İş Bankası’nın başarılı IFRS 9 sürecine SAS imzası

İş Bankası’nın başarılı IFRS 9 sürecine SAS imzası

Kredi karşılıklarının daha kolay ve gerçekçi bir şekilde hesaplanmasına olanak veren IFRS 9 standardı kapsamında SAS ile ortak bir proje hayata geçiren Türkiye İş Bankası, bugün tüm IFRS 9 süreçlerini otomatik olarak yönetiyor. Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran, “IT projelerinin doğasını bilen ve tecrübe eden biri olarak bu büyük çaplı projeyi sorunsuz bir şekilde tamamladığı için SAS’a ve ekibime teşekkür ediyorum” diyor.
2008’de yaşanan büyük ekonomik krizin ardından kredi karşılıklarıyla ilgili ortaya çıkan eleştiriler doğrultusunda hayatımıza giren IFRS 9, kredi karşılık oranlarını gerçeğe çok daha uygun değerlerle ölçmeyi mümkün hale getiriyor. 1 Ocak 2018 itibariyle bankaların öncelikli gündem maddesi haline gelen IFRS 9, bu tarihten sonra üzerinde daha fazla düşünülen konu oldu.
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran, IFRS 9 konusuna neredeyse 2015’ten bu yana değindiklerini ve 2016 yılının Temmuz ayında bu konu özelinde bir analize başladıklarını belirtiyor. SAS ile ortak yürüttükleri bu proje sayesinde IFRS 9 standardına hazırlıklı olduklarını vurgulayan Aran, bu nedenle standardın resmileşmesinin ardından çok şaşırmadıklarını ifade ediyor.

2008 krizinde kredi karşılıklarının hesaplanmalarında mevcut muhasebe standartlarının yeterli bulunmadığını söyleyen Aran, “Ben aslında IFRS 9’u, doğal zekanın yapay zeka ile rekabeti olarak nitelendiriyorum. Yapay zeka doğal zekayı biraz daha detaylı düşünmeye yöneltti ve sadece geçmişle bugün arasında olanları değil, bugünden sonra olacakları da dikkate alarak muhasebeleştirme konusunu öğretti. IFRS 9, bir kredi verildiği anda hiçbir sorun olmamasına rağmen ileride makroekonomik göstergelerde veya müşterinin mali durumunda bozulma beklentisi, enflasyonda ya da kurlarda artış öngörüsü varsa, tüm bu gelişmeleri de dikkate alan bir muhasebe ve karşılık yaklaşımını zorunlu kılıyor. Dolayısıyla IFRS 9, tüm risk ve karşılık hesaplamalarına sadece geçmişi değil gelecek öngörülerini de katan akıllı bir standart” şeklinde konuşuyor.

“Tüm IFRS 9 süreçlerimizi otomatik olarak yönetiyoruz”
Bu süreçte bir denetim şirketinden danışmanlık hizmeti aldıklarını ve eş zamanlı olarak da SAS’ın hesaplama motorlarını kullandıklarını kaydeden Aran proje detaylarını şöyle aktarıyor: “Normal şartlarda kredinin verildiği gün veya her taksitin aksamadan ödendiği durumda kimse o kredinin takibe düşme olasılığını hesaplamaz, hesaplasa muhasebesini yapmayı düşünmez. Ancak IFRS 9’da kredinin verildiği günden kapandığı son güne kadar her gün böyle bir hesaplamanın yapılması ve buna karşılık muhasebelerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu karşılıklar da değişen şartlara bağlı olarak her gün artıp azalabiliyor. Bu noktada biz de SAS ile yaptığımız proje kapsamında; verileri SAS’a aktarıyoruz ve oradan gelenlerle kendi hesaplarımızı yapıyoruz.”

IFRS 9’un banka yönetimi açısından önemini ve faydalarını da anlatan Hakan Aran, banka yönetimi için riskleri bu hassasiyet düzeyinde bilmenin ve bilerek hareket etmenin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Aran, “IFRS 9’dan önce de her gün raporlar üretiliyordu. Ancak gelecekle ilgili öngörüler banka bilançosuna bu netlikte yansıtılamıyordu. Şimdi banka yönetimi daha güvenli bir şekilde hareket edebiliyor. Bu, her seviyede çok kritik kararların alınmasını kolaylaştırıcı bir etken. IFRS 9 sistemin şeffaf hale gelmesini sağladı, sistematik riskleri ve ani sorunları önceden engelleme imkânı verdi. Bence amacına da uygun, herkesin kendisini daha rahat hissettiği bir sistem oldu” diye konuşuyor.

Şu anda tüm süreçlerinin otomatik olduğunu söyleyen IFRS 9’un manuel yapılabilecek bir iş yükü olmadığını özellikle vurgulayan Hakan Aran, “Manuel iş yapanları gördükçe zaten hangi konuya öncelik vermeniz gerektiğini görüyorsunuz. SAS ile birlikte tamamladığımız proje sayesinde Türkiye İş Bankası’nda süreci, her şeyin arka planda otomatik olarak çalıştığı, 10 gün içerisinde hazırlanan ve 10 gün sonrasında ince rötuşları yaptığımız ve diğer iştiraklerden gelen bilgilerle karşılaştırdığımız, tek platform üzerinden, uçtan uca yönetebildiğimiz daha basit bir süreç haline getirdik” diyor.

“IFRS 9 gibi regülatif işlerde endüstri standardını kullanmakta fayda olduğuna inanıyoruz”
Endüstri standartlarında bir uygulama olan IFRS 9’un avantajlarına da değinen Aran, “Şu anda tüm dünyada kullanılan bir yöntemi uyguluyoruz ve sonuçlarını BDDK’ya gönderiyoruz. Bu tür regülatif işlerde endüstri standardını kullanmakta fayda olduğunu düşündük. Bunu en iyi SAS ile gerçekleştireceğimize inandığımız için de SAS’ı seçtik. Açıkçası gördüğüm en iyi IT projesi oldu ve çok olumlu sonuçlar elde ettik. IT projelerinin doğasını bildiğim için bu kadar büyük çaplı bir işin böylesine sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını önemli bir artı olarak değerlendiriyorum. Bu noktada SAS’a ve ekiplerimize çok teşekkür ediyorum. Kesinlikle bir başarı hikâyesi diyebilirim. Türkiye İş Bankası’nda 2 bin 500 adam/günlük bir efor harcandı. Dört dörtlük bir takım çalışması oldu. Benim de özümseyerek ve sık sık sorgulayarak yürüttüğüm bir proje oldu, bana da çok şey öğretti” şeklinde konuşuyor.

Categories: HABERLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*