Dijitalleşmek için öncelikle yerli teknolojinin üretilmesi gerektiğini belirten TNT CIO’su Eylem Zağlı üretim modellerini ortaya koyarken de dijitalleşmenin farkında olarak uygun yatırımı bir seferde yapmak gerektiğini söylüyor ve ekliyor: TNT olarak dijitalleşme öncelikli gündemimiz! Hem süreçlerin hem kaynakların verimliliği, aynı zamanda müşterilerimizin memnuniyetini artırmak adına ve saydamlaşmak için dijitalleşme şart. Türkiye’den de dijitalleşme yönünde umutluyum.

Derya COŞKUN SAYIN

Lojistik ve taşımacılık sektörünün en güçlü oyuncularından biri olan TNT, bugün 60 bine yakın çalışanı ile global olarak müşterilerine entegre taşımacılık hizmeti vermeye devam ediyor. Kurumların lojistik ihtiyaçlarına özel esnek çözümler sunan TNT; ülke, mesafe, kültür, dil gibi unsurları engel görmeksizin hizmet vermeyi sürdürüyor.

Lojistiğin köklü şirketlerinden TNT’nin IT süreçleri de tıpkı şirketin kendisi gibi güçlü bir kadının elinde… TNT CIO’su Eylem Zağlı, 19 yıldır TNT’de çeşitli birimlerde görev yapmış bir profesyonel. Öğrencilik yıllarında girdiği şirkette, yazılım uzmanı olarak başladığı görevine 5,5 yıldır IT Direktörü olarak devam ediyor. Bu süreçte TNT Türkiye’de önemli projelerin içerisinde yer alan Zağlı, 2017’deki farklı dijital dönüşüm projeleri için ekibi ile birlikte şimdiden önemli adımlar atmaya başlamış. TNT’nin dijitalleşme sürecini ve şirketin 2017 planlarına dair detayları TNT CIO’su Eylem Zağlı’dan dinledik…

Sizi kısaca tanımak isteriz, TNT maceranız nasıl başladı?
Lisedeyken tercihimi yapmış ve ileride yapacağım mesleği bilgisayar mühendisliği olarak seçmiştim. Çünkü geleceğin dünyasına bu mesleğin hâkim olacağını düşünüyordum. En sevdiğim, en çok önem verdiğim dersler İngilizce ve Matematik idi. Yabancı dili dünyaya entegre olmak için, Matematiği ise analitik bir bakış açısı ile problem çözme yeteneğimi geliştirmek için gerekli görüyordum. Dün olduğu gibi bugün de pozitif bilimlerle iç içe, yabancı dil bilen, ama aynı zamanda ana diline çok hâkim, sanattan, edebiyattan nasiplenerek yetişmiş kuşaklara ihtiyacımız çok büyük. (Bu mesajımın altını mümkün olsa da kalın ve fosforlu kalemlerle çizsem.)
Lisede aldığım karar doğrultusunda, Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği bölümünde lisans eğitimimi aldım. İlk stajımdan itibaren çeşitli yazılım evlerinde yarı zamanlı çalışarak öğrenim hayatımı sürdürdüm. YTÜ Bilgisayar Mühendisliğinden bir değil iki proje ile mezun olmak gerekir ve bizden kamu odaklı gerçek projeler yapmamız istenir – geniş zamanlı söylüyorum çünkü bu gelenek hala sürüyor. Bu projelerden ilkini hayata geçirirken TNT’nin IT yöneticisi ile tanıştım ve ekibinde yer alan “Yazılım Uzmanı” pozisyonu için iş teklifi aldım. Aylarca süren uykusuz geceler ve yoğun çalışma hiç hayal etmediğim bir şekilde meyvesini vermiş; yaptığım çalışma beğenildiği için bu teklifi almıştım. Heyecanımı, mutluluğumu, gururumu bugün gibi hatırlarım. Teklifi büyük bir memnuniyetle kabul ettim ve 19. yılına giren TNT maceram böylece başladı.

