Çevremiz ve endüstri koşulları dijital dönüşüme uyum hızımızı artırıyor

Çevremiz ve endüstri koşulları dijital dönüşüme uyum hızımızı artırıyor

Hızla değişen teknolojiye ayak uydurulmadığı takdirde, rekabet şansının azalacağını kaydeden TUSAŞ Kıdemli Bilgi Teknolojileri Müdürü Gülsen Bayramusta, “Ürünlerimiz, müşterilerimiz, çalıştığımız üçüncü şahıs firmalar, alt yükleniciler, yeni jenerasyon genç çalışanların önerileri, çevremiz ve endüstri koşulları dijital dönüşüme uyum hızımızı destekleyip artırıyor” diyor.

Derya COŞKUN SAYIN

“Türkiye’nin havacılık ve uzay sanayisinin gelişmesine öncülük yapmak” misyonu ile yola çıkan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 10 yılda 10 kat büyüyen 43 yıllık bir dev aslında. Böylesine köklü bir kurumun bilgi teknolojileri ise tam anlamıyla profesyonel bir kadın yöneticiye emanet; Gülsen Bayramusta…
TUSAŞ Kıdemli Bilgi Teknolojileri Müdürü Gülsen Bayramusta, sistem mühendisi olarak başladığı kurumunda bugün tüm network ağını uzman bir ekibin eşliğinde yönetiyor. Bulunduğu sektörde tek firma olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin BT mimarisinin kendi özgü bir yapıya sahip olması da Bayramusta’ya bu süreçte daha fazla sorumluluklar yüklemiş. Gülsen Bayramusta, BT mimarisini yasa ve yönetmeliklere, şirket iş süreçlerine uyumlu olacak şekilde tasarlamaya çalıştıklarını anlatırken, “BT Hizmet sunumu yaparak müşteri memnuniyetini sağlamanın bana ve ekibime ayrıcalık kazandırdığını düşünüyorum” diyor.

Kurum stratejilerini destekleyecek projelere önem veren ekibin İstemci Sanallaştırma Projesi ise deyim yerindeyse, söz konusu profesyonelliğe yakışacak cinsten. İstemci Sanallaştırma Projesi’nin amacını, “Tasarım, üretim, lojistik, muayene, mühendislik süreçlerinde, hava araçlarının tasarlanması, üretilmesi, muayenesi faaliyetleri için kullanılan iş istasyonlarının ve üzerinde çalışan yazılımların, merkezi sunucular üzerinden çalıştırılması ve iş gereksinimlerinin hızlı, kaliteli bir servis seviyesi ile karşılanarak, maliyet etkin hizmet sunulması” olarak tanımlayan Bayramusta, proje ile grafik kartı/GPU ihtiyacı olan tasarım ve mühendislik yazılımlarının kullanıldığı iş istasyonu sınıfındaki bilgisayarların sanallaştırılmasının hedeflendiğini belirtiyor.

DSC_0323

Bayramusta İstemci Sanallaştırma Projesi’nin gelişim sürecini ise şöyle anlatıyor: “TUSAŞ altyapısında mühendisler tarafından kullanılan yaklaşık bin 500 iş istasyonu ve 2 bin 500 Power PC bulunuyor. Şirketin dinamik yapısı ve devam etmekte olan 100’den fazla tasarım, üretim, mühendislik, muayene, lojistik süreçlerine yönelik hava araçları projeleri nedeniyle, kullanıcıların kaynak ihtiyaçları dönemsel olarak değişkenlik gösterebiliyor. Mevcut durumda kullanıcılardan gelen ilave kaynak talepleri karşılandıktan sonra, bu kaynakların kullanımı konusunda takip yapılması süreci sınırlı oluyor. Bu iş istasyonlarında birçok hava aracının geliştirilmesi, üretilmesi ve tasarlanmasına yönelik dünyanın en önemli ticari paket yazılımları kullanılmakta… Tasarım ve analiz işlemleri iş istasyonların işlemci biriminde hız, ekran kartı özelliklerinin en üst seviyede olmasını gerektirmekte.” Proje ile TUSAŞ’ın ilerleyen birkaç yıl içerisinde mevcut altyapısının büyük oranda sanallaştırılması ve iş istasyonu amaçlı satın alınan OC alımlarının minimum seviyeye indirilmesinin amaçlandığını söyleyen Gülsen Bayramusta, “Bu sayede maliyet ve bakım konularında tasarruf sağlanmakla birlikte daha da önemlisi ‘IT as a Service’ yaklaşımından hareketle yönetilebilir, güvenli, esnek, kaliteli, risklerin kontrol altına alınmış, maliyet etkin, merkezi hizmet sunulan bir BT Hizmet yönetiminin sunulması kazanımı elde edildi” diye konuşuyor.

