İnşaatın ‘temelini’ teknoloji atacak

İnşaatın ‘temelini’ teknoloji atacak

Yeni nesil teknolojilerin inşaat endüstrisine başka bir boyut getirdiği aşikâr. Peki, inşaatın dinamikleri nasıl ve ne yönde değişiyor. Sektörün önemli üç firması inşaat sektörünün teknoloji ile muhteşem uyumunu değerlendiriyor.
Derya COŞKUN SAYIN
Teknolojiden en fazla yaralanan ve yeni nesil teknolojilere oldukça açık olan sektörlerden biri de kuşkusuz inşaat sektörü. İnşaat endüstrisindeki değişimler bu sektörde bilgi teknolojilerinin yerini ve önemini de her geçen gün daha fazla artırıyor.
Teknolojideki yeni nesil gelişmeler inşaat alanında iş yapış şekillerinden proje yönetimine kadar her alana yansırken, yeni iş olanaklarının kapısını da açıyor. İnşaat sektörünün üç önemli IT Lideri sektördeki heyecanlı gelişmeleri anlatıyor…

IoT, inşaatın tüm sürecini optimize eden yenilikçi bir inşaat tarzı getirdi
Kalyon İnşaat CIO’su Koray Kurt, nesnelerin interneti sürecinin önündeki tek engelin hayal gücü olduğunu belirterek, “ IoT, artan nüfus ve buna paralel büyümeyen sınırlı kaynağın daha etkin kullanılarak verimliliği artırmak, iş süreçlerini kolaylaştırmak ve en önemlisi, işletme maliyetlerini düşürmek amacıyla ortaya çıktı. Bu gelişmelerin her sektörde olduğu gibi inşaat sektörüne de büyük katkı sağladığını ve sağlayacağını düşünüyorum. İnşaat endüstrisindeki IoT‘nin kullanımı, bu endüstrinin geleneksel olarak çalıştığı biçimi tamamen değiştirdi ve değiştirmeye de devam edecek. İnternete bağlı cihazlar, ekipman-cihaz iletişimi ve bilgiye gerçek zamanlı erişim ile birlikte IoT, endüstriyi tamamen modernize etti” diyor. Gelişen teknolojik yapıların sistemlere entegre edilmesiyle birlikte geleneksel olarak işleyen süreçlere bağlanmış görevlerin otomatize edilerek, gerçek zamanlı bilgilerin elde edilebileceğini söylüyor. Kurt şöyle devam ediyor: “Bununla birlikte daha kesin tahminler yapılabilir ve verilere dayalı kararlar alınabilir. IoT, şirket varlıkları ve çalışanları üzerinde daha iyi kontrol sağlayarak inşaatın tüm sürecini optimize eden yenilikçi bir inşaat tarzı getirdi. Getirdiği yararlardan birkaçını daha iyi enerji kullanımı, verimlilik, bakım, güvenlik, kaynak dağılımı ve süreç yönetimi olarak sayılabilir. IoT’nin hızlı bir şekilde büyümesi ile birlikte çalışma şekilleri değişecek, kaliteli ve kontrollü bir büyüme ile üretim hızı artacak. Bu da yatırımın geri dönüşümündeki (ROI) döngü sürelerini azaltma yönünde pozitif bir ivme kazandıracaktır. Bunu biraz daha canlandırabilmek adına örneklemeye çalışırsak: Yapım süreci, inşaat sektöründe bir senfoninin orkestrasyonu gibidir. Söz konusu olan önemli bir tedarik zinciri unsuru vardır. Müteahhitler, taşeronlar, tam zamanlı çalışanlar gibi çeşitli proje katılımcılarının yönetiminden kaynaklanan ek bir yönetim karmaşıklığı katmanı vardır. Proje kontrol çözümlerinin bilgi birikim ve yönetim yetenekleri ile eşleştirilmiş olan bir IoT özellikli işyeri, bu süreci değiştirebilir. Tüm cihazlar ve görev süreçleri izlenebilir, kontrol edilebilir ve koordinasyonu sağlanabilir. Malzemenin A noktasından B noktasına taşınmasının en iyi nasıl olacağını belirlemek için hangi kamyonların ve sürücülerin kullanılması gerektiği belirlenebilir. Aynı işi yapan iki makinedeki yakıt tüketiminin neden farklı olduğunu veya problem kaynağının zor tespit edileceği yerlerdeki (su sızıntılarını veya beton çatlakları vb.) unsurları çok hızlı takip edip aksiyon alınabilir. Tüm bu süreci gerçek zamanlı olarak, işin zamanında planlanması ve dinamik sıralamasını yapabildiğinizi düşündüğümüzde sektörün gideceği noktayı da hayal edebiliriz.”
Koray Kurt, inşaat sektörüne bakıldığında yeni nesil teknolojilerin kullanım alanlarını başlıklar altında şöyle sıralıyor:

