Sektörden sektöre 2017 IT ajandası…

Sektörden sektöre 2017 IT ajandası…

Dijital dönüşüm, Endüstri 4.0, IoT derken, bilgi teknolojilerinde iş ihtiyaçlarının ve iş yapış şekillerinin değişim gösterdiği bir yılı geride bırakıyoruz. Bu süreçte CIO’ların gündem konuları benzerlik taşısa da bulundukları sektörlerin 2017 yılı ajandaları zaman zaman farklılık gösterebiliyor.

Derya COŞKUN SAYIN

Dünyanın büyük teknoloji devrimine hazırlandığı ve dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde odak noktaları; dijitalleşme, Endüstri 4.0 ve IoT olarak öne çıkıyor. Firmaların da çalışmalarına bu yönde devam etmeleri çoğu zaman kaçınılmaz olsa da sektörlerin beklentilerinin, söz konusu odak noktalarını değiştirdiği de biliniyor. 2017 yılının plan ve projelerini sorduğumuz farklı sektörlerin IT kurmayları, dijitalleşmenin bu denli süratli olduğu bir dönemde dijital dönüşümü şirketlerinin önceliği haline getirirken, planlanan yatırımlarda IoT’nin de etkilerini görmek mümkün oluyor. Peki, IT liderlerinin ve dâhil oldukları sektörlerinin ajandalarında yeni yılda başka neler olacak? CIO’larımızın yeni yıl ajandalarının kapağını araladık…

Finans- Bankacılık: Dijital dönüşüm hız kazanıyor!

bilgisistemlerigmyfahriobek

Dijital Dönüşüm ile yenilikçi ürünler ve Kredi/Risk projeleri bankacılık sektörünün önceliği durumunda!
Önceliklerinin 2017 yılında dijital dönüşüm çalışmalarına devam etmek olduğunu kaydeden Türkiye Finans Bilgi Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Fahri Öbek, “Bunun için gerekli altyapı çalışmalarını geçtiğimiz yıllarda tamamlayarak kurumsal web sitesi, internet bankacılığı, mobil bankacılık, ATM ve Çağrı Merkezi kanallarımızı tamamen yeniledik. Ayrıca iş süreçlerimizi de dijital ortama alarak daha verimli hale getirebilmek üzere gerekli uygulama altyapısını kurarak, ilk çalışmalarımızı devreye aldık. Önümüzdeki yıl boyunca da operasyonel verimliliği ve otomasyonu artıracak bu çalışmalara bankamız genelini kapsayacak şekilde devam edeceğiz” diyor. Diğer taraftan; Fintech şirketleri ile mobil, IoT, API yönetimi gibi ortak projeler yapmak için çalışmalara başladıklarını anlatan Öbek, 2017 yılının çeşitli organizasyonlar ile etkinlikleri artıracakları ve müşterilerini yeni ürünlerle tanıştıracakları bir yıl olacağını söylüyor. Fahri Öbek şöyle devam ediyor: “Bankacılık sektöründe kredi ve risk yönetiminin öneminin artmasıyla birlikte biz de bankamızda bu uygulamalarımıza sürekli yatırım yapıyoruz. 2017’de de Türkiye Finans’ta teknoloji tarafında kredi tahsis hızımızı artıracak ve daha sağlıklı kredi vermemizi sağlayacak yeni projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ek olarak, sürekli artan siber tehditlere karşı bilgi güvenliği süreç ve altyapımızı güçlendiriyor, sürekli iyileştiriyoruz. Türkiye’deki ilk 22301-iş sürekliliği sertifikası sahibi finans kurumu olarak, kriz anlarında kurumsal süreçlerin işletilerek hızlı ve doğru tepki vererek, müşterimizin en az şekilde krizden etkilenmesini güvence altına almak için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Ayrıca bankamızda tüm şube ağını da kapsayan sertifikasyonumuzun 4. yıl denetimlerini de başarı ile tamamladık. 2017 yılı içinde de odağı iş sürekliliği olan çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Önümüzdeki yıl Genel Müdürlük birimlerimiz Ümraniye’deki yeni Genel Müdürlük binamıza taşınacak. Yeni binanın son teknoloji alt yapı ile donatılması, sorunsuz bir taşınma gerçekleşmesi, Bilgi Sistemleri ve Operasyon Merkezi başta olmak üzere tüm bölge ve şubeler ile video konferans ve diğer alt yapılarımız üzerinden kesintisiz çalışma ortamı sağlanması önceliğimiz olacak.”
Çevik dönüşümün çağın bir gerekliliği olarak tüm bilgi teknolojisi organizasyonların gündeminde yer aldığının altını çizen Fahri Öbek, önümüzdeki yıl sürekli iyileştirme yapılan bu konuda çalışmaların devam edeceğini kaydediyor. Öbek şöyle konuşuyor: “Dijital Dönüşüm ile yenilikçi ürünler ve Kredi/Risk projeleri, bankacılık sektöründe bizim olduğu kadar diğer bankaların da öncelikleri olacak. Bu çalışmaların başarılı sonuçlanması nitelikli insan gücüne bağlı olduğu için hem biz, hem de diğer bankalar, bir taraftan kendi insan kaynaklarına yatırım yaparken, diğer taraftan da yerli ve yabancı Fintech’lerin gücünden yararlanmaya çalışacak. Tüm banka bilgi sistem birimlerinin daha etkin çözümlere odaklanması ve kendi iç verimliliklerini gözden geçirmeleri önemli. Ayrıca, otomasyonlarla banka içi verimliliğin artırılması yönünde iş birimlerinin de kendi bilgi sistemlerinden beklentileri de arttı. Son olarak, bankacılık sektörüne güvenin devamlılığı ve sektörün ülke ekonomisine desteğini sürdürmesi açısından yasal ve zorunlu projeler de bankaların gündeminde yer bulmaya devam edecek.”

ali-tuglu

2017 yılında, mobil ödemede çok sayıda yeniliğin olacağını tahmin etmek güç değil!