TUSAŞ’ın İstemci Sanallaştırma Projesi dışında bir de Konfigürasyon Yönetimi bulunuyor. Her geçen gün şirketlerinin BT mimarisinin büyüdüğünü belirten Bayramusta, bu doğrultuda mimarinin de karmaşık bir hâl almaya başladığını söylüyor. İş süreçlerinin kesintisiz çalışabilmesi adına BT hizmetlerinin her an çalışır ve ulaşılabilir olmasının önemli olduğuna vurgu yapan Bayramusta, şöyle devam ediyor: “BT olarak zorluklarımızdan biri iş gereksinimlerini doğru karşılamaya çalışırken mimarideki karmaşıklığı ve maliyeti etkin yönetmektir. Başarı kriterimiz iş süreçlerine değer katmak ve müşteri memnuniyeti azami seviyeye çıkarmaktır. Konfigürasyon Yönetimi de artan, hızlı değişen müşteri isteklerini en kısa zamanda, tam ve doğru olarak yerine getirebilmek için hizmet sunma/gerçekleştirme süreci içinde kaynakların planlanmasını, zamanlamayı ve maliyeti yönetir. Konfigürasyon Yönetimi, BT hizmet yaşam döngüsü boyunca hem fiziksel hem de fonksiyonel konfigürasyonunun izlenmesi ve kontrol edilmesinin sağlanmasında katkısı yüksek ve en temel süreçlerden biridir. Konfigürasyon yönetimi eforun tekrarını önler ve planlanan ve işletilen faaliyetlerin kontrol altında tutar ve sistem yönetiminde tam ve doğru bilgiyi verir. Hizmet ile ilgili bütün veri ve değişiklikleri kaydettiği için hizmetin yeniden yapılandırma sürecini minimuma indirir. Böylece, hizmetlerimizin servis seviyelerinde kazanım elde edildiği gibi, kaliteli, doğru hizmet yaklaşımı sayesinde müşteri memnuniyetini artırır ve teknolojiyi takip ederek inovasyona fazla zaman ayırmamıza da katkı sağlar.”

DSC_0348

Konfigürasyon yönetimi projelerinin genellikle, savunma ve uzay sanayinde yaygın olarak kullanılmasını neye bağladıklarını sorduğumuz Gülsen Bayramusta’ya göre; bulundukları sektörde rekabet edebilmek, stratejik hedefleri yakalayabilmek, artan müşteri isteklerini istenen kalitede ve zamanda sunabilmek, bu hizmetleri daha hızlı, doğru, kolay ve ekonomik üretebilmek için bu yönetimin uygulanması gerektiğine işaret ediyor. Bayramusta, “Faaliyet verdiğiniz sektörde üst seviyelerde olmanız ve rekabet edebilmeniz için yüksek kalitede ürünlere sahip olmanız, müşteri memnuniyetini azami seviyeye çıkarmanız, hızlı servis sunmanız ve ayrıca maliyetleri de kontrol altında tutmanız stratejik hedeflerimiz arasında olmalı” diyor.

“İş zekâsı uygulamalarını kendi bulutumuzda yönetiyoruz”
“Bilgi teknolojileri şirketimiz faaliyetlerinde her alanda yaygın bir şekilde kullanılıyor. BT kaynakları, şirketimiz iş süreçlerinde vazgeçilmez kaynaklar haline geldi. Her geçen gün BT mimarimiz büyüdü ve dahası çeşitlendi. Hem iç hem de dış paydaşlarımızla bilgi alışverişi elektronik ortamda yapılır hale geldi, e-fabrika uygulaması ile kâğıt ortamında veri saklanması tutulması işleminden vazgeçildi. Sayısal ortamdaki veri kapasitesi büyük bir ivme ile artış gösterdi. Bilgi enformasyon çağında güçtür” diyen Gülsen Bayramusta, BT stratejisi için; sayısal ortamdaki bu verilerin anlamlı hale getirilerek karar vericilere karar alma süreçlerini kolaylaştıracak bilgileri, etkili, kolay ve hızlı sağlamak adına sistem/raporlama/analiz etme süreçlerini tasarlamak kurmak ve işletmenin önemli olduğunun altını çiziyor. Bayramusta, şirket üst düzey yöneticilerin özellikle karar alma süreçlerinde, her geçen gün artan ham veriyi analiz ederek anlamlı hale getirmek ve doğru zamanda doğru karar almak ve şirketin sürdürülebilirliğini sağlamak için iş zekâsı uygulamalarını geçmişten bu yana kendi ağlarının içinde oluşturdukları bulutta yönettiklerini belirtiyor.

