Sanal ticaretin en etkin yolu ‘iyi yazılım’ mıdır?

Sanal ticaretin en etkin yolu ‘iyi yazılım’ mıdır?

Pazarlama kanallarını da içine alan dijital dönüşüm, e-ticaret alanında da firmaların yeni stratejiler belirlemesini sağladı. Bu noktada; e-ticaret yazılımları ve çözümleri de gelişimini sürdürüyor. Peki; yetkin bir yazılım e-ticaret faaliyetlerinin sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için yeterli mi?

Derya COŞKUN SAYIN

Dijital dönüşümün önemli etkilerinden biri de e-ticaret alanında yaşanmaya devam ediyor. Firmaların geleceği yakalayabilmesi adına e-ticaret önemli bir kriter olarak ön plana çıkarken, pazarlama kanallarının da dijitalleşmesiyle birlikte, e-ticaret yazılımları ve entegrasyon çözümleri de bu yönde değişerek gelişmeye devam ediyor.
e-Ticaret alanında özellikle, birtakım öne çıkan kavramların ardından, beklentilerin tam anlamıyla gerçekleşmesi için yazılımın seçimi de süreç kadar önemli… Peki; tercih edilen yazılım salt olarak, e-ticaret alanındaki faaliyetlerde çözüm geliştirmeniz adına yeterli mi yoksa mobil dünyaya ve dijital dönüşüme ayak uydurmak için firmaların yepyeni bir vizyon oluşturmaları mı gerekiyor? Bu soruların cevaplarını önde gelen şirketlerin CIO’larından dinledik…

