Bilimkurgu gerçek oldu: Unite BT, sizi yetenekli robotlarla tanıştırıyor!

Bilimkurgu gerçek oldu: Unite BT, sizi yetenekli robotlarla tanıştırıyor!

Kurumunuzda, 7 ayrı kişinin yapacağı işi üstlenip 7 ila 15 kat daha hızlı ve kesintisiz olarak 750 saat çalışan bir elemana ne dersiniz? Unite BT’nin Thoughtonomy ortaklığı ile sunduğu Robotik Süreç Otomasyonları (Robotic Process Automation-RPA), bilimkurgu filmlerini gerçeğe dönüştürecek boyutta… Maliyet avantajı sağlayan bu robotik çözümler, aynı zamanda mevcut personele de daha fazla motivasyon ve odaklanma olanağını beraberinde getiriyor.

Bilimkurgu filmlerinde hayat bulan robotlar, artık farklı iş kollarında gerçeğe dönüşüyor. Bu robotlar, e-postalara yanıt veriyor, sevkiyat tarafında çalışıyor, sigorta şirketlerinde başvuruları sisteme giriyor, bankalarda kredi veriyor hatta iş görüşmelerindeki süreçlerde, aktif görev alarak arka plandaki işlerin daha hızlı yapılmasına yardımcı oluyor. Bir anlamda, robotlar artık sağ kolumuz olmaya başlıyor. Panik yapmayın! Bir bilimkurgu filminin içinde değilsiniz! Bütün bunların hepsi şu an içinde bulunduğumuz sürecin bir parçasını oluştururken, robotik teknolojiler adı verilen bu yapı, bugün iş yapış şekillerinin değişmesinde en önemli faktör olarak dikkat çekiyor.

Günümüzde özellikle dijital dönüşüm çerçevesinde ve Endüstri 4.0’a odaklandığımız küresel pazarda, robotlar artık birçok üretim sahasında aktif olarak görev alıyor. Farklı endüstrilerde kullanımı devam eden robotlar, sıfır hata ile çalışıyor. Üstelik ortalama 7 insanın yapacağı işi tek bir robotun üstlendiği bu sistemlerde, işler 7 ila 15 kat daha hızlı ilerleyebiliyor. 24 saat kesintisiz çalışan robotların mesaisi olmadığı gibi, şikâyetleri ve hata riskleri de bulunmuyor. Kontrolü sağlanan ve iş sürecine adapte edilen bir robot, 750 saate kadar çalışabiliyor. Finanstan sigortacılığa, sağlıktan lojistiğe, otomotivden perakendeye ve telekomünikasyondan enerjiye kadar çeşitli sektörlerde tam zamanlı verimle çalışan bu robotlar; sistemleri akıllandırıyor, süreçleri dijital hale getiriyor ve en önemlisi de maliyeti ciddi boyutta düşürüyor. “Peki, bu tür bir sistem, söz konusu sektörlerde çalışanların işsiz kalma riskini artırmıyor mu?” diye sorabilirsiniz. Bunun da en doğru cevabını Unite Bilgi Teknolojileri CEO’su Malkoç Süalp veriyor: Robotik süreç otomasyonlarının (Robotic Process Automation-RPA) asla personel sayısında düşüş ve işsizlik yaratma gibi bir amacı bulunmuyor. Zira bu sistemler; aynı işleri yaparak zaten robotlaşmış olan insanların daha verimli, kendilerini daha fazla motive edecek şekilde konumlanmasını sağlıyor.

Yeni bir dönem başlıyor: Robotik sistemlerde büyük sıçrama!
Unite Bilgi Teknolojileri, 1998 yılından bu yana IT sektörüne çeşitli hizmetler sağlayan köklü bir firma. Malkoç Süalp de verilen hizmeti ve süreci destekleyecek nitelikte önemli pozisyonlarda sürdürdüğü profesyonel hayatına günümüzde önde gelen kurumlara bilgi teknolojileri altyapı servis desteği sağlayan Unite BT’nin CEO’su olarak devam ediyor. Dijitalleşmenin yankılarının sürdüğü geçen yıldan bu yana da özellikle robotik süreçlerdeki sıçramayı fark eden Süalp, bu alanda önemli yetkinliklere sahip İngiliz merkezli Thoughtonomy ile işbirliği sağlamış. Bu heyecanlı işbirliğinin devamını Unite Bilgi Teknolojileri CEO’su Malkoç Süalp’in kendi anlatımıyla aktarıyoruz…

