Kapalı alan konum doğrulama projeleri My TÜYAP’tan bahseden TÜYAP Fuarcılık Bilgi Sistemleri Grup Başkanı Aydın Yıldırım, “Binlerce kişinin olduğu ortamda doğrudan doğruya katılımcıya ulaşmak çok mümkün olmuyor. My TÜYAP ile biz bu sorunu çözüyoruz” diyor.
TÜYAP’ın Türkiye’de fuarcılığın ticari olarak yapılmasında öncü bir kurum oluğunu söyleyen TÜYAP Fuarcılık Bilgi Sistemleri Grup Başkanı Aydın Yıldırım, IT tarafında da sektöre öncü olmaya çalıştıklarının altını çiziyor. Yıldırım, “IT grubumuzda yazılım, destek ve bilgi bankası olarak üç gruba ayrılıyoruz. Şu anda Türkiye’de bankaları saymadığımız takdirde, en büyük bilgi bankasının sahibiyiz. Bilgi yönetimi tarafımız da mevcut. Bunlar bilgi bankası bölümünü yönetiyor. Bir destek ekibimizin yanı sıra TÜYAP bütün yazılımlarını in-house geliştiriyor ve bunun için de bir yazılım ekibimiz bulunuyor. Şu an 13 kişilik bir grupla hizmet veriyoruz” diyor.

tuyap1

TÜYAP’taki IT süreçlerinden de bahseden Aydın Yıldırım, dışarıya hizmet sağlamadıklarını, içerideki kendi müşterileri için hizmet sunduklarını kaydediyor. 6 ilde fuar merkezleri ve 700’e yakın çalışanları olduğunu belirten Yıldırım, bütün bunların yanında bir de otelleri olduğunu ve IT olarak bunlara hizmet sağladıklarını anlatıyor. Yıldırım, “Fuar alanında çok fazla teknoloji uygulamaları olmuyor. Bizim burada sağladığımız en büyük destek internet tarafında… 120 bin metrekarede bütün katılımcılarımıza ücretsiz olarak bir Wi-Fi hizmeti sağlıyoruz” diye konuşuyor.

 

Geçen yıl içerisinde hayata geçirdikleri projelerinden de bahseden Yıldırım, kapalı alan konum doğrulama projesi olarak hayata geçirilen My TÜYAP projelerini şöyle anlatıyor: “Fuar alanımıza Beacon cihazları yerleştirdik. Bu cihazlar üzerinde çalışan bir teknolojiyi bir partnerimiz geliştirdi ve biz de hizmetini sağlıyoruz. Fuarlarda katılımcılarımız stantlarıyla konumlanıyor, ziyaretçilerimiz de onlarla görüşmek için bir ticari platform yaratıyor. Şu anda yaklaşık olarak 120 bin metrekare fuarlar yapılıyor. 600’ün üzerinde katılımcı firma var ve binlerce kişinin olduğu ortamda doğrudan doğruya katılımcıya ulaşmak çok mümkün olmuyor. Bir altyapı ile biz bu sorunu çözüyoruz. My TÜYAP projesi ile ziyaretçiler uygulamayı indirdikten sonra fuar alanındayken istediği standa uygulama vasıtasıyla ulaşabiliyor. Sesli bir uygulama değil, ok üzerinde anlık konum bilgilendirmesi yaparak standa doğru kişi yönlendiriliyor. Şu anda aktif bir proje ve hem IoS hem Android desteği bulunuyor. Aslında, dünyada alışveriş merkezleri, kongre merkezleri gibi yerlerde bu projenin örnekleri var; ancak biz yılın 365 günü her fuarda bu hizmeti sağlıyoruz. Bu anlamda ilk proje diyebiliriz. Özellikle havayolu şirketleri buna yoğunlaşmış durumdalar. Sevinerek söylüyorum ki, ilk uygulamayı TÜYAP olarak biz çıkardık.”

Dijitalleşme hem kaçınılmaz bir gereklilik hem de iş süreçlerine fayda sağlayacak
Bu noktada mobil dünyaya da değinen Aydın Yıldırım, çok fazla kaynak ve uygulama olduğuna dikkat çekerek, ancak yapılan araştırmaların; uygulamaların yüzde 80’inin indirildikleri gün silindiğini ve kullanılmadığını söylüyor. Yıldırım şöyle devam ediyor: “Mobilin kullanımı çok hızlı artıyor. 40 milyona yakın bir kullanıcı var ve bu da herkes bir cep telefonu ile dolaşıyor anlamına gelmekte. Bunu iyi kullananlar bir adım daha öne çıkıyor. Bizim her fuarımız aslında bir e-ticaret platformu. Her hafta başka bir sektörler iç içe oluyoruz ve onun dinamiklerine uymaya çalışıyoruz. İnternete tercih olarak ilk sırada bakarsak ikinci sırada mobil uygulama isteniyor mutlaka. Bu talebi yoğun şekilde alıyoruz. Fuara özel mobil uygulamalar tasarlanıyor. Bunlara biz destek veriyoruz.”
Kendilerinin satış ve pazarlama tarafındaki yazılımları da sağladıklarını belirten Yıldırım, bu nedenle bu yıl içerisinde yazılım tarafında yatırım planladıklarını anlatıyor. Bu noktada dijitalleşme noktasında da yatırımları olduğunu sözlerine ekleyen Yıldırım şöyle konuşuyor: “Dijitalleşme hem kaçınılmaz bir gereklilik hem de iş süreçlerine mutlaka fayda sağlayacaktır. Zamanla baskılı evraklar dijitale taşınıyor. Bir süre sonra iş süreçleri tamamen dijital alanda olacak. Biz faturalardan sonra dokümantasyon yönetimi tarafında çalışıyoruz. Bütün dokümanları bir dijital ortama taşıma süreci için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. TÜYAP’ın 17 şehir ve 5 ülkede ofisi var. Sahada satış yapıyoruz. Bunların dijital ortama taşınması için çalışıyoruz. 2017 içinde hazır olacak.”

Buluta çok sıcak bakıyoruz
Özellikle iki konu üzerinde yoğun şekilde çalıştıklarına işaret eden Aydın Yıldırım, bu konuların dijitalleşme ve bulut olduğunu ifade ediyor. Bunun dışında yıl içerisinde dışarıya hizmet verdikleri sistemleri buluta taşımayı planladıklarını kaydeden Yıldırım, “Bütün katılımcılarımız fuarda elektrik, su, hizmet taleplerini dijital ortamda dolduruyorlar. O servisleri dışarıya alıp dışarıda barındırmak üzerine çalışıyoruz. 2017’de donanım tarafında bir şey bırakmamak üzerine çalışıyoruz. Bu noktada görüşmelerimiz devam ediyor. Buluta sıcak bakıyoruz; çünkü yılda 12 bin firmayla ticari konular üzerine görüşüyoruz. Aramızda yoğun bir evrak alışverişi oluyor. Bunların içeride tutulması, güvenliğinin sağlanması ve takip edilmesi bir süre sonra zorlaşıyor. İçeride birkaç çeşit internet bağlantısı, birkaç çeşit yedekleme barındırmak zorunda kalıyorsunuz. Bunları buluta koyduğumuzda operasyon olarak kolaylık sağlayacak” şeklinde konuşuyor.