fotot2

Omnichannel yaklaşımını ‘internette öde, mağazadan iade et’ gibi sloganlara sıkıştırmamak gerek!
Colin’s IT Proje Yöneticisi Emre Yıldız, veri gizliliği ve güvenliğinin e-ticaret operasyonu için olmaz olmaz bir boyut taşıdığını söyleyerek, “Özellikle son yıllarda ülkemizde yapılan yasal düzenlemeler de bu noktaya herkes açısından dikkat çekti. Bulut mimarisi ile çalışan sistemler yadsınamaz bir biçimde hayatımıza girdiler, önümüzdeki 10 yıl içinde hayatımızın değişmez ve sıradan bir parçası olacakları da gerçek. Bu durum, şirketlerin tüm IT yapılanmalarını gözden geçirmelerini ve yatırımlarını buna göre yapmalarını gerektiriyor. Bu bağlamda bulut mimari üzerinde çalışan e-ticaret çözümlerine önyargılı olmamak gerekli. Verimlilik ve değişimlere hızlı yanıt vererek adapte olma konusunda bulut mimarisinin katkıları çok önemli ve değerli. Ancak burada çalışılacak partnerin doğru seçilmesi çok çok önemli bir noktayı teşkil ediyor. Seçilecek e-ticaret çözümünün yalnızca bulut mimarisi üzerine kurulu olması tek başına değerlendirilebilecek bir kriter değil. Uygulanacak çözümün lokal düzenlemelere adaptasyonu nasıl, gelebilecek taleplere ne kadar çevik bir şekilde yanıt verebiliyor, verilerin saklandığı ortamın teknik standartları nasıl gibi farklı konu başlıkları da değerlendirilerek firma özelinde en ideal çözümü bulmak şart” diyor.
Dijital dönüşümün yalnızca şirketlerdeki mevcut süreçlerin dijitale aktarılması olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Yıldız, Dijital dönüşümden bizim anladığımız, uçtan birlikte olduğumuz tüm paydaşlarımızın bizimle birlikte oldukları süreçlerde en iyi deneyimi yaşamalarını sağlamak” diye konuşuyor. Yıldız, şöyle devam ediyor: “Omnichannel yaklaşımı bir perakende firması için müşteriye sunulması gereken zorunluluk haline gelmiş durumda. Bunu da sadece ‘internette öde, mağazadan iade et’ gibi sloganlara sıkıştırmamak gerek. Bizim omnichannel anlayışımız, müşterimizin bizimle temas ettiği tüm kanallarda aynı hizmet kalitesini alabilmesi, ona özel hizmet ve önerileri sunabilmemiz ve varsa sorunlarını hızla çözebilmesini içeriyor. Bu sayede de yukarıda bahsettiğimiz ‘en iyi deneyimi sunma’ vizyonunu yerine getirmiş oluyoruz. Bu kapsamda 2016 yılı içerisinde biz de global olarak CRM altyapımızı yenileyen bir projenin startını verdik; bu projeyle artık müşterilerimize özel çözümleri çok daha hızlı ve proaktif bir şekilde üretebileceğiz. Aynı zamanda bu projeye paralel yeni bir mobil uygulamamız da yakında görücüye çıkacak.”
Regülasyonların kendi firmaları açısından büyük bir değişim getirmediğini ifade eden Emre Yıldız, kendilerinin altyapı ve düzenlemelerini bu doğrultuda yaptıklarını anlattı. Yıldız konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Özellikle kişisel verilerin saklanması ve izinli pazarlamayla ilgili düzenlemeler son dönemde en dikkat çeken konular. Bunlarla ilgili hazırlıklarımız yeterli olduğundan son derece rahat bir geçiş ve adaptasyon süreci yaşadığımızı söyleyebilirim. Doğru bir planlama yapılmadığı takdirde müşteri verisi anlamında da ciddi bir kayıp yaşanması da olası. Bu düzenlemelerden sonra IT tarafında artık bilgi güvenliği ve veri saklama standardına dair farkındalığın arttığını görüyorum. Özellikle şirketlerin IT departmanlarında Veri Güvenliği Yöneticisi gibi pozisyonların önümüzdeki dönemde hızla artması muhtemel.”
Yıldız’a göre, e-ticaret yazılımı seçimine girişmeden önce firmanın kendi ihtiyaçlarını tespit etmesi ve hem e-ticaret hem de mobil dünyaya dair vizyonunu ortaya koyması şart. Aksi takdirde getirilecek hiçbir çözüm sağlıklı bir sonuç üretemez. Türk yazılım sektörünün özellikle e-ticaret uygulamaları konusunda oldukça yetkin ve farklı konseptlerde çözümler sunan firmalara sahip olduğuna da işaret eden Emre Yıldız şöyle konuşuyor: “Yerli firmalarımızın hedef kitlelerini iyi belirleyerek ürünlerinde sürekli olarak geliştirme yapmaları ve dijital dönüşüm vizyonunu tam anlamıyla içselleştirmiş olmaları şart. Aksi takdirde orta vadede belirli ölçeğin üzerindeki firmaların rekabette yerli firmaları terk etmeleri şaşırtıcı olmaz.”

bitaksi

e-Ticarette milli yazılımlar üzerine yoğunlaşıp dünyada kullanılacak ürünler çıkarmanın zamanı geldi!
BiTaksi Stratejik Planlama Grup Müdürü Altan Açıkgöz ise, konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktarıyor: “Bulut mimarisi ve altyapısı konusunda hizmet veren firmalar, üzerinde çalışan uygulamalar ve sistemlerin güvenliği konusunda birçok çözüm sunuyorlar. Dolayısıyla bu çözümlerle birlikte uygulama seviyesinde bütünleşik bir yapı kurularak veri gizliliği maksimum seviyede sağlanabiliyor. e-Ticaret, Türkiye’de özellikle 2000’ler sonrası büyüyen bir sektör olduğu için dijital dönüşümü daha servislerin oluşum esnasında yaşamış oldu. Aslında işi sadece e-ticaret olan firmalar çok zorluk yaşamıyorlar. Klasik ticaret yapan ve online kanala da geçiş yapan firmalar haliyle teknolojik altyapılarına yatırım yapmak durumunda kaldılar. Takside kredi kartıyla ve mobil uygulama üzerinden tek dokunuşla ödemeyi ilk kez son kullanıcıya ulaştırılan BiTaksi olarak, dijital trendleri takip ediyor ve uygulamaya çalışıyoruz. Özellikle ödeme ve veri gizliliği konusunda son yıllarda birçok regülasyon hayata geçti. Bu regülasyonlar; IT tarafında sunucuların yurtiçinde barındırılması, iç ve dış denetim mekanizmalarının oluşturulması gibi birçok çalışmayı zorunlu kılıyor. Bunu başarabilen ve gerekli sertifikasyonları alabilen firmaların ayrışması, sektörde daha kaliteli hizmet verilmesi ve dolayısıyla daha fazla müşteri memnuniyeti anlamına geliyor. Bu durum ekosistemin sağlıklı büyümesi açısından çok olumlu… BiTaksi olarak yazılımızın büyük bölümünü kendi ekibimizle gerçekleştiriyoruz. Ödeme tarafında MasterCard ve BKM Ekspress entegrasyonlarımız mevcut ve tüm geliştirmeleri bu firmalarla son kullanıcının taleplerini göz önüne alarak karşılıklı konuşarak planlıyoruz. Türk yazılım sektörü, e-ticaret çözümleri tarafında daha çok danışmanlık verme ve modül geliştirme üzerine yoğunlaşmış durumda. Kendi milli yazılımlarımız üzerine yoğunlaşıp, e-ticaret dünyasında tüm dünyada kullanılacak ürünler çıkarmanın zamanının geldiğini düşünüyorum.”