Robotik süreç otomasyonları Türkiye’ye getirme fikri nereden çıktı? Thoughtonomy’i partner olarak seçmenizdeki önemli faktör ne oldu?
Thoughtonomy ile çalışmayı tercih ettik; çünkü Thoughtonomy’nin RPA üzerine çok ciddi katma değerleri olduğunu gördük. Böylece 2016 yılının başında Thoughtonomy ile birlikte ‘virtual worker’ denilen RPA teknoloji üzerinde çalışmaya başladık. Bunun için de Flow BT adında sadece bu alana yönelik hizmet verecek bir şirket kurduk.
Geçen yılın başından bu yana RPA’lar üzerine eğitimler başladı, Ağustos ayından itibaren de sertifikasyonlar tamamlandı. Şu anda da implementasyonlara başlıyoruz.

‘Virtual Worker’ adı verilen sistemlerle robotunuzu istediğiniz gibi iş bölümüne dahil edebilirsiniz”

Unite BT CEO’su Malkoç Süalp’in robotik süreç otomasyonlarının kullanımında özellikle üzerinde durduğu bir konu da maliyet avantajı. “Her şeyden önce bu sistem ciddi bir maliyet avantajı sağlıyor” diyen Süalp, kesintisiz 750 saat çalışan bir robot teknolojisini fark edilir bir heyecanla anlatmaya devam ediyor…

malkoc-sualp-kapak3

 

Peki, robotik süreç otomasyonlar iş süreçlerine nasıl uyarlanıyor ve faydaları neler?
Robotik süreç otomasyonlar her şeyden önce iş süreçlerine ciddi bir maliyet avantajı sağlıyor. Standart bir robot bir kişinin yaptığı işi, özellikle de tekrarlanan işleri 7 ila 15 kat daha hızlı yapabiliyor. Ayrıca, 750 saat çalışıyor, gecesi gündüzü veya mesaisi olmuyor. En önemli şey ise kesinlikle hata olanağı yok. Çalışırken kesinti söz konusu değil. Çalışanları nasıl yönlendirme ve bir görev dağılımı yapma şansınız oluyorsa, robotlar de aynı şekilde yönlendirilebiliyor. Özetle; süreçlere öncelik verebiliyorsunuz. Bütün bunlardan yola çıkıldığında ciddi bir maliyet ve hız avantajı olduğunu söylemek mümkün. Robotik otomasyonlarda hiçbir şekilde eğitim süreci yok, hatalardan doğması muhtemel risk olanağı yok ve bütün mantık prosedürleri uygulanabiliyor. Zira tüm BT altyapısını kullanarak en eski yeşil ekran sistemlerinden en yeni legacy sistemlere kadar bütün alanlarda bu teknoloji kullanılabiliyor. Özellikle tekrarlanan çağrılar başta olmak üzere kurallara tabi olan çağrıların hepsini bir robotun yapması mümkün. Ayrıca ek bir maliyet veya hata getirmeden süreç tamamlanıyor.

Peki, robotun devre dışı kalması durumunda şirketlere alternatif sunuyor musunuz?
Bir robotun hata payı olmaksızın yalnızca iş yükünün dolmasından kaynaklanan devre dışı kalması durumunda, direkt olarak süreci başka bir robota devredebiliyoruz. Müşterilerimize anlaşmalarımız kapsamında robot veriyoruz. Hatta haftalık ya da günlük robotların kullanımını da sağlayabiliyoruz. Ayrıca, Unite BT olarak şirketlerin ‘virtual workforce’ kullanarak dijital dönüşümü nasıl süreçlerinde konumlandırabileceği ve yönetebileceği ile ilgili de danışmanlık ve yönetim hizmeti sağlıyoruz.