DSC_2417Bir sene boyunca işime alışmaya, hizmet sektörünü öğrenmeye çalışırken bir yandan da okulumu bitirdim. 3 senenin sonunda terfi alarak yazılımdan sorumlu IT Koordinatörü görevine getirildim. Yıllar içerisinde IT ekibi şirketle birlikte büyürken benim sorumluluk alanlarım da CIT (Customer Interface Technologies) ve Proje Ofisi birimlerini de içine alacak şekilde genişledi. Bu süre zarfında yüze yakın yerel uygulama geliştirildi, onlarca global projenin yerele uyarlanması tamamlandı. Gümrük ve finans alanlarındaki sık değişen regülasyonlara uyum, büyük müşterilerimize özel sistem entegrasyonları ile tüm müşterilerimizin kullanımına sunulan “Proaktif Teslimat Detayı” gibi yenilikler ajandalarımızda her daim yer aldı. 2005-2008 seneleri arasında TNT’nin Orta Kademe Yöneticilerinin yönetim becerilerini geliştirmek amacıyla Bilgi Üniversitesi ile birlikte hazırladığı “TNT Akademi” adındaki özel bir programa katıldım ve birincilikle mezun oldum. 2011 senesinde IT Direktörümüz şirket içindeki büyük bir departmanımızın başına geçtiğinde IT bayrağını devraldım. O günden bu yana 14 kişilik ekibimle birlikte, iş birimlerimizle, tedarikçilerimizle, global ekiplerimizle dirsek temasında çalışarak iç ve dış müşterilerimize en hızlı, en yenilikçi ve kolay erişilebilir IT çözümlerini sunmaya; deneyimleri dijitalleştirmeye çalışıyoruz. .

“Verimlilik ve hız anlamında IT, lojistik sektörünün ayrılmaz bir parçası”
Lojistik sektöründe IT süreçleri nasıl işliyor?
Bizim süreçlerimiz IT’ye doğrudan bağımlı. Verimlilik, hız anlamında IT lojistik sektörünün ayrılmaz bir parçası. Örneğin; müşteri kendisi bir kayıt vermek isterse internet sitemize girip oradaki uygulamamız sayesinde gönderi evraklarını oluşturabiliyor. Oluşturduğu evraklar otomatik olarak bir kurye çağrısına dönüşüyor. Girdiği bilgilerde bir eksiklik ya da tutarsızlık varsa, bu da müşteri hizmetlerimizin istisna bölümüne kayıt olarak düşüyor veri düzeltmesi yapıldıktan sonra kayıt düzeltilmiş haliyle kuryenin el terminaline geliyor. Kuryemize hatalı bilgi düşmesini bu kontrollerle engellemiş oluyoruz. Kuryenin hatalı gittiği her adres, bizim için zaman kaybı ve müşterimizin de paketini o gün teslim alamaması veya teslim edememesi anlamına geliyor. Bu da bir risk teşkil ediyor elbette. Burada çok önemli bir planlama yapılması şart. Kuryemiz müşteriden gönderiyi topluyor ve gönderinin kendisinde olduğuna dair bir kod okutuyor. Burada mobil ağ sayesinde gerçek zamanlı olarak sistemlerimizi güncelleyebiliyoruz. Müşterilerimiz, gönderilerinin durumlarını internet sitemizden veya App Store/Play Store’dan akıllı telefonlarına indirebilecekleri mobil uygulamamızdan takip edebiliyorlar. Dilerlerse, mobil uygulamamız üzerinden otomatik bildirim seçeneğini de aktifleştirilebiliyorlar. Operasyona geldiğinde yine pek çok sistemimiz sayesinde gönderiler tasnif ediliyor ve gideceği ülkeye doğru harekete geçiyor. Burada da sistemlerimizle entegre tasnif makineleri ve el terminalleri kullanıyoruz.

