İnşaat, enerji, maden ve hizmet sektöründe yatırımları bulunan Cengiz Holding’in genç CIO’su Sinan Özkan, “Tüm şirketlerimizde benzer IT altyapıları kurmaya çalışıyoruz; IT birimi olarak kullanıcılarımızı ne kadar hızlı ve sorunsuz çalıştırırsak o kadar verimli olacaklarını biliyoruz. Ayrıca projelerin hızlı ilerlemesi ve maliyet avantajı sağlamak için çalışanlarımıza teknolojik anlamda katma değer sağlayabilmek öncelikli görevimiz” diyor ve ekliyor: Teknolojiye yatırım yapan şirketler her zaman kazanır!

Derya COŞKUN
Kendisini ‘sektörün genç ama tecrübeli IT yöneticilerinden birisi’ olarak tanımlayan Cengiz Holding CIO’su Sinan Özkan, 24 yaşında bir holdingde çalışan en genç IT Müdürü olarak başladığı yöneticilik hayatına aradan geçen 13 senede önemli projeler sığdırmış. Şu anda ise büyük çaplı birçok projenin IT desteğini veren Özkan, ‘Havalimanı, Karayolları, Liman, Demiryolu, Enerji, İnşaat, Maden, Endüstriyel Tesis, Turizm’ gibi çeşitli konularda IT projelerinin yönetimini sürdürüyor. Bilkent Üniversitesi’ndeki eğitiminin ardından profesyonel hayata hızlı bir şekilde adım atan genç CIO “Hava, kara, deniz birçok projenin IT yapılanmasında görev aldım, birgün dördüncü yıldızı da Uzay alanında bir proje yaparak takmak istiyorum” diyerek başlıyor sözlerine…

Sinan Özkan, öncelikle merkezi yönetilen bir IT altyapısına vurgu yapıyor. Cengiz Holding ve grup şirketleri olarak 29 kişilik IT ekibi ve birçok konuda danışmanlık aldıkları şirketlerin olduğunu söyleyen Özkan, Cengiz Holding ve 35 adet iştiraki ile 45 bin kişiye istihdam sağladıklarını belirtiyor. Holding’in; inşaat, enerji, maden ve hizmet sektöründe yatırımları mevcut. “Tüm şirketlerimizde benzer IT altyapıları kurmaya çalışıyoruz; IT birimi olarak kullanıcılarımızı ne kadar hızlı ve sorunsuz çalıştırırsak o kadar verimli olacaklarını biliyoruz. Ayrıca projelerin hızlı ilerlemesi ve maliyet avantajı sağlamak için çalışanlarımıza teknolojik anlamda katma değer sağlayabilmek öncelikli görevimiz” diyen Sinan Özkan’a göre, teknolojiye yatırım yapan şirketler her zaman kazanır.

BRS_8569

Cengiz Holding olarak IT yapılanmasının ise merkezileşme üzerine ilerlediğini dile getiren Özkan, bu anlamda holding olarak tek yerden yönetimi bütün iş süreçlerine yaymaya çalıştıklarını, bağlı oldukları yöneticileri Uğur Cengiz’in de bu konularda destek olduğunu kaydediyor. Özkan şöyle devam ediyor: “Herhangi bir lokasyonumuzda bir ihtiyaç olduğunda oradaki arkadaşlarımız ile ortak bir çalışma yürüterek süreçleri belirleyip, daha sonra hızlı bir şekilde aksiyon alıyoruz. Biz kendisine tasarım, satın alma ve genel organizasyon ile ilgili destek veriyoruz. Onların sorumluluğunda ve bizim kontrolümüzde ilerliyoruz.

“Ortaklı projelerde IT Kurulu olarak destek veriyoruz”
Farklı holdingler ile ortak çalışılan konsorsiyum projelerde ise bir IT Kurulu oluşturduklarını ifade eden Özkan, bu noktada diğer Holdinglerin IT yöneticileri ile uyumlu bir çalışma içerisinde olduklarını, ortak kararlar alarak projeleri ilerlettiklerini anlatıyor. Ortakların IT yöneticilerinin oluşturduğu bu IT Kurulu hem destekleyici hem de denetleyici görevini üstleniyor. Özellikle ihale ve büyük çaptaki satın alma zamanlarında projede çalışan IT birimi ile fikir alışverişinde bulunarak hem kendi tecrübelerimizi aktarıyoruz hem de en uygun çözümü en iyi maliyet ile almak için çalışıyoruz.
Bu yüzden büyük projelerde projeyi takip eden IT ekibine destek olmak için genelde bir IT Kurulu da oluşturuluyor. İstanbul 3. Havalimanı, Ankara Yeni Tren Garı ve CLK Enerji IT kurulu ile takip edilen projelerden bazıları olarak belirtilebilir.

