*Yerli yazılım geliştiren DeFacto’dan Türkiye ekonomisine katkı”

*Yerli yazılım geliştiren DeFacto’dan Türkiye ekonomisine katkı”

DeFacto, bugün kullanmakta olduğu ana yazılımlarını Ar-Ge şirketi olan DeFacto Teknoloji’de geliştiriyor. Omni-channel’ı yaygın olarak uygulayan moda markası olarak dikkat çeken DeFacto’nun CIO’su Cengiz Gürer, “Türkiye’nin uzun süredir devam eden bir cari açık problemi var, bu durum milli ekonomimizi de negatif etkiliyor, bu nedenle DeFacto olarak yabancı yazılımlara harcadığımız kaynakları minimum seviyede tutarak, yerli yazılım geliştirmeye ve milli ekonomimize katkı sağlamaya çalışıyoruz” diyor.

Murat YILDIZ/ Derya COŞKUN SAYIN

Bir perakende ve tekstil şirketi olarak bakıldığında genç bir şirket olan DeFacto, bundan 15 yıl önce çıktığı yolculuğunda kısa sürede Türkiye’de hazır giyim ve moda sektörünün önemli markaları arasındaki yerini aldı.

Yaratıcı pazarlama stratejisi ve yenilikçi bakış açısı ile Türkiye’deki serüvenini yurt dışına da taşıyan DeFacto, kısa zamanda yurtiçi dâhil toplam 26 ülkede 485 mağazaya ulaşmış durumda. Ülkelere uygun yerel tasarımlarıyla da dikkat çeken ve yurtdışında 150 mağaza sayısına ulaşan şirket, bu rakamı daha da yukarılara çıkarma hedefine emin adımlarla ilerliyor.
Bugün gelinen noktada DeFacto’nun teknolojik altyapısı da yenilikçi ve vizyoner yapısına uygun olarak gelişiyor ve dönüşüyor. DeFacto Teknoloji ile kendi yazılımlarını geliştiren DeFacto, Türkiye’de omni-channel’ı ilk kez en yaygın uygulayan moda markası olarak dikkat çekiyor. DeFacto’nun Dijital Dönüşüm yolculuğunun temelinde de “yerli yazılım” vurgusu yatarken, DeFacto CIO’su Cengiz Gürer, bu güçlü dönüşümü CIO Dergisi okuyucuları için anlatıyor…

“Geliştirdiğimiz yazılımlarla milli ekonomimize pozitif katkı sağlayacağımıza inanıyoruz”
DeFacto’nun kullanmakta olduğu ana yazılımlarını Ar-Ge şirketi Defacto Teknoloji’de geliştirdiklerinin altını çizerek sözlerine başlıyor Cengiz Gürer. Bunlardan en önemlisinin ERP yazılımı olduğunu söyleyen Gürer, “Sektördeki pek çok firma hepimizin bildiği yurtdışı kaynaklı ERP yazılımlarını kullanıyor. Biz hem rekabette esneklik ve hız sağlaması, hem teknoloji alanında Türk mühendislerine istihdam yaratması, hem de toplam sahip olma maliyeti avantajı nedenleri ile ilk olarak ERP uygulaması ile bu dönüşümü başlattık. ERP yazılımımız olan “DFStore” uygulamasını tedarik zinciri, depo yönetimi, mağazacılık, finans, ürün yönetimi, planlama, insan kaynakları gibi şirketimizin ana fonksiyonları kullanıyor. ERP uygulamasına ek olarak, eticaret online satış platformumuzu ve online-offline satış kanallarının tek bir kanal gibi yönetilmesini ve çalışmasını sağlayan çok kanallı perakendecilik uygulamamız olan ROAR’ı da Defacto Teknoloji’de geliştirdik. Proje adını Rapid Omnichannel Agile Retail kelimelerinin baş harflerinden alıyor. Bu yıl Ağustos ayında kullanmakta olduğumuz İngiltere yapımı Çok Kanallı Perakendecilik yazılımını emekliye ayırarak DeFacto Teknoloji’de geliştirdiğimiz ROAR’ı devreye aldık. Bu sayede hem dövizde dalgalanmaların yaşandığı bu dönemde yurtdışına döviz ile ödeme yapmamış olduk, hem de entegrasyonlarımızı 14 kat hızlandırdık” diyor.

“Çok Kanallı Perakendecilik e-ticaret gelirlerini artıracak”
Mağaza, e-ticaret, sanal pazaryerleri, özel alışveriş (private shopping), etkileşimli sesli yanıt sistemi (IVR) ile satış olmak üzere pek çok perakende satış kanalları olduğunu belirten Cengiz Gürer, omni-channel yeteneklerini şu şekilde anlatıyor: “Müşterilerimiz çok kanallı perakendecilik uygulamamız ile diledikleri kanaldan sipariş verebiliyor, diledikleri kanaldan ödeme yapabiliyor ve diledikleri kanaldan ürünlerini teslim alabiliyorlar. Örnek olarak; müşterilerimiz online sitemizden sipariş vererek, ürünlerin adresine gönderilmesini talep edebiliyorlar veya gelip mağazadan alışveriş yaparken istediği ürünün rengini, bedenini, modelini bulamaz ise, gerçek zamanlı olarak depo ve diğer mağaza stokları kontrol ediliyor ve müşterimizin istediği ürün hangi mağazada/depoda var ise, ödemesi alınarak, ürün ilgili depo veya mağazadan direk olarak adresine gönderiliyor. Ya da müşterimiz DeFacto eticaret sitesinden veya mobil uygulamasından almak istediği ürünü seçip, ödemesini yaparak, herhangi bir DeFacto mağazasından ürünlerini kargo ücreti ödemenden teslim alabiliyor. Özetle müşterimiz siparişini dilediği herhangi bir kanaldan verebilir. Ödemesini onlarca ödeme yönetimi arasından dilediği biriyle ister e-ticaret sitemiz üzerinden, ister mağazada isterse de teslimat sırasında öder. ROAR ile müşterilerimizin farklı alışveriş tercihlerine, ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermeye, daha iyi bir müşteri deneyimi sunmaya odaklı çalışıyoruz.”