penti

Hız ve yüksek işlem hacminin altından kalkabilecek genişletilebilir altyapılar önem kazanıyor
Penti İş Çözümleri ve Perakende Planlama Direktörü Bülent Dursun da görüşlerini şu şekilde dile getirdi: “Günümüz koşullarında verilerin bulut üzerinde saklanması çoğu zaman kendi veri merkezinizde saklanmasından daha güvenli. Servis sağlayıcının doğru olması ve iyi bir iletişim kurulması şartıyla tabi. Sonuçta paramızı evde ya da bankada saklamanın güvenlik riskiyle benzer bir durum. e-Ticaret altyapısında birkaç yıl öncesine göre bugün öncelik; mümkün olduğunca diğer operasyonal sistemlerle entegre olarak çalışıp az müdahale gerektiren, hataya yer vermeyecek sistemler kurulması. Bunun yanında hız ve yüksek işlem hacminin altından kalkabilecek genişletilebilir altyapılar önem kazanıyor. Bu değişimlerin sektörün gelişimi ile birlikte olması gereken doğal düzenlemeler olduğunu düşünüyorum. Önce yasal düzenlemelerin adının konulup sonra içeriğinin belirlenmesi gibi bir sorun var ancak perakendeye getirilen her düzenlemede benzer durumlar yaşadığımızdan IT ekipleri artık bu konularda tecrübeli. Yazılımların önümüzdeki birkaç yıllık satış adedi, trafik, dönüşüm oranı gibi hedeflerimize ve şirket stratejinize ne kadar uygun olduğu, sektörünüzdeki yaygınlığı, gerektiğinde yazılım geliştirici bulma kolaylığı gibi kriterler var. Ancak en önemlisi seçtiğiniz iş ortağı. e-Ticaret alanında hem Avrupalı hem de bizden iş ortaklarıyla çalışma tecrübem oldu. Aradaki temel fark onların proje yönetimini analizinden takvim oluşturulmasına, insan kaynağının belirlenmesinden talep yönetimine kadar çok planlı yapıyor olması.”

