Özgür yazılım bir tehdit değil, maksimum hizmet için vazgeçilmez!

Özgür yazılım bir tehdit değil, maksimum hizmet için vazgeçilmez!

Özgür yazılımın etik olup olmadığının hala bir tartışma konusu olduğuna şaşırdığını söyleyen TURCom Teknoloji Grubu Yöneticisi Barış Gürkan, “Apple, Microsoft gibi firmaların kaynak kodlarını gizli tutmaları ve regülasyonlar içerisinde kullanıcılara belli çözümleri sunuyor olmaları büyük resimde bir tehdit olmamalı. Maksimum hizmet için özgür yazılım vazgeçilmez” dedi.
Bu ay içerisinde 26. yılına girecek olan TURCom Teknoloji Grubu, her sektörden kurum ve kuruluşa, katma değeri yüksek bilişim teknolojileri çözümleri ve hizmeti sağlayan köklü bir firma. TURCom Teknoloji Grubu Yöneticisi Barış Gürkan, 26. yıla girmesi sebebiyle firmaları içerisinde özel bir hazırlıklarının olduğunu söyleyerek, “İlk 25 yıl analog olarak sistem entegratörlüğü yaptık. O dönemde analog sistemler vardı ve her şey veri ve internet üstüne kuruluydu. Şimdi ise bunlar da dâhil olmak üzere her şey gömlek değiştiriyor. Bugün verinin yerini büyük veri, networkün ise nesnelerin interneti aldı. Biz de şirketlerin bazı alışkanlıklarını değiştirip, yeni çağa ayak uydurma hazırlığındayız. Son 5 yıldır bu konuda Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. 26. yılımızda fiziksel yerimizi değiştirirken kurumsal kimliğimizde de değişiklikler yapacağız. O yüzden şu an TURCom Teknoloji Grubu bünyesinde ‘HitechDTS (Digital Transformation Solutions)’ adı altında özel bir birimimiz var. Yıllardır IoT, büyük veri, yapay zeka konularında dijital Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriyorlar” dedi.

Bundan 5 yıl önce dijital değişimin hayal olduğunu ifade eden Gürkan, dijitalleşmeyi sektörlere anlatmanın ve göstermenin daha zor olduğunu, günümüzde ise dijital dünyanın nasıl olduğunun bizzat gösterilebildiğini kaydetti. “Şu an biz de firma olarak dijital dönüşüm sürecinin içerisindeyiz. Taşınma sürecimiz de bu konuda yardımcı oldu. Bundan sonra yapmaya çalıştığımız yalnızca dijital dünyada var olmak değil, kendi yaptığımızı müşterilerimize de yaptırmak” diyen Barış Gürkan, bugün veri ihtiyacının çok daha fazla olduğunu, bu noktada dünyanın gittiği yönün de büyük veriye odaklı olduğunu belirtti. Gürkan, “Belki de bu yüzden geleceğin CEO’ları CIO’lar olacak” diye konuştu.

“Günümüzde veri bir nevi indeksiz kütüphane gibi”
Verinin günümüzde deyim yerindeyse ‘çöplük’ olduğuna işaret eden Barış Gürkan, verinin yönlendirilmesine, yönetilmesine çok ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle de herkesin artık dijital veri toplamasının bir zorunluluk haline geldiğini söyledi. Gürkan, “Veriyi bir nevi indeksiz kütüphane olarak görüyorum” dedi.

Barış Gürkan sözlerine şöyle devam etti: “Veriyi yönetmek çok farklı. Eskisi gibi manuel olarak yönetilemiyor. Hatta istediğiniz CRM’i kullanın, yine de yetersiz kalabiliyor. Sormayan varsa da artık büyük veriyi nasıl yöneteceğini soracak. Biz de bu soruyu cevaplayabilir aşamada olmak istedik ve şu an cevaplayabilir olduğumuza da inanıyoruz. Son birkaç yıldır bu alanda farklı sektörlerde çalışmalar yaptık. Pilot projeler olduğu için birebir isimlerini veremiyoruz; ancak şu an hem hazır yemek hem de zincir restoranlarda bu tarz projelerimiz var. Bunların yanında; otomotiv, üretim, mağazacılık gibi büyük sektörlerde de çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmaları pilot olarak kullanarak sektörlerde neler yapılabileceğini göstermek istiyoruz. Bu firmalar vizyonumuza inanarak bize risk alma ortamı sağlıyor ki, biz de bu çalışmalardan başarıyla çıktık.”

