IT, kurumsal iletişimin kapısını aralıyor mu?

IT, kurumsal iletişimin kapısını aralıyor mu?

Büyük veri madenciliği tanımıyla birlikte ‘sosyal medya’nın dokunduğu alanlar ve iş süreçlerine etkisi de tartışma konusu oldu. Peki, Kurumsal İletişim ve CIO ilişkisinde sosyal medyanın konumu ne olacak? Büyük veri, sosyal medyayı IT’nin bir parçası yapmaya yetecek mi?

Derya COŞKUN SAYIN

Şirketlerin marka bilinirliğini artırmak, farkındalık oluşturmak ve bunu bir şirket stratejisi haline getirmek için sosyal medya hızlı bir şekilde firmaların yatırım planları arasındaki yerini almaya devam ediyor. Peki, bu süreçte sosyal medyanın yönetimi ve süreci hangi birimin kontrolünde gerçekleşecek? Kurumsal iletişim birimlerinin ve IT departmanının koordineli bir şekilde çalışması doğru bir sosyal medya yönetimini beraberinde getirir mi?
Kurumsal iletişim tarafında, sosyal medya finansal gelirin yanı sıra dijital dünyada var olma nesnesi olarak kabul edilirken, aynı zamanda marka bilinirliğini artırma yöntemi olarak da görülüyor. IT tarafında ise muazzam bir ‘büyük veri’ deposu olarak görülen sosyal medya, bir strateji aracı olarak IT birimlerinin en büyük veri kaynaklarından biri olarak dikkat çekiyor.

hafale

IT’nin sosyal medyanın büyüsüne kapılıp, iletişim konusunda görev almasını desteklemiyorum
Müşterilerinin; ürünleri, hizmetleri ve markaları ile kurdukları ilişkinin her zamankinden daha karmaşık bir hal aldığını belirten Hafele Bilgi Teknolojileri Direktörü Serdar Günizi, “Bu karmaşık ilişkinin en temelinde, müşterinin markaya ulaşılabilirliğinin maksimum düzeye çıkması olduğunu söylemek sanıyorum hiç yanlış olmayacak. Sosyal medyanın yarattığı en radikal değişime bakacak olursak, marka ile müşteri arasındaki karşılıklı konuşmayı başlatmış olmasıdır. Önceden marka müşteriye bir şeyler anlatır, müşteri bundan memnun olsa da olmasa da pek derdini duyuracak fırsat bulamazdı. Fakat şimdilerde, özellikle sosyal medya başta olmak üzere tüm dijital mecralarda neredeyse her an markanızla ilgili olumlu-olumsuz pek çok yorumla karşılaşabilirsiniz. İlk bakışta bu bir dezavantaj gibi görünse de aslında markalar için bulunmaz bir fırsat. Gerçek zamanlı olarak müşterilerinizi dinleyip, anlık doğru müdahaleler ile krizleri fırsata çevirebilirsiniz” diyor. Çok büyük bir koordinasyona ihtiyaç olmadan kurumsal iletişim ile birlikte sosyal medya yönetimini gerçekleştirdiklerini kaydeden Günizi, sosyal medyanın herkesin günlük hayatında olduğunu, bu nedenle de bu tür platformları kullanma konusunda kişileri eğitme ihtiyacının çok fazla olmadığını söylüyor. Serdar Günizi şöyle konuşuyor: “Çoğunlukla firmalar artık altyapı ihtiyaçlarını şirket içinde sağlamak yerine, şirket dışından servis olarak almaya çalışıyor. Bu noktada IT, servislerin tedarik edilmesinden, performans ve SLA değerlendirmelerinden sorumlu bir rol almaya başladı. Büyük veri, insan hayatını her yönden kuşatarak artan veri hacmini tanımlayan bir söz öbeği haline geldi. Büyük veri ile birlikte; tüketicilerin çalışma alışkanlıkları, dijital platformlardaki davranışları, internette harcadıkları zaman, satın alma süreçleri-geçmişleri, sosyal medya paylaşımları, yeme –içme alışkanlıkları, ziyaret ettikleri mekânlar, arabada geçirdikleri zaman, uyanık kaldıkları zaman gibi birçok kişisel bilgi takip edilebildiği gibi aynı oranda da depolanmaktadır. Tüm bu bilgiler markanın kendi hedef kitlesini doğru tanımasına olanak tanırken, özellikle etkin pazarlama stratejilerinin oluşturulmasına da katkı sağlıyor. Bu yüzden de sosyal medya birimleri, hiç olmadıkları kadar büyük veri ile ilgililer ve fazlasıyla talepkarlar. IT olarak sistemlerimizde topladığımız önemli ölçüdeki veriden kapsamlı analizler yapmaktayız. Kendi ürettiğimiz verinin yeterli gelmediği durumlarda, sistem dışından da güvenilir olmasına özen göstermek kaydı ile veri toplamakta ve bunları analizlerimize eklemekteyiz.”

