NoSQL: Sunulan vaatler ve karşılığı!

NoSQL: Sunulan vaatler ve karşılığı!

Veri yönetiminin yeni bir endüstri görünümüne doğru ilerlerken aynı zamanda daha akıllı veritabanlarının daha basit uygulamalara imkân tanıdığı bir dünyaya yöneliyoruz. Peki, bu kapsamda sizce nereden geliyor, nereye gidiyor olabiliriz?
Mevcut veritabanı manzarası kafa karıştırıcı olabilir, deneyimli teknoloji profesyonelleri için bile… Herhangi bir veritabanı ihtiyacı için aynı beden veritabanı sisteminin yeterli olduğu bir zaman vardı ama artık bu geçerli değil. Veritabanı sistemleri hakkındaki kararlar artık uygulama gereksinimleri, ürünler, özellikler, satın alma kriteri ve tedarikçi iddialarının derinlemesine araştırılmasını içeriyor.

Bu kafa karıştırıcı ortam, veritabanı teknolojisinin ilerlediğini düşünen uygulama mimarları ve stratejistleri yoğun bir karmaşa içerisine soktu. Bu arada veritabanı seçeneklerindeki son dönem gelişmeler pazarı parçalara ayırdı ve farklı seçenekler arasında seçim yapmayı iyiden iyiye güçleştirdi. Birçok kişinin sorusu şu: Bu kalıcı bir durum mu yoksa bir geçiş fazı mı? Bir sonraki adımda neleri bekleyebiliriz ve uygulama mimarları bunu nasıl planlayabilir?
Yanıtları görmeye başladığımızı düşünüyorum. Veri yönetiminin yeni bir endüstri görünümüne doğru ilerlerken aynı zamanda daha akıllı veritabanlarının daha basit uygulamalara imkân tanıdığı bir dünyaya yöneliyoruz.

Birlikte nereden geldiğimize ve nereye gittiğimize bakalım.
Kabuğu kırmak: NoSQL’e giriş
Son yıllarda NoSQL savaş naraları veritabanı sistemleri hakkındaki düşüncelerimizi genişletmek üzere kabul gören bir teşvik ve 21. yy. güçlüklerinin çözümü için tasarlanan çekirdek inovasyonlara yatırımda bir itici güç olarak hizmet etti.
Geleneksel SQL RDBMS’in birçok modern gereksinimler için uygunsuz olduğu doğru bir biçimde gözlemlendi. Merkezdeki iddia SQL veritabanlarının her türden veri yönetimi gereksinimleri için evrensel olarak uygun olmadığı ve belirli iş yüklrti ve/veya veri merkezi mimarileri için daha iyi yaklaşımların olduğuydu. Düşüncü şu ki veritabanı yönetimine 21. yy. yaklaşımı SQL’in yanı sıra SQL olmayan yaklaşımları benimsemeli çünkü ortodoks SQL RDBMS’in limitleri mevcut. Son gözlem hiç şüphesiz doğru!

Bunun endüstri üzerinde olumlu bir etkisi oldu. NoSQL hareketi önemli açık kaynak teşebbüslerine, veritabanı sistemlerimde akademik araştırma devrimine ve girişim yatırımcıların oldukça önemli yatırımlarına yöneltti. Hepsi iyi haber zira modern veri yönetimindeki güçlükler oldukça gerçek.
Neden NoSQL?
“Neden NoSQL?” sorusunu sorduğunuzda “SQL X,Y ve Z’yi yapamıyor” tarzında yanıtlar alacaksınız sıklıkla. Ya da Google’da “Neden NoSQL?” araması yapacak olursanız bu noktaları tekrar eden yorum sayfalarıyla karşılaşacaksınız.
Bu konuşma şunla ilgili:
Yatay ölçeklenebilirlik (Scale-out),
Yapılandırılmamış veri,
Geliştirici verimliliği,
Plan kırılganlığı,
Felaket Kurtarma,
Ağ bölüm modelleri, vs.

Bunlar birçok modern uygulama için belirgin gereksinimler ve bizim kesinlikle bunları sağlayabilen veritabanı sistemlerine ihtiyacımız var.

Geleneksel RDBMS ürünlerinin gereksinimlere zayıf bir biçimde uyum sağladığı da oldukça doğru. Bu RDBMS sistemleri tasarlandığından IBM ilk 1 GB sabit diskini 1980’de çıkardı ve sürücü buzdolabı büyüklüğündeydi. IBM PC/XT 1986’da bir sabit diske sahipti ve kapasitesi sadece 10 MB’tı. Açık bir çekilde 1980’lerin RDBMS’si çok farklı bir veri yönetimi için tasarlanmıştı! Ürünler zaman içerisinde tahminlerin ötesinde gelişti ama onlar bulut, mobil ve IoT dünyasında ciddi bir takım kısıtlamalara sahip. Gözlemlerin geleneksel SQL RDBMS ürünleri için doğru olduğuna dikkat edin ama veri modeli (ilişkisel), veri manipülasyonu (SQL) ve veri garantileri (ACID hareketleri)den eski ürün tasarımlarının kısıtlamalarını ayırmada dikkatli olmalıyız. Bir istemci-sunucu RDBMS’nin modern bir ticari veri merkezinde otomatik ölçeklenmediğini söyleyelim ve söylenecek bir diğer önemli şey SQL dilinin otomatik ölçeklemeyi destekleyememesi. Esasında bugün tam olarak bunu yapan SQL veritabanı ürünleri mevcut; buna daha sonra geleceğiz.
Özet olarak; NoSQL hareketi değişim için zorlayıcı bir durum oluşturdu: Geleneksel RDBMS’in modern veri yönetimi gereksinimlerini eksiksiz olarak karşılayamadığı bir gerçek.

NoSQL problemi çözüyor mu?
Tartışmalı; ama NoSQL hareketi yeterince ilerleyemedi. Şu soru önemini koruyor: Endüstri olarak verinin nasıl yönetileceğinin uyumlu bir görünümüyle ilerlemek için sorunları yeterince anlıyor muyuz? CIO’nun güçlükleri kapsayacak bir yolu ve güçlü bir veri yönetim stratejisi geliştirme kapasitesi var mı? Pek azı olduğunu iddia edebilir.

Görüşlerden biri o ki “iş gören her neyse” yeni statüko odur, ona alışın. Bu vizyonda CIO çok farklı veritabanı sistemlerine sahip olacak, her biri farklı gereksinimler için özelleşmiş olacak, her biri kendi depolama modelleri, SLA’şer, güvenlik sistemleri, yedekleme mekanizmaları, operasyon uygulamaları, araç zincirleri ve programcı/DBA yetenek takımlarına sahip olacak. Ne yazık ki bu düşünce yazılım endüstrisinin belirgin ekonomisiyle zıt; her bir CIO daha az çözüm ister, daha fazlasını değil.

“İş gören her neyse” karşılanamaz ve yönetilemez. Sonuç olarak endüstri parçalanmış kalmayacak. Kaçınılmaz olarak veritabanı manzarası yapı operasyonel basitlik, tedarikçi rasyonelleştirme, işgücü yetenekler yönetimi, stratejik veri ambarları vs. gibi ekonomik zorunlulukları destekler biçimde gelişmiş bir yapıda konsolide olacak.
Peki, nasıl ve ne zaman birleşecek? Teknoloji profesyonelleri olarak biz bu arada yanıtları nasıl arayacağız?

Categories: TEKNOLOJİ

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*