Verinin olduğu her yerdeyiz: Kamuda bilinirliğimizi artıracağız

Verinin olduğu her yerdeyiz: Kamuda bilinirliğimizi artıracağız

Ankara başta olmak üzere kamunun varlığı olan bölgelere yayılma ve SAS’ın bilinirliğini artırma hedefleri olduğunu söyleyen SAS Türkiye Genel Müdürü Berna Helva, “Yeni organizasyonlar, yeni vizyonlar, dijitalleşme, veri ve verinin olduğu her yerde SAS’ın olması gerekiyor” dedi.

Murat YILDIZ/ Derya COŞKUN SAYIN

Ürünleri ve çözümleri 136 ülkede 80 binden fazla işletmede kullanılan SAS’ta bir süredir önemli değişimler yaşanıyor. Önemli görevlere getirilen üç üst düzey yönetici, bugün Türkiye’nin dinamik çalışma alışkanlığını kendi bölgelerine taşımaya hazırlanıyor. Büyümesini sürdüren Türkiye pazarında giderek artan bir ivme beklenirken, orta vadede ciddi büyümeler de öngörülüyor. SAS Türkiye Genel Müdürü Berna Helva, SAS Orta Doğu, Türkiye ve Doğu Avrupa Pazarlama Direktörü Nurcan Bıçakçı Arcan ve SAS Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi Profesyonel Hizmetler Direktörü Ali Yazgan SAS’taki bu sıra dışı değişim ve dönüşümü değerlendirdi…

Öncelikle SAS Türkiye’de önemli roller üstlenen bu ekibi tanımak isteriz…
Berna Helva: 18 yıldır teknoloji alanında çalışıyorum. Bu zamana kadar Telekomünikasyon sektöründe çalıştım. 1 Temmuz 2016 itibariyle SAS Türkiye ekibine katıldım. SAS genel olarak elde edilen başarıdan fayda sağlamak için çalışanlarının önünü açan bir şirket. Biliyorsunuz daha önce Hakan Erdemli vardı. Kendisi Amerika’da çok önemli bir göreve seçildi. SAS Türkiye de beni Türkiye Genel Müdürü olarak atadı. Bu süreçte müşterinin önünde olmanın bizim için çok önemli olduğunu gördüm. Rollerimizden ve ekiplerimizden bağımsız çoğu zamanımızı müşteri önünde geçiriyoruz. Seyahatlerimiz bu anlamda ekiple buluşmanın yanı sıra müşteri ile buluşmak için de çok önemli oluyor.
Ali Yazgan: 15 yıldır sektörün içindeyim. İlk 3 yılım Amerika’da geçti. Türkiye’ye döndükten sonra SAS’ta göreve başladım. 11 yıl kadar SAS Türkiye’de farklı danışmanlık görevlerinde bulundum. Son olarak SAS Türkiye’de teknik danışmanlık ve satıştan sorumluydum. Haziran itibariyle de Orta ve Doğu Avrupa bölgesini dâhil eden Profesyonel Hizmetler ekibinin direktörlüğünü üstlendim. Profesyonel hizmetler tüm teknik projelerden ve teknolojiden sorumlu bir bölüm. Türkiye’den bir ekibin bu tür görevlere getirilmesinin dinamizmle ilgili bir konu olduğunu düşünüyorum. Yeni projelere, dahası tanımsız ya da henüz tanımlanan teknolojilere hızlı adapte olabilmemiz ve bunları yönetebilmemizle ilgili bir durum da etkili tabi. Avrupa’da Türkiye’den daha önce kurulmuş ofisler vardı; ancak Türkiye’deki dinamizm şirketi de etkiledi.
Nurcan Bıçakçı Arcan: Ben SAS’ta 4’üncü yılıma girdim. Türkiye’ye Türkiye Pazarlama Müdürü olarak geldim. Bir yıl sonra bölgesel rol için ki, o dönem Orta Doğu ve Afrika idi bölge, şu anki görevime geldim. Geçtiğimiz yıl itibariyle de Türkiye EMEA bölgesinin içinde yer almaya başladı. Afrika da farklı bir bölgeye geçti. Bütün bu bölgenin içinde Haziran ayından bu yana Pazarlama Direktörü olarak göreve devam ediyorum.

Peki, Türkiye ekibi kaç kişiden oluşuyor?
Berna Helva: Yaklaşık 40 kişiyiz. Bunun yanında; beraber çalıştığımız iş ortaklarımız da var. İrili ufaklı projelerle 100-150 kişi arasında ölçeklenebilecek bir yapımız var.

Türkiye ekibi ile birlikte stratejik olarak değişikliklerin söz konusu olması da muhtemel bu durumda değil mi?
Berna Helva: Şu anda bizim ofisimiz İstanbul’da. Bu yıl içinde Ankara’da bir ofis açma hedefimiz var. Özellikle kamuya yönelik işleri daha hareketlendirmek adına 2017 yılı içerisinde Ankara ofisimizi faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca biz Azerbaycan ve Türkmenistan’dan da sorumluyuz. Orada özellikle Telekom tarafında varlığımız devam ediyor. Türkiye’de bankacılıktaki gücümüzü o bölgelere de yaymayı hedefliyoruz.
Ali Yazgan: Bölge içinde bizim gibi dinamik çalışmaya alışmış, sonuç odaklı kişilerin bu bölgede daha fazla söz sahibi olacağını düşünüyorum. Çünkü gerçekten güzel bir uyum söz konusu. Bir önceki bölgenin olgun pazarları ile bizim dinamik yapımız uyum sağladı. Türkiye’de ofis olarak büyümeye devam edeceğiz diye düşünüyorum. Pazarda da ciddi bir ivme söz konusu. Büyümenin bir kısmı buradan gelecek; ancak bir kısmı da bizim yeni pazarlar yaratma ve yeni konulara girme iştahımızdan doğacaktır. Ben orta vadede de ciddi büyümeler olacağı kanısındayım.
Nurcan Bıçakçı Arcan: Zaten stabil olarak büyümeye devam ediyoruz. Her yıl hiç istisnasız kârlı büyüyoruz. Bu büyüme hem dünyada hem de Türkiye’de gerçekleşiyor. Türkiye’deki büyüme oranları dünyadaki oranlara göre daha hızlı. O da zaten pazarın daha hızlı büyümesinden kaynaklanan bir durum. Dünya ortalamasından hızlı büyüyoruz. Rakamsal olarak ifade edemiyoruz fakat Türkiye’de son üç yıldır 3 basamaklı büyüme kaydediyoruz.

