Teknolojide kadının potansiyelini iyi değerlendirebilenler kazanacak!

Teknolojide kadının potansiyelini iyi değerlendirebilenler kazanacak!

Bilişim sektöründe kadın çalışan oranını artırmanın zorunlu bir hal aldığını söyleyen Çalık Holding Bilgi Teknolojileri Direktörü Günseli Gökalp, “Yeniçağ teknoloji üzerinden yükseliyor. Teknoloji temeline oturmayan, teknolojinin kendisi olmayan hiçbir üretim ve tüketim şekli olmayacak. Nüfusun yarısı olan kadının gücünü de yanına alan, lideri, çalışanı, destekçisi yapan kurumlar, toplumlar, devletler bu çağda sağlıklı şekilde ayakta kalabilecekler. İnanıyorum ki önümüzdeki dönemde teknolojide kadının potansiyelini iyi değerlendirebilenler kazanacak” diyor.

Derya COŞKUN SAYIN
Çalık Holding Bilgi Teknolojileri Direktörü Günseli Gökalp, bugüne kadar CIO Dergisi’nde konuk ettiğimiz birçok kadın IT lideri gibi, mühendislik fakültesi mezunu bir iş profesyoneli… Genellikle ‘erkek’ mesleği olarak bilinen mühendislik mesleğini 1995 yılından bu yana sürdüren Gökalp, “Kadınlar, bilgi ve bilişim teknolojilerinde de var olmak istedikleri her alanda olduğu gibi başarılı olabilirler” diyerek, aslında bugüne kadar ‘erkek egemen’ denilen IT sektörüne iddialı bir mesaj vererek başlıyor sözlerine…

22 ülkede faaliyetlerini sürdüren Çalık Holding’in 2016 yılında bu yana üyesi olan Gökalp, IT Direktörlüğü görevinin yanı sıra, grup şirketleri yönetişimi ile ortak sinerji alanlarının ortaya konması için çalışıyor. Günseli Gökalp ile Çalık Holding IT’sinin yanı sıra, dijital dönüşüm çağında ‘bilişimin kadın yüzünü’ konuştuk… 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Gökalp’in CIO Dergisi okurları için bir de mesajı var…

*Türkiye’nin en büyük oluşumlarından birisiniz… Böyle büyük bir holdingin IT süreçlerini merak ediyoruz, biraz anlatır mısınız?
Holding IT olarak ana hedeflerimizin başında grupta olası tüm alanlarda sinerji fırsatlarını ortaya koymak ve faydaya dönüştürmek geliyor. Bunu yaparken ortak alanlarda beraber hareket etmeye, sektöre özel konularda çevikliğe özen gösteriyoruz. Ana faaliyet alanlarımızdan olan inşaat, enerji, maden, tekstil sektörlerindeki şirketlerimizin IT yönetimini ağırlıklı olarak merkezi şekilde yapıyoruz. Regulasyonlara tabi sektörlerde faaliyet gösteren banka, elektrik dağıtım, telekomünikasyon şirketlerimizde ise, ölçek ekonomisi faydası yaratacağımız veya grubu teknolojik olarak ileriye taşıyacak inisiyatiflerde birlikte çalışıyoruz.

Yola çıktığımız işlerde hedeflediğimizi gerçekleştirmek ve fayda maksimizasyonu için, yolun başında ne amaçladığımızı “fayda diline” çevirerek net bir şekilde ortaya koymaya çalışıyoruz. İş ve operasyonel süreçlerimizde hesaplanabilen iyileşme, finansallarımıza anlamlı bir yansıma, risklerimizin eliminasyonu ve etkin yönetim alanlarının bir veya birden fazlasında fark yaratacak işler ile yol haritalarımızı belirliyoruz. Fayda dilini etkin konuşabilmek için IT’yi organizasyonlar içinde iş ortağı olarak görüyor, tanımlıyor, iş birimleri ile yakın çalışıyor, faydanın etkin realizasyonu için de ekosistemde tedarikçilerimizle beraber hareket ediyoruz. Bu anlamda IT organizasyonumuzda, stratejik işlerimizde kolektif akıl, süreklilik arz eden operasyonlarımızda da verimli yönetim için iç-dış hibrit kaynak modelleri uyguluyoruz.