“ERP programı ile yönetime daha detaylı raporlar sunabiliyoruz”
Holding bünyesinde sürekli geliştirilen bir ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) programı kullandıklarını belirten Sinan Özkan, “İnşaat kökenli şirketler genel olarak teknolojik anlamda Telekomünikasyon veya Bankacılık sektörüne göre biraz daha geriden geliyorlar. Gelişen teknoloji ile birlikte birçok iş eskiye nazaran artık çok daha fazla dijital ortamda yapılıyor. İşlerin hızlanması ve kolaylaşması, elde edilen raporlar ve bunların sağladığı öngörü ve faydalar ile birlikte bizim yöneticilerimiz de bu noktada işlerin daha hızlı ilerleyip, güvenli ve daha az maliyet ile yapılabildiğini görüyor tabii. Artık inşaat şirketlerinde mutlaka bir ERP programı kullanılıyor. Biz de holding bünyesinde Microsoft Axapta ile ilerliyoruz.” diyor.

BRS_8577CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) programı olarak ise Cengiz Holding iştirakleri olan Eti Alüminyum, Eti Bakır ve Samgaz da bazı çalışmaların olduğu, ilerleyen günlerde ise İzmir Mavişehir Toplu Konut projesinin de ekleneceğini belirtiyor. “Fakat CRM konusunda, müşteri sayısının 10 milyona ulaştığı ve Türkiye’nin yüzde 30 enerji dağıtımının üstlenildiği Cengiz-Limak-Kolin (CLK) ortaklığındaki CLK Enerji için CRM programı haliyle oldukça önemli, bu konuda ciddi çalışmalar yapılıyor” diye ekliyor.

“Çalışanların Mobil Cihaz Güvenliği ve Yönetimi de artık IT biriminden soruluyor”
Bu denli büyük bir yapının IT yönetimini üstlenen Sinan Özkan, bu noktada veri güvenliği konusunda da değerlendirmede bulunuyor. Mobil cihazların kapasite ve kabiliyetlerinin artmasıyla birlikte IT yöneticilerinin de bu sürece dâhil olduğuna dikkat çeken Özkan şöyle konuşuyor: “Mobil cihaz kullanımı artık fazlasıyla yaygınlaşmaya başladı. Bizden de bu anlamda her yerden ve her koşulda bağlantı isteniyor. Biz de mobil cihaz yönetimi konusunda çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Cep telefonu üzerinden şirketteki masaüstü bilgisayara bağlanarak her türlü işlem gerçekleştirilebiliyor. Ancak bu IT Birimine ekstra iş yükü getiriyor. Çünkü veri güvenliğinin sağlanması bu anlamda kaçınılmaz oluyor. Bütün bunların yanında verimli bir çalışma olması için kullanıcının hızlı bir bağlantı ile çalışması da önemli elbette. IT’nin bu hızı da sağlaması gerekiyor. Tabi biz bu sürece karmaşa olarak değil, gereklilik olarak bakıyoruz.”

“Holding merkezinde herkes sanal PC’ler ile çalışıyor”
“Cengiz Holding merkez binasındaki tüm çalışma arkadaşlarımız VDI (Sanal Masaüstü Altyapısı) teknolojisi kullanıyorlar. Yani kullanıcılarımıza kendi veri merkezimizdeki sunucular üzerinden sanal olarak çalışma olanağı sunuyoruz. Bu sistemi tam anlamıyla kuran ilk firmalardan biriyiz. Böylece herkes sürekli ve her yerden erişim imkânı olan, aynı zamanda yedeklenen bir merkezi sistem üzerinden çalışıyor ve veri kaybı yaşanmıyor” diyor.
Tüm sistemleri kendilerinin yönettiklerini belirten Özkan, “Teknoloji’ye yatırımı arttırdıkça ve sistemleri konsolide ettikçe daha az personel ile hepsini tek bir yerden takip edebiliyoruz, daha da gelişmiş yönetim, kontrol ve izleme için ise ITIL, 6 Sigma gibi konular üzerinde çalışmalarımız sürüyor” diye konuşuyor.

Market watch

“Büyük verinin kontrolü için önlemlerimizi alıyoruz”
Gelişmekte olan her şirket gibi güvenlik çözümlerine yatırım yapmaya devam ettiklerini ifade eden Özkan, kullanıcıları ve şirketleri sıkıntıya sokmayacak şekilde zamanında ve planlı yatırımlar yaptıklarını anlatıyor. “IDC raporuna göre, 2020 yılına kadar dijital evren her iki yılda bir yaklaşık iki katına çıkacak, yani güvenliğini sağlamaya çalıştığımız veri gün geçtikçe katlanarak artıyor” diyen Sinan Özkan’a göre, böylesine büyük olası bir veri havuzunda veri sızıntısının da her geçen gün artış göstermesi kaçınılmaz! Özkan bu konuda şöyle konuşuyor: “Bu noktadan bakıldığında, büyük veri güvenliği çözümüne yönelik yatırımlar önem kazanıyor. Biz de holding olarak sistemlerimizdeki verinin güvenliğini sağlamak için sürekli yenilikleri takip ederek gerekli önlemleri alıyoruz.
Dışarıdan yaptırdığımız ya da kendi içimizde gerçekleştirdiğimiz penetrasyon testleri ile açıklarımızı görüyor ve eksik olan yerler için gerekli yatırımları yapıyoruz.

