Mobil teknolojiler ‘sahaya’ çıktı!

Mobil teknolojiler ‘sahaya’ çıktı!

Saha operasyonlarında mobil teknolojiler vazgeçilmezimiz mi oluyor? Mobilitenin iş süreçlerine ve saha operasyonlarına faydalarını CIO’larla konuştuk…

Derya COŞKUN SAYIN

Mobil teknolojilerin saha operasyonlarına getirdiği hız ve verimlilik, gelişen teknoloji çerçevesinde göz ardı edilemeyecek bir gerçek olarak ön plana çıkıyor. Özellikle saha operasyonlarının yoğun olarak yaşandığı sektörlerde mobil uygulama ve çözümler zaman tasarrufunun yanı sıra maliyet avantajını da beraberinde getiriyor. Zira son dönemde ortaya çıkan teknolojik gelişmeler sonrasında da mobil iş yapma taleplerinde de artış gözlemleniyor.
Şirketler küresel dünya şartları itibariyle, zaman ve performans verimliliği gereksinimi duyarken, hızlı iletişimin öncelikli yollarından biri olan mobilite, bu noktada öncelikli oluyor. Teknik özellikleri ve performansları her geçen gün artan cihazlarla birlikte de özellikle perakende, lojistik, havayolu taşımacılığı ve finans gibi sektörlerde bu gereksinim daha da artıyor.
Bilişim dünyasındaki çeşitliliğe paralel teknolojinin entegre hale gelmesi, kurumsal iş ihtiyaçlarını da mobil teknolojilere yöneltiyor. Peki, gelecekte iş yapış şekilleri mobilite ile mi şekillenecek? Önde gelen şirketlerin IT liderlerinde bu sorunun yanıtını aradık…

yurtici-kargo

Mobil teknolojiler ile işlemler, müşteriyle temas kurulduğu noktada anlık veriye erişilerek yapılıyor
Yurtiçi Kargo CIO’su Dursun Dinçer, 2005 yılından bu yana saha operasyonlarında mobil çözümler kullanıldığını belirterek, “Mobil teknoloji, sahada her alanda hayatımızın bir parçası olarak yer almaktadır. Yurtiçi Kargo Servisi’nin birim içerisindeki işleyişinden başlayıp, müşteri ile temas noktasına kadar geçen sürecin büyük bir bölümü mobil teknoloji ile ilerlemektedir. Kuryelerimizin özellikle birim içi işleyişten başlayıp, müşteri özelinde kargo alım, kargo teslimat ve tahsilat işlemlerinde akıllı el terminalleri kullanmaktadırlar. Bu sayede kurye ile başlayan otomasyon işlemleri anlık olarak operasyonel sisteme, CRM sistemlerine ve akabinde de raporlama sistemlerine yansıtılmaktadır. 2016 yılı itibari ile endüstriyel el terminallerinden akıllı telefonlara geçiş süreci başlatılmış, geliştirmiş olduğumuz uygulamalar ile akıllı telefonlar bu alanda da hayatımızı kolaylaştırmaya devam etmekte. Yine 2015 yılında operasyonel işleyişin bir parçası olarak mobil barkod yazıcı kullanımına da geçilmiş olup, mobil barkod yazıcılar sayesinde müşterilerimizin bulunduğu her alanda belge basımı gerçekleştirilmekte” diyor.
Mobil teknolojinin yaygın olmadığı dönemde ise kargo alım, dağıtım, teslimat ve tahsilat işlemlerinin büyük bölümünün birim içerisinde bilgisayar vasıtasıyla yapıldığını anlatan Dinçer, birim içi işleyişin yükünü alan mobil teknolojiler sayesinde işlemlerin büyük bir kısmının müşteri ile temas kurulduğu noktada anlık veriye erişilerek yapıldığını ifade ediyor. Dinçer şöyle devam ediyor: “Bu sayede müşterilerimiz kargolarının takibini gerçek zamanlı olarak an ve an takip edebilmekte. Kurumsal müşterilerimiz ise ihtiyaç duymuş oldukları raporlara sistemlerimize bağlanarak gerçek zamanlı erişebilmekte. Mobil teknoloji kullanımında bizimde hassasiyetle üzerinde durduğumuz ve öncelikle konumuz güvenlik hususu. Kullanılan farklı marka ve modeldeki mobil ekipmanların güvenliğini merkezi yönetim teknolojisi olan Mobil Cihaz Yönetim (MDM – Mobil Device Management) aracı olan yazılımlar sayesinde riskin en aza indirilmesi, ayrıca mobil cihazlar üzerine kurulan güvenlik yazılımları ile de riskin tamamen ortadan kaldırılmasını amaçlamaktayız. Mobil teknolojinin sektörümüze sağlamış olduğu sayısız faydalarını bu dönemde bir hayli hissetmekteyiz. Ancak inanıyoruz ki, müşterilerimizin ihtiyaçlarının tam anlamıyla karşılanması noktasında daha kat edilmesi gereken yol halen var. Mobil teknoloji ekipman üreticilerinin ve mobil teknoloji üzerine yazılım geliştiren firmaların inovatif güçleri sayesinde müşterilerimize uçtan-uca sunulacak hizmetler sektörümüzde mobil teknolojilerin yükselen kullanım trendini aynı hızda devam ettirecek.”