Uzaktan İzleme ve Yönetim
Çalışanların fiziki durumlarını takip etmek, yorgunluktan kaynaklı muhtemel kazaları önlemek için giyilebilir IoT cihazları ile izleme yapılabilir. Çalışanın sağlığı takip edilebilir. Firma, ISG birimi tarafından belirlenen tehlike sınırları geçilmeden gerekli aksiyonlar alabilir. İnsanlar için tehlikeli olabilecek alanlarda, uzaktan müdahale edebileceğiniz cihazlar kullanılabilir. Benzer şekilde, giyilebilir teknolojiler sayesinde çalışanların performans ölçümleri daha kolay yapılabilir. Bununla birlikte sürecinizi ölçebildiğiniz için yönetim ve karar alma sürecinizi de kolaylaştıracağının da altını çizmek gerekir.

İş güvenliği
İşlerin hızla ilerlediği bir ortamda risklerin çok, buna karşılık alınması gereken önlemlerin de bir hayli fazla olduğu bir sektörde; hızlı bir şekilde karar alınıp aksiyona geçilmesi, iş güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Buna paralel hazırlanan güvenlik prosedürlerinin uygulanması da aynı hassasiyete sahiptir.
IoT teknolojisi, işyeri güvenliği konusundan da alınacak önlemleri artırma potansiyeline sahiptir. Teknolojik sensörler; ağır ekipman sürücülerini ve personelin kullanabileceği giyilebilir teknolojilere, elektrik hatlarının, su şebekelerinin veya çalışma ekiplerinin bulunduğu alanlara konulabilir. Unutulmamalıdır ki çoğu kaza, iletişim yetersizliği ve insan hatası nedeniyle meydana gelir ve bu sensörler büyük olayları önleyebilir ve çalışma ortamları daha güvenli ve verimli hale dönüştürülebilir. Örneğin acil durum veya iş yerinin boşaltılması gerekiyorsa, şu anda kaç kişi bulunduğunu bilmenin (veya tahliye edebilen kaç kişi var) hızlı bir yolu olması gerekiyor. IoT izleme sayesinde, bireyler bulundukları nokta anında izlenebilir, böylece acil müdahale gerekirse çok hızlı ulaşım sağlanabilir. IoT özellikli işyerinde, sıcaklık ve hava kalitesi sensörleri gibi çalışma alanı koşulları hakkında bilgi sağlayan teknolojilerle donatılabilir. Güvensiz bir seviyenin tespit edilmesi durumunda, işin yöneticisi durumu hızlıca değerlendirip işi durdurma kararını verebilir. Proje Finansmanında bu ölçümler dışarıdan uzman tutularak ilave maliyetle yaptırılıyor. Türkiye’de uluslararası finansman yapılan her projede yabancılar bunu zorunlu koşuyor. İnşaat bittikten sonra da periyodik ölçüm yapma gerekliliği olduğundan uzun vadeli bu ölçüm yapılma gerekliliği bulunuyor.

Tedarik Yenileme Süreci
İnşaat alanlarındaki stok süreci çok önemlidir. Bunun için örneğin stok kalemleri RFID etiketleri ile etiketlendiğinde, uzaktan bir sistem ile her an stok durumu ölçülebilir. Stok sayısı belli bir seviyenin altına düştüğünde, sistem merkezi bir sistemden daha fazla sipariş vermek için bir istekte bulunabilir. Boşta kalma süresi düşer ve böylece projeler de stok ile ilgili bir problem yaşanmadan, projenin planlandığı gibi zamanında tamamlanmasına katkıda bulunacaktır. Hem kayıp ve kaçağın önüne geçerek büyük tasarruflar sağlanacak hem de stokların ihtiyaç planlaması doğru ve zamanında yapılabildiği için maliyet anlamında da çok fazla kazanç sağlayacaktır.