DSC_2452

 

“Robotik ve giyilebilir teknolojilerle ilgili çalışmalar yapabiliriz!”
Peki, otonom sistemlere ve robotik süreçlere nasıl bakıyorsunuz?
Robotik süreçler, bakış açısı ve stratejik öncelik meselesi. Ayrıca kaynak da ayrılması gerekiyor. Şu an için depomuzda robotik kısımda herhangi bir şey yapmıyoruz; ancak bu yapmayacağımız anlamına gelmiyor. Mutlaka o süreçlere evrileceğimiz zamanlar gelecek. Bizim “Service Logistics” adında bir hizmetimiz var. Burada global müşterilerimiz için depolama artı sevkiyat hizmeti veriyoruz. Aslında büyük sevkiyatlarda uçtan uca çözüm sunuyoruz. Bu tarafta; sağlık, elektronik haberleşme sektöründen müşterilerimiz var. Gelecekte özellikle bu depolarımız için robotik ve giyilebilir teknolojilerle ilgili çalışmalar yapabiliriz. Burada en önemli kriter yapacağımız yatırımın ve kuracağımız çözümün katma değer yaratabiliyor olma kapasitesidir.

Robotik süreçlerin iş tanımlarını değiştireceği yönünde öngörüler var…
Evet, robotik süreçler temelde büyük değişim getiriyor; iş tanımlarının değişimi… Biz zaten mesleklerin değişimi ve dönüşümünü yaşıyoruz. Burada da aynı dönüşümü yaşayacağımızı düşünüyorum. Bir teknoloji yaratılıp o teknolojinin insanoğlunun tüm işini elinden alması söz konusu olamaz. Çünkü o teknolojiyi de yaratacak ve devamını sağlayacak aynı zamanda programlayacak daha fazla insana ihtiyaç olacak. Çocuklarımızın, gençlerimizin bunun farkında olarak mesleki tercihler yapmaları önemli ama daha da önemlisi, devletin eğitim ve sosyal alandaki politikalarını bu değişimi yakalayacak şekilde revize edebilmesi.

Peki, biraz da dijitalleşme süreçlerinize değinmek isteriz. Sizce, dijitalleşme şirketlerin iş süreçlerine ne gibi faydalar sağlıyor?
Dijitalleşmenin pek çok önemi ve değeri var. Çok hızlı hayatlar yaşıyoruz. Hızlı bir şekilde proaktif bildirimler almak istiyoruz. Hizmet aldığımız firmalardan, hepimiz hızlı ve anlaşılır bir iletişim beklentisi içerisindeyiz. Bu da veri toplayarak, o veriyi işleyerek oluyor. Hem süreçlerin hem kaynakların verimliliği, aynı zamanda müşterilerimizin memnuniyetini artırmak adına ve saydamlaşmak için dijitalleşme şart. Türkiye’den dijitalleşme yönünde umutluyum. TNT olarak, kendimizi de iyi bir noktada görüyorum. Yatırım gerekiyor, bugünkü ortamda ilerlemeye herkes çekiniyor ama bizim durup tereddüt edecek zamanımız yok. Her tereddüt bizi çok geriye götürür. Her şeyden önce kendi teknolojimizi üretir hale gelmeliyiz, üretim ekonomisini canlandırmalıyız. Bu noktada, birtakım çabalar görüyoruz umuyorum başarılı olur. Üretim modellerini ortaya koyarken de dijitalleşmenin farkında olarak uygun yatırımı bir seferde yapmak gerekiyor. Yoksa yatırımlar eski ve atıl kalabilir.

DSC_2441

Şu anda çok fırtınalı bir şekilde ilerleyen mobil dünya var. Siz Lojistik sektöründeki bir IT lideri olarak, mobiliteye nasıl bakıyorsunuz?
Sahada satış ve kurye olmak üzere iki ekibimiz var. 2016 Temmuz’unda CRM tarafında bulut sistemine geçtik. Satış ekibimiz, tabletler üzerinden CRM sistemimize, detaylı ticari ve operasyonel raporlara ve e-postalarına ulaşabiliyorlar. Ayrıca TNT’nin hizmetlerine dair müşteriye ayrıntılı ve çeşitli sunumlar yapabiliyorlar. Sahada ofisteymişçesine tam donanımlı çalışma imkânları var. Mobilite verimliliği inanılmaz artıran bir unsur. Kuryelerimizin elinde hem mobil telefon hem de el terminalleri bulunuyor.