binnur-guleryuzonaran

Mobil uygulamaların artık yeni bir uç nokta olduğunun farkına varılmalı!
Havalimanlarının 7/24 yaşadığı düşünülürse, kesintisiz 7/24 hizmetin devam ettiği havacılık sektöründe 3 kıtada 31 havalimanının IT altyapısını, özellikle de güvenlik açısından oldukça riskli sayılabilecek bu yapıları yönetmenin ciddi bir bilgi, tecrübe, organizasyon ve emek gerektirdiğinin altını çizen TAV Bilişim Hizmetleri Genel Müdürü ve TAV Havalimanları Holding CIO’su Binnur Güleryüz Onaran, “Havalimanına adım attığınız andan itibaren TAV Bilişim Hizmetleri ürün ve hizmetleri ile yolculuğunuza başlıyorsunuz. Bu sebeple daha rahat ve konforlu yolculuk yapabilmeniz için arka planda çalışan çok büyük bir sistem ve ekip olduğunu söyleyebiliriz. Uçtan uca dijital dönüşümü, 10 yıldan fazladır elde ettiğimiz saha operasyonu tecrübemizi katarak tam zamanında ve yerinde uygulamayı başardığımız için başarı da arkasından gelmektedir. Dijital dönüşümün bizce en önemli itici güçleri bulut bilişim, büyük veri, nesnelerin interneti, mobil ve giyilebilir teknolojiler. Özellikle mobil stratejiler ile kurumları farklılaştırabilir, yaptığınız işlerde, operasyonlarınızda bir adım öne geçebilirsiniz” diyor.
Mobil uygulamaların, sosyal medya ve özellikle de bulut bilişim kurumsal iş hayatında mobil işbirliğini hayata geçirebilecek yeni özellikler sunduğunu ifade eden Onaran, şirketlerinin de bu gelişmeleri yakından takip ettiğini söylüyor ve devam ediyor: “2016 yılı başında IBM connections altyapısını kullanarak TAV FACE kurumsal sosyal ağ uygulamasını hayata geçirdi ve mobil işbirliği konusunda çok önemli bir adım attı. Sunulan bu platform sayesinde 54 bin TAV grubu çalışanı web ve mobil cihazlar üzerinden hızlı ve dinamik bir şekilde kurumsal sosyal paylaşımlarını yapabilmekte ve havalimanı inşaatından operasyonuna, bilişim hizmetlerinden yiyecek-içecek mekan işletmelerine, duty free alanlarından ticari alan işletmelerine kadar hemen her disiplinde ve global ölçekte faaliyet gösteren büyük bir organizasyonun hantallık, bilgiye ulaşma zorlukları ve benzer potansiyel handikaplardan arınması sağlanmıştır.”

Mobilitenin kavramsal olarak bir yerden başka bir yere olan hareketi ya da bir durumdan başka bir duruma geçişi ifade ettiğini belirten Binnur Güleryüz Onaran, “Özellikle son birkaç yılda akıllı telefon ve tabletlerin çok hızlı bir şekilde çoğalması, çalışanları bu cihazlar üzerinden işlerini yapmaya teşvik ediyor. Yöneticiler tam zamanında doğru veriyi kullanarak akıllı kararlar vermek zorundalar. Bu bağlamda mobil çözümler saha operasyonlarında ekip ve yöneticiler arasında hızlı, kolay ve etkili iletişim kurulmasını sağlar” diye konuşuyor.
Binnur Güleryüz Onaran şöyle devam ediyor: “Gelişen teknoloji ile birlikte kapalı ekosistemler ortadan kaybolmuştur. Güvenlik açısından mobil cihazlar günümüzün en büyük tehditlerindendir, işletim sistemlerini kontrol edemiyoruz bu yüzden mobil cihazlara bulaşan kötü amaçlı yazılımlar güvenlik riski doğurabilmektedir. Yeni mobil dünyasındaki atılacak en önemli adım, uygulamaları korumak, yönetmek ve onları güvenli hale getirmektir. Mobil uygulamalarının artık yeni bir uç nokta olduğunun farkına varılmalı, verinin korunması için daha olgun stratejiler geliştirilmelidir. Şu an kullanmakta olduğumuz mobil cihazların gücünü ve bu alanda geldiğimiz noktayı hayal edebilmemiz için Dr. Michio Kaku’nun “Günümüzün telefonları, NASA’nın 1969 yılında iki astronotu Ay’da iken kullandığı bilgisayarlardan daha güçlü.” sözünü hatırlatmak isterim. Bu bilginin ışığında şunu da çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu gelişim hız kesmeden devam edecek ve mobil cihazlar hem bireysel hem de kurumsal alanda hayatımızın vazgeçilmezi olacak.”

