Dünyanın en büyük duty free alanı Unifree uçtan uca dijital

Dünyanın en büyük duty free alanı Unifree uçtan uca dijital

İstanbul Havalimanı’ndaki tüm duty free alanlarını sıfırdan dizayn ettiklerini söyleyen Unifree IT Direktörü Osman Ayhan, “1,5 yıl boyunca dünyanın en büyük duty free alanına dair planlamalarımızı ve dizaynımızı yaptık. Bütün planlarımızı kısa bir sürede, zor şartlar altında bulunan sahada gerçekleştirdik” diyor. Ayhan, 25 yıllığına ihalesini aldıkları alanların boş bir şekilde teslim edildiğini, Unifree olarak mağazaların tasarımı, inşaat uygulamaları, mekanik ve elektrik alt yapıları konusunda sorumlu olduklarını ve 100 bin metrekarelik alanın IT sistem odaları, kablolaması, server & storage, network alt yapısı, güvenlik sistemleri ve bütün client sistemlerini sıfırdan planlayıp, ayağa kaldırdıklarını anlatıyor.

Derya COŞKUN SAYIN

Genç, kendinden emin, disiplinli bir IT Direktörü karşılıyor bizi. Unifree IT Direktörü Osman Ayhan, 3 yıl önce dümenine geçtiği IT altyapı departmanında iddialı takım arkadaşlarıyla birlikte pek çok yenilik gerçekleştiriyor. 1,5 yıllık tasarım / planlama ve 1 yıllık şantiye macerasının hemen ardından yeni nesil teknolojilerle donatılmış, müşterinin eşsiz bir alışveriş tecrübesi yaşamasını hedefleyen bir duty free alanını hayata geçirmenin gururunu yaşıyorlar. Bizim de görme fırsatı bulduğumuz bu iddialı projeyi Osman Ayhan ile bizzat yerinde; İstanbul Havalimanı’nda konuştuk…

2004 yılından bu yana IT sektöründe bulunan Osman Ayhan, 3 yıldır Unifree’de görevine devam ediyor. CFO’ya bağlı olarak faaliyet gösteren IT biriminin, IT altyapı ve İş Uygulamaları olmak üzere iki ana disiplinden oluştuğunu belirterek sözlerine başlayan Ayhan, kendi ekibini oluştururken çok büyük bir özen ve titizlikle çalıştıklarını dile getiriyor. Zira bu kadar önemli ve büyük bir projede kendilerini başarıya götüren en önemli faktörlerden birinin, birbirlerini her zaman destekleyen, saygı duyan, yenilikçi, birbirine yeni şeyler öğreten, zor şartlar altında kenetlenmeyi bilen çok iyi bir takımla çalışmak olduğunun altını çiziyor. Bireysel performansların, takımları küçük hedeflere ulaştırdığını, takım performanslarının ise büyük işlerin üstesinden gelmek için en doğru yöntem olduğunu vurguluyor.

Türkiye seyahat perakendeciliğindeki 35 yıllık tecrübesi ve ortağı Gebr. Heinemann’nın 135 yıllık uluslararası deneyimi ile Unifree Dutyfree’nin Ocak 2015’de, İstanbul Havalimanı’nın duty free alanlarını 25 yıllığına kiraladığını belirten Osman Ayhan, duty free sektöründeki derin tecrübesi sayesinde adını tüm dünyada her bir kıtaya yayan Unifree’nin TAV ile ortak olarak kurduğu iştiraki ATU ile, TAV tarafından işletilmekte olan havalimanlarında, Dalaman Havalimanı ve Kosova’daki Priştina Havalimanı olmak üzere 24 farklı havalimanında, 9 farklı ülkede toplam 32 bin metrekare alanda, 134 duty free mağazası işlettiğini anlatıyor. Ayhan, aynı zamanda Unifree’nin bu yıl itibariyle de İstanbul Havalimanı’ndaki duty free alanlarının tamamının işletmesinden sorumlu olacağının müjdesini veriyor.

