Formula-1 pistinden bir IT hikâyesi: Teknoloji ile yarış kazanma!

Formula-1 pistinden bir IT hikâyesi: Teknoloji ile yarış kazanma!

Red Bull Racing’in IT Altyapısı Başkanı, hiper bütünleşik altyapıya geçiş ile Formula-1 ekibinin pistteki kararlarına nasıl yön verdiklerini anlatıyor. Neil Bailey, Milton Keynes tesisinde verdiği röportajda ‘ilk ve hızlı tepki verilmesi halinde sonuca ulaşılabileceğini’ söylüyor.
Aston Martin Red Bull Racing takımı Formula 1 dünyasındaki yeni takımlar arasında yer alıyor. Henüz 14 yaşındaki takımın Formula 1’de ikisi hem markalar hem de pilotlar kategorisinde olmak üzere toplamda dört şampiyonluğu bulunuyor.

Formula 1 dünyasında pilotların alkış ve tezahüratların odağında olduğu şüphe götürmez bir gerçek Ancak IT ekibinin desteği olmadan kırmızı ve mavi renkteki araçlarla pistte tatmin edici sonuçlar alabilmek mümkün değil.

Nisan ayındaki Çin Grand Prix’inde IT’nin Formula 1 yarışlarında ne kadar önemli olduğu bir kez daha kanıtlandı. Yarışın 31’inci turuna kadar rakiplerini yakalamaya çalışan Red Bull Racing takımı, güvenlik aracının piste girmesi ile sıkı bir karar alarak araçlarının lastiklerini değiştirdi. Lastik değişimi sonrasında Daniel Ricciardo geri kalan turlarda 5 rakibini geçerek podyumdaki ilk sırada yerini aldı.

Her iki aracın lastiklerinin değiştirilmesi kararı toplanan verilerin değerlendirilmesinin ardından alındı. Pist dışındaki teknisyenler araçlardaki lastiklerin sıcaklığını analiz ederek lastiklerdeki aşınmayı kontrol ederek pitstop için uygun zaman olduğuna karar verdi.
Red Bull Racing IT altyapısı Başkanı Neil Bailey, Milton Keynes tesisinde verdiği röportajda “ilk ve hızlı tepki verilmesi halinde sonuca ulaşılabileceğini” söylüyor.

Bailey, sürecin bir şans ve kumar unsurları içermesinin olmasının ötesinde AT&T operasyon odası ve pistteki teknisyenlerin uyumlu bir şekilde çalışması ile alınan kararların tamamen veriye dayanan kararlar olduğuna çekiyor. Aynı verilere erişim sağlayan her iki ekip rakiplerine kıyasla daha hızlı karar alma ve aksiyon alma kabiliyetiyle ön plana çıkıyor.
Ekipleri desteklemek için pistteki sistemler HPE SimpliVity tarafından sağlanan hiper bütünleşik altyapıya ile destekleniyor.

Oluşturulan platform sayesinde yarış günü araçtan alınan verilerin etkin şekilde kullanılması süresini 9’dan 2 dakikaya düşürülmesi başarılmış. Bu sayede pistte araç performansını etkileyebilecek aksiyonların daha hızlı şekilde alınması mümkün hale geliyor.
Pistin dışındaki zorlu yarış
Yarış günlerinde araçta bulunan 100 civarındaki sensörün ortaya koyduğu ve hacmi 400 GB’ı aşan veriler pist kenarındaki ve Milton Keynes’teki teknisyenlere iletiliyor. IT ekibinin yaptığı çalışmaların önemli bir kısmı pist dışında gerçekleşiyor.
Red Bull Racing takımının teknik ortaklıklar başkanı Zoe Chilton, pistteki çalışmaların yaptıkları işin görünen yüzü olduğunu fakat yapılan çalışmaların önemli bir kısmının yarış gününe hazırlanmaktan oluştuğunu ifade ediyor.

Chilton, pist dışında üretim tesisinde yapılan çalışmalarda araçların tasarımı, bileşenlerin geliştirilmesi, yeni yazılımların geliştirilmesi ve hatta pazarlama departmanı gibi çalışılması gibi süreçlerin yürütüldüğünü dile getiriyor.
Üretim tesisinde lastik değişimlerinin test edildiği dört şerit ve pit stop alanı bulunmasına karşın testlerin yapıldığı süreçte araçların Azerbaycan’daki Bakü Grand Prix’inden Çin Grand Prix’ine doğru yol aldığını söylüyor.
21 yarıştan oluşan sezondaki her etapta geçici olarak mini veri merkezi, ofisler, ekipman ve araçlar için kullanılan garajlar oluşturuluyor.