Araç ve Ekipmanları İzleme
İnşaat sektöründe, büyük ekipman üreticilerinin hepsi IoT konseptine çok fazla yatırım yapıyor. Teknoloji olgunlaşmasının bu aşamasında, çoğu uygulama, makine saatleri, yakıt tüketimi, GPS izleme ve boşta kalma süresi gibi tüm verileri işler hale getirip, maliyet anlamında kazanç sağlamaya çalışıyorlar. Bu tür veriler cihaz sahiplerinin önleyici bakım planlamalarını, en uygun çalıştırma prosedürlerini belirlemelerini, ekipmanın yanlış kullanımını önlemeyi ve daha verimli çalışma yapmasını sağlamaktadır. Örneğin; yağın fiziksel durumu kötüleştiğini önceden takip edip zamanı geçmeden değiştirebilirsiniz. Benzer şekilde, inşaat içerisinde kullanılan araç ve ekipmanların izlenmesi de çok önemlidir. Hangi kamyonun nerede olduğunu veya kaç tane ekskavatörün şantiyenin hangi bölgesinde bulunduğunu bileceksiniz. Araç filosu yerlerini izlemek için nasıl GPS verileri sanal haritalar üzerinde konumlandırılıyorsa bu önemli araç ve ekipmanların yönetimini etkin bir şekilde yaparak hem süreç kısmında kaybedilen bir zaman var bu ölçümlenecek bunu yanı sıra yedek parça satın alma maliyetleri azaltılabilecektir.
Şantiye içindeki iş süreçlerini takip etmek amacıyla; örneğin kazı veya peyzaj ekipmanlarının bir arazide tam olarak konumlandırılmasından başlayarak kazma, kesme veya yapılacak diğer arazi değişikliklerinin sanal bir haritasını kullanarak talimatları otomatik olarak yürütülmesine kadar geniş çerçevede hizmet alınabilecektir.

Ekipman Bakım ve Onarım
Makinelerin içerisine gömülü sensörler vasıtasıyla ekipman bakımı ve onarımı tespit süreci artık otomatik hale geliyor. Eklenen / eklenecek gelişmiş gömülü sensörler ile bir bakım onarım gereksinimi sorun olmadan tespit edebilir, pro-aktif olarak önleyici müdahalede bulunularak iş kaybını en aza indirilmesi ile işletme maliyetini düşürmesine destek olacağı açıktır.

Güç ve Yakıt Tasarrufları
IoT, sitelerin enerji tüketimi ile ilgili bilgileri verimli bir şekilde geri göndermelerini sağlar. Örneğin belirli saatlerden sonra enerji tasarrufu için gerekli ayarlamaları yapmanıza izin verir. Buna ek olarak gereksiz ya da fazla yakıt ekipmanlarınızı takip edebilecek ve boşa geçen kullanım zamanları hakkında bilgi de alabileceksiniz. Böylece bu cihazların açma ve kapama / çalışma süreleri ayarlanabilir ve projelerde ekipmanlardan kaynaklanabilecek gereksiz zaman kaybının önüne geçilebilecektir.