100 bin metrekareyi kapsayan 49 adet IT sistem odasında, tam yedekli ve iddialı güvenlik sistemleri…
Unifree’nin İstanbul Havalimanı’nda gerçekleştirdiği özverili çalışmaya değinen Osman Ayhan bu çalışmayı şöyle anlatıyor: “İçeride 1 milyon metrelik bakır ve fiber optik kablolama yaptık. Bu İstanbul’dan Ankara’ya gidip geri dönecek kadar bir mesafe. Tahmin edersiniz ki, bu metrajlarda kurulan sistemlerimizin ara yüzlerinin büyük bir kısmı, müşterilere temas eden ara yüzler. Bu yüzden güvenliğe ve iş sürekliliğine çok önem vermek zorundaydık. Veri merkezlerimiz aktif-aktif çalışıyor ve bütün alt yapı sistemlerimiz tam-yedekli bir yapıya sahip durumdadır. Alanda, yedekli bir şekilde birbirine bağlı 49 adet IT sistem odamız var ve bunların 2’si ana veri merkezi konumunda. Tamamında içeri giriş çıkışlarda fiziksel seviyede bir güvenlik var. Alanlarda parmak izi tanıma sistemlerinin yanı sıra kartlı geçiş sistemlerimiz de mevcut. Mağazalarımızın, merkez ofislerimizin ve depolarımızın tamamını 7/24 gözlemleyen, IT alt yapısını kendimizin kurgulayıp hayata geçirdiğimiz bir CCTV güvenlik odamız var. Unifree kontrolü altındaki alanlarda izinsiz bir giriş-çıkış olduğu anda, sistemdeki kameralar, anında bu CCTV odasında bulunan ekiplere pop-up alarmlar üretiyor. Bu sistemlerin arka tarafında yapay zekâ da çalışıyor. Sisteme öğretilmiş olan algoritmalara göre, aranan olayın olduğu noktadaki en yakın kamera, o noktaya odaklanıyor ve CCTV odası içerisinde önceliklendirilmiş alarmlar üretiliyor. Bu işin fiziksel güvenlik boyutu… Aynı zamanda, üst seviyede bir güvenlik alt yapısına da sahibiz. Unifree envanterinde kayıtlı bütün donanımların networkümüzdeki hangi zone’lara erişebileceği belli. Herhangi bir donanım yetkisi dışındaki bir alana erişim sağlayamaz. Havalimanı gibi yolcuların kolaylıkla erişebileceği donanımların olduğu alanlarda, dışarıdan herhangi bir donanımın, sistemlerimize izinsiz bağlanmasının önüne geçilmesi gerekmekte… Bununla ilgili sofistike bir NAC (Network Access Control) uygulamasını hayata geçirdik.”

Bunun yanında; çok yakın zamanda kurdukları SOC (System Operation Center) ve NOC (Network Operation Center) odalarında 7/24 sistemlerini gözlemleyeceklerini belirten Ayhan, “Herkesin gözü önündeki ve 7/24 operasyon halinde olan bir alanda, POS sistemlerinden, güvenlik kameralarına, sunuculardan, network alt yapısına kadar proaktif bir şekilde gözlem yapmanın prensipleri olduğunun da altını çiziyor. Sistemlerde bir sorun olduğunda, iş birimlerinin etkilenmeden, çok hızlı SLA’ler ile soruna müdahil olup, konunun ana sebebini bularak, çözümlenmesini sağlayacak izleme sistemleri kurduklarını ifade eden Ayhan, şöyle devam ediyor: “Temel siber güvenlik bakış açımızda ofansif güvenlik var. Biz ‘sistemlerimize bir gün bir şey olur mu?’ diye düşünen tarafta olamayız. Sistemlerimizi her gün proaktif bir şekilde kontrol etmek durumundayız.”
Yolcu memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için artırılmış gerçeklik uygulamaları…
Atatürk Havalimanı’ndaki sistemlerden farklı olarak İstanbul Havalimanı’ndaki yenilikleri sorduğumuz Osman Ayhan; Atatürk Havalimanı duty free alanlarının, dönemin en iyi altyapı ve teknolojileri ile donatıldığını, ancak mevcut havalimanındaki duty free alanlarının, gelişen teknolojilerin adaptasyonu konusunda bir adım öne çıktığını söylüyor.

