Greenpeace, müşteri bağlılığı için teknolojiyi kullanıyor

Greenpeace, müşteri bağlılığı için teknolojiyi kullanıyor

Greenpeace İngiltere’nin IT Sorumlusu Andrew Hatton, CRM platformunun veriyi tüm departmanlara erişilebilir yapacağını, aynı zamanda yardım organizasyonundaki herkes üzerinde etkili olacağını söylüyor.
Greenpeace İngiltere CRM sistemlerini daha geniş bir IT dönüşümünün bir parçası olarak terfi etmeyi planlıyor. IT’nin başındaki kişi Andrew Hatton bunun bağışçılar ve destekçilerle olan bağlılığını geliştireceğini umuyor. Hatton, teknolojinin ekibin mevcut ve potansiyel müşterilerle olan etkileşimi yönetmesine yardımcı olacağını ifade ediyor.

“Birlikte nasıl çalışabileceğimizi bulmaya çalışırken müşterilerle ve iş arkadaşlarımla konuşmak için fazlaca gayret gösteriyorum ve ben bunu bir ortaklık gibi görüyorum,” şeklinde konuşuyor.
1971’de kurulan Greenpeace 40 ülkeye yayılmış ofisleriyle kar gütmeyen bir organizasyon. İklim değişimi, zehirli kimyasalların önlenmesi ve kutupların korunması üzerine gerçekleştirdiği kampanyalarla doğal dünyaya karşı farkındalığı arttırıyor. Greenpeace İngiltere global markanın bir şubesi ve Hatton’nun idare ettiği 13 kişilik bir IT ekibi mevcut.
Dijital platform ekibi e-dilekçe ve aktivizm için kullandıkları online kampanyalar üzerine odaklanıyor. Hâlihazırda Greenpeace İngiltere, Great Bear Yağmur Ormanları üzerine bir kampanya yürütüyor ve plastik kirliliği gibi sorunları araştırıyor. Bu araştırmada yılda milyonlarca plastik şişe üreten global organizasyonlara odaklanıyor ve bunların geri dönüşümü için lobi faaliyetleri yürütüyor.

CRM ve değişim yönetimi
CRM sistemi verinin tüm departmanlar tarafından erişilebilir olmasını sağlayacak fakat Hatton projenin kolay bir yolculuk olmadığı itirafında bulundu ve bunun bir süreç değişimi olduğunun üzerinde durdu.

“CRM binadaki herkesi etkiliyor,” diye konuşuyor. “Her bir ekip üyesini ikna etmek ve onların gereksinimlerini karşılamak zorundaydık. Bu teknolojiyi ilk benimseyenlerdeniz ama kampanyalarımızı oluşturma biçimimizde büyük bir etkisi olacak ve bu da herkesin modeli benimsemesini gerektiriyor.”

Proje Greanpeace İngiltere’nin var olan 300 bağışçı hesabı hakkında daha iyi bir anlayış kazanmasına ve fon toplayan ekibinin daha iyi bilgili kararlar vermesine yardımcı olacak.
“Destekçilerimizin 360 derecelik bir görünümünü bize sağlayabilir ve sizin aktivist gruplarımızdan bir tanesinin üyesi olup olmadığınızı, kaç kampanyamıza katıldığınızı ve ne kadar bağış yaptığınızı görmemize yardımcı olabilir,” şeklinde konuşuyor.

Bu arada Hatton ekibinin organizasyonun herhangi bir problemiyle baş edebileceğine dair kendinden emin. Geçtiğimiz yıllarda IT ekibinin kampanya ekibiyle yakından çalıştığını görmüş.
“Çevre duyarlılığına odaklanıyoruz ve birlikte çalıştığım kişilerin tamamı yaptıkları şey hakkında oldukça tutkulu,” diyor Hatton. “Mümkün olduğunca esnek biçimde çalışmak istiyoruz ve üzerinde herhangi bir tartışma beklemediğiniz XYZ gibi bir şey yapmak zorunda olduğunuzda bu IT ortamına uygun bir şey değil kesinlikle.”

Yeşil IT
10 yılı aşkın bir süreyi kar gözetmeyen organizasyonlarda geçiren Hatton çevresel değişim için halen lobi yürütmeye istekli. “Şimdilerde daha yeşil elektronikler ve IT’nin daha sürdürülebilir olması için kampanya yürütüyorum ki bu Greenpeace’in tarihsel olarak üzerinde kampanyalar düzenlediği bir şey. “İngiltere’de son birkaç yıl boyunca ’Temiz bulut’ kampanyası üzerinde çokça çalıştım. İklim değişimi ve bulut bilgiişlemle ilgili bir araştırma projesini başlattığımız bir parlamenter iklim değişim grubuna katılmak üzereyim.

Hatton, fonların önemli bir kısmının halktan geldiğinden dolayı organizasyonun kampanyalarını yürütmesine yardımcı olması için bağışların halen önemli olduğunu söylüyor.”Eylül ayında bir gün insanlarla yüz yüze görüşerek gönüllü fon toplama çalışması yaptım. Bu bana kampanyayı yürütenler için ne anlama geldiğini ve para toplamanın ne kadar zor olduğunu anlamama yardımcı oldu,” açıklamasını yapıyor. “Yürüttüğümüz kampanyalar ve yaptığımız değişikliklerle ilgili halka bilgi verdim ama insanların durarak imza atması oldukça rekabetçi ve güç.”
Gönüllü fon toplamanın ardından Hatton ekibe bağışlanan paranın kampanyalarda akıllıca harcandığından emin olunması gerektiği mesajını getirmeye istekliydi.
“Yaptığımız işin çoğu yüzde 80 global kampanyalar olabilirken yüzde 20’si yerel sorunlara harcanabilirdi. Yürüttüğümüz global kampanyaların hava kirliliği, Londra dizel taksi filoları gibi yerel seviyedeki sorunlara odaklanacak biçimde tercüme edildiğinden emin olmaya çalışıyoruz,” şeklinde konuşuyor Hatton.

Çevik strateji
Organizasyona 2010 yılında katılan Hatton, kendisinin rolündeki temel güçlüğün esneklik ve ani manevra yeteneği olduğunu ifade ediyor.
“Halen üç yıllık bir stratejimiz var ama bunun bir gecede değiştiğini görebilirsiniz; bu ister çevresel bir sorun, ister fon eksikliği, isterse de kullandığımız dijital araçlar olabilir.”

Hatton önlerinde her ne kadar bazı büyük çevresel güçlükler olsa da şimdilik en temel önceliğinin CRM projesi olduğunu belirtiyor. “Önümüzdeki yıl destekçilerimizle birlikte değişime nüfuz edebileceğimiz bir takım yaratıcı, merak uyandıran kampanyalarla geleceğiz,” şeklinde sürdürüyor konuşmasını. “Eyleme geçmeli, değiştirmek istediğimiz insanları ikna etmeliyiz ve bir hikaye anlatan organizasyon olduğumuzdan görevimiz o hikayeleri ortaya çıkartıp halk içinde tartışmaya açmak.”

Categories: CIO RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*