Bu kez Finans sektöründe bir profesyonel olarak sorularımızı yönelttiğimiz Albaraka Türk CIO’su Ali Tuğlu ise, mobilitenin yine en önemli konulardan biri olacağına işaret ederek, “Öncelikle müşterilerimizin kullandığı mobil uygulamalar gelişmeye devam edecek. Diğer yandan nesnelerin interneti ve giyilebilir teknolojilerin, var olan mobil uygulamalarla beraber müşterilerimizin hayatlarına yavaş yavaş girdiğini göreceğiz. 2017 senesi, Kurum çalışanlarımızın kullandığı cihazların değişmeye başlayacağı bir sene olacak. Mobil cihazların, değişen cihaz tiplerinin, var olan bankacılık ve bankacılık-dışı uygulamaların arayüzlerinde ve kullanım şekillerinde devrimsel değişikliklere yol açması kaçınılmaz. Biz de mobil davranış şekillerinin arayüzlere etkisinin üzerinde çalışmaya başlıyoruz. Karar algoritmalarına dayalı iş yapış şekillerinin, henüz kullanımda olmadığı iş süreçlerinde değişime ve gelişime yol açacağını düşünüyoruz. Artan entegrasyon imkânları ile beraber, müşterilerimizin ve çalışanlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak, otomatize edilmiş karar verme süreçlerini çok daha fazla hayata geçireceğimiz bir yıl olacak” diyor. Blockchain’in odak alanlarından biri olduğunu ifade eden Tuğlu, “Şu anda dünya çapında oluşmuş iki ayrı konsorsiyumla temas halindeyiz. Koşullar uygun olursa, bir tanesi ile birlikte olası kurulacak bir blockchain ağının içinde olmayı arzu ediyoruz” diye konuşuyor. Bankacılık alanında iki önemli gündem maddesinin olacağını vurgulayan Ali Tuğlu şöyle konuşuyor: “Biri banka şubesinin dönüşümüne ilişkin gelişmeler, diğeri ise mobil ödemelerle ilgili adımlar. Mobilite, nesnelerin interneti, ATM cihazlarının ötesine geçebilecek makinelerin kullanımı gibi gelişmeler, şube ve şube çalışanının hayatını maksimum düzeyde etkiliyor. Bunların sonucu olarak, şube çalışanlarının iş yapış şekillerinde farklılıklar olması kaçınılmaz. Çalışanlar, şube içinde ve dışında çok daha farklı pratiklere sahip olacaklar. Bunun sonucu olarak daha fazla makinelerin olduğu, daha küçük banka şubeleri olacağını düşünüyoruz. Bu dönüşümün altyapısını oluşturacak çalışmaların 2017’de bankaların gündemine girmesini bekliyoruz. 2017 senesinin, mobil ödemede çok sayıda yeniliğin hayatımıza gireceği bir yıl olacağını tahmin etmek güç değil. Bu çalışmaların çoğu geçen ve bu sene başladılar. Bazıları hayata geçti ya da geçmek üzere. 2017 de çok daha güçlü mesajlarla mobil ödemenin bankaların gündeminde olmasını bekliyoruz.”

mine-cikrikci2

Finans sektöründe regülasyonların getirdiği değişiklikler sistemlere uygulanacak
Yeni yılın en önemli gündemlerinden birinin Koç Holding çatısı altında başlattıkları dijital dönüşüm yolculuğu kapsamında belirlenen dijital dönüşüm projeleri olduğunu kaydeden Koç Finans Bilgi Teknolojileri Müdürü Mine Çıkrıkçı, “Özellikle şirketimizde dijital dönüşümün kaçınılmaz olarak getirdiği mobil teknolojilerin kullanılması bu yönde yetkinliğimizin artırılması öncelik vereceğimiz alanlardan birisi olacak” diyor. İkinci gündem konusunun güvenlik tedbirleri ve tehditlere karşı koruma olduğunu anlatan Çıkrıkçı, dijital teknolojilerin kullanılmasının artışı ile birlikte güvenliğin de çok önemli hale geleceğini dile getiriyor. Çıkrıkçı şöyle devam ediyor: “Bunun yanı sıra Kişisel Verilerin Korunması kapsamındaki düzenlemelerin Bilgi Teknolojileri tarafında yapılacakların hızlıca hayata geçirilmesi ve raporlamaların yapılması olacak. Bunun yanında; veriden bilgiye ulaşım şirketlerin en önemli gündemlerinde, bütünleşik bir veri mimarimiz olmaması veriye hızlı erişim ve analiz yapılmasını zorlaştırıyor. Bu kapsamda önümüzdeki yıl veri mimarisi ve onun üzerinde hızlı, modern ve özellikle ileri-prediktive analiz yapmaya imkân sağlayan bir uygulamaya yatırım yapmayı planlıyoruz. Aynı zamanda; BT stratejilerimiz kapsamında regulasyon izin verdiği koşullarda BT donanım ve uygulamaların bulut hizmetler üzerinden yararlanma uzun süredir gündemimizde, bu stratejimizin ilk adımlarını 2016 yılında gerçekleştirmeye başladık; ana veritabanımızı Koçsistem Data Center- Exabulut supercluster üzerinden çalıştırmaya başladık; fiziki sunucuları sanallaştırıyoruz, hatta birçoğunu Koçsistem Maximus Cloud sistemine taşıdık kalanların taşınmasına 2017 yılında devam ediyor olacağız. Bunun yanı sıra özellikle lisanslama tarafında da yeni lisans almak yerine Koçsistem üzerinden paylaşımlı olarak hizmet olarak almayı tercih ediyoruz; bu kapsamda önümüzdeki yıl BT SM ve Proje yönetim modülümüzü Koçsistem Paylaşımlı Hizmetler altında yer alan ServisNow uygulaması ile yenilemeyi planlıyoruz.”
Finans sektörü tarafında ise regülasyonların getirdiği değişiklik ve yaptırımların sistemlere uygulanması olduğunu söyleyen Mine Çıkrıkçı, özellikle kişisel verilerin korunması ile ilgili kanun kapsamında sistemlerin uyarlanmasının gerçekleştirileceğini belirtiyor. Çıkrıkçı ayrıca, “Dijital teknolojilerin kullandırılarak müşteri deneyiminin iyileştirilmesi ve bunun sonucu olarak güvenlik tedbirlerinin alınması artan siber ataklarının engellenmesi sektörün öncelikli konularından olacak” diye konuşuyor.