İstanbul Havalimanı’ndaki duty free alanlarımızda yolcu memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak için mağaza içi dokunmatik bilgilendirme ekranlarından, perakendeye özel artırılmış gerçeklik (AR) uygulamalarına, kuyruk yönetim sistemlerinden, ön sipariş sistemlerine kadar birçok yeniliğin mevcut olacağını ileten Ayhan, mağazalarında uyguladıkları örnek bir uygulama olan ‘Retail Solutions’ projesi hakkında şu bilgileri veriyor: “Bu proje; mağazalarımıza giren çıkan müşterilerin sayısını, mağaza içerisinde oluşan sıcaklık haritalarını, kasa önünde bekleyen kuyrukları, anlık olarak sistemden takip etmemizi sağlıyor. Biliyoruz ki müşterilerimiz, kasada sıraya girdiğinde belirli bir sürenin üzerinde beklemek istemiyorlar. Sistem bunun analizini yapıp, gerekli durumlarda ilgili birimlere bilgilendirme yaparak, yeni kasa açılmasını sağlayabiliyor. Mağaza içindeki müşterilerimizle ilgilenen mağaza personel sayıları anlık olarak takip edilerek, alanın verimli kullanılmasını, gerekiyorsa mağazaya yeni personel planlaması yapılması sağlanıyor.”
Ayhan ayrıca, bazı lounge alanlarına yerleştirilecek tabletler ile yolcuların Unifree ön-sipariş sistemi üzerinden siparişlerini vermeleri ve ilgili siparişlerini hızlıca temin etmelerini sağlayacaklarını belirtiyor. Osman Ayhan şöyle konuşuyor: “25 yıllığına aldığımız bu ihalede hep şunu düşündük; öyle bir IT sistem alt yapısı dizayn edelim ki, yeni bir ihtiyaç olduğunda altyapıya dair server, storage, network benzeri yeni bir kurulum ihtiyacı olmadan bu büyümeye ayak uydurabilelim. Özetle, yolcularımıza teknolojik ve inovatif uygulamalarımızla, en yeni ve seçkin ürünler ile benzersiz bir alışveriş deneyimi sunmak için en uygun ve esnek alt yapıyı hazırladık.”
İstanbul Havalimanı’nın duty free alanlarındaki yenilikleri saymakla bitiremiyor Osman Ayhan.

Geliş katındaki 4 farklı teknoloji mağazasından bahseden Ayhan, “Bu mağazalarda sergileyeceğimiz inovatif ürünlerle, yolculara teknolojideki en son yenilikleri herkesten önce deneyimleme fırsatı sunup, tasarım ürünlere de ulaşma imkânı sağlayacağız. Teknoloji alanında dünyanın en önde gelen ve trendleri yaratan markalarının ürünleri, özel tasarlanan konsept mağazalarda sergilenecek” diyor ve ekliyor: Mağaza içindeki dijital uygulamaların sunulacağı interaktif alanda yolcular makyaj ve kozmetik ürünlerini hem fiziksel hem de farklı AR uygulamaları ile deneyimleyebilecekler, robot asistanlardan mağazalar ve ürünler hakkında bilgi alabilecekler. Öte yandan, İstanbul Havalimanı Duty Free mağazalarımızın cephelerinde ve iç alanlarında uyguladığımız LED ekranlarımız 29 Ekim 2018 açılış sürecinden bu yana, mağazalarımızı ziyaret eden misafirlerimizin en çok dikkatini çeken uygulamalardan birisi oldu. 800 metrekare civarındaki LED ekranlarımız, içeriğini dinamik olarak değiştirebildiğimiz bir içerik yönetim yazılımı tarafından yönetiliyor. Bütün bu dijital uygulamaların hemen hepsindeki amacımız, misafirlerimizin havalimanındaki alışveriş deneyimini farklılaştırmak ve onlar için daha keyifli bir hale getirmek.”

“BBS, bizim istediğimiz topolojiye fiziksel sunucular ve hyper converged sistemlerle uyumlu bir çözüm sundu”
Ayhan, İstanbul Havalimanı duty free alanlarında kullanılacak olan uygulamaların koşacağı server & storage donanımlarını ve yazılımlarını seçerken çok titiz bir süreç izlediklerini vurgularken, ihale teknik şartnamesinin hazırlanması, firmalara dağıtılması, firmaların ihaleye katılımı, PoC çalışmaları, e-ihale sürecinin dikkatle takip edildiğini, teknik ve finansal puanlama sonrasında birlikte çalışılacak entegratör ve ürünlerin büyük bir özenle seçildiğini belirtiyor. Ayhan, “Bu noktada teknoloji yatırımlarımızı yaparken mağazalarımızın ve depolarımızın ulaşacağı kapasiteleri, ürünün olgunluğunu, güvenliğini ve kalitesini değerlendirdik” diyor.

