Robotlardan korkmayın, potansiyelin farkına varın!

Robotlardan korkmayın, potansiyelin farkına varın!

Robotik proses otomasyonunun çalışanların yerini alabilecek niteliğe ulaşamamış olmasına karşın çalışanların kapasitesini artırma ve iş gücünün daha fazla değer sağlayan eylemlere odaklanmasını sağlama konularında önemli bir potansiyeli bulunuyor.
Yapılan son çalışmalar kurumsal ve IT otomasyonunun mesleklerin yerini almadan yeni görevler üstlendiğini ortaya koyuyor. ISG (Information Services Group) tarafından geçtiğimiz haftalarda yayınlanan rapora göre robotik proses otomasyonu (RPA – Robotic Process Automation) alanındaki çalışmalar şirketlerin kurumsal süreçleri ortalamada yüzde 37 daha az kaynak kullanarak 5-10 kat daha hızlı gerçekleştirilmesini mümkün hale getiriyor.
ISG ortaklarından Craig Nelson, otomasyonun işlerin yürütülmesinde kutup kaymasına yol açtığını ifade ederek şunları söylüyor: “Geçmişte kurumsal süreçlerin yürütülmesi ve yönetilmesinde kişilerin teknoloji ile desteklenirken şimdi teknolojinin insanlar tarafından desteklendiğini görüyoruz. Bu değişim kişileri kurumsal sistemlerdeki eksiklikleri gidermek için yapılan kes-yapıştır ve karşılaştır eylemini yapma zorunluluğundan kurtarıyor.”

Nelson, otomasyon alanında uygulamaya koyulan geliştirmeler karşısındaki yaklaşımın genelde olumlu olduğunu ifade ederek teknolojinin çalışanların kurtulmak istediği vasat işleri yürütebilir duruma geldiğini dile getiriyor. Fakat yeni imkânlarla birlikte yeni endişelerin ortaya çıktığını vurgulayan Nelson, bazı görevlerin teknoloji altyapısıyla yerine getirilmesinin düşük seviyedeki pozisyonların ortadan kalkması ihtimalini beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. Nihayetinde iş gücü ve çalışan sayısının azaltılması otomasyon ile ilgili çalışmaların başlangıç noktasını oluşturuyor. Nelson, “Yöneticilerin edindikleri tecrübeyle robotların bir çalışanın tamamen yerini almak yerine belirli görevlerin otomasyonunda başarılı olabildiğinin farkına vardığını” kaydederken, “görevlerin otomasyon ile yerine getirilebilmesinden sonra ortaya çıkan iş gücü kapasitesi fazlasının daha fazla işin yönetiminde veya daha önemli işlere odaklanmada kullanılabildiğini” söylüyor.

RPA’nın değerini yeniden gözden geçirin
CIO’ların ve diğer yöneticilerin RPA ile ilgili daha fazla tecrübe edinmesiyle birlikte otomasyon teknolojisine olan bakışlarının kurumsal altyapının daha kapsamlı şekilde dijital dönüşüm olarak şekillendiğini söyleyebilmek mümkün. Nelson, bu durumun RPA’nın kurumsal altyapıdaki dijital omurgayı otomasyonla nasıl desteklenebileceği ve kurumsal süreçlere, müşterilere ve ürünlerde daha kapsamlı bakış açısı sağlayacak öngörü analizlerinde otomasyonun kullanılabileceği gibi konuları kavrama zorunluluğunu beraberinde getirdiğini belirtiyor.
Otomasyon altyapısı yeni pozisyonların ortaya çıkmasına önderlik edebilecek nitelikleri ile dikkat çekiyor. Uzun vadede çalışanlarda gerekli olan beceriler konusundaki kutup kaymasının teknolojileri destekleyecek kişiler yönünde olacağını söyleyen Nelson, yeni gelişmelerle birlikte robotik merkezde çalışma, otomasyon konfigürasyon desteği sağlama, yeniden süreç tasarımı ve kurumsal dijitalleşme gibi yeni roller olabileceğini dile getiriyor. Betik yazma, altyapı ve uygulama takibi veya masaüstü desteği gibi alanlar otomasyonun olgunlaştığı alanlar olmasına karşın kurumsal ilişki yönetimi, otomasyon altyapısının yapılandırılması ve bakımı, değişim kontrolü ve hizmet stratejisinin takibi gibi konular daha fazla çalışmanın yapıldığı alanlar olacak.
Nelson, daha kapsamlı dijital dönüşüm sürecini anlamanın ve bir şirketin dijital olarak müşteri ile ilişkiler kurmaya başlamasında gerekli olan çalışan etkileşimleri üzerinde düşünmenin RPA’ya ve RPA ile ilgili görev tanımına farklı yönde ışık tuttuğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu alanda iş yaratma fırsatları henüz tam olarak anlaşılamadı. Fakat henüz öngörülmemiş olan yeni rollerin ve yeni mesleklerin ortaya çıkacağı aşikâr.”

