Anadolu Sigorta HPE Yazılımları ile şirket süreçlerine şeffaflık getiriyor

Anadolu Sigorta HPE Yazılımları ile şirket süreçlerine şeffaflık getiriyor

Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü projesi ile Hewlett Packard Enterprise’ın (HPE) desteğini alan ve kurum içi süreçlerini iyileştirme noktasında önemli bir adım atan Anadolu Sigorta’nın Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Abacı, “Sadece IT verimliliğini değil, şirket genelinde kaynakların verimli kullanılmasını ve müşteri karlılığının daha etkin hesaplanmasını da sağladık” diyor. Projenin 2. fazı için Anadolu Sigorta’nın hedefi ise, şirket süreçlerinde şeffaflık sağlamak.
Anadolu Sigorta Türkiye’nin en köklü sigorta şirketlerinden biri… Zira kuruluş hikâyesi de bunu vurgular nitelikte. 1925 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan Anadolu Sigorta’nın amacı, Türkiye’nin ilk ulusal sigorta şirketi olarak, savaştan çıkmış bir ülkenin kalkınmasında rol almak şeklinde özetleniyor. Atatürk’ün Anadolu Sigorta’yı ziyareti de kuruluşun ardından gerçekleşiyor ve bu da bir fotoğraf ile ölümsüzleşiyor.
Kuruluş hikâyesini, “Türkiye’nin ilk milli sigorta şirketiyiz” diyerek net bir şekilde özetleyen Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Abacı: “Kazandığımızı sermayemize dâhil ediyoruz. Şirketimiz, kazandığı ile ülkeye yatırım yapan ve risklerini yöneten bir organizasyon” diyor.

Hewlett Packard Enterprise (HPE) ile uzun yıllardır çalıştıklarını belirten Abacı, Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü’nü optimize etmek için HPE ile başladıkları projede, Hewlett Packard Enterprise Software uzmanlığından yararlandıklarını ve HPE’e olan güvenlerinin tam olduğunu ifade ediyor. Abacı, “Anadolu Sigorta Bilgi Sistemleri ekibi yaklaşık 200 kişi olarak çalışıyor. Birlikte çalıştığımız firmaları da dâhil ettiğimizde oluşan ekosistemle birlikte düşünüldüğünde, çok daha büyük bir organizasyonuz. Çok sayıda developer bizim için iş yapıyor. Farklı ülkelerde birçok yazılım evi ile çalışıyoruz. HPE ile gerçekleştirdiğimiz proje kapsamında; bu Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü’nü optimize etmek amacındayız. Bu doğrultuda HPE Uygulama Yaşam Döngüsü ürünlerini kullanıyoruz.

Bilgi İşlemin ürettiği değerlerin görünür ve ölçülebilir olması da hedeflenen bu projede; Talep Yönetimi, Test Otomasyon, Gereksinim Yönetimi, Proje Yönetimi, Continuous Delivery ve Deployment otomasyonu alanlarına odaklanıldı. Söz konusu süreç, hangi talebin yapılacağından başlıyor, işin tamamlanıp iş biriminin testine sunulması ve üretim ortamında çalışır halde verilmesine kadar devam ediyor. Proje kapsamında, talebin bize geldiği an ile müşteriye teslim edildiği ana kadar geçen süreyi mümkün olduğu kadar kısaltmak ve bunu en kaliteli şekilde yapmak istiyoruz. Makul derecede, hatasız olarak teslim süresi öngörüyoruz. Ne kadar kaliteli ve hızlı bir teslim süreci olursa o kadar başarılı olmuş olacağız” diyor.
Normal şartlarda çoğu üretimde teslimat süreçlerinin aylık olduğunu belirten Mehmet Abacı, bir ürün talep edildiğinde onu en erken teslim etme sürelerinin 1 ay olduğunu söylüyor, bu süreyi test otomasyonlarıyla daha kısa bir zamana yaymak istediklerini kaydediyor. Abacı, “İşlemlerin çoğunu gerçekleştirdik. Yalnızca talep yönetimi tarafında biraz daha iyileştirmeler yapmak istiyoruz” diye ekliyor.