Sosyal medyanın altyapısı ile önemli ölçüde teknolojiyi ve IT kaynaklarını kullandığını ifade eden Serdar Günizi, herhangi bir şirket özelinde aynı durumun başka birimler için de geçerli olduğunu kaydediyor. Günizi, bu yüzden işlevi son derece farklı olan IT departmanının sosyal medya yönetimini yapabileceği algısı ile sıkça karşı karşıya kalındığını söylüyor. Serdar Günizi şöyle konuşuyor: “Fakat bilmek ile hakkını vererek yapabilmenin çok farklı şeyler olduğunu sanırım hepimiz kabul ederiz. Bu yüzden IT bölümlerinin sosyal medyanın büyüsüne kapılıp, esasında güçlü olması beklenmeyen iletişim konusunda görev almasını çok desteklemiyorum.”

azadecerkezoglucavus-2

Pazarlama dünyası hiç olmadığı kadar yazılım teknolojileriyle iç içe geçmek zorunda kalıyor!
Sosyal medya birimlerinin görmek istediği verileri, rakamları anlamlandırmanın işin püf noktası olduğunu ifade eden Bilkom Kurumsal Gelişim & BT Müdürü Azade Çerkezoğlu Çavuş, “Dijitalleşme ve anlık erişim ile takipçilerin tüm ilgisini, aksiyonlarını ve beğenilerini arka planda rakam boyutuyla işlemeye imkân sunan yeni medya; beraberinde ‘takipçinin ilgi ve trendlerini’ de anlamlandırabilmemiz için veri yığınını da kucağımıza bırakıyor. Tam bu noktada, rakamlara anlam katmak ve ötesinde gelecek aksiyonları öngörebilmek temel hedef oluyor. Rakamlardan mesajlara iç içe geçen bir yeni medya düzeni ile karşı karşıyayız. Temel tüketici alışkanlıklarına odaklanıp farklılaşma çabasını ‘kendini keşfetme’ etabındaki hızlı değişim ve gelişimlerin takibi, doğru şekilde analizi için ilgili birimlerin daha sıkı ve el ele çalışması gerekiyor” diyor.
Kurumsal Gelişim, İş Süreçleri Yönetimi, IT çalışmaları ve dijital sosyal sorumluluk çalışmalarını tek bir çatı yapı altında ve pazarlama birimleriyle koordineli çalışarak birlikte yürüten Bilkom’un bu farklı iş yapma modeli ile birçok şirketten ayrıştığını söyleyen Çavuş, “Dijitalleşmeyi ve dijital ürünleri yakından takip eden, dijital trendlere ayak uyduran çalışan profili Bilkom’un vazgeçilmezi… Ben iletişim fakültesi mezunuyum. Ama kariyer geçmişimde gazetecilik, televizyon program yapımcılığı gibi çalışmalara paralel özellikle teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlerde iletişim, pazarlama ve satış birimlerinin yöneticisi olarak çalıştım. Bilkom’da da pazarlama alanında başladığım görevimde, daha çok mühendislerin alanı olarak görülen BT alanında teknolojiye, dijitalleşmeye karşı duyduğum yoğun ilginin de bir sonucu olarak şu anda kurumsal gelişim ve bilgi teknolojileri adını taşıyan departmanının yöneticiliğini yapıyorum. İletişim ve pazarlama iş geçmişine sahip olmama rağmen başarı ve verimlilik taşıyan ileri teknolojileri, dijital yenilikleri şirketimizde uyarlamanın heyecanını duyarak görev yapıyorum” diye konuşuyor.
Verinin büyüklüğünü ya da küçüklüğünü bir nitelik parametresi olarak görmediğini vurgulayan Azade Çerkezoğlu Çavuş, başlıca hedefin bir bakış açısı yakalama ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Çavuş, “Temel olanın sosyal medya kullanıcılarına doğru, zamanında ve güvenilir mesajların ilginç, dikkat çekici, kişiye özel farkındalığı hissettiren bir şekilde ulaştırılması olduğunu düşünüyorum” diyor.
Azade Çerkezoğlu Çavuş sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu konudaki inancım, her yaratıcı ve aynı zamanda analitik olan ilişkili pazarlama sorumlularının IT odaklı niteliklerini artırması gereği. Günümüzde, pazarlama dünyası için gelişen eğilimlere odaklanan yazılım teknolojileri, pazarlama platformları; sosyal medyadan SEO’ya web sitesinden otomasyona ve analizlere birçok uygulamanın kolayca yönetilebileceği bir sistem sağlıyor. Pazarlama dünyası, hiç olmadığı kadar yazılım teknolojileriyle ve büyük veriyle iç içe geçmek zorunda kalıyor. Sahip olunan gerekli araçlar ve yazılımlarla bilginin işlenmesinin de, analiz evresinin de doğru yapılması ve tüm stratejilerin bir sistemler bütününün üzerine inşa edilerek doğru iş mantığıyla yönetmesi gerekiyor. Özetle; değişen dinamikleri ve değişen eğilimleri yakalamak, pazarı ve tüketiciyi duymak, yorumlamak ve aksiyon almak için pazarlamacının da kendi yeteneklerini yazılım mantığını anlama, yazılımları tanıma ve kullanma yönünde geliştirmesi mutlak bir şart haline geliyor. Akademik hayatın yaratıcı atölyelerinin en bol olduğu ve algıyı yönetme sanatlarının öğretildiği reklamcılık, halkla ilişkiler, iletişim ve pazarlama gibi alanların renkli sınıflarına bundan böyle pazarlama yazılımları, CRM yazılımları, veri tabanı uygulamaları, mobil bilişim, bulut bilişim ve iş zekâsı eğitimlerinin girmesi gerektiği sonucu beliriyor.”