Uzun vadeli düşünün
Bugüne kadar çoğu kurumsal yöneticinin RPA ile sağlanabilecek iş gücündeki ve dış kaynaklardaki azalmayla ortaya çıkacak maliyet düşüşüne odaklanıyor. Bu kapsamda bazı yöneticilerin mümkün olan en kısa sürede süreçleri ve rolleri ortadan kaldırmaya eğilimli olması dikkat çekiyor. Fakat Nelson, bunların kısa vadeli yaklaşımlar olduğunun altını çizerek şunları söylüyor: “Maliyet düşüşü sağlama yönündeki çılgınca çabalar organizasyondaki otomasyon kültüründe önemli olan becerilerin korunması ve çalışan gelişimi gibi öncelikli konuları ikinci plana itiyor.”
RPA konusunda yapılan çalışmalar genel olarak bu alandaki çalışmaları hız, doğruluk ve denetlenebilirlik gibi unsurları sağlamanın yanında kolay bir şekilde maliyet düşüşü getiren bir süreç olarak gören IT departmanı dışındaki yöneticiler tarafından yürütülüyor. Ve bu nedenle robotların programlanmasına gerek olmamasından dolayı IT departmanı genellikle altyapının oluşturulması ve doğru mimari kullanılarak çözümün dağıtılmasında rol alıyor.
IT yöneticilerinin otomasyonla ilgili bu sürece yakın bir duruş ortaya koyarak organizasyonlarındaki otomasyon becerilerinin oluşturulmasını sağladığını belirten Nelson, otomasyon çalışmalarının çevik dağıtımına odaklanmanın IT departmanının dağıtımı yapılan altyapılarda IT departmanını teknoloji kontrol merkezi olmasının ötesine taşıdığını söylüyor.
IT’nin kendisinin daha fazla otomasyona dayalı olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor. ISG tarafından hazırlanan rapor kapsamında yapılan ankete göre IT yöneticilerinin yüzde 43’ü operasyonların otomasyonunun 2019 yılındaki IT harcamalarının en önemli kısmını oluşturacağını ifade ediyor. Diğer taraftan her 10 IT ve şirket yöneticisinden 7’si 2019 yılında otomasyon tarafından desteklenebilecek alanları desteklemeyi planlıyor.

Yeni rollerin yolunu açın
IT ve şirket yöneticilerinin otomasyonun sağlayacağı faydaları anlatarak, çalışanların doğal olarak ortaya çıkan kaygılarını gidererek ve yanlış anlaşılmaları düzelterek çok önemli adımlar atması mümkün olabilir. Nelson, otomasyonun çalışanın yaptığı işi ortadan kaldırmanın dışında standartlaştırılan, kural tabanlı ve proses odaklı çalışma anlamına geldiğini söylüyor. RPA ile çalışanların sadece insanların yapabileceği ve müşterilerle birebir olarak gerçekleştirilen görevlere odaklanması sağlanabilir. Bu durum dağıtımın sağlandığı alanlarda doğruluk ve hız artışı getirebilir. Otomasyon dijital dönüşüm, analiz ve detaylı değerlendirmenin sağlanması gibi konulara odaklanılan yeni rollerin yolunu açabilir. Ayrıca RPA ile dış “dış kaynak kullanımının azaltılması ve iş gücünün insanlar tarafından yönetilen dijital iş gücüne dönüştürülmez üzere tekrar çalışma sahasında yer alması” mümkün olabilir.
Otomasyona geçişi esnasında önemli olan becerileri korumak isteyen şirketlerin şu detayları göz önünde bulundurması önem taşıyor:
Organizasyon içerisinde yeni rol almaya istekli ve uygun olan kişileri tanımlamak.
Çalışanların dijital operasyon modellerini ve teknolojilerini desteklemesini ve ilgi duymasını sağlayacak eğitim fırsatları yaratmak.

Liseler, üniversiteler ve yüksekokullar ile geleceğe yönelik olarak yetenek ve beceri gereksinimleri konusunda iş birliği yapmak.
Yenili tohumları atarak (küçük çapraz işlevli gruplar oluşturarak) çalışanların şirkete daha fazla değer katabileceği yeni roller oluşturabilecekleri ve beyin fırtınası yapabilecekleri imkânlar sağlamak.

Nelson ise otomasyon dönüşümünde yeni rollerin yolunu açma konusunda şirketlere şu tavsiyede bulunuyor: “Şirket ve IT yöneticilerinin çalışanları otomasyon özelliklerini yönetme ve kullanma konusundaki değişime ayak uydurması için desteklemesi gerekiyor. Bu nedenle hem iş gücü hem de IT’nin mevcut harcamalarının organizasyonun yeni operasyon modeline dönüşümünde harcanması gerekiyor.”

Categories: TEKNOLOJİ

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*