“Şirketlerimizin IT konsolidasyonunu sağlayarak çalışma hızını artırıp maliyetleri düşüreceğiz”
2015 yılında merkezi bir IT altyapısına geçme konusunda oldukça önemli bir yol kat ettiklerini belirten Sinan Özkan, erişim hızına, veri güvenliğine ve yedekleme tarafına yeni yatırımlar yaptıklarına vurgu yapıyor. Özkan, gerçekleştirdikleri yatırımları şu şekilde özetliyor: “Yönetici ve çalışma arkadaşlarımızın vaktini yolda harcamamaları için ve seyahat maliyetlerini düşürmek için video konferans sistemimizi birçok lokasyonumuzda güncelliyoruz. İş akışı ve dokümantasyon yönetimi olarak yeni bir program satın aldık, bunun üzerinden süreçlerimizi ilerletmeye başlıyoruz. Yazılım ekibimizi büyütüyoruz desteği mümkün oldukça kendi içimizden vermeye çalışıyoruz. Bunun yanında 2016 yılında tüm arşivimizin dijitalleşmesini gerçekleştireceğiz. Bu yıl öncelikli konumuz tüm şirketlerimizi kapsayacak tamamen merkezi IT altyapısı… Ayrıca, bilindiği gibi, dünyanın en büyük havalimanı olacak olan İstanbul 3. Havalimanı projemiz mevcut. IT Kurulu olarak oradaki IT ekibine her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. Ankara Yeni Tren Garı Projesi ve Cengiz Holding’in lokomotifi olan İnşaat projelerinin de tüm desteğini veriyoruz. Enerji santralleri, Eti Alüminyum ve Eti Bakır madenlerinin her türlü teknolojik ihtiyacını da Cengiz Holding IT olarak bu sene de mümkün olan en iyi destek ile devam ettireceğiz.”

BRS_8599IT, kurumsal planlamanın bir parçası haline geliyor
Sinan Özkan, kurumsal planlamaya da değinerek, “2002 yılından bu yana bu Bilgi Teknolojileri sektörünün içerisindeyim. O zamanlar IT birimine bakış açısı; ‘bilgisayarım ya da yazıcı bozuldu’ yönündeydi. Hatta IT birimi çay ocağının bir tık üstüydü. Teknoloji ve dijitalleşme arttıkça, bu inovatif süreç içerisinde IT’nin önemi daha fazla ortaya çıktı. Artık ticari olarak daha çok gelir elde etmek adına IT de bu süreçlerin içerisine dâhil oluyor ve kurumsal planlamanın bir parçası haline geliyor. Bilgi Teknolojileri isim olarak doğrudan kurumsal planlamanın içerisinde değil; ancak bu yöne doğru giden bir eğilim söz konusu” diyor.

4.5G’yi tercih etmeyecek bir kurum düşünemiyorum!
4.5G’nin hayatımıza girmesiyle birlikte 4.5G’nin nasıl kullanılabileceği yönünde değerlendirmeler yapılması gerektiğini söyleyen Özkan, şöyle konuşuyor: “Yeni teknolojinin getirdiği hız potansiyeline kesinlikle ihtiyacımız var. Holdingimizin maden veya şantiye olarak zor lokasyonlarda tesisleri olabiliyor. Bu bölgelerde karasal hat bulmakta zorlanıyoruz. Uydu sistemlerinden yararlanmaya çalışıyoruz. Bu da hem cihaz, hem de bağlantı maliyeti anlamında yüksek rakamlar getiriyor.

dijitalleşme cıo

4.5G belli bir olgunluğa geldiğinde bu tür lokasyonlarda kullanmaya başlayabiliriz. Hatta Karasal hat olan yerlerde de bir seçenek olarak düşünüyoruz. Verim alındığı takdirde, karasal yatırımları minimuma düşürüp çalışmalarımızı 4.5G üzerinden de yapabiliriz. Veri her gün büyüyor, dolayısıyla hız ihtiyacımız da her geçen gün artıyor. 4.5G’ye CIO’ların ihtiyacı olacaktır; zira bu tercih etmeyecek kişi ya da kurum olacağını düşünmüyorum. Nitekim bakıldığında, dijital dönüşüm hız ve zaman tasarrufu getiriyor. Mobil olarak çalışmalarımızı bulunduğumuz noktadan yapabiliyoruz, bu sayede bilgi paylaşım harcamaları azalıyor, bilgiye erişim daha kolay hale geliyor. Dijitalleşmenin artması, iş süreçlerine her zaman olumlu katkı sağlayacaktır.”