cilek

Amaç, büyük veri sağlamak ise yönetim IT tarafında kalmalı!
Çilek İnsan Kaynakları ve Bilgi Teknolojileri Direktörü Sezer Selim konuyla ilgili şunları söylüyor: “Geçmişte pazarlama birimlerinin çoğu, konvansiyonel veri ambarı ve veri madenciliği yöntemleriyle elde ettikleri verilerden yola çıkarak, müşteri tercihlerini öğrenip karar almaya çalışıyorlardı. Ancak günümüzde internette arama yapılan terimler ya da sosyal paylaşım sitelerindeki ‘beğen’ tıklamaları insanların tercihleriyle ilgili önemli ipuçlarını ortaya koyuyor. Bu veri özellikle şirketlerin pazarlama stratejilerinde çok önemli bir girdi olarak yerini almaya başladı. ‘Sosyal medyada; popüler konular nedir, etkili kişiler kimlerdir, kullanıcıların profilleri nasıldır, geriye dönük izlenimler nasıl, şikâyet konuları nedir, rakiplerim hakkında neler konuşuluyor, hedef kitlemi neler?’ heyecanlandırıyor gibi birçok sosyal verinin yanı sıra istatistiki veri olarak trafik, satışa dönüştürme, reklam eşdeğeri, şikâyet sayısı, şikâyet çözüm oranı, memnuniyet oranı, içerik özellikleri, içerik biçimleri gibi verileri de sosyal medya birimleri görmek istiyorlar.”
Kurumsal iletişim ve IT birimlerinin kendi içerisinde ayrı ayrı muazzam derinliği olan, birbirine zıt gözüken sayısal ve sosyal zekânın önemli kesişimlerini barındıran alanlar olduğunu ifade eden Selim, “Biz şirket olarak her alanda sürekli eğitim, sürekli gelişim ve sürekli değişim felsefesiyle hareket ediyoruz. Her ekip kendi içerisinde son derece koordine, iletişim halinde ve ekipten bir kişinin yokluğunda yerini hızlıca doldurup isteklere cevap verebilecek düzeyde. Japon Kaizen anlayışını hem üretim hem de yönetim kademelerinde uyguluyoruz. Bu anlayış değişen teknolojiye ayak uydurma konusunda iletişimimizi artırıp, bilgiyi de temele yaymamıza yardımcı oluyor. Örneğin; Kurumsal İletişim biriminde görev yapan bir personelin, IT biriminde görev yapan personel hakkında temel düzeyde bir fikri olmuş oluyor. Biz bu şirket anlayışımız çerçevesinde öncelikle personelimizi kişisel gelişimi için motive etmiş oluyoruz, bu gelişim beraberinde kurum içi eğitimleri ve daha fazla etkileşimi getiriyor” diyor.

