Sağlık sektöründe AI’yı unutun, büyük kral ROI!

Sağlık sektöründe AI’yı unutun, büyük kral ROI!

Dijital sağlık alanına bakıldığında, olgunlaşmanın erken safhalarında. Çözüm sağlayıcıların, sağlık yöneticilerinin odağıyla aynı hizada olması ve parlak yeni sloganlarla kesinlikle dikkatlerini dağıtmaması gerekiyor.
Geçtiğimiz yıl pazar sağlık alanındaki dijital dönüşümü değer tabanlı bakım dönemine geçirmek için yeni teknolojilerin potansiyeliyle kendini teşvik etme çılgınlığı yaşadı. Her yeni yıl yeni bir terim moda sözcük halini alıyor ve tüm endüstri kendisini bunun ötesine taşımaya çalışıyor. Bu yılki terim AI’dı ve teknoloji tedarikçileri kendi çözümlerinin nasıl “AI destekli, “AI özellikli” ya da “AI yönlendirmeli” olduğunu göstermek için birbirleriyle yarıştı. AI teriminin gelişigüzel kullanımı o kadar yayıldı ki araştırma firması Gartner bunun için bir isim icat etti: AI yıkama.

Dijital sağlık alanında yer alan birçok teknoloji çözümü sağlayıcısı sunumları üzerine bir AI etiketi yapıştırarak sağlıktaki idarecilerin ilgisini çekmeye çalışıyor. Hiçbir şey asıl gerçeklikten başka bir şey olamaz. Geçen hafta katıldığım bir konferansta hemen tüm oturumlarda duyduğum aynı şeydi: Yatırım geri dönüşü kraldır. Sağlık sektörü arkasında güçlü bir ROI olmayan herhangi bir teknoloji yatırımını üstlenme hususunda çok fazla ihtiyatlı. Sağlık yöneticileri aynı zamanda “yumuşak ROI” ve “sosyal ROI” gibi ifadelerle kandırılamayacak kadar bilgili. Onlar gerçek dolarlar anlamında kanıtlanabilir yararları arıyor.

Sağlık tedarikçisi CIO’ları toplam kâr ve maliyet baskıları dolayısıyla bütçelerin düştüğünü görüyor. Son birkaç yıl zarfında endüstri güçlenmiş olsa da onların anlaşma gücü gelişmiş gibi gözükmüyor; esasında yoğun bir biçimde konsantre olmuş sağlık hizmetleri için olan fiyatlar düştü; bu sigortacıların üstünlük kazandığını işaret ediyor. Diğer yandan bu gelirleri arttırmak, maliyetler düşürmek ve hasta ile klinik deneyimini geliştirmek için sağlayıcıların dijital sağlık yeniliklerini benimsemesini durdurmuş değil. Aslında tam tersi olabilir; uzun vadede hayatta kalabilmek için sağlık hizmeti sağlayıcılarının teknoloji ile yenilik yapmaktan başka seçeneği yok.
Dijital sağlık için yenilikçi yeni modellerin kullanımı operasyonel alanların bir görüntüsünü kapsıyor. Geçen haftaki konferansta birkaç sunum dikkatimi çekti:

Bir sağlık sisteminde çekici bir mobil arayüze sahip bir yeni faturalama uygulaması hastanın hesabının eksiksiz bir görüntüsünü sağlıyordu; sigorta farkları, muafiyetler, geçmiş aidatlar ve faizsiz ödeme planı opsiyonu. Uygulama çoğumuzun postayla aldığımız EOB (sigortanın ödediği hizmetler) açıklamasından dağlar kadar farklı. Kullanıcılar online ortamdaki yorumlarında uygulamayı yere göğe sığdıramıyorlardı ve sağlık sisteminin vadesi geçmiş ödemeleri önemli oranda iyileştirildi.