İlerleyen dönemde kamunun hangi noktalarında SAS’ı daha fazla göreceğiz?
Berna Helva: Ankara öncelikli olmak üzere özellikle bu bölgelere de yayılma ve SAS’ın bilinirliğini artırma hedefimiz var. 3 yıl içinde bu hedefleri gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ben 2018 için umutluyum. Yeni organizasyonlar, yeni vizyonlar, dijitalleşme, veri, verinin olduğu her yerde SAS’ın olması gerekiyor. Güvenlik örneğin; bu yatırımların devlet tarafından devam edeceğini düşünüyorum.
Nurcan Bıçakçı Arcan: Bizim bu konuda iştahımız çok fazla. Çünkü devlet tarafında yapılacak çok iş var. Dünyada SAS’ın gelirinin yüzde 15’i devlet işlerinden geliyor. Avrupa’da vergi, vatandaşı tanıma ile ilgili yapılan çok büyük projeler var. Biz henüz buralarda değiliz. SAS aslında Türkiye’de kamunun çok kritik noktalarında var; ancak bazı yerlerde henüz yokuz fakat bundan sonrası için neden olmasın diyoruz.

Takip eden süreçte gündeminizde ne tür projeler olacak?
Ali Yazgan: Türkiye’de sektör olarak bankacılık önemli bir sektör. Bankalar, hem sektörel olgunluk olarak hem regülasyon hem de yenilikçi projeler anlamında daha önde gidiyor. Özellikle bankalarda regülasyon çok ciddi bir konu ve herhangi bir regülasyona uyumluluk onlar için önemli. 2018 biraz simülasyonun yılı olacak. Dolayısıyla hep ileriye dönük tahminler yapma, fırsatları ortaya çıkarma, analitiği daha fazla kullanma, riskleri azaltma gibi veri kaynaklı tüm simülasyon işleri 2018 yılında ön planda olacak. Ben bun inanıyorum ki, sinyallerini de almaya başladık. Regülasyon konularına daha hızlı adapte olan bankalar var. 2018’de sektör olarak bu dönüşüm tamamlanmaya yakın bir hale gelecek.

Bir yandan da KVKK var. Orada da yoğun çalışmalar vardır diye tahmin ediyoruz…
Berna Helva: Buradaki yaklaşımımız; teknoloji sağlamakla birlikte özellikle ‘business’ danışmanlığı ve uçtan uca hukuksal danışmanlığı da dâhil edecek şekilde, müşterilerimizin ihtiyaçlarını kanuna uygun bir şekilde sağlamaya çalışacak bir yapı oluşturmak ve bunu gerçekleştirdik. Teknoloji bunun bir parçası aslında.
Ali Yazgan: Bu tür regülasyonlar çıktığında yaklaşık olarak 1 sene boyunca bunun tanımlanması gerekiyor. Ne yapılacağı belli olduktan sonra “nasıl yapacağız?” başlıyor. Şu an Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nda (KVKK) “Ne yapacağız?” kısmı netleşti, bunun nasıl yapılacağı üzerine konuşulmaya başlandı. 2018 yılında da hızlıca bu projelerin başlayıp tamamlanacağını düşünüyorum. Bu aslında büyük bir konu ve farklı yaklaşımlar söz konusu. Ancak genel olarak önümüzdeki yıl KVKK’nın nasıl yapılacağı netleşecek ve yapılmaya başlandığını göreceğiz diye tahmin ediyorum.
Nurcan Bıçakçı Arcan: Teknoloji ile gittiğimizde insanların kafası çok karışık olduğu için biz bütün resmi onlara gösterecek bir iş ortaklığı ile ilerliyoruz.

Bir şirketin SAS’ın analitik çözümlerinden faydalanabilmesi için ciro bazında bir sınır belirliyor musunuz?
Berna Helva: Burada en önemli konu aslında verinin kaliteli olması…
Ali Yazgan: Tek kullanıcının kullandığı basit çözümlerden yüzlerce risk analistinin kullandığı çözümlere kadar bir yelpazemiz var. O yüzden aslında ciro ile değil, kurum içinde o işi yapabilecek personel ile alakalı. Temelinde aslında müşterinin analitik olgunluğu var. Operasyonel sorunlarını bitirmiş, artık ‘veriden ne çıkarırım, ne elde ederim’ noktasında düşünen bir firma bizden faydalanabilir.
Nurcan Bıçakçı Arcan: Aslında şirketin nasıl bir çözüm istediğine de bağlı. Vizyonla da ilgili olduğunu düşünüyorum. Ancak ciro anlamında nasıl olduğu hiç önemli değil.

Categories: FİRMA RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*