“Son yıllarda özellikle mobil teknolojinin de hayatımıza daha fazla girmesiyle veri madenciliği adı verdiğimiz alan daha fazla popüler olmaya başladı” diyen Sezer Selim, büyük veriye yalnızca sayısal ifadelerle bakmadıklarının altını çiziyor. Konunun sosyal ve pratik tarafının daha ağır olduğuna inandıklarını anlatan Selim, “Sayısal veriler anlık güncelleniyor, pazarlama ve buna bağlı olarak sosyal medya ekibimiz incelemelerde bulunuyor, bu doğrultuda ileriye dönük aylık ve yıllık stratejiler geliştiriliyor. Şu an elimizde Türkiye’nin her noktasının en çok tercih ettiği renk, en çok tercih ettiği aksesuar, en sevdiği desen istatistik olarak elimizde mevcut. Büyük veri sayesinde bölgelerin tercihlerini, taleplerini ve bu taleplerin doğrusal olarak nasıl birbirini desteklediğini ve devam ettiğini çok rahat anlayabiliyoruz” diye konuşuyor.

Sosyal medyanın Türkiye’de daha çok müşteri ile iletişim sağlanan bir alan olduğunu söyleyen Selim, deyim yerindeyse buz dağının görünmeyen bir yüzü olduğunu da kaydediyor. Selim şöyle devam ediyor: “Bu görünmeyen kısım IT’nin uzmanlık alanı. Tamamen IT tarafında kalmasa da, IT’nin bu alanda ciddi çalışmalar yapması gerekiyor. Bugün Facebook ‘u müşteri iletişim kanalı, şikâyet hattı olarak kullanan onlarca şirket var, ancak ne kadarı profesyonel düzeyde kullanıyor bunu tartışmamız gerek. Biz sosyal medya yönetimi adı altında, personelimizi strateji üretmeye, analiz yapmaya kanalize etmek zorundayız. Müşterilerimize cevapları müşteri hizmetleri, satış sonrası hizmet birimleri de verebilir. İşte bu kilit noktada farklı kanallardan gelen müşteri isteklerini tek bir veri tabanında toplamak zorundasınız, günümüzde müşteriyle iletişime geçtiğimiz sosyal medya mecralarının neredeyse tamamı API adını verdiğimiz servislerle kaynağını zaten bize açıyor. Sonuç olarak; yönetimden kasıt müşterilerin sorularına cevap vermek, onların isteklerini ilgili yerlere ulaştırmak ise sosyal medya tarafında kalmalıdır. Ancak amaç büyük veri sağlamak ve strateji geliştirmeye yardımcı malzemeleri sağlamak ise IT tarafında kalması gerekir.”