Osman Ayhan, tüm e-ihaleler öncesinde entegratör firmaların ilgili süreçlerden geçip, sonrasında teknik kriterleri karşılayan firmaları davet usulü ile kendi yazdıkları uluslararası standartlara uygun teknik şartnameler ile ihalelere davet ettiklerini belirtirken, ihale sonuçlarında yalnızca en iyi fiyatın belirleyici olmadığını, aynı zamanda teklif edilen ürünün arkasındaki entegratörün tecrübesi, proje yönetim metodolojisine hâkimiyeti, ürünün yeterliliği ve siber güvenlik kriterlerini de uyan ürünlerin tercih edildiğini dile getiriyor. Osman Ayhan, bu noktada Bilgi Birikim Sistemleri (BBS) ile gerçekleştirdikleri ortak çalışmayı şu şekilde aktarıyor: “Unifree IT altyapı ekibi olarak İstanbul Havalimanı Unifree duty free alanları için yürüttüğümüz IT projesi sürecinde 19 ayrı e-ihale gerçekleştirildi. Server & Storage ihalemizde sanallaştırmayı yoğun bir şekilde kullanmayı amaçladık. Bu noktada yalnızca sunucu sanallaştırma değil aynı zamanda network ve uygulama sanallaştırmasını da topolojimize dahil ettik. BBS, bizim istediğimiz topolojiye fiziksel sunucular ve hyper converged sistemlerle uyumlu bir çözüm sundu. İhale sürecinde; şirketin finansal yapısı, yaptığı projeler, referansları, konuya olan teknik hâkimiyeti, uygulama tarafındaki sertifikalı çalışan sayıları, proje planları ve hazırlıkları gibi pek çok noktaya objektif bakarak, ekipçe ayı ayrı ve bağımsız bir puanlama yaptık. Bunun sonucunda en yüksek puanı alan şirketle, Bilgi Birikim sistemleriyle yolumuza devam ettik. BBS, uçtan uca DELL EMC donanımlarının ve VMware sanallaştırma katmanının kullanıldığı, güvenlik tarafında VMware NSX’in, uygulama sanallaştırmada da VMware Horizon’ un kullanıldığı bir çözümle ihaleyi kazandı.”

“Dünyanın en büyük duty free alanını hayata geçiş sürecinde sıfırdan yer almak heyecan ve gurur verici!”
Osman Ayhan, “3 yıl önce bu şirkete girdiğimde bir organizasyon şeması yapmıştık ve bu organizasyon şeması içindeki hemen hemen her takım arkadaşımın iş görüşmelerine bizzat katıldım. İş hayatları boyunca bu denli büyük bir projede yer almalarının çok kritik olduğunu özellikle vurguladım. Burası dünyanın en büyük duty free alanı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılan en büyük yatırımlardan biri olduğunu, olası zorluklara birlikte göğüs germemiz gerektiğini, kaliteden ödün vermeden, alanların yüksek teknolojili alt yapılarla donatılması gerektiğini aktardım. Takım arkadaşlarımızı, bizi hep bir adım ileriye taşıyabilecek tecrübelerini göz önünde bulundurarak seçtik. Havalimanı henüz inşaat aşamasındayken, arabaların bile girmekte zorlandığı, içeride vinçlerin, traktörlerin dolaştığı bir dönemde şantiyeye girdik. Sıfırdan devraldığımız bu alanlarda, uçtan uca dizayn ettiğimiz, proje planlamasını yaptığımız IT Alt yapısını hayata geçirdik. Bu alt yapıyı Dünya’nın en büyük duty free alanlarının kullanımına sunmak benim ve takım arkadaşlarım için çok heyecan ve gurur verici bir deneyim oldu” diyor.

Rakamlarla İstanbul Havalimanı Duty Free alanları
IT Direktörü Osman Ayhan, yarısı öz sermaye ile karşılanmak üzere toplamda 1,2 milyar TL’lik yatırımla hayata geçen ve yaklaşık 3 bin kişiye istihdam sağlayan Unifree DutyFree’nin, İstanbul Havalimanı’nın bütün “retail” alanlarından sorumlu olduğunu ifade ediyor. Toplamda 45 bin metrekare ana duty free mağazaları, 17 bin metrekare yerli ve global markalara kiralanan mağazalar, 33 bin metrekare depo ve 5 bin metrekare ofis alanları ile dev bir alanda operasyon gerçekleştireceklerini belirtiyor. Bütün bu alanları kapsayan, kesintisiz bir IT alt yapısını sağlamanın sorumluluğu taşıdıklarını ileten Osman Ayhan bu kapsamda yaptıkları projeleri rakamlarla örneklendiriyor:
– 1 milyon metre bakır ve fiber kablolama alt yapısı
– 1700 adet kamera sistemi
– 600 adet geçiş kontrol sistemi
– 800 metre kare LED ve 200 adet LCD’yi kapsayan Digital Signage sistemleri
– 10.000+ network portu
– 47 adet IT Sistem Odası, 2 adet veri merkezi.
– 163 adet POS kasa sistemi
– 2 Petabyte Depolama Alanı

Categories: CIO RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*