Önde gelen bir personel çözümleri sağlayıcısı aciller gibi hastanelerdeki kritik alanlarda var olan personel eksikliklerini tahmin etmek için otomatik öğrenme algoritmaları kullanıyor. Uygulama işin modernize edilmesine yardımcı oluyor, gecikmeleri ortadan kaldırıyor ve klinik aşırı yüklenmeyi azaltıyor.

Teknolojinin insanlara daha fazla empati göstermesi gereken bir zaman hiç olmadı!
Sağlık sistemlerindeki inovasyon grupları, sağlık ekosisteminde yaşanan güçlükler ve verimsizlikleri çözebilecek çözümler için pazarı altüst ediyor. Diğer yandan CIO’lar ve diğer teknoloji yöneticilerinin, pazarda Hızlı Sağlık Birlikte işlerlik Kaynakları API’leri gibi herhangi bir güvenlik özellikleri ya da entegrasyon standardizasyonlarını takip etmiyor gözüken dijital sağlık uygulamaları sebebiyle kafası karışmış durumda. Sorunun daha da ötesinde birçok çözüm vaat edilen sonuçları sağlamada başarısız oluyor. Buna bir örnek veri analitikleri alanı; analitik anlayışları temelinde bir eylem gerçekleştirildiğinde, sıklıkla bir etkisi olmuyor.

Buradaki kayıp bileşen muhtemelen insan cephesi; bir CIO’nun işaret ettiği gibi, teknolojinin onu kullanan insanlara daha fazla empati göstermesi gereken bir zaman hiç olmadı. Daha pratik ifadelerle, teknoloji onu kullanan herkesin yaşamlarını geliştirmeli, sadece belirli paydaşların değil. Teknolojileri özellikle klinisyenlerin gereksinimleri etrafında tasarlama ihtiyacı dijital sağlık deneyimleri için tasarım düşüncesi odağı halini aldı.
Çözüm sağlayıcılarına karşı adil olmak gerekirse, sağlık hizmetleri yeni teknolojilerle birlikte değer yaratmanın erken aşamalarında bulunuyor. Temel güçlüklerden bir tanesi veriye erişim. Gelişmekte olan teknoloji çözümlerinin çoğu zaman içerisinde olgunlaşıyor ve algoritmaları (IBM Watson Health platformu bunlara bir örnek; bu karmaşık medikal sorunları çözmeye çalışan sofistike bir bilişsel bilgiişlem platformu) eğitmek için uzun zaman aralıklarında büyük veri hacimlerini gerektiriyor. Bir diğeri özel tedarikçi sistemleri içinde oturan hasta verilerine erişimi kısıtlayan entegrasyon zorluğu. Bir klinisyenin giderek artan bir biçimde teşhis ve tedavisindeki araçkitinin parçası halini alan yeni yapılandırılmış ve yapılandırılmamış veri kaynaklarından bahsetmiyoruz bile.

Dijital sağlık için fırsatlar her yerde!
Geçtiğimiz yıl çokça ilerleme kaydedildi: FHIR kademeli olarak fiili birlikte işlerlik standardı halini alıyor. FDA dijital sağlıkta liderliği aldı ve yenilikçi teknoloji sağlayıcılarından gelen çözümleri kabul ediyor. Söz gelimi bu yılın başında klinik kullanım için onaylanmış olan 23andME’nin genetik test verisi ve FDA’nın dijital sağlık ön sertifikasyon programına katılan bir dizi firma.
Geçtiğimiz günler için benim aklımda kalan şey dijital sağlık için fırsatların her yerde olduğu. Sağlık hizmetleri endüstrisi tüketici yönelimli inovasyon konusunda gecikti ve dijital sağlık çözümleri için yeni fırsatları bulmak güç değil. Diğer taraftan çözüm sağlayıcıların somut faydalar üzerine hassas bir biçimde odaklanması ve bunu en başından doğru ele alması gerekiyor. Eski bir reklam sloganında olduğu gibi, ilk izlenimi oluşturmak için ikinci bir şansınız yok.

Categories: TEKNOLOJİ

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*