Robotik süreç otomasyonlarının gündelik profesyonel hayata ve kurumlara artıları neler?
Öncelikle kurumlara gittiğimizde en çok personeli nerede kullandıklarını soruyoruz. İlk süreç bizim için bu denilebilir. Bir ağaç düşünün, altta daha alçakta kalan meyveler var. Bu alçaktaki meyveler müşterimizde ilk olarak hedeflediğimiz süreçler… Bir organizasyonda iç ya da dış kaynak olarak kullandıkları en fazla eleman nerede bulunuyorsa biz o alanları hedefliyoruz. Finans, sigortacılık, telekomünikasyon, FMCG, enerji gibi endüstri gruplarına verdiğimiz bu hizmette, robotlar önemli alanlarda rahatlıkla kullanılabiliyor. Sigorta şirketlerinde başvuruların eksiksiz olarak tamamlanarak sisteme girilmesi, banka tarafında kredi başvuruların alınmasından yeni bir hesap açma sürecine kadar birçok alanda robotik süreç otomasyonları görmek mümkün. Bankalar, hastaneler, sigorta, enerji, perakende şirketleri ve belediyeler her yerde bu sistemi kullanıyor. Yurtdışında birçok banka RPA teknolojisi ile ciddi oranlarda verim elde etti. Özetle; bir insanın bilgi teknolojileri altyapısını kullandığı her türlü sistemde robotlar da aktif olarak çalışabiliyor. Yüzde 800 avantaj sağlarken, aynı zamanda süreçler ortalama 45 dakikadan 4-5 dakikaya kadar inebiliyor. Maliyet avantajını vurgularken, hata payının sıfır olması da bu robotların en önemli artılarından… Üstelik bizim sunduğumuz ‘virtual worker’ adı verilen sistemlerde robotun, tıpkı bir insan gibi iş bölümüne tabi tutularak istenilen departmanda, istenilen görevi yapacak şekilde programlanması da mümkün.

malkoc-sualp2

Robotik otomasyonlar dış kaynak çözümlerine önemli bir alternatif olarak gösteriliyor. Özellikle otomasyondan kaçınılan bu alanlarda robotik otomasyonlar gerçek birer alternatif olabilir mi?
Özellikle ‘Back Office’ dediğimiz bölüm tamamen dış kaynaklar tarafından yapılıyor. Bir yönetim sisteminin entegrasyonu en az 9 ay sürüyor. Biz robotik süreç otomasyonu sayesinde iki haftada iki sistemi konuşturabiliyoruz. Bu asla ek bir maliyet getirmediği gibi, kurumlara ek bir yazılım ya da ürün de satmıyoruz. Yalnızca söz konusu sistemlere erişim yapmamız gerekiyor. Biz o erişimi yapıp o sistemler üzerinden robotları konumlandırıyoruz ve robot direkt olarak çalışmaya başlıyor.

Şirketinizin bu alandaki çalışmaları da göz önünde bulundurulduğunda, robotik otomasyonlar daha çok hangi sektörlerde kullanılıyor ve gelecek yıllarda hangi sektörlerin ilgi odağında yer almasını öngörüyorsunuz? Sağlık sektörünün bu alandaki öncü rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şu an Türkiye’de; işe alım süreçleri, sevkiyat sırasında herhangi bir finansal sistemdeki sürecin kontrolü, pazarlama tarafında müşterinin harcamalarına bakıp harcamalara göre otomatik promosyon göndermek, mal kabul sırasında ürünle ilgili hataların anında bildirilmesi gibi süreçler RPA aracılığıyla yapılıyor. Finans sektöründe şu anda zaten çok ciddi bir talep var. Unite BT olarak bizim bir müşterimiz şu anda RPA kullanarak çağrıların yüzde 20’sini otomatik hale getirdi. Halen 20’nin üzerinde şirketle işbirliği halindeyiz. Türkiye ve bölgede en kıdemli RPA kadrosu şu anda Flow BT’de. Çok ciddi bir yatırım yaptığımızı söyleyebilirim.

sekil2

sekil

Kurumlardaki en büyük verimsizlik; her bir bölümün kendine has süreçlerinin olması ve bu süreçleri yerine getirmek için eleman barındırması… Halbuki, çoğu zaman bu süreçler çok rahatlıkla RPA üzerine taşınabiliyor ve böylece birim maliyetinde ciddi bir düşüşe faydası oluyor. Ancak yine de geleneksel RPA çözümleri sadece bir sürece bir robotu programlanması nedeniyle kısıtlı çalışıyor ve ayrıca ‘front office’ için uygun değil. İşte, Thoughtonomy’nin en büyük katma değeri de bu noktada başlıyor.  Thoughtonomy, büyük kurumlara uygun olan tek çözüm. Bir ‘virtual worker’ hem back office hem de front office tarafında birden fazla süreci kontrol edebiliyor, planlayabiliyor ve önceliklendirebiliyor. Ayrıca SLA bazlı da çalışabiliyor.