Her yarışta operasyon ekibi için 60 kişi sınırının olması nedeniyle yarışlarda Red Bull Racing takımında IT altyapı ekibinden sadece 2 kişi pist kenarında bulunuyor. Bunlardan birisi ise IT altyapısından sorumlu olmanın yanında pitstoplarda krikocu olarak çalışıyor.
Her yarış için veri merkezinin taşınması gerekliliği Red Bull Racing IT altyapı ekibi için ayrı bir zorluk olma niteliği taşıyor.
Bailey, yarışın yapılacağı yere mühendislerin çalışmak isteğinden dolayı olması gereken daha erken geldiğini ifade ediyor.

Pist alanındaki ortamın mühendislerin çalışma ofisi olduğunu ve otelde kalmaktansa burada çalışmayı tercih ettiklerini söyleyen Bailey, uçaktan iner inmez mühendislerin piste giderek en kısa sürede ekipmanların kurulumunu tamamlamaya çalıştıklarını dile getiriyor.
Mühendisler her yarış için kullandıkları ekipmanları kendi başlarına indirir, yerleştirir ve kurarlar. Sistemlerde yer alan oldukça hassas ekipmanların kurulumunun uygun şekilde yapılamaması önemli problemlere neden olabileceğinden dolayı doğru ve eksiksiz kurulum en önemli hassasiyetler arasında yer alıyor.
Bailey, hiper bütünleşik altyapının kendileri için ekstra bir güç olmasından dolayı maksimum performansta çalışmanın önemli olmadığını ve bu altyapıyı kullanarak daha stabil sonuçlara ulaşabildiklerini belirtiyor.

Araç tasarımında IT’nin rolü
Kuralar IT ekibinin üstesinden gelmesi gereken engeller arasında yer alıyor. “Kaza anında pilotu koruması için geliştirilen ve araca 10 kilonun üzerinde yük getiren halo (hale)” güvenlik çemberi, yarış sayısının 20’den 21’e yükselmesi ve motor kullanımının 3’e düşmesi bu yıl gelen yenilikler arasında yer alıyor.
Sezon öncesindeki beş aylık süreçte Formula 1 takımının yeni kurallara göre aracını yeniden geliştirmesi gerekiyor. Yeni aracın pistteki performansı sezon öncesinde sadece 8 günlük test sürecinde görülebiliyor. Bu nedenle fabrikada yapılan simülasyon sonuçları yeni aracın oluşturulması süreci için büyük önem taşıyor.
Verinin kritik bir öneme sahip olması nedeniyle her şeyin istenildiği gibi çalışmasını sağlamak için araca ekstra sensörler eklendi.

Ön kanatın tasarım aşamasından üretimine kadar olan süreç rüzgârın üretilen parçadaki akışının nasıl olacağı konusundaki görsel tasarım süreciyle başlıyor. Daha sonraki aşamada havanın kanat üzerindeki hareketinin görsel testi olarak CFD (Computational Fluid Dynamic – Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) analizi yapılıyor.
Bir önceki yılın tur zamanlarını kullanarak yapılan simülasyon çalışmasında gerçek duruma en yakın sonuçlar elde edilebilecek şartlar sağlanıyor.
Nihai doğrulama için belirli sınırlandırmalar dâhilinde ve gerçek boyutların yüzde 60’ı ölçeğinde rüzgâr tüneli ile testler gerçekleştiriliyor.
Rüzgâr tünelindeki testlerin ardından parçalar gerçek boyutlarında üretilerek yarış pistine gönderiliyor.

Bailey, teknolojinin nasıl yararlanabileceği, imkanların nasıl kullanılabileceği ve teknoloji rehberliğinde nasıl ilerlenebileceğini bilmenin daha akıllıca olduğuna dikkat çekiyor.
Araçlar sezon boyunca 21 pistin hava, şekil ve yüzey durumuna göre güncelleniyor.
Aracın tasarım aşamasında aerodinamik ve stres analizi bakımından çok fazla miktarda veri ortaya çıktığını söyleyen Chilton, CFD simülasyonunda her gün üç beş terabayt veri oluşturduklarını ifade ediyor.
Her hafta AR-GE departmanından 1.000 civarında yeni tasarım üzerinde çalışıldığını ve bu tasarımlardan herhangi birisi pist üzerinde araçta kullanılana kadar defalarca test ediliyor.

Tüm bu süreç içerisinde çok miktarda değerli fikri mülkiyetin ortaya çıktığını ve sanal masaüstü altyapısı ile verilerin güvenliğini sağladıklarına dikkat çeken Chilton, her işte olduğu gibi kendi işlerinde de en zayıf halkanın insan olduğunu söylüyor.
Formula 1’de IT çalışanlarının takımlar arasında transfer olabileceğini ve gizli fikri mülkiyetleri de kendileri ile götürebileceğini söyleyen Bailey, personelin çalışmalarındaki gururlarının sırlarını güvende tuttuğunu dile getiriyor.
Bailey, IT çalışanlarının organizasyonda önemli bir rol üstlendiğini vurgulayarak uzun mesailerin ve çalışmanın sonucunda ortaya çıkan verinin korunması gerektiğini vurguluyor.

Categories: CIO RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*