinde müşterinin ayağına kadar götürebileceğimiz hizmetlerimiz olacak. Ofise gelmeden çalışabilecek, müşterinin lokasyonuna giderek hizmetimizi orada sunabileceğiz. Bu fleksibilite inanılmaz bir verimlilik getirecek ve müşteri deneyiminde bizleri çok farklı bir yere taşıyacak.”

Mobilite imkânının iş süreçlerinde tableti tercih etmelerini sağlayacağını belirten Duman, “Buradaki tercih hem 4.5Gyi destekleyen hem hafif hem sağlam kullanımı kolay tabletlerin tercihi olarak karşımıza çıkacak” diyor. Duman şöyle konuşuyor: “Biz Denizbank’ta 2005 yılından beri yazılım mimarimiz olarak mobiliteye hazırız. Uygun donanımın çıkması ve uygun genişbant teknolojilerinin yaygınlaşması için bekliyorduk. 4.5G geçişi bizim için inanılmaz bir fırsat sundu. Şubelerimizde tüm satış elemanlarımıza tablet verdik, sahada 3 bin civarı tabletimiz var. Artık bu tabletlerle 700 olan şube sayımızı, 3 bin 700’e çıkarmış olduk. Müşterimizin ayağına gidip müşteri işlemlerini orada sonuçlandırıyoruz.”

Söz konusu teknoloji için tüm süreçlerin gözden geçirilip dijital çağa uygun olarak tasarlanmasının ve tüm çalışanların mobilize edilmesinin, tahminlerin ötesinde bir verimlilik fırsatı yaratacağını savunan Duman, mobiliteye uygun yazılım ve donanım teknolojilerinin doğru seçilmesinin bu konuda hızlı aksiyon alınabilmesi için, geleceği şekillendirecek çok önemli iki karar olduğunu kaydediyor.

Categories: DOSYA KONULARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*