arzum

IT; sosyal medya yönetiminde teknoloji sağlayıcı ya da danışman rolü üstlenmeli!
Yarım asırdır birçok insanın hayatını değiştirdiklerini söyleyerek başlıyor söze Arzum BT Altyapı ve İş Uygulamaları Yöneticisi Recep Çetin… Müşterilerinin yaşam tarzlarını öğrenerek, onlarla bu kapsamda daha etkin ve doğru iletişim kurup bu ilişkiyi daha uzun dönemli tutabilmeyi hedeflediklerini belirten Çetin, müşterilerinin ürünleriyle bağ kuran davranış biçimlerini aktaracak bilgileri görmek istediklerinin altını çiziyor.
IT ve kurumsal iletişim departmanları olarak hizmet döngüsü çerçevesinde birbirlerini daha rahat anlayabildiklerini söyleyen Recep Çetin, “Kurumsal iletişim departmanı teknoloji danışmanlığını IT departmanından alarak odağını iletişim tekniklerine ve yöntemlerine çevirebiliyor. Arzum olarak dijital platformları çok kullanıyoruz e-ticaret sosyal medya vs. son teknolojileri ne kadar yakın takip eder ve etkin kullanırsak o kadar iyi ve hızlı sonuçlara ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bu bağlamda IT Arzum’da bir etkinleştirici, danışman ya da rehber olarak karşımıza çıkıyor” diyor.
Çetin’e göre; dijitalizasyonun bu denli yoğun olduğu dönemde büyük verinin önemi tartışılamaz… Doğru strateji ve kaynaklar çerçevesinde hareket ederek doğru müşteriye doğru zamanda ve hedefli kampanya ya da uygulamalarla ulaşmayı amaçladıklarına değinen Çetin, şöyle konuşuyor: “Bunun için Arzum müşterilerine ait tüm verileri internet sitelerimiz, sosyal medya, müşteri hizmetleri, servisler ve satış temsilcileri gibi kanallardan toplayıp CRM sistemimizde tekilleştirerek yapacağımız uygulama ve kampanyaları bu veriler üzerinden şekillendiriyoruz. Sosyal medya yönetiminin Kurumsal İletişim Departmanları tarafından yapılması gerektiğini düşünenlerdenim. Sosyal medyada var olmadan önce burada bulunma amacının ve buradan ne elde edilmek istenildiğinin cevaplarının bulunması gerekir. 360 derece iletişimde markanızın duruşunun ve değerlerinin dışına çıkmak istemezsiniz. Dolayısıyla sosyal medyada paylaşılacak her bir gönderi, meydana gelecek her bir etkileşim şirketinizin karakteri ve iletişim stratejisiyle ile örtüşüyor olmalı. Sosyal medya stratejisini belirlerken markanın uzun yıllar sonunda edindiği karakteri korumak adına tam da bu işin bilirkişileri olan; Kurumsal İletişim, Pazarlama ve Halkla İlişkiler gibi departmanların bir arada çalışması, karar alması ve takip etmesinin daha yerinde olduğunu düşünüyorum. Sosyal medya yönetiminin, konu teknolojiye gelince akla ilk olarak IT geldiğinden, IT tarafından daha iyi yapılacağı düşünülebilir. Bununla beraber IT sektöründe çok konuşulan teknolojilere ve terimlere de hâkim olmak gerekir. Fakat sosyal medya yönetmek için daha çok pazarlama bilgisine, pratik zekâya, psikoloji ve sosyoloji bilgisine sahip olmak gerekiyor. IT burada teknoloji sağlayıcı ya da danışmanı olarak etkinleştirici rolü üstlenmelidir. Yeni çıkan araçları ya da teknolojileri Kurumsal iletişim ile paylaşmalı ve gerekirse düzenli toplantılara katılarak katkıda bulunmalıdır.”