Peki, tüm bu operayonel süreçlerde yeni nesil teknolojilerden faydalanıyor musunuz? Özellikle yapay zeka teknolojisini kullanıyor musunuz?
Hepimizin gerçeği her geçen gün daha az kaynakla, daha düşük maliyetle; çok daha kısa sürelerde üretim hedeflerini, kalite hedeflerini, saha operasyonu hedeflerini, satış hedeflerini gerçekleştirmek… Bu sadece ülkemizde bizlerin değil, tüm dünyanın gerçeği… Teknolojik gelişmelerle şekillenen yeni iş modelleri ve yenidünya düzeni de bu gerçeğin altını her geçen gün daha kalın bir şekilde çizmeye devam ediyor. Bu zorlu denklemin anahtarı da yine bu teknolojiler. Dolayısıyla şu an var olan ve ortaya çıkacak olan teknolojileri ve türevlerini yakından takip ediyoruz, edeceğiz. Daha önce bahsettiğim gibi, ürün ve hizmetleri dolayısıyla doğası gereği yeni nesil teknolojilerin en önemli uygulayıcılarından, hatta sürükleyicilerinden olan telekom ve finans sektörlerindeki şirketlerimizin yanında, son yıllarda dönüşümün radarına girmiş endüstrilerde faaliyet gösteren şirketlerimiz de var. Dolayısıyla bizim vizörümüz de yenilikçi teknolojilerin üzerinde…

Birbirinden farklı sektörlerde, farklı operasyonlarla çok çeşitli veri kaynağına sahibiz. Dolayısıyla farklı kaynaklardan yüksek hacimli veriyi hızlı bir şekilde toplamak, düşük maliyetle depolamak, işleyebilmek ve üzerinde katma değer üretecek analizler yapılabilmek üzere büyük veri analitiği çalışmalarımız var. Bulut bilişimi operasyonel verimlilik ve çeviklik için anahtar olarak görüyor, mümkün olan alanlarda bulut çözümlerini birinci önceliğimiz olarak koyuyoruz. Şu an tüm grupta yürümekte olduğumuz insan kaynakları dijital dönüşüm programında uçtan uca bulutta ilerliyoruz.
Her türlü iş sürecimizde değerlendirmek üzere robot süreç otomasyonunu odağımıza aldık. Hızlı, kesintisiz ve hatasız operasyonların, katma değerli işlere ayrılacak kaynağın anahtarı olarak görüyoruz. İyi seçilmiş alanlarda, uygun süreçlerde doğru uygulandığında yüksek değer üretmesi kaçınılmaz bir teknoloji… Aynı şekilde üretim yaptığımız fabrikalarda, inşaat projelerinde ve elektrik dağıtım gibi saha operasyonlarına sahip olduğumuz için sensör teknolojileri kullanımı ile izlenebilirlik, yönetilebilirlik, öngörülebilirlik sağlanması üzerinden çalıştığımız konular arasında.
Yapay zeka yeni dünyanın belirleyicisi olma yolunda, pek çok ülkenin devletler seviyesinde yönettiği inisiyatif olarak karşımıza çıkıyor. ABD, Çin gibi devlerin dünya liderliği yarışında üzerine yatırım yaptıkları en önemli araçlardan biri haline geldi. Standartların ve regülasyonları belirlenmesi, gerekli yeteneklerin edinilmesi için eğitim sisteminin düzenlenmesi, doğru çıktılar için gerekli ve yeterli veri setlerinin kontrollü bir şekilde işlenmesinin ve/veya korunmasının sağlanması gibi kritik konular sebebiyle devletler düzleminde ele alınması çok yerinde bir hareket.

*İçinde bulunduğumuz Mart ayında Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Sizin de başarılı bir kadın profesyonel olarak görüşlerinizi almak isteriz…
İş dünyasında kadının iş gücüne katılımın her alanda artmasını ve her türlü üretimin, emeğin, katkının, katılımın cinsiyetten bağımsız şekilde, ortak düzlemlerde, eşit pozisyonlarda, eşit haklarla yönetilmesini dilerim. Bunun için hepimize düşen görevler var. Profesyonel olarak çalışanların, işverenlerin, düzenleyici organizmaların, kural koyucuların, eğitim kurumlarının, ailelerin tüm tarafların sorumlulukları var. Herkesin bu bilinçle çok değerli bir potansiyel olan yüzde 50’yi değere çevirmeye çalışması gerekli diye düşünüyorum. Çalıştığım kurumda direktör seviyesindeki kadın çalışan oranı yüzde 80 seviyesinde… Önümüzdeki dönemde iş dünyasının bu konuya daha fazla hassasiyet göstereceğini ümit ediyorum.