“Proje ofisini yönetiyor olmamız bizi iş yerinde ‘ne oluyor’u görmek açısından güncel tutuyor”
2017 yılına gelirsek, IT gündeminizdeki konularda sanıyorum dijitalleşme ön planda olacak…
Ana olarak odaklanmak istediğimiz konular var elbette. İş önceliğinde; Karayolu gümrüğünde yeni bir regülasyona gidiliyor biliyorsunuz… Aynı havayolu taşımacılığında olduğu gibi lisanslarla kolaylaştırılmış, hızlandırılmış gümrük çekimi yetkisi firmalara devrediliyor. Pek yakında karayolunda da ETGB’li Kolay İhracat uygulamasına başlayacağız. Geçen yıl karayolu hizmetimize büyük yatırım yaparak, Çatalca’da Karayolu Operasyon Merkezimizi kurmuştuk. Bu merkez TNT’nin Avrupa’daki rakipsiz Karayolu taşımacılık hizmetinin çok önemli bir parçası olarak, global stratejimize uygun şekilde, önceliklendirilerek kuruldu. Yeni regülasyon ve makro ekonomik koşullarla birlikte Karayolu hizmetimizdeki hacmin artacağını öngörüyoruz. Diğer bir regülasyon konusu da gümrüklü gönderi bedelindeki 75USD/EUR sınırının 30USD/EUR’ya çekilmiş olması. Dolayısı ile “gümrüklü gönderi” oranında da bir artış olacağı aşikâr. Bu gerçekler ışığında bu sene en öncelikli iki amacımız, karayolu hizmetimizde ve havada, karada seyahat eden tüm gümrüklü gönderilerin yönetimi aşamalarında dijitalleştirmeyi artırmak. Nihai amacımız elbette müşterilerimize işlemlerinde kolaylık ve daha fazla görünürlük kazandırmak. Bu iki konunun hemen peşinden gelen gündem maddemiz kurye rota optimizasyonu. Kullanmakta olduğumuz çözüm çevrimdışı (offline), dönemsel veriye dayanıyor; işletmesi zor ve günümüz dünyasına ayak uydurmakta artık zorlanıyor. Bunun yerine gerçek zamanlı daha büyük veriyi kullanarak daha sık optimizasyon yapabileceğimiz modern bir çözüm peşindeyiz. Dördüncü ana konumuz İş Sürekliliği Planlarımız ile ilgili. Bunları gözden geçirerek, dijitale dönüştürebileceğimiz yedek planlar varsa bu dönüşümü hayata geçirecek bir proje ekibi oluşturuyoruz. Tüm bunların dışında geçen yıldan bu yana üzerinde çalıştığımız efsane bir projemiz var, detaylı bilgi veremiyorum… Müşterilerimize sunduğumuz görünürlüğü artırmakla ilgili bir proje bu.

DSC_2358

 

Kurumunuzun yapısı göz önüne alınırsa, farklı sektörlerdeki CIO’lardan ayrışan sorumluluklarınızın neler olduğunu düşünüyorsunuz?
İş birimlerine çok yakın çalışıyorum ve iş birimlerine yakın çalışan meslektaşlarımın da daha farklı bir yerde durduğunu düşünüyorum. Çünkü işe kazandırdığımız katma değer daha yüksek oluyor. Bazen iş süreçlerini bildiğimiz için öneriler getirebiliyoruz. Bunların şirketin ivme kazanmasına katkısı çok büyük! Ayrıca, diğer firmalarda çok görmediğim bir yapı var bizde. Hem IT birimleri hem de şirketin Proje Ofisi aynı çatı altında… Burada sadece IT projelerini değil, iş projelerini de yönetiyoruz. Hemen hemen her iş projesinin içinde IT ile bağlantılı bir süreç ve gereklilik var ve bu bizi ‘iş yerinde ne oluyor’u görmek açısından güncel tutuyor. Biz de sürekli IT tarafıyla ilgili önerilerimizle onların iş yapış şekillerini bir adım daha iyileştirip kolaylaştırıyoruz.