Artırılmış Gerçeklik
Benim en favori konularımdan biri. AR sistemi inşaat dünyasında oldukça fazla yer bulacak. Eskiden 2D çizilen ve planlamaların yapıldığı boyuttan sektörde teknolojik gelişmeler sonrasında 3D hatta 4D, 5D yapılmaya çalışılıyor. Emlak satışları şimdiki gibi 3 boyutlu maketler yerine gerçek boyutlu yapıların içindeymiş izlenimi veren cihazlar üzerinden sunumları yapıp, odaların genişliği, binanın manzarası gibi süreçleri proje gerçekleşmiş gibi anlatabilecek olması heyecan uyandırıyor. Bunun sonucu olarak, bina yapımına konulacak sensörler ile Gayrimenkul Geliştirme firmaları, emlakçılar ya da iş geliştiriciler müşterilerine anlık olarak gelişmeleri izletebilecekler. Şantiye ortamında AR’yi doğrudan ekipman siperliklerine ve araç ön camlarına entegre ederek operasyonel talimatlar, seyir bilgisi ve sürüş bilgisi IoT üzerinden gerçek zamanlı olarak iletilebilecektir. Ayrıca yapım aşamasında kontroller yapılarak planlanan şekilde bir hakkediş yapılıp yapılmadığı kontrol edilebilecektir. Kalyon Holding olarak üzerinden titizlikle durduğumuz bu konuda biz de kendi yapımızda 3D boyutlu teknolojilerin daha üstüne çıkarak planlamalar ile 3D çizimlerin konuştuğu, planlar değiştiği zaman 3D çizimlerin değiştiği ya da tam tersi 3D çizimlerin değişmesi ile birlikte planlamaların da otomatik olarak değiştiği bir süreci tasarlamaya çalışıyoruz. Bunun üzerine de gerçek verilerin analizlerini de yapabilmek adına ERP sistemleri ile entegre yapılar üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.

Bina Bilgisi Modellemesi (BIM)
Bir diğer favori konum da BIM süreci. BIM ‘in kısaca tarih etmek gerekirse proje yaşam döngüsü boyunca veri oluşturmak ve yönetmek için izlenen bir süreç olarak tanımlanabilir. Peki, bu yaşam döngüsünde hangi aktörler olacak? Bu aktörler kurgulanacak yapıya göre değişse de esas temel taşlarını işveren, müteahhit ve müşavir arasında oluşturulacak ortak bir bilgi havuzu içerisindeki iş birliğine dayanıyor. Bu birimler arasında kurulacak köprüler ile bilgi paylaşımı sağlanacak ve projenin ilk tasarım sürecinden yapım aşamasına, bunun devamına ve hizmetin sonlandırılmasına uzanan bir bilgi yönetim sistemi kurulacak. Böylece proje tasarım aşamasından- hizmetin sonlanmasına varan süreç içerisinde bilgi akışı koordine edilerek sürecin her aşaması takip edilebilecek. Böyle devasa bir bilgi akışının içerisinde IoT nin olmaması düşünülemez. Kurulacak olan model ile birlikte proje ile etkileşimde bulunanların tüm hareketlerin incelenmesi, iyileştirmesini ve anında alınacak kararlar projenin ilerleme sürecine pozitif katkıda bulunacaktır.