batuinternationallogistics

Gelecekte birçok işlem mobil uygulamalar ile mobil cihazlardan yapılacak
Lojistik sektörünün saha operasyonlarında iki modülde mobil çözümleri kullandığını açıklayan Batu International Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Taner Ankara, bunlardan birinin depo ve antrepo operasyonlarında, diğerinin ise filo yönetiminde kullanıldığını belirtiyor. Ankara, “Depo ve antrepo operasyonlarında etiketleme, stok giriş ve çıkışlarında el terminalleri ile stok hareketleri takip edilir. El terminalleri ile takip edilen stok hareketleri yazılım programlarına entegrasyon ile daha hızlı ve kontrollü operasyon süreci yönetilmesine imkan sağlar. Stok girişleri, ürünler üzerine yapılan barkodlama işlemi inovatif bir şekilde depo içinde raflara sistemsel olarak yerleştirilir. Operasyon verimi sağlamak adına ürünler üzerindeki barkodlara ürünün yerleştirileceği kolon, raf sırası, kat sayısı gibi yazılarak ürün alanı tanımlanır ve depolaması bu alana uygun olarak yapılır. Böylece stok girişleri raporlanabilir hale gelir. Ürün çıkışları için bu barkod üzerindeki seri numaranın bağlı olduğu lokasyona, kata ve kolona göre iş emri oluşturulur, çıkışlar bu iş emrine göre yapılır. Böylece stok çıkış hareketleri de kontrollü olarak sağlanmış olur. Bu yöntemle stok girişleri, çıkışları ve kalanı sistemsel olarak kontrol edilebilir ve raporlanabilir hale gelir. Antrepo tarafında ise düşüm dosyaları adedi ve kalanı kolaylıkla kontrol edilebilir” diyor. Filo yönetim operasyonlarında ise mobil çözümler araç takip, akaryakıt entegrasyonları ile kullanılır hale geldiğini anlatan Taner Ankara, araç takip programları entegrasyonu ile yazılım programları içinde sahada yürür halde bulunan araç takiplerinin kolaylıkla sağlanabildiğini, verimli operasyon süreçlerinin ortaya çıkarılabildiğini söylüyor.
Mobilite çözümlerinin saha operasyonlarına sağladığı faydaları da değerlendiren Ankara, “Öncelikli olarak hareketlerin kayıt altında olması en büyük artılarından biri olarak gösterilebilir. Hızlı ve sistemsel tanımlamalarla bilgi güvenliği esasını sağlamak da önemli. Hata payını azaltan sistemsel gelişmeler olarak değerlendirilebilir. Verimli kullanıldığı sürece entegrasyonlar aracılığı ile işgücü ve takip maliyetlerini düşüren bir yapı sağlanabilir” diye konuşuyor.
Bilgi alışverişinin sağlandığı her ortamda risk olgusunun varlığını kabul etmek gerektiğine işaret eden Taner Ankara şöyle konuşuyor: “Mobil çözümler ve uygulamalar aşamasında da güvenlik riski bulunmaktadır. Kullandığımız programlarda güvenlik riskini ortadan kaldırmak adına bilgi güvenliği esaslarına dayalı işlemleri takip ediyoruz. Mobil uygulamaları kullanıcı bazında yetkilendirme sonucu sağlıyor, bilgi paylaşımlarını ve hareketlerini sistemsel olarak kaydediyoruz. Ayrıca ilgili verileri bir arayüzde saklı tutarak sistem updateleri ile karşılaştırarak güncellemeleri takip ediyoruz. Mobil yönetim sistemleri iş hayatının geleceğinde daha gelişerek ve kullanışlı hale getirilerek yerini almaya devam edecektir. Önemli olan tarafı, mobilitenin iş yükü çıkarmadan, amacına uygun, verimli olarak kurgulanmasından geçmektedir. Ayrıca gelecekte iş hayatında birçok işlemin mobil yazılım alt yapılarının sağlanması sonucu mobil uygulamalar ile mobil cihazlardan yapılabileceğini de yadsımamak gerekir.”

Categories: DOSYA KONULARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*