Sigortacılık: İş analitiği ve dijital pazarlama dönemi

aytekin-saglamgul

Sigortacılıkta, internet ve mobil teknolojilerin yoğun olarak kullanılacağı dijital platformlar sunulacak
Ray Sigorta CIO’su Aytekin Sağlamgül, “Ray Sigorta’da, ana şirket Vienna Insurance Group’ın stratejilerine ve politikalarına uygun olarak şirket ve BT politikalarını ve BT iş planlarımızı oluşturuyoruz. Örnek vermek gerekirse, VIG tüm şirketlerinde Dijitalleşme projeleri başlatmış durumda. Ray Sigorta da mevcut BT projelerini söz konusu dijitalleşme stratejine uygun olarak yürütmektedir. Diğer yandan, şirketimiz T.C. Kanun ve regülasyonlarına uyumlu olmak zorunda. Ray Sigorta olarak, sigortacılık ile ilgili tüm kanun ve yönetmeliklere tamamen uyumluyuz. Nisan 2017 itibari ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile ilgili tam uyumlu şirket olmak üzere çalışmalarımız devam ediyor” derken, son iki yılda sanallaştırma konusunda çok yol aldıklarına değiniyor. 2017 yılı içerisinde sanallaştırma ve konsolidasyon çalışmalarının devam edeceği bilgisini veren Sağlamgül, “Şu anda sigortacılık sistemlerimiz 17 fiziksel, 125 adet sanal sunucu üzerinde çalışmaktadır. 2017 yılında alt yapıdaki fiziki sunuculardan, sanal sunuculara dönüşüm çalışmalarımız devam edecektir. Halen sınırlı olan bulut bilişim kullanım şeklimizle ilgili olarak 2017’de değişiklik olacak ve 2017’de bulut bilişimden maksimum düzeyde yararlanma sağlanacak. BT olarak teknolojik transformasyon ve yazılım teknolojilerindeki transformasyona uyum sağlanmaktayız. Alt yapımızdaki mevcut sistem ve yazılım ürünleri, düzenli olarak yeni ürün ve yeni teknolojiler kullanılarak iyileştirilmektedir. 2017 yılında da teknolojik transformasyon çalışmalarımız devam edecektir. Bu süreç doğrultusunda, 2017 yılında BT ekibimiz yeni teknoloji ve yeni yazılım metotları konusunda gerekli eğitimleri alacak. Sigortacılık yazılımlarımızın daha efektif hale getirilmesi ve bir bölüm yazılımın mobil uyumlu hale getirilmesi sağlanacak” diye konuşuyor. 2017 yılında ayrıca SAS altyapılarının da yenileceğini kaydeden Aytekin Sağlamgül, mevcut SAS Veri Analitiği ile Veri Madenciliği modellerinin daha vermili hale getirileceğini belirtiyor. Sağlamgül ayrıca, sigortacılık sektörünün 2017 yılında odaklanacağı konulara da değinerek şöyle konuşuyor: “2017 yılında Sigortacılık sektöründe Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığının belirleyeceği kural ve düzenlemelere uyum çalışmaları yapılacaktır. Tüm sigorta şirketleri Kişisel Verilerin Korunması Kanununa Nisan 2017 itibariyle uyumlu hale gelmiş olacaktır. Birçok sigorta şirketi poliçe hazırlama teklif verme ve satış süreçlerini hızlandıracak ve çeşitlendirecek çözümler geliştirmek üzere çalışmalar yapacaktır. Bu çalışmalarda, internet ve mobil teknolojilerinin yoğun olarak kullanılacağını dijital platformların son kullanıcılara sunulabileceğini söyleyebiliriz. Ayrıca, 2017 yılında sigortacılık sektöründe Veri Analitiği ve Veri Madenciliği konularında çeşitli çalışmalar yapılarak mevcut müşterilere çapraz satış yapılması, yeni müşteriler kazanılması ve dijital pazarlama platformlarının kurulması sağlanacaktır. Şirketler sağlık sigortalarında yeni ürünler ve çözümler geliştirerek portföylerini büyütecek.”

İş zekası öncelikli konularımız arasında

T-Sigorta CIO’su Gökmen İbişler de gelecek yıl öncelikli konularının; dijital pazarlama, iş analitiği ve iş zekâsı ile bulut, mobilite, ERP, güvenlik ve altyapı/ veri merkezi olduğunu ifade ediyor. İbişler’e göre; özellikle dijital dönüşümün artık hızla ilerlediği günümüzde, dijital pazarlama konuların içerisinde hayli önemli bir yer tutuyor. İbişler, yine gelecek yıl çerçevesinde sigortacılık sektörünün özellikle ERP’ye odaklanacağının öngörüldüğünü belirtirken, bunun yanında; mobilite, güvenlik ve bulutun da sektörde ön plana çıkacak konular olduğunun altını çiziyor.
Apple’ın getirdiği yenilikler ile eğitim sektörü hareketlenecek!

Otomotiv: İbre mobilite ve akıllı üretime döndü

oguzhan-yildiz

Dijital ortamda müşterimize dokunabilmeli ve kusursuz bir deneyim yaşatmalıyız!
Gelecek yılın, CIO’ların rolü açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu düşündüğünü kaydeden Renault Bilgi Sistemleri Direktörü Oğuzhan Yıldız, bunun nedenini şu şekilde açıklıyor: “Dijitalleşme ve dijital dönüşüm kavramı son iki yıldır CIO’ların ve CEO’ların ortak ajandasına giren en önemli konu. Artık CIO, CEO ile doğrudan teknoloji ve inovasyon konuşuyor. 2014 yılına kadar CEO’lar ile CIO arasındaki ortak konular nelerdi? Verimlilik, maliyet tasarrufu, otomasyon, operasyonel mükemmellik. Bu konular doğrudan teknoloji başlığı içermiyordu. 2017 yılı CIO’ların bu geçiş dönemini nasıl yönettiği açısından önemli. CIO’lar, dijital dönüşüm rüzgârının etkisi ile değişen ortamda nasıl bir sınav verecekler? Kendi alanının tam hâkimi noktasından, alanını paylaştığı bir noktaya giderken, kurum içerisindeki etki alanını geliştirme ve daha fazla katma değer yaratma fırsatını nasıl değerlendirecekler? Bu anlamda bir karar vermek gerekiyor. 2017 yılı için CIO’ların bu sorulara yanıt verecek şekilde öz planlamalarını yapmış olarak başlamaları ve değer yaratma anlamında somut sonuçlar üretmeleri gerektiğine inanıyorum.” Sektörlerinde önemli konunun kuşkusuz müşteri deneyimi olduğunu söyleyen Yıldız, bu anlamda da ilk mecranın yetkili noktalar olduğunu ifade ediyor. “Otomotiv sektörünün doğası gereği müşterimiz satış ve servis noktalarımızda, genel perakende ortalamasına oranla daha az zaman geçirirler. O zaman müşterimizin yetkili noktalarımızda geçirdiği kısıtlı zamanı müşterimize kusursuz bir deneyim olarak yaşatmalıyız” diyen Yıldız’a göre, diğer önemli mecra da dijital ortam… Satış öncesinde müşteri ziyareti olarak bakıldığında, müşterilerinin dijital ortamda geçirdiği sürenin fiziksel ortamda geçirdiği süreye oranının her geçen gün arttığını belirten Oğuzhan Yıldız, “O zaman dijital ortamda müşterimize dokunabilmeli ve kusursuz bir deneyim yaşatmalıyız. Tabi ki kusursuz bir müşteri deneyimi için etkin bir bayi yönetimi ve kalite anlayışı işin olmazsa olmaz temel taşları” diye konuşuyor.