DeFacto Teknoloji’de geliştirdikleri perakendecilik yazılımlarını ürün haline getirdiklerini söyleyen Gürer, şöyle devam ediyor: Yeni teknolojilerin kullanımı perakende sektöründe her geçen gün daha fazla önem kazanıyor ve teknolojiye yatırım yapan şirketler daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme gerçekleştiriyor. DeFacto Teknoloji olarak, DeFacto’nun 100 ülkede faaliyet gösteren global bir moda markası olma sürecini teknolojiyi kullanarak hızlandırmayı hedefliyoruz.

“Dijital Dönüşüm Projemiz devam ediyor”
Kullandıkları teknolojiler ve iş süreçlerine getirdikleri yenilikçi bakış açısıyla DeFacto’nun ana odaklarından birisi olan “Dijitalleşme” alanında da önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Cengiz Gürer DeFacto’nun “Dijital Dönüşüm Projesini” ise şu sözlerle ifade ediyor: Dijital dönüşümü hem verimlilik hem de hız anlamında hayatımızın bir parçası olarak görüyoruz. 2018 yılı Ekim ayında e-irsaliye sistemine entegre olarak ERP sistemimizdeki tüm irsaliyeleri e-irsaliyeye dönüştüreceğiz, böylelikle hem maliyetlerimizi azaltacak hem de hız kazanacağız.

“CRM, Büyük Veri ve Gelişmiş Analitik uygulamalarımızı 2019 ilk çeyrekte kullanmaya başlıyoruz”
ERP sistemleri ile entegre olacak olan CRM, Büyük Veri ve Gelişmiş Perakende Analitiği uygulamalarının geliştirmelerinin devam ettiğini belirten Cengiz Gürer, bu 3 projeyi de 2019 yılının ilk çeyreğinde tamamlamayı planladıklarını belirtiyor. Gürer bu sırada bize aslında çok alışık olunmayan bir başarı öyküsünü de dip not olarak geçiyor. Zira DeFacto, perakende gibi önemli bir sektörde bugüne kadar yakaladığı başarıların arkasında bir CRM uygulaması ya da Sadakat Programı olmaksızın ilerlemiş. Bu noktadan sonra stratejilerinde bir değişiklik yapmak durumunda olduklarını anlatan Gürer sözlerini şöyle sürdürüyor: “Strateji değişikliğindeki en büyük etken büyük oyuncuların artık Türkiye pazarında olması… Alibaba Türkiye’ye geldi, Amazon da gelme planları yapıyor… Bu dünya devi şirketlerin Türkiye’ye gelmesiyle tüm sektörlerde ve kanallarda perakendenin oyun kuralları değişecek.

Alibaba ve Amazon ‘un en güçlü yanlarından biri müşterisini iyi tanıması ve yaşattığı müşteri deneyimi. CRM Uygulamaları, Big Data ve Analitik yetenekleri ile katma değer yaratma konusunda çok deneyimliler. Bizim de büyük oyuncuların Türkiye pazarına girdiği bu yeni dönemde CRM, Büyük Veri ve Analitik uygulamalara odaklanmamız, müşterimizi tanımamız, ihtiyaç ve beklentilerini anlamamız, ürün yönetimi, planlama, üretim, dağıtım gibi gelişmiş perakende analitiği uygulamalarına yatırım yapmamız gerekiyor. CRM projesi kapsamında ilk etapta müşterilerimizi segmente ederek, alışveriş alışkanlıklarını anlamaya, müşterilerimizi daha iyi tanımaya odaklanacağız, daha sonra da onlara doğru zamanda, doğru kanaldan, ihtiyaçlarını karşılayacak kişiselleştirilmiş ürün, teklif ve kampanyalar sunacağız. Yeni ve yerli uygulamamız olacak olan CRM, Büyük Veri ve Gelişmiş Perakende Analitiği uygulamalarımızı 2019 yılının ilk çeyreği içerisinde devreye almayı planlıyoruz.

“Genç yetenekleri işe alıp yetiştiren bir teknoloji okuluyuz”
DeFacto Teknoloji ‘de her yıl YM (Yeni Mezum) işe alım programı düzenleyerek iş hayatına ilk adımını atan genç yetenekleri istihdam ederek güçlerine güç kattıklarını ve geleceğe yatırım yaptıklarını belirten Cengiz Gürer, Defacto Akademi ile birlikte hazırlanan Oryantasyon, Teknik İç Eğitimler ve İş Başında Öğrenme Eğitimlerinden oluşan, Yeni Mezun Eğitim Programı ile geleceğin başarılı mühendislerini teknoloji dünyasına ve ekonomiye kazandırmaya önem verdiklerini belirtiyor.

Categories: CIO RÖPORTAJLARI

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*