Usta Robotlar tarafından yapılan şantiyeler görebiliriz
Yeni nesil teknolojilerin sektöre mükemmellik ve kusursuzluk gibi iki önemli kavramı getireceğini söyleyerek sözlerine başlayan Eser Holding Bilgi İşlem Şefi Yasin Şimşek, “Nesnelerin interneti teknolojisi, firmamızın ve inşaat sektöründeki tüm firmaların Ar-Ge ve bilişim sektörüne daha fazla yatırım yapmasına da neden olacaktır. Daha doğrusu buna mecbur olacaklardır. Çünkü özellikle akıllı ev/konut uygulamaları günden güne daha popüler olduğundan ve enerji verimliliği konusu da her geçen gün tüm ülkelerin gündemine daha fazla girdiğinden nesnelerin interneti teknolojisi tasarım sırasında önemli bir yer kaplayacaktır. Çalışanlar anlamında ise, hem teknoloji ile daha üst seviyede ilgili hem de yeni gelişen/geliştirilen, başında ‘akıllı’ ibaresi olan her nesneyi tanıyabilecek, geliştirebilecek kapasitede eleman ihtiyacı ortaya çıkacaktır. Firmaların, ülke yönetimlerinin veya kişisel müşterilerin isteklerine eğilebilecek bilgi donanımına sahip olan veya bu yönde gelişime açık eleman ihtiyacı artacaktır. Teknoloji nedeniyle işlere ayrılan süreler azalacaktır fakat şirketler kendi karlarını düşünerek istihdamlarını azaltacaklardır” diyor.
Nesnelerin internetinin, Algılama – Ölçme – Yorumlama – İletişim Kurma – Analiz etme/Tahmin etme / Öğrenme – Harekete geçme / Optimize etme çevriminin tekrarından oluştuğunu hatırlatan Şimşek şöyle devam ediyor: “Nesnelerin interneti ve büyük veri kavramları her sektörde olduğu gibi inşaat sektöründe de daha maliyet etkin çözümlerin elde edilmesini sağlayacak. Proje Yönetim sürecinde daha az maliyet ile daha kaliteli ve daha kısa sürede biten projeler yapılabilecek. Şu anda inşaat makine sektöründe gelişmelerin yaşandığı bir evre hızla ilerliyor, yakın zamanda dünyanın herhangi bir yerinde drone sürüsü tarafından yönetilen otonom kazı – yükleme – doldurma gibi makine ekipmanları tarafından yönetilen alt yapı şantiyeleri ya da sıva – boya –fayans – zemin döşeme gibi işler, Usta Robotlar tarafından yapılan şantiyeler görebiliriz. Robot, Otonom Sistemler ve Sürü Yönetim sistemlerinde de önemli gelişmeler olacak.”
Bilişim çağının yaşandığı son dönemde tüm sektörlerde olduğu gibi inşaatta da önemli gelişmelerin ve değişimlerin olacağının kaçınılmaz olduğuna işaret eden Yasin Şimşek, “Sadece inşaat sektörü değil yaşamın içerisine doğrudan etkileyebilecek, araştırma aşamasından hizmet sağlama aşamasına everilmemin önemli örneklerini göreceğimiz günlerden geçtiğimizi düşünmekteyim. Bu gelişmelerin sektörümüze yansıyan yönlerinin tüm kurumsal yapılanmalar gibi, Firmamız da takip etmektedir. Değişim gerektiren alanlar, teknolojik araç ve ekipmanların elde edilebilirliği, yürütülen çalışmalar içerisinde dönüşümün zamanlaması ve uygulanması süreçlerinde bizleri neler beklediği konusunda hazırlıkların içerisindeyiz. Bu aşamadaki değerlendirilmelerde, bilgi edinme ve değişime yönelik stratejiler üzerinde çalışmalar yapılmasının daha doğru olduğu düşünülmektedir. Firmamız özelinde bakacak olursak çalışma alanımızdaki güncel projelerimiz, üstyapı inşaatlarından daha çok altyapı tesislerinin gerçekleştirilmesi şeklindedir. Bu nedenle ilgili gelişimlerin altyapı tesislerinin ekipmanları ve uygulayım alanlarına yansımasının, üstyapı ve konut alanındakine göre bir adım geriden gelebileceği öngörülmektedir. Bir başka deyişle firmamızın gündemi; yakın takip, bilgi edinme ve değerlendirme seviyesinde bir bakış açısına yönelik çalışmaları içermektedir. Sürekli gelişme eksenli bir bakış açısına sahip Firma Üst yönetimi bu konulardaki gelişmeler hakkında sürekli zinde kalma ilkesi ile günceli takip ederek bir uygulayıcıları sürekli desteklemektedirler” diye konuşuyor.