altug-soydan-otokar

Otomotivde, üretim ve satış sonrası süreçler için mobil uygulama ve donanımlar hız kazanıyor

Dijitalleşme çalışmalarına, özellikle IoT ve mobil aplikasyonlara gelecek yıl öncelik vereceklerini belirten Otokar CIO’su Altuğ Soydan, bu kapsamda; satış ve üretim odaklı izlenebilirlik, süreç optimizasyon ve karar destek sistemlerinin oluşturulmaya devam edeceğini ifade ediyor. Bunun yanında e-devlet uygulamaları, maliyet düşürme projeleri ve veri güvenliği konularında da çalışmalar yapacaklarını anlatan Soydan, bu konularda projeler planladıklarını ifade ediyor. Altuğ Soydan 2017’deki diğer proje ve hedeflerini şöyle aktarıyor: “Bütün bunların yanında; görev kritik uygulamalar ile beraber bütünleşik olarak çalışan birçok sistemin de yedekli ve uzak bir noktadan çalışabilir hale getirilmesi, sanallaşma çalışmalarına devam edilmesi, üretim sektöründe özellikle üretim ve satış sonrası süreçleri için izlenebilirlik projelerinde kullanılmak üzere mobil uygulama ve donanımların yaygınlaştırılması hız kazanacak. Ayrıca, müşteriye dokunan tüm süreçlerde müşteriye daha yakın olup yeni teknolojileri bu süreçlere entegre etmenin yanı sıra araç ve müşteri bilgileri ile müşteri davranış analizlerinin satış, pazarlama ve satış sonrası süreçlerde etkin bir şekilde kullanılması için gerekli altyapı yatırımlarını artıracaktır.”

hayiye-karadeniz

Dijitalleşme kolay değil, ancak gelecekteki rekabetin anahtarı da dijital dönüşüm!
Ford Otosan CDO’su ve IT Direktörü Hayriye Karakuzu Karadeniz ise, 2017 yılında şirketlerinde, dijital dönüşüm programının aşamalı olarak devreye alınma çalışmalarının öncelikli konuları olacağını anlatırken, BT olarak tüm bu dönüşüme hazır olma ve doğru mimari ile altyapı tasarımlarını yapma üzerinde çalışacaklarını kaydediyor. “Tüm uygulamalarımızı öncelikli olarak mobil ortamda devreye almak, kullanıcı deneyimini artırmak geliştirme ortamlarımızı buna göre adapte etmek ve BT yapısını hızlı, çevik bir yapıya dönüştürmek diğer önemli önceliklerimiz. Elbette veri odaklı yaklaşım ve analitik yapıları kurmak, iş birimlerinin kullanımına sunmak diğer bir önemli konumuz” diyen Karadeniz, müşteri, çalışan ve ürüne dair tüm deneyimleri dijital teknolojilerin desteğiyle çok daha ileri seviyeye taşıyacaklarını belirtiyor. Karadeniz’e göre; dijital dönüşüm kolay değil! Ancak gelecekteki rekabetin anahtarı da dijital dönüşüm… Bu noktada otomotiv sektörünün de bu sürecin oyuncularından olduğunu ifade eden Karadeniz şöyle konuşuyor: “Dijital gelecekte başarılı olmak için, müşterilerimizin, çalışanlarımızın ve tüm paydaşlarımızın hayatını, işleri, süreçleri, akışları kolaylaştıran, verimlilik ve büyüme sağlayan servisler, çözümler bulmak zorundayız. Dijital Dönüşüm altında Akıllı Üretim bizim için odaklandığımız, üzerinde titizlikle çalıştığımız bir konu. Araç bağlantı teknolojileri, tedarik zinciri süreçleri, üretim teknolojileri, ürün geliştirme kısaca tüm süreçlerimizde Sanayi 4.0 devrimini öncelikli ele alarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Sağlık-İlaç: Odak nokta; güvenlik ve dijitalleşme

jale-yigin

Veri güvenliği ve bütünlüğünü sağlayacak projelerde yoğunluk söz konusu
Bilim İlaç Bilgi Teknolojileri Müdürü Jale Yiğin, 2017 yılında önceliklerinin bilgi güvenliği olduğunun altını çizerken, “Şirket süreç yönetimine ilişkin olarak çalışanların taleplerini göz önüne aldığımda yapılabilecek projelerin azaldığını, yeni teknolojilerle geliştirilecek uygulamalar olduğunu düşünüyorum. Bilgi güvenliği konusunda ise gerekliliklerin ve en üst düzey koruma çözümlerinin sonu yok. Bu nedenle sürekli yenilikleri takip etme, test etme ve güncelleme çabası içindeyiz. Maalesef; network, sistem, veri ve kullanıcı güvenliği olarak özetleyebileceğim, altında pek çok katmandan oluşan bilgi güvenliğine ilişkin, dünyada kullanılan en iyi yazılımları bünyenize katmanızda tek başına yeterli olmuyor. Özellikle veri güvenliği ve gizliliğine ilişkin mobil cihaz kullanan çalışanların bilinçlendirilmesi ve mobil uygulamalarla desteklenmesi de önem taşıyor” diyor. Bilim İlaç olarak, hemen hemen tamamını hayata geçirdikleri aşağıdaki konuların, 2017 yılında ilaç sektörünün bilgi teknolojilerinden yararlanarak sağlamak isteyecekleri öncelikler olacağını öngördüklerini belirten Yiğin şöyle konuştu: “İçinde bulunduğumuz sektör; regülasyonlar çerçevesinde sosyal medya aracılığıyla yeni pazarlama stratejileri geliştirmek, ürün ve hizmetlerini, tanıtım materyalleri yerine e-detailing çözümlerin kullanılacağı dijital/mobil platformları ve cihazları sağlamak, medikal bilgilendirmenin yanı sıra paydaşlarıyla interaktif iletişim kurmalarını sağlamak, birkaç uygulamayı entegre ederek ihtiyaç duyulan her türlü raporlamayı sağlamak, müşteri siparişlerini online almak gibi birçok dijital projeyi hayata geçirmek, pazarlama ve satış organizasyonlarının, fiziksel ortamlarda yapılan toplantı ve iletişim alışkanlıklarını değiştirecek dijital olanakları sağlamak ve kurumsal iletişim politikalarını güçlendirmek gibi hedeflere sahip.” Jale Yiğin, özellikle pazarlama kadrolarını, işe alımdan itibaren sürekli online eğitimlerle güçlendirerek, sektör için büyük önem taşıyan, veri güvenliği ve bütünlüğünü sağlayacak projeler yapmanın yanı sıra bulut tabanlı uygulamalara geçiş projelerinin yoğunluk kazanacağını düşündüğünü ifade ediyor.