e-bebek

Bulut mimaride çalışan e-ticaret altyapılarının ilerleyen dönemde daha da artacağını düşünüyorum
ebebek Bilgi Teknolojileri Direktörü Alper Tekin ise konu hakkında, “Günümüzde e-ticaret sitelerinin up-time oranlarının endüstri ortalamasının üzerinde seyretmesi çok önemli. Bununla birlikte gerek sayfa yükleme hızları gerekse ‘sunucu response time’ oranları çok önemli noktaya geldi. Bu oranlar sitenize bağlanan müşterilerin bulunduğu lokasyona göre değişebilir. Bu sebeple yurtdışı için bulut mimariye sıcak bakıyoruz. Şirket olarak şu ana kadar e-ticaret alt yapımızı hyperconverged mimarideki on-premise sunucularda büyüttük ancak 2017 yılı ve sonrası için hibrit bir yapıya geçmeyi düşünüyoruz. Bu noktada da verilerin gizliliği önemli olmakla birlikte bizim bakış açımız hız ve bunu kolayca sağlamak ve up-time oranlarının sürekli endüstri ortalamasının üzerinde olması hedefiyle bulut mimaride çalışan e-ticaret alt yapılarının ilerleyen dönemde daha da artacağını düşünüyoruz” diyor.
Dijital dönüşüm ile birlikte e-ticaret yapan firmalar için dönüşüme ayak uyduramamanın, firmaları rekabetin gerisinde bırakacağını dile getiren Tekin şöyle konuşuyor: “Biz kendimizi bir omni channel perakendecisi olarak nitelendiriyoruz ve bu yönde projelere öncelik vermeyi planlıyoruz. Ebeveynlerimize her kanaldan ulaşmak bizim için önemli. Bu planlarımız paralelinde e-ticaret alt yapımızı SAP Hybris Omni-Channel platformuna taşıdık. İlerleyen dönemde bu alt yapıyı kullanarak ebeveynlerimize değen her noktayı tek bir platformdan yönetiyor olacağız. Yine bu dönüşümü yakalamak adına online ve offline analytics datalarını konuşturan projemizi devreye aldık. Bu proje ile birlikte internet sitemizde sayfalarda gezmiş, ürünlere bakmış olan ebeveynlerimiz mağazamıza geldiğinde ona baktığı ürünle ilgili indirim kuponu gönderebiliyoruz. IoT konusunda da Ar-Ge bütçesi ayırıp özellikle anne ve babalara hızlı sipariş deneyimi yaşatacak projeler geliştirmeye çalışıyoruz.”
e-Ticaret alanındaki regülasyonları sorduğumuz Alper Tekin, regülasyonların adapte olunması noktasında zorladığını anlatarak şöyle devam ediyor: “Birincisi, pazarlama aktivitelerinin izinli hale gelmesi. İkincisi ise ödeme sistemleri oyuncusu olan PayPal’ın sunucularının Türkiye’ de host etmemesi sebebiyle ödeme seçeneklerinden çıkartılması. Bu noktada IT tarafında müşteri verilerinin izinli hale getirilmesi ve üyelik bilgilerini aldığımız API’lerin yeni regülasyona göre revize edilmesi dışında büyük bir yansıması olmadı. Bu noktada özellikle firmaların pazarlama departmanlarının yoğun mesai harcadığını gözlemledik. Ödeme sistemlerindeki durumda da çok fazla bir iş yükü çıkmadı.”

Alper Tekin’e göre, firmaların e-ticaret alt yapılarını oluştururken dikkat etmeleri gereken en önemli hususlardan biri; şirket içinde bu operasyonu yürütecek kadro ve vizyon olup olmadığını belirlemeleri… “Bu noktada üst yönetim desteği de kaçınılmaz bir gereklilik” diyen Tekin şöyle konuşuyor: “Sonra ilk isterin oluşma sürecine göre seçilecek alt yapı yazılımının şirketin büyüklüğüne göre büyük ‘lokma olacak bir ürün’ olmaması gerekir. Bu esnada ekip ve farkındalık gelişimi tamamlanarak sektörün dinamikliğine uyum sağlayacak bir ekip ile şirketi global anlamda da ileriye taşıyacak bir ürüne geçişi planlanabilir. Bu noktada bir önemli nokta da bahsi geçen ürünlerin implementasyonunda seçilecek danışman firmanın yetkinlikleri ve projeyi sahiplenme hevesi. Son ama önemsiz olmayan bir konuda bu işi yapmış firmaların tecrübelerinin araştırılması. Bu noktada, sektörde bildiğimiz; İnveon, Tsoft, İdeasoft gibi Türk firmalarının giriş ve orta seviyesindeki ihtiyacı karşılayacak kalitede olduğunu düşünüyoruz.”

Categories: DOSYA KONULARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*