İnsanlık olarak bazı şeyleri yeni teknolojilere devrediyoruz
Büyük verinin olduğu kadar, yapay zekânın da önemine vurgu yapan Barış Gürkan, yapay zekâya hazır olma gibi bir çizginin olduğunu düşünmediğini ifade ederek, zaten Türkiye’nin şu an yapay zekâyı kullandığını söyledi. Gürkan, “Bizim de TURCom Teknoloji olarak sunduğumuz projeler arasında yer alıyor. Çünkü yapay zekâ hayatımıza çok önceden girdi. Yapay zekâ tam anlamıyla bir öğrenme süreci. Zaten hayatımıza giren her yenilik bir öğrenme süreci gerektiriyor” diye konuştu.
Gelişen akıllı teknolojilerin IT sektörüne yansımaları hakkında düşüncelerini sorduğumuz Barış Gürkan’a göre; herhangi bir nesnenin akıllı olması her zaman tedirginlik verir. “Aslında burada hakim olan duygu; hayatımızı ne kadar kontrol altında tutacağı düşüncesi… Buna şöyle bir örnek verilebilir: Akıllı telefonlar çıktığında ilk adapte olan genç nesildi. Çünkü genç nesil hem yeniliğe açık hem de tedirginlikleri daha az oluyor. Çünkü yeni bir teknoloji onlar için tedirgin edici bir şey olmaktan çıkıyor, aksine kişilerin hayatına bir hediye gibi geliyor. Dolayısıyla da o adaptasyonu daha kolay yaşıyorlar. Diğer nesillere de bunun hayatlarını ne kadar kolaylaştırdığını kanıtlıyorlar. Akıllı cihazların hepsi için de aynı kaçınılmaz son var. Aynı adaptasyon süreçleri onlar için de yaşanacak” diyen Gürkan, IoT, robot teknolojiler, yapay zekâ gibi yeni nesil sistemlerden korkulmaması gerektiğini aksine, bunların ‘insanlık egosunun’ içerisine yerleştirilmesine vurgu yaptı. Gürkan, “Bunun ilk adımlarını da yaşayarak çok tarihi bir dönemden geçtiğimizi düşünüyorum. 90’ların sonunda dijital çağa girdik diyorduk, bunu utanarak anacağız. Dijital çağa asıl bugün girdik. İnsanlık olarak bazı şeyleri yeni teknolojilere devrediyoruz” şeklinde konuştu.

“Maksimum hizmet için özgür yazılım vazgeçilmez”
TURCom Teknoloji’nin odaklandığı en önemli konulardan biri de özgür yazılım. Özgür yazılımın 90’lardan bu yana tartışıldığına dikkat çeken Barış Gürkan, günümüzde bu tartışmanın artarak devam ettiğini söyledi. Gürkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık kodlama dilleri çok daha yaygın. Çok fazla insan kodlama biliyor ve kodlama bilmeyen dahi fikir sahibi. Kısacası hayatımızın her alanında kodlama var. Ancak ben özgür yazılımın etik olup olmadığının tekrar bir tartışma konusu haline gelmesine şaşırıyorum.

Şu ana kadar bu tartışmayı çözmüş olmamız gerekirdi; çünkü özgür yazılım hep vardı. Kodlamanın ilk gününde yazılan ilk satır zaten bir özgür yazılım idi. Şu an belli ekosistemler içerisindeyiz ve tercihlerimiz bizi buraya sürüklüyor. Ekosistemlerde elbette ki bazı kısıtlamalar yaşıyoruz. Bu ekosistemler var olmalı evet ama en sağlıklısının da insanlara hem en kolay hem de en özgür çözümü sunmak olduğunu düşünüyorum. Bunların da birbirine tehdit olması gerektiğine inanmıyorum. Apple, Microsoft gibi firmaların kaynak kodlarını gizli tutmaları ve regülasyonlar içerisinde kullanıcılara belli çözümleri sunuyor olmaları büyük resimde bir tehdit olmamalı. Burada tek gerekli şey farkındalık ve o farkındalık da bence kaçınılmaz son. Özgür yazılım TURCom Teknoloji bünyesinde hep vardı. Zira özgür yazılıma muhtaç olunan çok konu var. Bizim Linux tabanlı bir grubumuz var ve yazılımda en güçlü guruplarımızdan biri. Belli kurumsal çözümlerde, biz maksimum adaptasyona ihtiyaç duyan bir firmayız ve dolayısıyla herhangi bir gelişmenin kıpırtıları yaşandığında bunu ilk biz duymalı ve uygulamalıyız; çünkü bizim böyle bir sektörel zorunluğumuz var. Bu tür bir fırsatı da ancak Linux tabanlı özgür yazılımlar sağlıyor ki, her ihtiyaca koşul gözetmeksizin çözüm sağlayabilelim. Neticede, maksimum hizmet için özgür yazılım vazgeçilmez.”

Categories: FİRMA RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*