DSC_0362

TUSAŞ’ın bilgi teknolojilerinde iki önemli proje gündemde!
Şirketlerinin yıl sonu hedefleri doğrultusunda gündemlerini konuştuğumuz Gülsen Bayramusta, projelerini şöyle anlatıyor: “2016 yılındaki önemli faaliyetlerimizden biri ‘Etkin/Performanslı İstemci Yönetimi.’ TUSAŞ veri merkezinde sunucu ve uygulama seviyesinde, network altyapısında, en uzak uç noktalarda, fiziksel ya da sanal olarak nerede olursa olsun, sistemleri sürekli olarak çevrim içi izlemek, yönetmek, darboğaz ve olası sorunları, ciddi problemlere dönüşmeden çözmek ihtiyacı çok kritik oluyor. Kullanıcılarımızın işleri için kullandıkları istemcilerde oluşabilecek sorunlara /isteklere hızlı ve doğru yanıt vermek, servis seviyemizin istenen kalitede, memnuniyette ve maliyette sunulması için önemli bir husus. Olay yönetimi sürecimiz kapsamında servis hızımız yüzde 91 seviyesinde. Bu seviyeye veya üstüne ulaşmak, müşterilerimizin işlerini yaparken kesinti yaratmamak, gereksinimlerini, kullanımlarını, performanslarını ölçüp, doğru kapasite planlaması yapmak için istemci seviyesinde bu analizleri yapmamıza katkı sağlayacak ürün araştırması yapılmış ve envanterimize giren ürünün kurulumu yapılarak yaygınlaştırıldı. Bu ürün sayesinde son kullanıcı cihaz ve uygulamalar tarafındaki kontrol noktalarıyla sorunların ya da performans kayıplarının hangi katmanda olduğunu, hangi katmadan kaynaklandığını azınlık bir sayıyı mı yoksa tüm network altyapımızı ilgilendiren bir durum mu olduğunu rahatlıkla görme ve inceleyerek proaktif olarak önlem alma ve düzeltme imkânı elde ettik. Diğeri ise SIEM– Bilgi Güvenliği Olay Yönetimi Projesi; çeşitli bilişim sistemleri üzerinde oluşan kayıtların; doğru ve eksiksiz garanti altına alınarak saklanmasının, elektronik ortamda gerçekleşen olası adli olaylarda delil sayılmaları açısından önemli. Kurulan SIEM sistemi ile tüm bilişim altyapısı üzerinde güvenlik açısından 360 derece alan hâkimiyeti sağlanması planlanmakta olup; öncelikle risklerin ve log kaynaklarının belirlenmesi, bu kaynaklardan gelen kayıtların detay ve içeriğinin incelenerek anlamlandırılması, etiketlenmesi, seviyelendirilmesi ve risklerin minimize edilmesi amaçlandı.”

Dijitalleşme konusunda en iyi uygulamamız BPM projesi
Şirketlerinin sürdürülebilirliği için bulundukları faaliyet alanında kullandıkları teknolojileri takip etmek, ürünleri teknolojiye uyumlu hale getirmek gerektiğinin farkında olduklarını ifade eden Bayramusta, aynı zamanda yenilikleri takip ederken iş yapış şekillerini, organizasyonu, süreçleri ve insan kaynaklarını da yenilemek ve iyileştirmenin önemine değiniyor. Hızla değişen teknolojiye ayak uydurulmadığı takdirde, rekabet şansının da azalacağına işaret eden Gülsen Bayramusta, “Hava araçlarının tasarlanması, üretimi, muayenesi, mühendisliği gibi ürün geliştirme, operasyonel ve destek süreçlerimiz sayısal ortamda gerçekleşiyor. Sayısal ortamda gerçekleşen süreçler birbirleri ile entegreli olup merkezi bir şekilde BT hizmet sunumu yapılıyor. Ürünlerimiz, müşterilerimiz, çalıştığımız üçüncü şahıs firmalar, alt yükleniciler, yeni jenerasyon genç çalışanların önerileri, çevremiz ve endüstri koşulları da dijital dönüşüme uyum hızımızı destekleyip artırıyor” diyor. Bayramusta, kurumları açısından dijitalleşme konusunda en iyi uygulamanın ise BPM (Business Process Management) projesi olduğunu kaydediyor. Bu sayede; şeffaf, izlenebilir ve ölçülebilir mühendislik iş takvimlerinin oluşturulması, verimlilik esası içinde mühendislerin öğrenme eğilimlerinin yükseltilmesi, müşteriye kaliteli ve doğru çıktı sunulması, yöneticilerin proje takvimlerini doğru planlaması gibi kazanımların sağlandığını dile getiren Bayramusta, BPM projesinde her mühendislik sürecinin teorik ve hesaplama ortamındaki kullanıcı kılavuzları oluşturularak farklı proje gruplarında çalışan kullanıcılar için bilgi harmonizasyonu sağlanacak olup yapılan kişi bazlı çalışmaların ana takvimdeki statüsünün an ve an gözlenebileceğini anlatıyor. Gülsen Bayramusta, “Bu durumdaki ürün geliştirme süreçlerinde yenilikçi fikirlerin ortaya çıkması, iş geliştirme ve iş ile ilgili teklif verme adımlarında istenilen kaliteye istenilen hızda erişim sağlanacak. Ayrıca ürün geliştirme tarihçesi de hızlı bir şekilde oluşturulacak. Oluşan bu veriden de mühendislerin iş süreçlerinin analizleri yapılabilecek ve etkin proje yönetimi sağlanacak” diye de ekliyor.

