Yapay zeka ile şekillenen perakendenin geleceği

Yapay zeka ile şekillenen perakendenin geleceği

IDC’nin geçtiğimiz Eylül ayında yayınladığı rapora göre; 2021 yılına kadar yapay zeka (AI) için toplam harcanacak tutarın 57,6 milyar dolar olacağını öngörüyor.

Yapay zeka için harcanılması tahmin edilen 57,6 milyar dolar, her yıl AI için yapılacak harcamaların en az yüzde 50 seviyesinde artması anlamına geliyor. Yalnızca 2017 için bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 59 artarak 12 milyar doları buldu.
Öte yandan Juniper Research’ün yaptığı araştırmaya göre; sadece perakende endüstrisi makine öğrenimi için toplam bugün senelik 2 milyar dolar olan harcama rakamını 2022’de 7,3 milyar dolara çıkaracak.

Teknolojinin iş hayatında bu denli yaygın kullanıldığı içinde bulunduğumuz bu zaman diliminde, bilhassa gelişmiş ekonomilerde senelerdir bir türlü artamayan verimlilik endeksini göz önüne aldığımızda perakende gibi önemli değişimler yaşayan sektörlerdeki değişimlerin ne derece kritik olduğunu daha net anlaşılıyor. Yapay zekanın özellikle bu konularda perakendecilere kolaylık sağlaması öngörülüyor.

Çoklu kanal (Omnichannel)
Günümüzde online ve fiziksel perakendecilik yapanlar için en yaygın ve yönetilmesi bir o kadar güç alanların başında çoklu kanallar geliyor. İnternet siparişlerinde mağazadan veya 3. bir noktadan teslimat gibi farklı seçenekler artık tüm perakende sektörü için olmazsa olmaz servislerden.
Fakat tek alanda faaliyet gösteren bir perakendeci bile olsanız binlerce kalem ürün içerisinden hangi ürünü, hangi mağazanızda tutacağınızı önceden tahmin edip bu doğrultuda aksiyon almak maliyet ve operasyonel verimliliğiniz açısından sizi rakiplerinizin birkaç adım öteye taşır. Yapay zeka bu noktada gelecekteki en önemli enstrümanlardan.

Sanal asistanlar
İşgücünde verimlilikten söz etmişken, gitgide yaygınlaşan Chatbot’lar ve sanal asistanların perakendede etkisini yakın gelecekte daha ağır hissedeceğiz.

Chatbotlar yalnızca işgücünde maliyet avantajı sağlamayacak. Ayrıca topladığı verilerle müşterileriniz hakkında daha doğru ve yönlendirici iç görüler oluşturmanıza da katkı sağlayacaklar.

Kişiselleştirme
Dışa dönük dijital dönüşüm konusunun başında müşteri için kişiselleştirme geliyor. Konvansiyonel CRM uygulamalarının barındırdığı veri setleri ve fonksiyonların, günümüz dijital dünyasında etkin bir müşteri deneyimi oluşturma noktasında çok da yeterli olmadığını söyleyebiliriz.
Günümüz dünyasında geçmişe dayalı ve tekil bir noktadan oluşturulmaya çalışılan müşteri deneyimi dikiz aynasına bakarak otomobil kullanmaktan çok da farklı sayılmaz. Bu sebeple çoğullaştırılmış veri kaynağından yapay zeka yardımıyla sürekli öğrenen platformlarla müşteri segmentasyonu oluşturmak ve farklı segmentlerdeki profiller için tekil deneyimler sunmak yine bir diğer önemli alan.

Categories: GÖRÜŞLER

About Author

Write a Comment

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*