*Detayları daha çabuk fark etmeleri ve çok yönlü analiz yetenekleri sayesinde iş hayatında kadınların önemi yadsınamaz bir gerçek. Ancak 80’li yıllardan sonra sektörde daha çok erkek egemen bir durum görüyoruz, bunun tersine çevrilmesi mümkün mü?
Mümkün elbette, onun da ötesinde zorunlu… Yeniçağ teknoloji üzerinden yükseliyor. Teknoloji temeline oturmayan, teknolojiyi kullanmayan ve/veya teknolojinin kendisi olmayan hiçbir üretim ve tüketim şekli olmayacak, olamayacak. Nüfusun yarısı olan kadının gücünü de yanına alan, lideri, çalışanı, destekçisi yapan kurumlar, toplumlar, devletler bu çağda sağlıklı şekilde ayakta kalabilecekler. İnanıyorum ki önümüzdeki dönemde teknolojide kadının potansiyelini iyi değerlendirebilenler kazanacak”

Tarihte üzerinde çalıştığı algoritmalarla, aslında bugünün bilgisayarlarının ilk adımının bir kadın tarafından atıldığını da düşünürsek 80’li yıllarda tersine dönen ibreyi eski haline getirmek pek tabi mümkün. Yeter ki gerekli ve yeterli şartlar sağlansın. Şu an pozisyonların ağırlıklı olarak erkek adaylarla doldurulmasının sebebi, erkeklerin mühendislik dallarına daha yatkın oldukları için değil, yeterince kadın aday bulunmadığı için… İstatistiklere baktığımızda sektöre ağrılıklı olarak kaynak sağlayan mühendislik bölümlerini seçen gençler ağırlıklı olarak erkek ve bu oranlar son 25-30 yılda çok kayda değer şekilde değişmedi.

Eğitim sisteminde bilim ve teknoloji ile ilgili seçimlerde gençleri bu bölümlere özendirmek gerek. Üniversite geç, lise yeterli değil, ilkokuldan hatta okul öncesinden başlayarak yapılmalı. Bilimsel sorgulama yapabilen, hayal eden, analiz yetisine sahip, meraklı, keşfeden, üreten, problem çözen, inovasyon DNA’sına sahip nesiller için ne kadar erken harekete geçilirse o kadar iyi. Ancak bu şekilde ilgili fakültelerde daha çok kadın var olur, fakültede kalarak bilimsel çalışmalar yaparak ilerler veya mezun olup şirketlerde iş gücüne katılabilir. Sektörü seçen kadının bu sektörde varlığını sürdürebilmesi için kadın ve erkeklerin iş ve özel yaşamlarını dengeli bir şekilde yürütebilecekleri imkânlar sağlanmalı. Erkeğin de çalışma koşulları uygun olmalı ki çocuk bakımı veya eve dair işlerde daha fazla varlık gösterebilsin ve her iki taraf için ev ve iş hayatı aynı şeyi ifade edebilsin. Bu düzenlemeler sadece teknoloji alanında değil genel olarak toplumsal cinsiyet algılarını da ortadan kaldıracaktır. Bu alanda girişimci kadınlara yapılacak destekler sektörde katalizör etkisi yaratacak çok kritik diğer bir konu…
Tüm bunlarla meslek algıda, akılda, iş ve özel hayatta dengeli iyi bir yere yerleşebilirse sektördeki kadın-erken oranı da dengeli bir hal alabilir.

*Peki, sizce kadın çalışanlar IT sektöründe hangi alanlarda daha başarılılar?
Kadınlar, bilgi ve bilişim teknolojileri alanlarında da var olmak istedikleri her alanda olduğu gibi başarılı olabilirler. Tedarikçilerde; ürün ve hizmet satışında, pazarlamasında, çözüm sağlayıcılarda; danışmanlıkta, destek fonksiyonlarında, araştırma şirketlerinde çeşitli rollerde ve/veya kurumsal şirketlerin IT organizasyonlarında proje, program yönetimi, analiz, yazılım, test ve operasyonda tüm fonksiyonlarda, her türlü teknolojide ve uzmanlık alanında, yönetsel pozisyonda inandıkları takdirde başarılı olabilirler. Bugüne kadar bahsettiğim bu alanların pek çoğunda çok başarılı kadınlarla tanıştım. Bazıları ile çalışma, iş yapma fırsatına sahip oldum, tanışma fırsatım olmayanları gözlemlemeye çalıştım. Hepsinden çok şey öğrendim, öğreniyorum. Bundan sonra da sektörde sayılarının artarak devam etmesini diliyorum.

Categories: CIO RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*