“Kim zarar edeceği konuya yatırım yapmak ister ki?”
Bu tür teknolojilerin sektörde vasıfsız iş gücü azalmasına sağlayabileceğini kaydeden Şimşek, bir yandan da otomasyon ve bilgi işlem konusunda deneyimli kalifiye eleman ihtiyacına dikkat çekiyor. Bunun yanında yeni nesil teknolojilerin geçiş sürecinde de birtakım eksikler olabileceğini ifade eden Yasin Şimşek şöyle konuşuyor: “Nesnelerin internet teknolojisi, geçiş süreçlerinde muhtemelen maliyetlere olumsuz yansıyacaktır. Çünkü inşaat sektöründe malzemeler çok fazla yenilenmedikçe, kullanılan teknoloji, yapım metodu vs. de çok değişmez. Fakat başında “akıllı” olan nesnelerin sayısı arttıkça bu malzemelerin, nesnelerin, aygıtların hazır üretilmiş modülleri ortaya çıkacağından maliyet zaman içerisinde artmayacaktır diye tahmin ediyorum. Nesneler, aygıtlar, malzemeler talebi karşılayabilecek duruma gelmeye başladığında iş gücü de azalmaya başlayacaktır. Fakat nitelikli eleman ihtiyacı artacaktır. Yukarda bahsettiğim gibi hem bilişim sektörüne, hem inşaat sektörüne hâkim eleman ihtiyacı artacaktır. Zamandan tasarruf etmenin yanında, ekonomik kayıpları da en aza indirgeyecektir. Ancak insan gücü ihtiyacı oldukça sınırlı, kalifiye ve aynı zamanda teknolojik alanında kendilerini yenileyen, teknolojileri yakından takip edebilenler istihdam olanağı bulacaklardır. Evet, teknoloji transferi pahalı bir husus olduğu için ilave maliyetler getirebilir. Bunu yerli ve milli yazılımlar ile paralelinde gerekli ar-ge çalışmaları ile yeni buluşlar edinmek suretiyle aza indirgemek mümkün görünüyor. Kayıplara yol açabilecek teknolojiler müteahhit ve yatırımcılar tarafından tercih edilmeyeceği için bu tarz teknolojiler zaten pek yaygınlaşamayacaktır. Kim zarar edeceği konuya yatırım yapmak ister ki?”
Gelişecek otonom sistemler sayesinde inşaat yapım maliyetlerinde özellikle iş gücünün ve makine kaynaklarının tüketiminde belirgin azalma, zaman yönetiminde iyileşmeler olacağını dile getiren Şimşek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yeni teknolojik gelişmelerin sunduğu ürünler ve ekipmanlar sektördeki kullanıcılara hizmet sunmaya başladıklarında bir ek maliyet sunması kaçınılmazdır. Sunulacak yeni ürün veya üretim sisteminin sektör kullanıcılarına etkileri sunulan hizmet veya ürünün gelişme sürecindeki Ar-Ge maliyetlerinin büyüklüğü, hizmeti üreten organın rekabet koşulları, kullanılan ana kaynakların erişe bilirliği, hizmetin gerçekleşmesindeki uzmanlık gerektiren bilgi düzeyi, bilginin yaygınlaşmadaki kabiliyeti/zorluğu ve en önemlisi Teknolojik gelişimi Dünya düzleminde kullanıma açılmasındaki politikaların olduğu yadsınamaz bir gerçekliktir. Tüm bu çok bileşenli etkenlerin bu aşamada öngörülmesinin biz kullanıcılar açısından yaklaşım sağlanabilir ama net bir şekilde belirlenmesi takdir edersiniz ki çok kolay değildir. Ama herkesin geçmiş dönemlerdeki teknolojik yeni ürünlerdeki maliyetlerin ilk kullanılan ürünlerde yüksek olduğu deneyimi bize bu görüşün olabilirliği konusunda önbilgi vermektedir. Hatırlayalım PC’lerin Dünyada kullanıma ilk sunulduğu ve yaygınlaşma sürecindeki fiyatlarının 10 yıl sonra dolar bazında yarı yarıya kadar mertebelerde bir ucuz edinimleri olduğunu. Bizim sektörümüz açısından değerlendirdiğimizde ise durum biraz daha karmaşıklaşabilir. Çünkü inşaat sektörü insan gücü bazlı bir çalışma alanı. Ama unutmamak gerekir ki tüm sistemler mutlaka bir insan yardımı veya yönetimine gereksinim duyabilir. Sadece yeni gelişmelerdeki insan etkisi veya