“Maliyet ve yatırımları şeffaf hale getiriyoruz”
Mehmet Abacı, iyileştirmeler noktasında HPE’i tercih etmelerini ise şu şekilde açıklıyor: “Daha önce de söylediğim gibi biz HPE’i ilk bu proje ile tanımadık. Yıllardır çalışma prensiplerine güvendiğimiz ve inandığımız bir şirket. HPE’in ürünlerinin bizim için uygun olması, sistemlerimize kolay entegre olabilirliği çok önemli. Bunun yanında elbette maliyet de önemli bir unsur. Önceliğimiz en ucuzunu almak değil. Bunun yerine, istediğimizi en uygun fiyatla almaya çabalıyoruz. HPE’i bu tür nedenlerle tercih ettik.”
Projenin ilk fazında test otomasyonlarını yaygınlaştırarak otomatik hale getirdiklerini anlatan Mehmet Abacı, bu noktada kendilerini en çok heyecanlandıranın, sürecin ikinci fazı olduğunu vurguluyor: “İş birimi bizden bir teslimat istediğinde, işi ne kadar maliyetle yaptığımız ve yıllık olarak bu iş koluna ne kadar yatırım yapıldığı önemli hale geliyor. Nitekim ikinci fazda da bunu uçtan uca ölçümleyerek, şeffaflaştırmak istiyoruz. Bu süreçler şeffaflaştığında, ürün karlılıklarını daha net hesaplayabilir hale geleceğiz. Bir ürünün IT giderlerini ürünlere değişik sürücüler ile dağıtmak yerine net bir şekilde dağıtma imkânı bulacağız. IT olarak bunu sunucu kapasitesinden developer kaynağına kadar şeffaflaştıracağız. İkinci fazı gerçekleştirdiğimizde, ürün karlılığının yanı sıra IT iş süreçlerinde ‘kim için neyi ürettiğimizi’ net bir şekilde ifade etmiş olacağız.”

“Test otomasyonları ile teslimat süremiz kısaldı”
Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü’nün optimizasyonu ile öncelikle teslimat sürelerinin kısaldığı bilgisini veren Mehmet Abacı, bunu şu örnekle açıklıyor: “Bütün motor ürünlerimizin çalıştığı platformda, önceden 3 developer, 3 test uzmanı üç günde regresyon testi yapıyordu. Şu anda bu ürün üzerinde otomatik test yapıyoruz. Süreç ise 3 saate kadar indi. Test otomasyonunu yaygınlaştırıyoruz. Bunu ne kadar yaygınlaştırırsak teslimat süremizi o kadar kısaltıp daha az kaynak kullanır hale geleceğiz. İkinci fazda ise söylediğim gibi, talep yönetiminin içine girerek, daha detaylı bir çalışma yapıyoruz. Projenin 3. ve 4. fazını da planlıyoruz. Özellikle 3. fazda proje yönetimi konusunun detayına girmeyi düşünüyoruz.”

Şeffaflaşma ile birlikte IT kaynaklarını daha verimli kullanacağız
Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü optimizasyonunun, sadece IT verimliliğine değil, birçok boyutta şirketlerine olumlu katkısının olacağını kaydeden Mehmet Abacı, “Şirket genelinde; IT kaynaklarının verimli kullanılmasını, müşteri karlılığının daha etkin hesaplanmasını ve kişi karnelerine yansımasını görebileceğiz. Şimdiden, deployment süreçlerinde ciddi iyileşme elde ettik. Böylece üretim ortamında sürekliliğimiz arttı. 2 saatlik süreler 5-10 dakikaya kadar indi. Şeffaflaşma ile birlikte de IT kaynaklarının daha verimli kullanılması yönünde önemli bir kazanım elde edeceğiz” diyor.

Categories: FİRMA RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*