DSC_0330

Türkiye olarak dijitalleşmenin gerisinde değiliz!
Dijitalleşmenin Türkiye’deki durumunu değerlendiren Gülsen Bayramusta, şöyle konuşuyor: “Hem Türkiye’de hem de dünyada popüler bir konu dijitalleşme. Değişen ve çeşitlenen müşteri isteklerinin en hızlı ve en kaliteli bir şekilde karşılanması baskısıyla, ürün ve hizmet süreçlerinde yenilikçi fikirlere yatırım yapmak ve teknolojiyi takip etmek sürdürülebilirlik için kaçınılmaz. Türkiye olarak dijitalleşmenin gerisinde değiliz. Dijitalleşmenin başında sayılsak da ülkemiz 2023 stratejilerine ulaşımı için her bir sektörün dijitalleşmeye önem vermesi, büyük bir çaba ve emek harcaması, Ar-Ge önem vermesi gerektiğini düşünmekteyim. Kurumların uzun süreli sürdürülebilirliği için müşterilerini kaybetmemek ve bulunduğu sektörde rekabet ederek, markalaşması konusunda hizmet/ürün yaşam döngüsünü sürekli iyileştirmesi yani yenilikçi fikirlere yatırım yapması, teknolojiye ayak uydurması, çalışanlarına önem vermesi gerekir. Buna ayak uydururken hem alt yapı hem de üst yapı kurumlarının da birlikte senkron bir şekilde hareket etmesi bu işi hem destekler hem de ileride sorunlara sebebiyet vermeden işin başarılı yürütülmesini ve işletilmesini sağlar. Günümüzdeki en önemli dijitalleşme teknolojileri arasında olan, mobil, iş zekâsı, büyük veri, bulut bilişim, nesnelerin interneti, siber güvenlik, gibi konularda milli ürünler tasarlanmasında, üretilmesinde, geliştirilmesinde ve yaygın kullanımında çalışmalar yaparak, geliştirmeliyiz.”

Dijitalleşme ve akıllı üretim konusunda farkındalık oluşturuldu
Dijitalleşmenin ve akıllı üretimin şirketlerinin geleceği için önemli olduğuna vurgu yapan Bayramusta, “Şirketin sürdürülebilirliği ve doğru dijital stratejilerin oluşturulması için dijitalleşme ve akıllı üretim konularında şirket üst yöneticilerinde bilgilendirme sunumları yapılmaya başlandı ve farkındalık oluşturuldu. Her konuda olduğu gibi bu konularda da şirket içinde doğru stratejilerin oluşturulması, izlenmesi ve yönetimi için konuya liderlik edebilecek konunun uzman biri eşliğinde birimin kurulması gerektiği bilinci şirketimizde mevcut olup, orta vadede bu konuda organizasyonda zorunlu değişiklikler yapılması da şirketimiz açısından kaçınılmaz olacağını değerlendirmekteyim. Çünkü dijitalleşme ve akıllı üretim konularının hızlı bir şekilde ele alınmasının şirketimizi vizyonuna ve dolayısıyla Türkiye’yi de 2023 hedeflerine en hızlı şekilde ulaştıracak önemli konular olduğunu düşünüyorum” diyor.

Categories: CIO RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*