kullanımı daha fazla bilgi ve yönetme kabiliyeti gerekeceğini düşünmek gerekir. Maliyetler açısından bakıldığında ise tabii ki ilk yatırım bedellerinin yüksek olacağı gereceği maliyetleri artıracağı bilinmekle birlikte seri, kalite miktarı yüksek üretim ve hatasız üretim girdi maliyetlerinde azalmaya neden olacağı için uzun vadeli, değerlendirmede artı bir değer katabilir. Ama bir olumsuz yönü ise toplumsal beklentileri emek orjinli çalışan insanların iş kaybetme ve gelir düşüklüğü gibi gelişmelerde göz ardı edilmemelidir.. Buna yönelik tüm dünya genelinde kaynakların paylaşımına yönelik toplumsal bazı yeni uygulama yöntemlerinin de ortaya çıkması gibi gelişmeler beklenebilir. Buna yönelik tartışmalar için henüz kavramlar gelişmediği için bir öngörü sunmak oldukça zor, ama neden olmasın?”
3D baskı teknolojileri hakkında da konuşan Şimşek, “Muntazam bir buluş olduğunu düşünüyorum. Her türlü yapı için yeterli estetiği ve sağlamlığı sağlayabilir ise, zaman ve ekonomik kazançları olması bakımından ilk etapta büyük çaplı işletmeler tarafından yatırımlarına dâhil edileceğini düşünüyorum. 3D baskı teknolojisi üretim ve otomosyan kolaylığı sağlayacaktır. Fakat ülkemiz gibi az gelişmiş, gelişmekte olan, altyapı ihtiyaçları halen devam eden ülkelerde 3D teknolojisinin yerleşmesi ve popülerleşmesi zaman alacaktır diye düşünüyorum. Konut fiyatlarındaki artış ve ekonomik koşullar, teknolojinin getirdiği olanaklardan faydalanabilecek gelire ve ödeme gücüne sahip insanların sayısını gün geçtikçe azaltacaktır. Bu yüzden bu teknolojinin hedeflendiği veya tarif edildiği kadar hızlı bir şekilde ülkemiz koşullarında uygulanabileceğini şu anki ekonomik koşullar nedeniyle öngöremiyorum” diyor.
İnşaat teknolojisinde çok hızlı değişimler olduğuna dikkat çeken Yasin Şimşek şöyle devam ediyor: “İnşaat ve emlak sektöründe Avrupa ve Amerika’daki firmalar, Mars’ta şimdiden nasıl bir teknoloji kullanılabilirliğin arayışındalar. Elbette ki emlak sektörüne hizmet eden firmalar, insan gücü azalacağı için, maliyet artmalarıyla karşılaşacaklardır. Bizim firmamız, nesnelerin internetinin inşaat sektöründe, yaygın kullanımından kısmen de olsa, azami ölçüde yararlanmaktadır. Genellikle otoyollar, su yapıları gibi inşaat kalemleriyle uğraştığımız için, yakın zamanda çok fazla etkilenmiyoruz.2020 yılından sonra binaların yüzde 50’sinin 3D baskı teknolojisini kullanılması, Türkiye’deki maliyetleri elbette düşürecektir ve sektörü etkileyecektir. İnşaat sektörünün her konuda tam otomatik hale gelmesi kavramının, mevcut şartlar içerisinde abartıldığını da düşünebiliriz. Nesnelerin internetinin inşaat sektöründe kullanımı, bilgili, donanımlı insanların öncülüğünde yapılacağı varsayılarak, bizlerin de bu hıza ayak uydurması gerekecektir.”
İnşaat 4.0 tanımına da değinen Şimşek, bu sayede güvenlik ve kalitenin artacağını söylerken, insan yaşamını kolaylaştıracak nitelikte otomasyonların söz konusu sistem ile sağlanabileceğini belirtiyor. Şimşek, “İnşaat sektörünün her konuda tam otomatik hale gelmesi mümkün değil. Her proje ‘Maliyet – Zaman – Kalite’ üçgeninde değerlendirilir ve ‘İş gücü – Makine – Malzeme gibi’ kaynaklarının, mevcut şartlara en uygun inşaat metodunun uygulanması temeline dayanır. Bu kaynaklarda veya iş yapma metotlarında elde edilecek her teknolojik iyileştirme / gelişme inşaat sektöründe kendine hızlı bir şekilde yer bulacaktır. Her konuda tam otomatik hale gelme bu teknolojik gelişmelerin sonunda elde edilebilecektir” şeklinde konuşuyor.