 

“RPA, CIO’a diğer bölümlere daha fazla katma değer sağlamak için önemli bir güç veriyor”

Unite BT’nin bu alanda önemli misyonlarından biri de zaten robotik teknolojilere fazlasıyla hazır olan Türk şirketlerine robotları kullanabilecekleri alanları ‘hedefli olarak’ göstermek. Zira Malkoç Süalp de buna ilginç bir örnekle vurgu yapıyor. “Bizim öncelikli hedefimiz şirketlere alçaktaki meyveleri göstermek” diyen Süalp’e göre, arka plandaki işlerin yönetimini sıfır hata ile çalışan bir robota vermek aynı zamanda iş yerindeki diğer personelin motivasyonunu artırıcı önemli bir etken…

Robotik süreç otomasyonları son dönemde söylendiği gibi birçok meslek grubunun sonu olabilir mi? Bu konuda sizin fikriniz nedir?
Özellikle vurgulamak istiyorum; robotik süreç otomasyonları ile asla personel sayısında düşüş ve işsizlik yaratma gibi bir amacımız yok. Bu konu çok yanlış yorumlanıyor. Zira bu sistemler; aynı işleri yaparak zaten robotlaşmış olan insanların daha verimli, kendilerini daha fazla motive edecek şekilde ve asıl işlerinde konumlanmasını sağlıyor. Robotik teknolojilerin önüne geçilemeyeceğine ve çok hızlı bir şekilde ilerlediğine inanıyorum. Şirket içinde bu teknolojilerle çok daha verimli bir şekilde elemanlar kullanılarak önemli aksiyonlar alınacak. Şu an RPA teknolojisi ile şirketlerdeki süreçleri tamamen uçtan uca entegre edip anında karar almalarını sağlıyoruz. Bu da rekabetçi bir ortamı beraberinde getiriyor. İnanıyoruz ki, rekabet gücü ve verim ilerleyen dönemlerde şirketlerde alım gücünü de artıracak. RPA, her şeyden önce personelin asıl işine daha fazla odaklanmasını sağlayarak insanların da motivasyonunu artırıyor. Özellikle çağrı merkezi tarafına bakıldığında; bir çağrı merkezi çalışanının, arka plandaki tüm işlerin bir robota devredilmesiyle elde edebileceği kazanımlarını düşünebiliyor musunuz? Müşteriyle temas sağlayacak, müşteriyi daha iyi tanıyacak ve kendisine satış yapabilecek zaman yaratacak. Bu iş verimliliği ve personel motivasyonu açısından olağanüstü bir süreç!

Sizce, bu tür bir teknolojinin, küresel boyuttaki dijital dönüşüm sürecine etkisi ne olacaktır?
Sunduğumuz RPA teknolojisi “Müşteriye sunulan hizmeti nasıl dijital hale getirebiliriz?” sorusunun bir yanıtı diyebiliriz. Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0’da global olarak en hızlı liderlik eden platform otomasyon. RPA de bunun arkasındaki ölçülebilir katma değeri en hızlı yaratabilecek platform olduğu için bu sistemi Türkiye’ye taşıdık.
Ben bir müşteri olarak, hizmet aldığım bir kurumdan öncelikle müşteri süreçlerinin dijital hale getirilerek hızlı hareket edilmesini bekliyorum.
Işık hızıyla aksiyon almak bu süreçte çok önemli. Dijitalleşme de tam olarak bu. RPA, dijitalleşmenin arkasındaki süreçleri hızlı bir şekilde yerine getiriyor. Hata riski sıfır olarak dijitalleşme sürecini destekliyor.