suvari

Sosyal medya bir pazarlama kanalı ve bu kanalların yönetimi dijital pazarlama uzmanları tarafından yapılmalı
Süvari Giyim Bilgi Sistemleri Yöneticisi Kağan Dökme, günümüz dijital dünyasında müşterilere ulaşmak için en etkili yollardan birinin sosyal medya platformları olduğunu söylerken, bu tür platformlar sayesinde müşteriler ile daha yoğun ilişki kurulabildiğini belirtiyor. “Sosyal medya dâhil dijital ortamlarda yapılan tüm çalışmalardan sonuç üretmek ve veriyi anlamlandırmak çok önemli bir konu. Bu amaç doğrultusunda toplanan verileri analiz etmeye ve takipçilerimizin paylaşımlar hakkında, yani ürünler, kampanyalar ve genel olarak marka hakkında neler düşündüğünü ortaya çıkarmaya çalışıyoruz” diyen Dökme’ye göre, sosyal medyada yapılan paylaşımların, takipçiyi dâhil edecek ve etkileşimi artıracak paylaşımlar olması gerekiyor.
Kurumsal iletişim birimleri ile IT birimlerinin koordinasyonu ile ilgili olarak kendi şirketlerinden bir örnek veren Dökme şöyle konuşuyor: “Şu aşamada web sitemiz yenilenme aşamasında ve çok yakında online mağazamızın açılışını yapacağız. Böylece sosyal medya üzerinden online satışa yönlendirme yapabileceğimiz bir döneme gireceğiz. Sosyal medya üzerinden ne kadar satış yaptığımızı, kullanıcılarımızı memnun edip edemediğimizi ölçümleyebileceğiz. Dolayısıyla bu dönemde iki departmanın birbiriyle daha fazla iletişim halinde olması ve entegre çalışması gerekecek.”
“Sosyal medya verileri merak ettiğimiz bütün soruların cevaplarını bulabilmeyi mümkün kılıyor”
Büyük verinin tüm markaların gündeminde ve büyüme stratejilerinde öncelikli sırada yer almaya başladığını anlatan Kağan Dökme, sosyal platformların gelişmesinin, IoT alanında ortaya çıkan ürünlerin ve veri toplayan cihazların yaygın kullanımının inanılmaz büyüklükte veri oluşumuna sebep olduğunu kaydediyor. Dökme şöyle devam ediyor: “Bu kaynaklardan toplanan veriler marka olarak merak ettiğimiz bütün soruların cevaplarını bulabilmeyi mümkün kılar nitelikte. Biz de tüm yeni stratejilerimizi ve çalışmalarımızı, bu verileri nasıl kullanabileceğimiz ve anlamlandırabileceğimiz yönünde gelişmelerin üzerine kuruyoruz. Çok yakın bir zamanda hayata geçecek bir e-ticaret sitemiz var. Bu siteyi kurarken dikkat ettiğimiz en önemli konulardan biri de omni-channel stratejilerine göre bir altyapı geliştirmek. Dolayısı ile tüm kanalların birbiri ile entegre edilerek büyük veriden anlamlı sonuçlar üretilmesi gerekiyor. 4. Sanayi devrimini yaşıyor olmamız sebebiyle teknolojinin ve dijitalleşmenin önemi çok büyük. Bu yeni dönemde IT ekipleri sadece teknik deneyime ve bilgiye değil, iş süreçlerine ve detaylarına da hâkim olmak durumundalar. Ancak sosyal medya bir pazarlama kanalı ve müşteri ile temas kurulan, anlık iletişime geçilebilen bir platform. Dolayısı ile bu kanalların yönetimi de dijital pazarlama konularında uzman kişiler tarafından yapılmalı.”

onur-market

Gelişen teknoloji ile sosyal medya tamamen pazarlama ve reklam odaklı bir alan oldu
Onur Market Bilgi Teknolojileri Müdürü Erdinç Çakar, kendilerini kurum etrafında genişleyen tüm verilerin ilgilendirdiğini söyleyerek, “Çünkü biz markanın sanal dünyadaki imajını çizmek ve yönetmek ile görevliyiz. Amacımız her zaman daha fazla insana doğru şekilde ulaşmak şeklinde” diyor.
Sosyal medyada pazarlamanın uzun soluklu, sabır isteyen ve sürekli devam eden bir süreç olduğunu dile getiren Çakar, böyle bir durumda sürekli artan ve kümülatif ilerleyen veriler için iyi bir teknik ekip ve ekipmana ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Çakar, “Bu sebeple her sosyal medya plan ve etkinliğimizde etkileşim halindeyiz” diye konuşuyor.
Erdinç Çakar şöyle konuşuyor: “Büyük veri tüm şirketler için oldukça önemli bir gelişme eninde sonunda her şirket bir gün büyük veri ile karşı karşıya gelecek. Büyük veri sayesinde milyonlarca datanın içinden istediğimiz bilgiyi istediğimiz şekilde hızlıca alabilecek hale gelmiş olmamız gerekiyor. Bu sene bu konuda çalışmalarımız oldu SAP BW dataware house sistemini aktif olarak kullanmaya başladık. Ayrıca ek disk ve disazter yatırımları yaptık. Özellikle bizim gibi milyonlarca kullanıcıyla (müşteriyle) etkileşim içinde olan şirketler için bu dataların saklanması ve analiz edilmesi çok önemli.”
Sosyal medyanın kurumsal iletişim birimi tarafından yönetildiğini kaydeden Çakar, “Ancak tamamıyla IT birimlerini de bu işin içinden çıkaramayız. Özellikle gelişen teknoloji ile sosyal medyanın teknik bir iş olmaktan çıkıp tamamen pazarlama ve reklam odaklı bir alan olmaya başladığını söyleyebilirim” diyor.

Categories: DOSYA KONULARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*