Endüstri 4.0 ile yeni bir çağ başladı, bu çağın seyircisi değil tasarımcısı olmalıyız

Geleceğin çok hızlı geldiğini söyleyerek sözlerine başlayan Sinpaş GYO CIO’su Hakan Cem Topal, geleceğin, bugünden ona hazırlananların olacağını söyledi. Topal, “Tarih boyunca baktığımızda bilgiye teknolojiye kim sahip olmuşsa dünyaya da onlar sahip olmuştur. Endüstri 4.0 ile yeni bir çağ başladı. Bu çağa daha zeki ya da güçlü olanlar değil değişime en fazla ayak uyduranlar ayakta kalacak. Yapılan bir araştırmaya göre çocuklarımızın yüzde 65’i daha keşfedilmemiş işlerde çalışacak. 20 sene sonra yaptığımız işten emekli olamayacağız. Bu yüzden dijitalleşme ve endüstri 4.0’ın olanaklarını işletmelerimizde kullanmalıyız” diyor.
Bazı sektörlerin ve şirketlerin temel faaliyetlerini yanlış tanımladıkları için krize girdiklerini ifade eden Hakan Cem Topal, “Hollywood yıllar önce kendi misyonunu ‘sinema için film yapmak’ diye tanımlamıştı. Dünyada TV öne çıkmaya başlayınca, ciddi bir krize girdiler. Bu krizden çıkmak için yıllarca rakip olarak tanımladığı TV için film yaptılar! Yani Hollywood asıl işinin ‘eğlence üretmek’ olduğunu anlayamamıştı. Öğrendikten sonra krizden kurtuldu. Bu tür bir sığ görüşlülüğe, pazarlama miyopluğu adı veriliyor. Bizim işimizde ‘nitelikli konut’ üretmek. Nitelikli konut üretmek içinde başta nesnelerin interneti olmak üzere Endüstri 4.0’ın nimetlerini kullanıyor ve kullanacağız. Endüstri 4.0’ın yaygınlaşması ile iş yapış şeklimiz, maliyetlerimiz, organizasyon şemamız tabi ki değişecek. Birçok meslek yok olurken yeni birçok meslek ortaya çıkacak” diye konuşuyor.

İnşaat sektöründe 3D teknolojisinin önemini sorduğumuz Topal şöyle devam ediyor: “Hollanda’da dünyanın üç boyutlu (3D) yazıcıyla yapılan ilk köprüsünü 2017 senesinin Ekim ayında hizmete açtı. 8 metrelik bu köprü, bisiklet sürücüleri tarafından kullanılıyor. 3D yazıcılar gelecek ve çevre için çok önemli. Çünkü üretim aşamasında az malzeme gerekiyor ve çok az malzeme atılıyor. Üstelik klasik inşaatlardan daha ucuz ve hızlılar. Çin ve ABD yazıcıdan çıkan betonla üretim yapmayı denemeye başladılar.3D yazıcıların ve uygulanan teknolojilerin yaygınlaşması ile beton dökmeye belki gerek kalmayacak ancak robot yapımı, bakımı ve kullanımı için çok sayıda insana ihtiyaç duyulacak. Türkiye deki inşaat sektörü bu gelişmelerden çok etkilenecek. Umarım bu süreçte teknoloji kullanan değil teknolojiyi üreten kısımda oluruz.”

Hakan Cem Topal’a göre; Türkiye’de inşaat sektörüne bilgi çok geç geldi. Zira, bunda suç hem IT şirketlerinde hem de inşaat şirketlerinde. Uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR’ın (Engineering News Record) müteahhitlerin bir önceki yılda ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri esas alarak yayınladığı ‘Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi’ listesinde 2015 yılında 40 olan Türk müteahhitlik firması sayısının 2016 yılında 46 olduğu bilgisini veren Topal, “Bu sayı ile Türkiye, 65 firma ile listede birinci sırada yer alan Çin’in ardından dünya ikincisi. Dünya ikincisi olduğumuz bu sektörde bilgi teknolojilerini çok daha etkin kullanmalıyız. IT şirketleri için finans ve telco şirketleri her zaman en değerli müşteri oldu. Diğer sektörler hep ikinci planda kaldı. İnşaat şirketlerinde Markalı Konut Projeleri üretecek seviyeye gelmeleri biraz vakit aldı. Ama son yıllardaki inşaat sektöründeki teknoloji yatırımları açığı kapattı, hatta birçok sektöründe bence önüne geçti. Yüzde 95’lere varan Bulut Bilişim kullanımını buna örnek verebiliriz. Belki önümüzdeki süreçte Blockchain altyapısını kullanarak akıllı sözleşmeler yapacağız. Sonuç olarak Endüstri 4.0 ile yeni bir çağ başladı. Biz bu çağın seyircisi değil tasarımcısı olmalıyız.”

Categories: DOSYA KONULARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*