mert-roche

CRM sistemlerinin birbiri ile entegrasyonunu sağlamayı hedefliyoruz
“Son yıllarda birçok firmada Bilgi İşlem Departmanları ciddi bir değişime, farklılaşmaya maruz kaldı, destek ve hizmet departmanı sıfatının yanında ‘iş birimleri ile birlikte, karlılığı, satışı, ne şekilde artırabiliriz? Rakiplerimiz karşısında bir adım öne çıkabilmek için hangi teknolojileri kullanabiliriz?’ sorularının cevaplarını yönetim kademesi ile birlikte bulmak için çalışmaya başladı” diyen Roche CIO’su Mert Başaran, bu farklılaşmanın ilerleyen yılların planı yapılırken mutlaka düşünülmesi gereken bir nokta olduğunu söylüyor. Başaran, “2014 yılında SAP kullanımı ile başlayan Global çözümleri, lokal ihtiyaçları göz önüne alarak hayata geçirme dönemimiz halen sürmektedir. İki yıl içerisinde birçok CRM, satış öncesi ve sonrası çözümler hayata geçirilmiştir. Bu yılki ana hedefimiz bu hayata geçirilen sistemlerin birbiri ile entegrasyonunu sağlayarak, firmamızın ihtiyaç duyduğu tüm detaylı raporları oluşturabilmektir. Ayrıca bizi diğer rakiplerimizden ayıran Elektronik Sipariş sistemimiz daha da geliştirip, bayii ve müşterilerimizin daha kolay daha hızlı sistemi kullanmalarını, talep ettikleri raporlara ulaşmalarını sağlamak istiyoruz” diyor. Bulundukları sektörün dinamiklerinin çok ani değişimleri olduğuna işaret eden Mert Başaran, şöyle konuşuyor: “Alınan kararlar bu dinamikleri çok kısa sürede, çok faklı bir hale getirebiliyor. Biz Roche Diagnostics olarak 2017 yılında bu çok hızlı farklılaşan dinamiklere aynı hızda adapte olabilmeye odaklanıp, bunun için gereken değişiklikleri hayata geçirmiş olacağız.”

ozgur-ulutas

Endüstri 4.0 ve dijital dönüşümü gerçekleştirerek değer zincirindeki kayıpları azaltmayı hedefliyoruz
Nobel İlaç Bilgi Teknolojileri & Proje Yönetim Ofisi Direktörü Bidar Özgür Ulutaş ise bu konuya ilk etapta şöyle yaklaşıyor: “4 yıllık BT yol haritamızı üç kelime ile özetleyecek olursam ‘etkin – entegre – e-dönüşüm’ diyebilirim. 2020 hedeflerimizi bu öncelik ve odak noktalarını dikkate alarak oluşturduk.” Stratejik hedeflerini beş ana parçadan oluşturduklarını anlatan Ulutaş, bu parçaların hem birbirlerini tamamlayıcı hem de Ulkar Holding’in ana stratejilerine uyumlu olduğunu vurguluyor. Bidar Özgür Ulutaş şöyle devam ediyor: “BT stratejik hedeflerimiz; kurumun Endüstri 4.0 ve dijital dönüşümü gerçekleştirerek değer zincirindeki kayıpları azaltmak, platform ve sistemleri entegre ederek operasyonel verimliliğe katkıda bulunmak, etkin BT, güvenlik ve tedarikçi yönetimi ile çalışan ve operasyon verimliliğini artırmak, Nobel’in uluslararası pazarlardaki konumunu kuvvetlendirmek amacıyla tüm GxP Kritik sistemleri valide etmek ve 5 yıl boyunca tüm denetimlerden hiçbir ‘kritik’ bulgu almamak ve iç müşteri memnuniyetini her yıl artırarak, sağlıklı organizasyon yaratılmasına katkıda bulunmak. Bu hedefler ışığında 2017 yılında, ‘Endüstri 4.0’ ve ‘dijital dönüşüm’ yol haritalarını belirlemek ve ‘veri güvenliği’ne yönelik hem çalışanlarımızın farkındalığını artırmaya yönelik aksiyonlar almak, hem de kurumsal verinin korunmasına yönelik, uygulamaları, düzenlemeleri hayata geçirmek odak noktamız olacaktır.” İlaç sektöründe öncelikle büyüme hedefinin olduğunu belirten Ulutaş, sonrasında kurumsal değer zincirinde kayıpların azaltılması, çalışan başına üretkenliğin artırılması, Endüstri 4.0’ı anlama, veri güvenliği ve bütünlüğü ile dijital güvenlik ve çalışan bağlılığının artırılmasının öne çıkacağını kaydediyor.

emre-vural

Dijital dönüşüm ve inovasyon ciddi fırsatlar sunarken, bazı tehditler de içeriyor

Rekabetin son derece yoğun olduğu bir sektörde teknoloji ve dijital yetenek kullanımını önemli bir rekabet avantajı olarak konumlandırdıklarını belirten Abdi İbrahim Bilgi Sistemleri ve Teknoloji Müdürü Emre Vural, “Yenilenen vizyonumuz ve takip ettiğimiz strateji haritamız kapsamında; 2020 yılında Abdi İbrahim’in dünyanın en büyük 100 ilaç şirketi arasında yer alması hedefimiz bulunuyor. Bu yolda ilerlerken, dijital dünyadaki gelişimi ve dönüşümü doğru okumak bizler için son derece önemli.  3 boyutlu yazıcıların, nesnelerin internetinin, yapay zekânın konuşulduğu bir dünyada, Abdi İbrahim olarak iş hedeflerimize ulaşmak için öncü teknolojilerden en iyi şekilde faydalanmak temel önceliklerimiz arasında” diyor. Gelen veriyi anlamlandırarak analiz etmenin ve böylece karar verme süreçlerini iyileştirmenin temel hedefleri olduğunu söyleyen Vural, şöyle konuşuyor: “İş modellerimizi ve kurum içi inovasyon kültürünü geliştirmek dijitalleşmenin bir diğer önemli parçası. Dış inovasyon dünyası ile uyum sağlamak, üniversiteler ve start-uplar ile eşgüdümlü, ortak projeler üretmek de Abdi İbrahim olarak önemsediğimiz konular arasında yer alıyor. Öte yandan dijitalleşmenin getirdiği güvenlik risklerine karşı tam kapsamlı bir güvenlik programı ile teknolojik yatırımlarımızı yapmak, farkındalık ve eğitim kampanyaları gerçekleştirmek, süreç ve veri yönetimini iyileştirmek de öncelikli hedeflerimiz olacak.” İlaç sektörünün 2017 yılı için öncelikli gündemini de değerlendiren Emre Vural, “Teknoloji ve inovasyon 2017 yılında ilaç sektörünün de öncelikli gündemi olacak. Dijitalleşme ve siber güvenlik önemli konular olmaya devam edecek. Dijital dönüşüm ve inovasyon bir yandan ciddi fırsatlar sunarken, diğer yandan bazı tehditler de içeriyor. Önümüzdeki dönemde iş dünyasında dijitalleşmenin etkisiyle sektörler arası sınırların kalkmaya başladığını daha fazla gözlemleyeceğiz. Bu da şirketler için sektör dışı rakiplerin ortaya çıkması ve şirketlerin bu dönüşüm karşısında pozisyon almasını gerekli kılacak. Yıkıcı inovasyon olarak tabir edilen ve sadece sektör içinde değil, iş dünyasının bütününde dengeleri bir anda değiştirebilen yenilikler dünyasına da her zamankinden daha fazla hazırlıklı olmak da önemli bir mücadele alanını oluşturacak” diye konuşuyor.