Türkiye’deki şirketleri göz önünde bulundurduğumuzda, şirketlerimiz bu yeni nesil süreç otomasyonlarına hazır mı?
Kesinlikle hazır! RPA, globalde özellikle sağlık, finans- sigortacılık ve telekomünikasyon alanında yaygınlaştı ve küresel olarak bu şirketlerde süreçler hızlı başladı. Türkiye’deki şirketler de bu yeni nesil sürece kesinlikle hazır. Finans, sağlık ve telekomünikasyon sektörleri şimdiden süreçlerini RPA’e taşıyorlar.
Bundan sonraki aşama ise kesinlikle dijitalleşme. RPA sürecinin CIO ve CDO’nun rolünü daha fazla önemli hale getireceği muhakkak. Çünkü RPA CIO ve CDO’ya diğer bölümlere daha fazla katma değer sağlamak için önemli bir güç veriyor.

dean-chapman

Bu noktada, Thoughtonomy CCO’su Dean Chapman da konuyla ilgili görüşlerini aktarırken, Unite BT ile ortaklıklarındaki en önemli etkenin; Unite BT ekibinin, IT hizmetlerinin sunumunda otomasyonun getirdiği fırsatları net olarak görmesi olduğunu kaydederek başlıyor sözlerine…

Robotik Süreç Otomasyonları’nın (Robotic Process Automation- RPA) kurumlarda insanların gerçekleştirdiği ofis temelli aktivitelerin otomasyonu olduğunu söyleyen Dean Chapman, bunun şirketlerde kesintisiz verimlilik sağladığını ve üretkenlik seviyesinde büyük bir adım atıldığını belirtiyor. Chapman, “Sunduğumuz bu yazılımı ‘sanal çalışan’ olarak tanımlıyoruz” diyor.
Sahip oldukları teknoloji platformunun aynı zamanda müşteri deneyimi için de itici güç olduğunu ifade eden Chapman şöyle devam ediyor: “Mesela kısa bir periyod içerisinde size çok sayıda müşteri geliyor. Orada bulunan mevcut çalışanlarınızın sayısı belirli sayıda müşteriyi destekleyebilecek kadardır. Sanal çalışanlarla ise düşüş ve yükselişleri dinamik olarak ölçeklendirebilirsiniz. Her robot, yani sanal çalışan 7 ile 15 insanın yapacağı işi yapabiliyor. Bu şirketlerin üretkenlikleri adına da elde edecekleri önemli bir değişiklik anlamına geliyor.”

Bu alanda Unite BT’yi ve Türkiye’yi tercih etmenizdeki önemli etkenler neler?
3,5 yıldır bu işi yapıyoruz. İngiltere’de kurulan bir organizasyon olarak dünyaya yazılım hizmeti sağlıyoruz. Özel olarak tercih ettiğimiz stratejik partnerlerimizde aradığımız en önemli nokta; teknolojinin kuruluşlarda nasıl bir değişim sağlayacağını anlamış olmaları… Unite BT ekibi de bunun bilincinde. Ayrıca, Unite BT ile başarılı ortaklıklar yürüttüğümüz diğer şirketler arasında önemli benzerlikler olduğunu gördük. Bu yüzden, Türkiye için Unite BT ile anlaştık. Unite BT ekibi kurumlarda otomasyonun getirdiği fırsatların ve geleneksel yaklaşımlardaki zorlukların farkında. RPA’ya gösterdikleri yatırım da bizim için önemli bir kriter.

RPA’ın dünyada ve Türkiye’de gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Küresel olarak RPA, hâlâ yeni bir teknoloji. RPA’ın küresel alandaki seviyesi, bütün konuşmalarda onun tam olarak ne olduğunu anlattığımız bir yıl öncesinden daha iyiye gidiyor. Bir yıl önce bile insanlar RPA kavramını tam olarak anlamış değildi. Bugünkü durumda görüşmelerimizin yaklaşık yarısında insanların RPA konusunda bir fikri olduğunu gözlemliyoruz.

Unite BT, robotik otomasyonları kullanan mükemmel örneklerden biri!