yildirim-meteris

Birçoğumuz dijital dönüşüm, güvenlik, mobilite konularıyla ilgileneceğiz
Toksöz Grup Bilgi Sistemleri Müdürü Yıldırım Meteris de 2017 yılında odaklanacakları konuları, Türkiye içi ve Türkiye dışı olarak açıklıyor. Meteris şöyle konuşuyor: “Bildiğiniz gibi grubumuzun yurt dışı yatırımları da mevcut. Türkiye içinde; meslektaşlarımın ve bizim bu yıl mevcut operasyonel süreçleri yürütmek içinde bulunduğumuz ortam nedeniyle, ciddi bir yatırıma girmekte yönetim kuruları ve iş birimleri ile pazarlık aşamasında zorlanacaklarını tahmin ediyorum. Ancak yatırım gerçekleştirme imkânı bulabilirsek, hemen hemen birçoğumuz dijital dönüşüm, güvenlik, mobilite, CRM/CLM, SCM, BI&DW ve saha gücü yönetimi gibi konularla ilgilenecektir. “Yurtdışına ise, genellikle konuştuğum meslektaşlarımın gündemleri de paralel ilerliyor” diyen Meteris, dijital dönüşüm, güvenlik, mobilite, BI&DW ve saha gücü yönetimi konusunda taleplerini bütçelerine eklemek istediklerini söylüyor. Meteris, “Bizimde yaklaşımız temel olarak aynı olmakla beraber, grubumuzun önemli şirketlerinden birine ERP uyarlaması ve iç yazılımlarımızla entegrasyon sürecini gerçekleştirip, mevcut ‘Mobil çözümleri’ ve ‘BI&DW’ uygulamalarını geliştirmek istiyoruz” diye konuşuyor.

 

 

ali-orhon

Dijital dönüşümü, bir web sitesinden entegre bir sistem seviyesine taşıyoruz

Pfizer Türkiye olarak 2017’de, meslektaşlarının en güncel medikal bilgiler ve ilaç geliştirme haberlerine ilgi alanlarına göre ulaşabilmelerini sağlayacak entegre dijital platformlarının ilk safhasını hayata geçireceklerini belirten Pfizer Türkiye Bilgi Teknolojileri Direktörü Ali Orhon, “2017 yılında ayrıca, bu platformun temel yapılarından olan metadata analiz çalışmasını ve saha çalışanlarımızın sağlık profesyonelleri ile gerçekleştirdiği ziyaretlerin ve dijital araçlarla yaptıkları tüm iletişimlerin entegre  yönetimini sağlayacak modül  çalışmalarımızı tamamlamayı hedefliyoruz. Şirketimizde Çok Kanallı Pazarlama, Dijital Dönüşüm ve İletişim takımları, İş birimlerimiz ile Bilgi Teknolojileri departmanının kol kola çalıştığı ve yenilikçi tüm yaklaşımların kendi alanının en iyisi olan birçok global sistemle entegre olarak yapılandırılacağı bu platform, Pfizer için de bir ilk olacak. Dijital dönüşümü bir web sitesi veya dijital aplikasyon seviyesinden, tüm medikal tanıtım süreçlerinin entegre şekilde yönetildiği bir sistem seviyesine taşıyan bu projemiz, Pfizer için geleceğin inşasında önemli bir temel” diyor. 2017 ajandalarındaki önceliklerden birinin de yeni kişisel veri koruma kanunu çerçevesinde kişisel veri barındıran tüm sistemlerinin kanuna uyumlu hale getirilmesi olduğunu ifade eden Orhon, şöyle devam ediyor: “Gelecek sene odaklanacağımız bir diğer önemli konu ise, Sağlık Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu yönetmeliklere yüzde 100 uyumu sağlamak için, tüm çalışanlarımızın ve paydaşlarımızın kullandığı sistemimizi, en gelişmiş teknolojilerle donatılmış yeni bir sistemle değiştirmek olacak.” Bunun yanında, Pfizer Global BT Ekibi ile birlikte tüm lokal finansal sistemlerini, global bir finansal sisteme aktaracaklarını açıklayan Ali Orhon, “2017 yılında başlamayı planladığımız bu projemizi de 2018 yılında tamamlamayı hedefliyoruz” diye konuşuyor. İlaç sektörünün bu noktada, sürdürülebilir bir sağlık sistemi modelinin oluşturulmasına katkıda bulunmak, daha sağlıklı bir toplum ve gelecek için işbirlikleri kurmak ve projeler geliştirmenin ön planda olacağını kaydeden Orhon, şöyle devam ediyor: “Pfizer’i bugün dünyanın lider biyofarmasötik ilaç şirketi yapan unsurlar arasında Ar-Ge ve inovasyona verdiği değer geliyor. Türkiye’de de Ar-Ge yatırımlarına ve biyoteknolojik üretim alanında projeler üretmeye devam eden Pfizer, ilerleyen yıllarda da şimdiye kadar olduğu gibi, Türk ilaç endüstrisinin nitelik gelişimini destekleyecek ve Türkiye’de ekonominin yapısal dönüşümüne katkı sağlayacak işbirliklerini önceliklendirmeye devam edecek.”

Eğitim: Pedagoji 4.0 ve online eğitim atağı!

cenabyaman

Dijital pazarlama ve iş zekâsı öncelikli konularımız arasında

MEF Okulları Bilgi İşlem Müdürü Cenab Yaman ise, gelecek yıl öncelikli olarak MDM çözümleri üzerine yoğunlaşacaklarını belirtiyor. Yaman’a göre; eğitim sektörü, mobil cihazlar ile ilgili güvenlik ve kablosuz ağ altyapı yatırımlarını geçtiğimiz yıllarda tamamladı. Yaman ilerleyen dönemde eğitim sektörünün odaklanacağı konuları şöyle özetliyor: “Bu yılda öğrencilerin BYOD ile getirdikleri ve getirecekleri cihazların etkin kullanımlarını artırmak için bu cihazların Uzaktan Yönetim (MDM) ve Çoklu Kurulum (Deployment) senaryoları için uygun çözüm arayışlarına öncelik vereceğiz. Bu konuda Apple’ın Mayıs ayında gerçekleştirdiği iOS 9.3 Beta Education Preview da tanıttığı sınıf yönetimi gibi özelliklerin gün geçtikçe etkin kullanımı artacak ve konunun gündemde kalmasını sağlayacaktır. MDM için piyasada farklı çözümler var bu çözümlerin bazılarını bizde kullandık ancak Apple’ın getirdiği yenilikler ile sektörün hareketleneceği bir gerçek.”

 

 

 

candan-asal

Pedagoji 4.0 ile ilgili ciddi araştırmalara gereksinim var
Işık Okulları Bilişim ve Eğitim Teknolojileri Koordinatörü Fatma Candan Asal, K12 okulları segmentinde faaliyet gösteren Bilişim ve Eğitim Teknolojileri Koordinatörlüğü olarak kısa vadeli planlamalarını her yıl Mayıs ayında bir sonraki eğitim öğretim yılının ihtiyaçlarına göre; gelişmeleri gözlemleyerek, geçmişten devam eden projeleri dikkate alarak, seminer, kongre ve bilişim sektöründeki gelişmeleri düzenli takip ederek gerçekleştirdiklerini anlatıyor. Asal, öncelikli konularını şöyle açıklıyor: “Bu yıl ele alacağımız ve öncelikli olarak önemsediğimiz projemiz; Endüstri 4.0 ile başlayan dünya değişimine ayak uydurarak, bizim sektörümüze Pedagoji 4.0 olarak yansıyan, geleneksel üretim sisteminin değişmeye başladığı içinde bulunduğumuz zamanda, tüm BT Dersliklerimizi bir ‘maker’ yetiştirebilecek potansiyele ulaştırabilecek donanım, yazılım ve cihazlarla, pedagojiye uygun olarak oluşturmak olacak. Her kampüsümüzde 2, toplam 8 adet dersliği bu manada tamamen yenilemeyi hedefliyoruz. Bu dersliklere uygun müfredat gelişimini Eğitim Teknolojileri ekibi ile birlikte ele almak ve öğretmenlerle birlikte oluşturulacak öğrenci proje grupları ile çalışmaları başlatmak, aynı zamanda bu konudaki yetişkin eğitimine de zaman ayırarak personel alan bilgisini bu konularda da geliştirmeyi arzu ediyoruz. Yine bu hedefler doğrultusunda kampüslerimizdeki alt yapı ile ilgili donanım ve yazılım konusundaki gereksinimleri yeniden ele aldık ve orta vadeli, kademeli bir strateji planladık. Bu strateji hem yenilemeyi hem de geliştirmeyi içeriyor.” Asal’a göre, baş döndürücü bir hızla gelişmekte olan teknolojiyi, eğitim ve öğretim ortamına pedagojik gereklilikleri yok saymadan adapte etmek için çok iyi bir mentörlük gereksinimi bulunmakta… Fatma Candan Asal, eğitim sektöründe henüz yeterli seviyede araştırma olmamasından kaynaklı; teknolojiyi eğitim ve öğretim ortamına adapte etmede, akademik ve bilimsel temele dayalı bir yol izlemek için verilerin çok az olmasına dikkat çekerken şöyle devam ediyor: “Bu durum sektörde faaliyet gösteren CIO’ların en dikkatli olması gereken konu. Çünkü stratejileriniz eğitim faaliyetinizin gelişimi ve ulaşmak istediği hedefle paralel olmalı, dolayısıyla eğitim sektörü bünyesinde görev yapan bir CIO ve ekibi özellikle eğitimi ilgilendiren yazılım ve teknolojik ortam kurulumu konusunda eğitim ortamından bağımsız bir yapı ile hareket edemez, etmemelidir. Öte yandan tüm eğitim emekçilerinin ve okul toplumunun da teknoloji konusunda düzenli bilgilendirilmesine ihtiyaç var.”
Asal, özellikle ihtiyaçlar göz önüne alındığında; eğitim bilimi bünyesindeki teknoloji adaptasyonu ve pedagoji 4.0 ile ilgili ciddi araştırmalara gereksinim olduğunu vurgularken, bunun yanında; “Üretimi artık kişisel baza indirgeyen (Endüstri 4.0) dördüncü sanayi devrimi ile hayatımıza girmeye başlayan yeni dünya düzeni nedeniyle tasarım ve kodlamayı tüm eğitim sistemine yayan yeni eğitim anlayışı için müfredat çalışmaları ve okul bünyesindeki bu maksatla kurulacak eski tabirle ‘atölyeler’ yeni tabirle ‘maker derslikleri’ için pek çok farklı modelleme denenecek ve gerçekleştirilecektir” diyor.