Robotik otomasyonlara baktığımızda, üretkenliğin arttığını ve maliyet ile insan emeğinin daha verimli kullanıldığını görüyoruz, değil mi?
Kesinlikle! Burada işin sırrı robotik otomasyonun nerede, insan iş gücünün nerede kullanıldığını tanımlamakta… Unite BT, bu teknolojiyi kullanan mükemmel örneklerden biri. İnsanlar tekrarlanan müşteri görevlerine odaklanmak yerine, bu işleri robotlara bırakıyor. İnsanlar ise, datalara ve diğer yaratıcı alanlara daha fazla zaman ayırmış oluyor. İnsan kaynağı, işe değer katan alanlara odaklanacak şekilde dağılıyor.

RPA daha çok hangi sektörde etkili?
Küresel olarak düşündüğümüzde en güçlü pazar finansal hizmetler diyebiliriz. Ancak aynı zamanda, ofiste manuel iş gücünün fazla olduğu herhangi bir büyük organizasyonda da RPA çok etkili. Bunun yanında; devlet denetimindeki endüstriler, sağlık hizmetleri, telekomünikasyon, enerji sağlayıcılar ve kamu kuruluşlarından da söz edebiliriz.

Sizin en güçlü çalıştığınız sektör hangisi?
En çok müşteri iş süreçleri ve IT’de dış kaynak kullanımı olan alanlarda çalışıyoruz. Genelde sanayi sektörünün içinde bulunan kuruluşlar… Önceden bu şirketler, IT hizmetlerini dışarıdan satın alıyordu. Ancak gördüler ki, bir sonraki seviyeye geçmek için farklılık gerekiyor. Bunun için, RPA teknolojisine ve Thoughtonomy’nin iş gücüne çok erken dönemde adapte oldular. Bu konuda başarı hikâyelerimiz de var; Güney Afrika’daki büyük küresel bir banka işbirliğimiz ile iş gücünün yüzde 30’unu yalnızca 12 ayda yeniden sınıflandırdı. Bu iş gücünün yüzde 30’unu bir işlevle birbirine bağlamak için atılmış gerçek bir adımdı. Bu, teknolojiyi ve sanal gücü akıllıca kullanarak, çok daha etkili ticari önerme ve daha iyi müşteri deneyimi sunmanın çok etkili bir yolu.

Virtual worker kullanarak RPA üzerine alınan süreçler ve gerçek verimlilikler-

  • Sigorta şirketinde yeni müşteri poliçelerinin sisteme yüklenmesi ve bu poliçelerin müşteriye gönderilmesini, uçtan uca bir ‘self help portal’ üzerinde aldırıp tüm süreci RPA ile otomatik hale getirdik. Böylece süreç 45 dakikadan 4 dakikaya indi. Üstelik maliyet olarak da yüzde 450 verimlilik sağlandı.
  • Bir bankada işe alım sürecinin tamamen RPA üzerinden yürütülerek süreçte maliyet olarak yüzde 300’ün üzerinde verim elde edildi. Ayrıca süreç dijital hale getirilerek, beş değişik bölümün ilgilendiği süreçte 2 günün üzerinde zaman konusunda bir verimlilik kazanıldı.
  • Sağlık grubunda tüm poliçe kapsamındaki harcamalar, başvuruların sisteme girilmesi, yönetim kontrolü ve ödemeler RPA üzerine alındı. Böylece yüzde 100 uyum saplanarak süreç 4 saatten 1 saat gibi kısa bir zamana indi. Ayrıca, yüzde 600 maliyet avantajı sağlandı. Burada en büyük artı ise işlemlerde sıfır hata oranı ile çalışılması oldu.
  • Büyük bir kurumda tüm satın alma süreçleri RPA üzerinden otomatik hale getirilip dijitalleştirilerek, bölümde yüzde 30 oranında maliyet düşürüldü. Süreçlerin tamamlanmasında da yüzde 450 zaman tasarrufu sağlandı.
  • Perakende şirketinde mağaza talep yönetiminde aylık olarak yüzde 700 maliyet avantajı sağlandı. Talebin yerine getirme oranında da 10 kat daha hızlı cevap alındı.
  • Telekomünikasyon şirketinde müşteri tarafında yeni müşterilerin kazandırılması, hizmet denetim süreçlerini RPA ile dijitalleştirerek yüzde 1100 yatırım getirisi sağladık.
Categories: FİRMA RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*