omer-omeroglu

Üretim hedefi stratejimizi IoT olarak belirledik
Kendileri için öncelikli konunun ‘Üreten Öğrenci’ programının geliştirilmesi olduğunu belirten Doğa Okulları CIO’su Ömer Ömeroğlu, “Bu programımızın birçok ayağı bulunmakta. Deneyim merkezinden test alanlarına, kaynak planlamasından, devlet teşvik programları başvuru sürecine kadar. Yazılım ve tasarım derslerimizle desteklediğimiz bu programda en öncelikli üretim hedefi stratejimizi IoT olarak belirledik. Buna göre tüm bu alanlarda hızla çalışmalarımıza devam ediyor olacağız” diyor. Bunun yanında, online eğitim ve online ETÜT’ün de kendileri için öncelikli konular arasında olduğunu ifade eden Ömeroğlu söz konusu alanlardaki çalışmalarını şöyle anlatıyor: “Online eğitim, öğretmen ve personel eğitimlerimizde daha etkin bir yıl geçireceğiz. Bu alanlarda sektör liderleriyle yapılan iki büyük iş birlikteliğimiz var. Bunlardan biri Microsoft ile Office 365 ve Microsoft yenilikçi öğretmen programları kapsamında online içerik ve online eğitim sunuyor olacağız. Bir diğer iş ortağımız ise Turkcell. Turkcell ile dijital farkındalığı artırmak üzere tüm personelimizi kapsayacak bir online eğitim içeriği paylaşıyor olacağız. Bu eğitimleri tamamlayıp proje sunan ve farkındalık yaratan öğretmenlerimizi ayrıca ödüllendireceğiz. Online Etüt kısmına gelirsek 16 bin öğrenciye, her öğrenciye yılda 288 saat canlı online etüt verilmiştir. Bu yıl hedef öğrenci kitlemiz 25 bin öğrenci olmakla beraber, bu yıl ek olarak yapılan etütler kayıt altına alınıp ilgili konular ile eşleştirilerek öğrencilerin offline olarak 7/24 erişebilmesi sağlandı. Web uygulamalarından App uygulamalarına dönüşüm vizyonumuzu başlatıyoruz. Bu alanda öğrenci kayıt ve iç uygulamalarda çok büyük yol katettik. Bu yıl içerisinde de testlerimizi tamamlayıp çalışma arkadaşlarımıza bambaşka bir uygulama deneyimi yaşatma hedefi ve heyecanı içerisindeyiz.”
e-Dönüşümün her zaman öncelikleri olduğunu dile getiren Ömeroğlu, e-defter, e-fatura ve e-arşiv geçişleriyle başladıkları yola e-irsaliye ve e-mutabakat ile devam edeceklerini kaydediyor. Ömeroğlu şöyle devam ediyor: “Hibrit bulut üzerine çalışmalarımızın kapsamı genişleyerek devam ediyor. Bu yıl da Microsoft Azure üzerine bazı uygulamalarımızı taşıyarak gelecek vizyonumuz olan tamamen bulut yapısına biraz daha yaklaşıyor olacağız. Kalite süreçlerimiz her zamanki gibi en öncelikli konularımızın başında geldi. ISO 27001 Bilgi Güvenliği Sertifikası ile başladığımız bu yolculuğa 2016 yılı içerisinde ISO 22301 İş Sürekliliği Sertifikasını da katmış olduk. 2017 başı itibariyle BS 10012 Kişisel Bilgi Veri Güvenliği Sertifikası ve ISO 20000 Bilgi Teknolojiler Hizmet Yönetimi Sertifikası için çalışmalarımızı tamamlayarak kalitemizi artırmaya devam edeceğiz. Bu yıl yeni başladığımız bir staj programımız oldu. Bu yıl bu firma sayısını da artırarak öğrencilerimize seçecekleri meslekle ilgili vizyon katmaya devam edeceğiz.”

ozge-sahin

Sanal gerçeklik konusunda eksiklikleri olan sektörün, bu konu üzerinde yoğunlaşacağı öngörülüyor
Kültür2000 Koleji Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni Özge Şahin de Kültür2000 Koleji olarak en önemli hedeflerinin açtıkları İnovasyon Merkezi’nde yapılmaya başlanan eğitimlerin olumlu sonuçlarını almaya başlamak olduğunu ifade ediyor. “Gerek yarışmalar, gerek üretilen materyallerle öğrencilerin hayal güçlerinin zenginleşmesi önceliklerimiz arasında. Bunun dışında öğrencilerin çeşitli hobi dallarında profesyonellik kazanması da bizim için önem arz etmekte. Örneğin; hızla yayılmaya başlayan ve ne yazık ki yapım maliyeti oldukça yüksek olan model uçak çalışmaları, öğrencilerin üç boyutlu yazıcı kullanarak kendi hobi malzemelerini kendileri tasarlamaları için oldukça önemli” diyen Şahin, iletişim, bilgi, teknoloji çağı derken hayal çağına doğru ilerlenen yeni yüzyılda öğrencilerin inovatif düşüncelerini desteklemek ve gün yüzüne çıkarmanın en öncelikli konularımız arasında olduğunu vurguluyor. Şahin eğitim sektörünün 2017 ajandasını ise şöyle yorumluyor: “Eğitim sektörü ‘Maker’ kültürü ve eğitimde teknoloji kullanımı ile çok önemli adımlar atarken bu gibi çalışmalar ve çocukların teknolojiyi olabildiğince faydaya çevirebilecekleri ortamlar yaygınlaşacak ve gelişecek. Özellikle dünyada yapılan çalışmaları teknoloji sayesinde takip etmek, iletişim içerisinde olmak çocukların geleceği yakalaması adına oldukça önemli bir şans! Sanal gerçeklik konusunda eksiklikleri olan sektörün önümüzdeki yıllarda bu konu üzerinde yoğunlaşacağı ön görülmekte.”

Perakende: Büyük veri yapay zekâ gündemde

serdar-birlikci

Teknoloji bize hala düşünemediğimiz kapılar açıyor
Dijital yeniliklerin, şirket ve çalıştıkları iş ortaklarına yaygınlaştırılmasının öncelikli konularından biri olacağına değinen PepsiCo IT Direktörü Serdar Birlikçi, Daha entegre Tedarik Zinciri Yönetimi çözümleri ile müşterilerimize daha iyi hizmet sunacak bir ortam yaratmayı düşünüyoruz. Diğer taraftan büyük veri odak alanımızdaki önemini artırarak koruyacak” diyor. Müşterilerini ve tüketicileri daha iyi anlayarak, onlara katma değerli hizmetler sunabilmenin her zaman öncelikli hedefleri arasında olduğunu ifade eden Birlikçi, şöyle konuşuyor: “Bu konuda teknoloji bize hala düşünemediğimiz kapılar açıyor. Önemli olan doğru iş modeli ile sıradan yaklaşımları terk ederek yenilikçi çözümler geliştirebilmek. Bu da aslında sadece kendi sektörümüz içerisindeki çözümleri değil farklı sektörlerdeki çözümlerden de etkilenerek müşterilerimiz ve tüketicilerimiz için sunduğumuz katma değerli servislerin farklı bir boyuta taşınması anlamına geliyor. Bu konuda çalıştığımız çözüm sağlayıcı ortaklarımızı çeşitlendirmek önemli hale geliyor.”

Üretim Yürütme Sistemleri hızlıca ilerlememiz gereken bir konu!
Baydemirler CIO’su Şeref Keser 2017 yılında bir CIO olarak öncelikli konularının; iş analitiği ve iş zekası ile Endüstri 4.0, dijital dönüşüm ve güvenlik olduğunu söylüyor. Keser’in öncelik verdiği konular aslında tüm sektörlerde dijitalleşme ile birlikte yaşanan dönüşümle, farkındalığın arttığı konular olarak ön plana çıkıyor. Yine yeni bir yılın arifesinde Şeref Keser’e göre kendi sektörleri bünyesinde öncelikli konulardan birinin akıllı ev sistemlerine entegrasyon için inovasyon olduğunu söylerken, Üretim Yürütme Sistemi (MES)’in de önemli ve hızlıca ilerlenmesi gereken konulardan biri olduğunu vurguluyor. Bunun yanında, yeni gelişen teknolojilerden de yararlanmanın önemine işaret eden Keser, “3D printer, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, drone’lar, makine öğrenimi ve yapay zeka konularında da gelişme kaydedilmesinin gerekliliğine dikkat çekiyor.

Categories: DOSYA KONULARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*